U-M ekibi PVC'yi geri dönüştürüyor
Michigan Üniversitesi kimyageri Anne McNeil ve resmi doktora sonrası araştırmacı Danielle Fagnani, Amerika Birleşik Devletleri'nde %0 geri dönüşüm oranına sahip bir plastik olan PVC’yi geri dönüştürmenin bir yolunu buldu.
PVC veya polivinil klorür, Amerika Birleşik Devletleri'nde en çok üretilen plastiklerden biridir ve dünyada hacimce en yüksek üçüncü plastiktir.
PVC, günlük olarak kullandığımız çok miktarda plastiği oluşturur. Modern sıhhi tesisatta kullanılan boruların çoğu gibi, hastane ekipmanlarında kullanılan plastiğin (tüpler, kan torbaları, maskeler ve daha fazlası) çoğu PVC'dir. Pencere çerçeveleri gövde kaplaması, dış cephe kaplaması ve döşemeler PVC'den yapılır veya PVC içerir. Elektrik kablolarını kaplar ve duş bölmeleri, çadırlar, tenteler ve giysiler gibi malzemelerden oluşur. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri'nde yüzde sıfır geri dönüşüm oranına sahiptir.
Kimpur, üretimlerinde geri dönüşümden elde edilen Grafen’i kullanıyor
Şirket, sürdürülebilir kaynakları üretiminde kullanarak hem doğaya hem de döngüsel ekonomiye katkı sağlamaya devam ediyor.
Sürdürülebilir bir gelecek için doğaya değer katan çalışmalarını sürdüren Kimpur, KIMflex sistemlerinin sürdürülebilir kaynaklarla performansını artırdığını duyurdu. Yüksek mekanik özelliklere sahip, otomotivde ses yalıtımı amacıyla kullanılan KIMflex Ses Yalıtım Sistemi ile ofis ve otomotiv koltuğu üretiminde kullanılan KIMflex HR Köpük Sistemlerinin performansını arttırmak amacıyla otomotiv lastik atıklarının geri dönüşümünden elde edilen Grafen’i üretiminde kullanan Kimpur, bu sayede hem doğaya hem de döngüsel ekonomiye katkı sağlamış oldu.
Rakıcıoğlu: Yaptığımız çalışmalar sonucunda ses absorpsiyonunda %65 oranda iyileştirme sağladığını tespit ettik
Otomotiv lastik atıklarının geri dönüşümünden elde edilen Grafen’i üretimde kullandıklarına ve bu sayede KIMflex Ses Yalıtım Sistemi ve KIMflex HR Köpük Sistemlerinin performansını artırdıklarına dikkat çeken Kimpur Ar-Ge Direktörü Dr. Yener Rakıcıoğlu: “Günümüzde araçların yakıt tüketimini azaltarak enerji tasarrufunu sağlamak amacıyla hafif araç tasarımı oldukça önem kazanmıştır. Kimpur olarak yıllardır otomotiv sektörü için üretimini yaptığımız poliüretan sistemlerin hafiflik özelliği ile araçlarda ağırlık kaybı sağlayarak daha az enerji kullanımı ile daha az emisyon oluşturmayı hedefliyoruz. Bu ürünlerimizin performansını iyileştirmek amacıyla son yılların mucize malzemesi olarak tanımlanan Grafen’i üretimimizde kullandık. Grafen esaslı poliüretan köpükler hafiflik özelliği sayesinde otomobilin toplam ağırlığına neredeyse hiç etki etmeden ses yalıtım performansını arttırmaktadır. Yaptığımız çalışmalar sonucunda elde ettiğimiz Grafen esaslı ses yalıtım sisteminin standart sistemlere oranla ses absorpsiyonunda %65 oranda iyileştirme sağladığını tespit ettik. Bunun yanı sıra otomotiv ve ofis koltuğu üretiminde kullanılan HR Köpük Sistemlerimizin de üretiminde otomotiv lastiklerinden elde edilen karbon esaslı geri dönüşüm malzemesi Grafen’i kullanarak ekstra malzeme kullanımı gerektirmeden sistemlerimizin mekanik özelliklerini iyileştirirken hem malzeme sarfiyatını önlemeyi hem de üretimimizdeki karbondioksit salınımını azaltmayı başardık” şeklinde konuştu.
