Friday, Sep 17th

Last updateTue, 31 Aug 2021 8am

You are here: Home News

PlastEurasia İstanbul Fuarı 30 yaşında

Plastik Endüstrisi’nin bölgedeki en önemli fuarlarından biri olan PlastEurasia İstanbul, 1-4 Aralık 2021 tarihleri arasında kapılarını açacak. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek fuara, 50’nin üzerinde ülkeden 1.000’in üzerinde firmanın katılması bekleniyor.

Düzenlenmeye başladığı yıldan bu yana plastik endüstrisinin önemli pazarlama platformlarından biri olma konumunu sürekli sağlamlaştıran Plast Eurasia İstanbul fuarı bu yıl 30’uncu yaşını kutluyor. 30 yıldır sektörün öncülerini bir araya getiren fuarın, her yıl düzenlenen plastik endüstrisi fuarları arasında Avrupa’da birinci dünyada ise ikinci fuar konumunda olduğu belirtiliyor.

Plastik tedarikinde Avrupa ve Avrasya’nın merkezlerinden biri olan Türkiye, sektörün en önemli fuarlardan birine hazırlık yapıyor. TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ve Türk Plastik Sanayicileri, Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) işbirliği ile düzenlenecek fuara; Almanya, Rusya, Azerbaycan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Fas, Filistin, Gürcistan, Irak, İran, İsrail, İspanya, İtalya, Katar, Kosova, Lübnan, Makedonya, Mısır, Nijerya, Özbekistan, Sırbistan, Suudi Arabistan, Tunus, Ürdün, Güney Kore, Japonya ve Yunanistan başta olmak üzere 100’ün üzerinde ülkeden ziyaretçi bekleniyor.

PlastEurasia İstanbul Fuarı istikrarından ödün vermiyor

PlastEurasia İstanbul Fuarı düzenlendiği her yıl katılımcı ve ziyaretçisi ile istikrarlı bir şekilde varlığını sürdürmeye ve sektöre yön vermeye devam ediyor. Bu yıl da 120 bin m2 kapalı alanda gerçekleşecek fuarda; yerli ve yabancı binin üzerinde firma ve firma temsilciliği potansiyel alıcılarla bir araya gelecek. Plastik makineleri, makine yan ve ara sanayi, ısı ve kontrol cihazları, plastik ve ambalaj teknolojisi, kalıp, geri dönüşüm, hammadde ve kimyasalları alanlarında en son ürünler, hizmetler, teknolojiler ve yeniliklerin sergileneceği Fuar’a ülkelerin milli katılım gerçekleştirmesi için gerekli çalışmalar da tüm hızıyla devam ediyor.  

MyTüyap ile hibrit fuarlar büyüyor

Fiziki fuarın yanı sıra dijital uygulamaları da hayata geçiren TÜYAP Fuarcılık Grubu, MyTÜYAP uygulaması üzerinden hibrit fuarları da gerçekleştiriyor. Fiziki fuarlara yeni bir boyut kazandıracak dijital uygulamaları geliştiren fuar şirketi, MyTÜYAP’a entegre bir Connect programı ile alıcı ve satıcıyı online olarak da bir araya getiriyor. Fuarın tüm paydaşlarını özel algoritmalar ile çalışan akıllı eşleştirme sistemi sayesinde bir araya getirmeyi amaçlayan fuar, MyTÜYAP ve Connect ile ticaretin yıl boyunca kesintisiz ve aktif bir şekilde sürdürülmesini sağlıyor. PlastEurasia Fuarı’nda da yeni nesil fuarcılık uygulamaları ile katılımcıların ve ziyaretçilerin geniş bir iş hacmine ulaşması hedefleniyor.

Raceplast Türkiye pazarına giriyor

Teknik ve mühendislik plastik malzemeleri alanında faaliyet gösteren Raceplast, Türkiye pazarına gireceğini duyurdu. Raceplast'ın kurucusu Süleyman Ceyran, firmasının gelecekteki atılımları ve hangi dallarda hizmet verdikleri konusunda açıklamalarda bulundu.