KİMPUR
GM Tandem hatları ile yüksek performans ve verimlilik
Türkiye’de Asal Teknik firması tarafından temsilciliği yürütülen İtalyan şirketi Gamma Meccanica’nın rejenerasyon teknolojileri, yüksek performans ve enerji verimliliği ile öne çıkıyor.
Markanın son olarak geliştirdiği yeni GM90 makinesi yoğun baskılı (boyalı), yüksek kirli ve nemli plastik materyalleri geri kazanmak için Tandem serisinin bir ara modeli olarak geliştirildi. Şirket tarafından verilen bilgiye göre Tandem teknolojisi normal makineler ile geri kazanımı kârlı olmayacak, zor ve kaderi katı atık sahası olan materyallerin geri kazanımını mümkün kılıyor. Yeni model ayrıca su kullanmadan kesici-kompaktörün istenilen sıcaklığını korumasını sağlayan, hızını optimize eden Ecotronic kontrol sistemi; 90 mm’lik bir ön ekstrüder, su soğutmalı motorlara sahip 105 mm ikinci ekstrüder ve TDA 4.0 su jeti kesim sistemi ile donatılmış bir Compac üniteden oluşuyor. Ayrıca şirket geliştirdikleri oldukça etkili gaz arıtma sistemi sayesinde, erimiş materyalden nemi ve gazı alarak diğer sistemlerden 10 kat daha iyi bir sonucu garanti ettiklerini iddia ediyor. Talep durumunda hat, müşteri ihtiyaçları ve geri dönüştürülen materyale, kirliliğe bağlı olarak farklı tipteki eriyik filtreleri ile tamamlanabiliyor. GM90 Tandem hattının üretim kapasitesinin ise geri dönüştürülen materyalin türü ve işlem şartlarına bağlı olarak 250 - 500 kg/saat olduğu verilen diğer bilgiler arasında yer alıyor.
Gamma Meccanica Türkiye Temsilcisi Asal Teknik, Plast Euarasia fuarında 4. Hol 411A numaralı standında fuar ziyaretçilerine markanın yeni teknolojilerini yakından inceleme imkanı sunacak.
Gamma Meccanica
Türkiye Temsilcisi
ASAL TEKNİK
Husky, yeni kontrol algoritmasını piyasaya sürdü
Temel ihtiyaçların küresel topluma sunulmasını sağlayan öncü bir teknoloji sağlayıcısı olan Husky TechnologiesTM, Altanium® kalıp kontrolörleri serisi için ikinci nesil kontrol algoritmasının piyasaya sürüldüğünü duyurdu. Advanced Reasoning Technology (ART 2.0) yazılımı, günümüzün mevcut sıcaklık kontrol sistemlerine kıyasla daha yüksek hız, doğruluk, hassasiyet ve tekrarlanabilirlik sunuyor.
ART 2.0, daha yüksek performans sağlayan gelişmiş otomatik ayarlama ve ısıtma stratejilerini içeriyor. Sürekli olarak yüksek doğruluk ve kontrol hassasiyeti sağlayarak, kalıplama sürecindeki değişkenliği önemli ölçüde azaltıyor. Test sonuçları, ART 2.0'ın %30 daha az enerji kullanımıyla %42'ye kadar daha kısa sürede ısı set değerine gelindiğini gösteriyor.
Husky'nin Sıcak Yolluk, Isı Kontrol Cihazları & Medikal Bölümü Başkanı Aurelien Bastien yeni kontrol algoritmaları ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer veriyor; "Kontrol cihazı teknolojimizi yeni ve çok üst bir düzeye çıkarttık. Bu geliştirilmiş üst düzey çözümümüz ile müşterilerimizin üretkenliğini ve kârlılığını oldukça ciddi seviyelere getiriyoruz."
ART 2.0, Husky'nin orijinal ART Classic kontrol çözümünü arttıran iki adet tamamlayıcı ısıtma çözümü içeriyor. Birincil ısıtma stratejisi UniStart, sıcak yolluktaki bileşenlerin eşit şekilde termal genleşmesini sağlarken homojen bir ısıtma sunuyor.
UniStart'ın tamamlayıcısı ise, tüm bölgelerin aynı anda proses set sıcaklığına ulaşması için ısıtmayı kademelendiren, patent başvurusu yapılmış gelişmiş bir algoritma olan AltaStart'tır. Düşük kütle bölgelerine mümkün olan son ana kadar güç uygulanmıyor, bu da ham maddenin bekleme süresini azaltıyor ve daha az eriyik hacmine sahip olan nozullar gibi alanlarda degredasyonu en aza indiriyor. AltaStart, nozul uçları gibi hızlı tepki veren bölgeleri set değerine en son anda getirerek enerji tüketimini de azaltıyor.
ART 2.0 ayrıca, minimum veya hiç kullanıcı etkileşimi olmadan yüksek düzeyde kontrol sağlayan otomatik ayar yetenekleri sağlıyor. Sınırlı ayar esnekliği olan piyasadaki diğer sistemlerden farklı olarak, ART 2.0 sistemi, yüksek düzeyde hassasiyet içeren kontrol sağlamak için daha fazla ayar seçeneğine sahip.
Karşılaştırmalı testlere dayanarak, ART 2.0 yazılımı, sistemin set değerine ulaşma ve süreci çok daha hızlı stabilize etme yeteneği nedeniyle önemli bir yatırım getirisi sağlıyor. Bastien, "Kıyaslama testlerine dayanarak, iyi parçaları geleneksel kontrol sistemlerinden çok daha çabuk üretmeye başlıyoruz. Daha kısa sürede daha fazla parça ürettiğimiz için sistemin kendisini geri ödemesi çok daha kısa bir sürede oluyor" diyor.
ART 2.0 tarafından desteklenen Altanium® ısı kontrol cihazının, kolay kullanımı ile de en kullanıcı dostu kontrol cihazı olduğu kanıtlandı. Uzman bir operatör tarafından yapılan denemelerde, rakip teknolojilere kıyasla kalıp proses ayarları adımlarını anlayıp bu adımları tamamlamak için ekrana basma sayısı göz önüne alındığında üretkenlikte %64'lük bir artış elde edildi. Son derece işlevsel bir insan-makine arabirimi (HMI), bu gelişmiş kullanılabilirliği sağlayarak karmaşıklığı azalttı ve ekrana basılan komut adedini düşürdü.
HUSKY
Yeni, VVM etiket aplikatörü
Bir ProMach ürün markası olan WLS, ürünün verimliliğini sağlamak için sıcaklığa duyarlı etiketleri etkili bir şekilde uygulamak üzere tasarlanmış VVM etiket aplikatörünü Pack Expo’da tanıttı.
Hemen hemen tüm WLS etiketleyicilere kurulum için tasarlanan aplikatör, belirli bir süre boyunca tolerans dışı bir sıcaklığa maruz kaldığında renk değiştiren ve her bir kabın belirtilen sıcaklıkta tutulup tutulmadığını gösteren termokromik aşı şişesi monitör (VVM) etiketleri uyguluyor. 600 ppm’ye kadar yüksek hızlarda çalışan VVM etiket aplikatörü, şirketin verdiği bilgiye göre doğru etiket yerleştirme, kolay kullanım ve hızlı değiştirme özellikleri sunuyor.
Basınca duyarlı VVM etiketlerini doğru bir şekilde uygulamak için her kap, etiket aplikatörü sürücüsüne kodlanmış servo tahrikli bir mekanizma aracılığıyla pozitif olarak taşınıyor. Etiketleme kafası, etiket ağını çözüyor ve her bir kabın üstüne veya yanına bir VVM etiketini hassas bir şekilde uyguluyor. Bir kamera, VVM etiketinin varlığını ve konumunu doğruluyor ve tolerans dışı kaplar otomatik olarak reddedilebiliyor.