''Alman kalitesini ve Türk hizmetini harmanlayarak çok büyük başarılara imza atıyoruz''

Şirketin hem Almanya hem de dünya pazarındaki yeri ve yol haritası hakkında bilgi veren Süleyman Ceyran, ''2007 yılından beri tüm sektörlere teknik ve mühendislik plastik malzemelerini üretiyoruz. Plastik malzemeler, yarı mamuller yani plaka/levha ya da çubuk halinde de olabiliyor. Müşterilerimizin bizlere gönderdikleri teknik çizimlere göre 5 eksen, Computer Numerical Control (CNC) işleme merkezlerimizde Alman kalitesini ve Türk hizmetini harmanlayarak çok büyük başarılara imza atıyoruz. Vizyonumuz: Müşterilerimize sunduğumuz hizmet, sahip olduğumuz entelektüel sermayeyle katma değerli iş ortaklarıyla sektöre öncü olmak'' dedi.

''Türkiye pazarını yaklaşık 15 yıldır takip ettiğimiz için burada çok büyük bir potansiyel görüyorum''

Diğer rekabetçi markalarla karşılaştırıldığında şirketlerinin öne çıkan birincil özelliğine değinen Ceyran, ''Hizmet ve kalite bizim için sadece bir slogandan ibaret değil, bunlar bizim çalışma şeklimiz olduğu için de işlerimizi diğer firmalardan ayıran en bariz özelliğimiz bu. Türkiye pazarını yaklaşık 15 yıldır takip ettiğimiz için burada çok büyük bir potansiyel görüyorum. Türkiye'nin kalite konusunda çok büyük adımlar attığını görüyorum. Bu adımlar Türkiye'nin genç nüfusuyla birleşince ortaya daha güzel şeyler çıkıyor. Mühendislik plastikleri değişik alanlarda kullandıkları için Türkiye'deki şirketlere kaliteli alternatifler sunabileceğimize inanıyorum'' şeklinde konuştu.

''Pandemide 100 bin euroluk parçalar teslim ettik''

Pandemi sürecinin şirkete etkisini değerlendiren Ceyran, ''Pandemi süreci bizi etkilemedi desem tam yerinde olur. Çünkü gıda, savunma, otomotiv, et, içecek, ilaç ve robot gibi sektörlerin parçalarını üretiyoruz. Çok kısa bir süre önce de dünyaca ünlü olan makine fabrikası (Korona-Antigen-Test-Makinesine) medikal bölümüne 100 bin euroluk parçalar teslim ettik. Tüm sektörlerin kullandığı ürünlerin parçalarını üretmek bizim avantajımız'' diye konuştu.

Ceyran, sözlerini şöyle tamamladı: ''Şu anki yatırımlarımız arasında CNC'lerimizi robot ile beslemeyi planlıyoruz. Döviz her zaman dezavantaj bir faktör olacak. Fakat bu durum bizim Türkiye pazarına girme fikrimizi etkilemeyecek. Bizim için her şeyden önce müşterimizin memnuniyeti ön planda oldu ve olmaya da devam edecek. Bu düşüncemiz firmamızın her sene büyümesine etken oluyor. Teknolojik yarımlarımızla yeni pazarlarda ve yeni ülkelerde müşterilerimize satış vaadimizi belirtmek isterim. Aynı zamanda da pandemi sürecinin bittiği bir süreç olmasını temenni ediyorum.''

Huhtamaki, Elif Holding’i satın aldı

Finlandiya merkezli global ambalaj şirketi Huhtamaki, Elif Holding A.Ş.’yi (“Elif”) satın almak için hisse devri anlaşması imzaladığını duyurdu. Anlaşma kapsamında Elif, Huhtamaki’nin esnek ambalaj iş segmentinin bir parçası olacak. Huhtamaki’nin resmi web sitesinde yayınlanan açıklamada satın alma bedelinin 412 milyon Euro olduğu belirtildi. Finlandiyalı şirket, satış fiyatının “borçlardan ve nakitten arındırılmış” olduğu bilgisini vererek, “Satın alma, şirketimizin esnek ambalaj ürün gamını ve var olduğu coğrafyaları genişletecek” açıklamasını yaptı. 36 ülkede 82 üretim merkezine sahip Huhtamaki, 18.200 çalışanı ile dünyanın önde gelen sürdürülebilir ambalaj şirketlerinden biri olarak faaliyet gösteriyor. Şirketin 2020 yılı cirosu 3,3 milyar euro olarak gerçekleşti.