WLS döner veya hat içi etiketleyicinin girişinde veya çıkışında entegrasyon için tasarlanan VVM etiket aplikatörü, sermaye maliyetlerini, zemin alanı gereksinimlerini ve entegrasyon süresini en aza indiriyor. Aplikatör, ana etiketleyicinin elektronik tahrik sistemi ile tamamen senkronizedir ve kolay kullanım için tek bir entegre HMI üzerinden çalışıyor. Aplikatör üzerinde 10 dakikadan daha kısa sürede hızlı, reçete odaklı, aletsiz geçiş tamamlanabiliyor. Etki Alanı Kimlik Doğrulaması, Denetim İzli 21CFR Part11, SCADA iletişimi ve daha fazlasını içeren bir WLS etiketleyici üzerinde sunulan tüm doğrulama seçenekleriyle kullanılabiliyor.
WLS
Son teknoloji ürünü eComPack
Heiber & Schröder ile ortaklığa giden Mondi, e-ticarete yönelik EnvelopeMailer’ın otomatik ambalajlanması için yeni yüksek performanslı makine eComPack’i lanse ediyor
Mondi, e-ticaret faaliyetlerinin süreç, verimlilik ve güvenlik gereksinimlerini karşılayan yüksek hızlı bir otomatik ambalaj makinesi geliştirmek için Alman makine üreticisi Heiber+Schröder ile yenilikçi bir iş birliğine imza attığını duyurdu. Yapılan açıklamada yeni eComPack makinesinin, verimlilik ve güvenilirlik arayan orta-büyük boyutlu e-ticaret faaliyetleri için tasarlandığı belirtilerek otomatik montaj, doldurma ve kapatma işlemi sayesinde saatte 500’e kadar paketi işlemden geçirebildiği bilgilerine yer veriliyor.
Yeni geliştirilen yüksek çıkışlı eComPack, farklı boyutlarda mevcut olan yüksekliğe uyarlanabilir bir ambalaj tasarımı kullanarak geniş bir ürün yelpazesini otomatik olarak işleyebiliyor. Ekipmanın ayrıca, küçük bir alan gerektirmesi sayesinde kullanım ve bakım kolaylığı özellikleriyle de öne çıktığı belirtiliyor.
Mondi Corrugated Solutions Satış ve Pazarlama Direktörü Tarık Anıba konu ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer veriyor: “Hızla büyüyen e-ticaret dünyasında, kağıt tabanlı ürün ile verimli ve ekonomik bir otomatik paketleme makinesinin kombinasyonu müşterilerimiz için önemli bir avantaj sağlamaktadır. Mondi’nin EnvelopeMailer çözümünün başarılı bir şekilde devreye alınması standart C katlama ambalajına kıyasla manuel ambalaj üretimini %8 artırmıştır. EComPack ile artık müşterilerimizin üretimlerini iki katına çıkarmalarını ve yüksek hacimli işlem merkezlerindeki paketleme faaliyetlerini optimize etmelerini sağlıyoruz.”
Yüksekliği 7 cm’yi aşmayan tek veya birden çok dikdörtgen veya düzensiz biçimdeki nesnenin güvenli bir şekilde sığdırılmasını sağlayan EnvelopeMailer çözümünün ise, paketleme sürecinde sağladığı esneklik, kullanım verimliliği, malzeme ve yer tasarrufu sayesinde 2020’de piyasaya sürülmesinden bu yana sektörde genel amaçlı yeni bir standart hâline geldiği bilgilerine de yer veriliyor.
CCL Label’den yenilikçi shrink sleeve malzemesi: EcoFloat
Şişelerin geri dönüşüm süreci, görsel dekorasyonu da dahil olmak üzere büyük ölçüde tüm parçaların işlevselliğine bağlıdır düşüncesiyle hareket eden CCL Label, ideal geri dönüşümü ve kolay ayırma yoluyla artan verimliliği sağlayan özel bir shrink sleeve malzemesi geliştirdi: EcoFloat uygun maliyet yapısıyla geri dönüşüm firmalarının hayatını kolaylaştırıyor ve markaların sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına yardımcı oluyor.
EcoFloat, şişeden şişeye geri dönüşüm sürecinin hem verimini hem de kalitesini en üst düzeye çıkarmaya yardımcı oluyor. Ham madde sorunsuz bir şekilde geri dönüşüm akışına geri döndürülerek tam anlamıyla yeniden kullanım sağlanabiliyor. Malzemenin düşük yoğunluğu sayesinde, PET ambalaj havuzda dibe inerken sleeve etiket yüzeye çıkıyor ve malzemelerin ayrılması basit bir işlem haline geliyor.
Ürünün görünümünü ve tüketiciye verdiği hissi geliştiren, ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik hedeflerini karşılamak üzere tasarlanan EcoFloat, ERBP’nin (Avrupa PET Şişe Platformu) yönergelerine uygun olarak Interseroh’un “Made For Recycling” mührünü taşıyor.
Teknik Özellikler
- PET şişeden şişeye geri dönüşüm için özel üretilmiş poliolefin etiket malzemesi
- TD çekme oranı ˃%60; Kalınlık: 50µ
- Diğer TD shrink film ile aynı proses koşulları
- Özgül ağırlık: ˂0,93 g/cm3
- Malzeme yüzer, mürekkepler etikette kalır
CCL LABEL
Sızdırmaz filmleri üretmek için daha az malzeme gereksinimi
Paketlemenin işlevlerinden biri ürün güvenliğidir ve bu gerçekten onun en önemli işlevi sayılabilir. Bu nedenle, gıda veya sıvı ürünlerin ambalajlarının, ürünün istenmeyen maddelerle temas etmemesi ya da yanlışlıkla ambalajdan dışarı sızmaması için sıkıca kapatılmış olması önemlidir. Poliolefin bazlı sızdırmaz filmleri denenmiş ve test edilmiş ambalaj malzemeleridir.
Oerlemans Packaging Group'un bir yan kuruluşu olan Hollandalı Plasthill şirketi, Avusturya'dan Constantia Flexibles Group GmbH ile iş birliği içinde olarak sızdırmaz filmleri üretmek için çok daha az malzeme gerektiren bir çözüm uyguladı. CompresSeal adlı film, şirkete göre klasik polietilen folyolara göre daha yüksek bir sızdırmazlık gücüne sahipken, aynı zamanda üretim için daha az malzeme gerektiriyor ve bu sayede ağırlığı %30'a kadar azaltıyor.
Mikro kabartma teknolojisi ağırlık azaltımını mümkün kılıyor
ComresSeal filmin arkasındaki teknolojinin, uzmanları tarafından yıllarca süren araştırma ve geliştirmelerin sonucu olduğunu belirten Constantia Flexibles CEO'su Pim Vervaat; “Plasthill'in kabartma konusundaki uzmanlığıyla birlikte, bu öncü paketleme çözümünü bir sonraki seviyeye taşıyoruz ve çeşitli uygulamalar için müşterilere sunuyoruz” dedi.
CompresSeal teknolojisi yeni bir özel mikro kabartma tekniğine dayanıyor. Kabartma deseni, aynı ölçülen kalınlıkta polyolefin bazlı yalıtım filmlerinin m2'si başına %30'a kadar ağırlık azalmasına olanak sağlayabiliyor. Böylece bu teknoloji, ambalajın CO2 emisyonlarının yanı sıra ham madde tüketimini de azaltmaya yardımcı oluyor.
PepsiCo Almanya, sürdürülebilir shrink film pilot uygulamasını başlattı
PepsiCo şirketi, plastiklerin asla atık haline gelmediği bir dünya yaratmaya yönelik tutarlı çabalarında ileriye dönük bir adım atmayı başardı. Pepsi şişeleri için ambalaj filmi, Yeşil Nokta ile sarı torbadan elde edilen %10 geri dönüştürülmüş plastikten, diğer kaynaklardan %40 geri dönüştürülmüş plastikten ve yalnızca yarısı işlenmemiş plastikten yapılmış kutularla bir test projesinde ilk kez test edildi. Diğer kalite testleri de aynı derecede başarılı olursa, bir sonraki hedef normal üretimi filmden filme dönüştürmek olacak.
Pepsi şişeler ve içecek kutuları, paletler üzerinde bulunan altılı paketler halinde, genellikle shrink film ambalajlarda satılıyor. Güvenli taşıma için altılı paketler tamamen yeni plastik palet filmi ile sarılıyor.
Kurumsal İlişkiler Başkanı ve PepsiCo Almanya yönetiminin bir parçası olan Kai Klicker-Brunner, “Sektörde alışılagelmiş olan ambalaj filminin yüksek kalitesi, istikrar ihtiyacından ve üzerine baskı yapma isteğinden kaynaklanmaktadır. Bu tüketicilerin dikkatini çekmenin ve kendini farklılaştırmanın büyüleyici bir yolu ve aynı zamanda tasarımdaki kalite standartlarımızın bir ifadesi ve dolayısıyla önemli bir pazarlama aracıdır. Ama çok çabuk çöpe gidiyorlar. Bu nedenle film tedarikçilerimizi bizim için geri dönüştürülmüş bir versiyon geliştirmeleri için görevlendirdik” diyor.
Geri dönüştürülmüş filmle umut verici ilk deneme
Aralık 2021’in başında Pepsiwerk Niederroden denemelerinde 0,33 litrelik kutular ve 1,5 litrelik PET şişeler için paketleme hatlarında yapılan pilot testini, öncü bir başarı olarak nitelendiren Kai Klicker-Brunner, “Test çalışmasındaki kap filmlerinin %50’si geri dönüştürülmüş malzemeden yapıldı. Shrink filmdeki geri dönüştürülmüş LDPE’nin beşte biri sarı torbadan geri dönüştürülmüş malzeme ile değiştirildi. Bu çok iyi bir sonuçtur. Ambalaj ilerleyen testleri de geçerse, üretimimizi değiştirmek için başlangıç işareti olacaktır. Her ne kadar işlenmemiş plastik kullanmaya devam etmek daha kolay olsa da” ifadeleri ile açıklıyor.
Bilim insanları renk değiştirebilen şeffaf film geliştiriyor
Elektronik ve Telekomünikasyon Araştırma Enstitüsü’nden (ETRI) araştırmacılar, gerildiğinde sıfır ışık geçirgenliğine sahip olmak için tamamen beyaza dönen, şeffaf, yüksek esnekliğe sahip polimer bir film malzemesi geliştirdiler. Teknoloji, renk değiştiren bir “bukalemun filmi” geliştirmek için kullanılabilecek.
Yüksek esneklik ve çoklu kullanım
Yeni geliştirilen film, bir polimeri ve bir katalizörü kimyasal olarak bağlamak için ışık kullanıyor. Bu teknolojinin, bir bukalemun gibi renk değiştirebilen filmlerin geliştirilmesinde uygulanabileceği belirtiliyor. ETRI’nin elastik filmi büyük bir madeni para boyutunda ve de sıfır ışık geçirgenliğine sahip olmak için ve orjinal boyutuna geri döndüğünde tekrar şeffaf hale gelmek için, orijinal boyutunun yüzde 130’una kadar gerilebiliyor.
Enstitü, filmin üretim sürecinin diğer yüksek polimerli ürünlerle neredeyse tamamen aynı olduğu için kolaylıkla ticarileştirilebileceğini, yeni teknolojinin ekran ve polimer üreticilerine aktarılacağını belirtiyor.
Bu gelişmenin en önemli başarısının, filmin kırılmaya neden olan mikroskobik boşluklarının bulunması olduğunu belirten araştırmacılar, gelecekte gerçek zamanlı olarak renk değiştiren kamuflaj üniformaların ve moda kıyafetlerinin geliştirilebileceğini tahmin ettiklerini ifade ediyorlar.
Kaynak: ETRI