Türkiye’nin en büyük esnek ambalaj üreticileri ve ihracat şirketleri arasında yer alan Elif ise, Türkiye ve Mısır’da son teknolojiye sahip iki üretim tesisine sahip. 50’yi aşkın ülkede ve çoğunluğu uluslararası şirketlerin oluşturduğu 200’den fazla üretim tesisine esnek ambalaj çözümleri sunmakta olan Elif, alanında sektörün önemli firmalarından biri olarak faaliyet gösteriyor.

Petkim’den tüm zamanların en iyi performansı

SOCAR Türkiye’nin iştiraki Petkim, 2021’in ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Bu dönemde 1 milyar 325 milyon TL net kâr elde edildiği, toplam ciro da ise 7 milyar 397 milyon TL’ye çıkarak her iki göstergede de şirket tarihinin en yüksek rakamlarına erişildiği bilgilerine yer verildi. Böylece şirketin ilk 6 aylık net kâr rakamı da 2 milyar 216 milyon TL’ye ulaşmış olduğu belirtildi.

Petkim’in kuruluşundan bu yana imza attığı en iyi performans olarak kayda geçen finansal sonuçlarda petrokimya sektöründe küresel ölçekte yaşanan olumlu ortamın ağırlıklı etkisi hissedildi. Geçen çeyrekte alınan başarılı sonuçları getiren performansın artarak sürdüğü bu dönemde, hammadde maliyetlerindeki önemli global artışa rağmen STAR Rafineri ile sağlanan sinerjilerin ve global dinamiklerin etkin bir şekilde yönetilmesi, aynı zamanda zor pandemi şartlarına rağmen üretimin sürekliliğinin sağlanması Petkim’de kârlılığı yükselten en önemli faktörlerden biri olduğu ifade edildi.

“Küresel gelişmeleri doğru okuyarak hızlı ve isabetli adımlar attık” 

Petkim’in 2021 ikinci çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı ve Petkim Genel Müdürü Anar Mammadov, petrokimya piyasalarında Asya ve Amerika bağlantılı tedarik zincirindeki kırılmalar ve bunlara bağlı ihtiyaç fazlası alımın oluşturduğu talebin, Petkim’in de üreticisi olduğu ürün fiyatlarında global bir yükselişe yol açtığına dikkat çekti. Aşılamanın artışıyla pandemiden çıkış beklentisinin de toplam talepte tetikleyici bir etki yaptığını vurgulayan Mammadov, yaşanan tüm bu gelişmelerin Petkim’in rekor seviyeye ulaşan kârlılığında önemli etkenler olduğunu belirtti.

Anar Mammadov, “Üretim maliyetlerinin bir önceki yıla göre yüzde 110 seviyelerinde arttığı, nafta fiyatlarındaki artışın da geçen yıla göre %60’ları bulduğu bir dönemde STAR Rafineri ile kesintisiz entegre üretimimiz, Petkim’de kârlılığı yükselten bir diğer önemli etken oldu. Kapasite kullanım oranının da bir önceki çeyreğe göre 2,5 puan arttığı Petkim, aynı zamanda bildiğiniz gibi üretimden satışların yanı sıra ticari satış faaliyetleri de gerçekleştiriyor. Bu satışlarımızdaki artış da rekor kârlılığa önemli bir katkı yaptı. Bu dönemde gerçekleşen 7 milyar 397 milyon TL’lik toplam cironun 2 milyar 649 milyon TL’sini ticari satışlar oluşturdu. Ulaştığımız bu güçlü finansal performansta, yaşanan küresel gelişmeleri doğru okuyarak hızlı ve isabetli adımlar atmamızın büyük katkısı oldu. Elde ettiğimiz kârlılığı öncelikli olarak şirketimizin borçluluk seviyesinin azaltılması hedefimizle uygun şekilde değerlendirerek kısa vadeli borçlarımızı yaklaşık 90 milyon dolar azalttık. Bu durum, net faiz masraflarımızı azalttığı için net kârımıza da olumlu bir etki yaptı. Tüm bunlara ek olarak; aktif büyüklüğümüzü %23, öz kaynaklarımızı da %29 arttırarak finansal pozisyonumuzu güçlendirdik ve şirketimizin uzun vadeli değerinin artmasına önemli katkıda bulunduk. Pandemi kaynaklı dalgalanmaların hâlâ sürdüğü bir ortamda ortaya koyduğumuz bu başarılı performansın, küresel rekabetteki güçlü konumumuzu perçinlediğini düşünüyorum. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma ve paydaşlarımıza teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.  

PENYAPSAN, yıllık 18 bin ton atığı dönüştürüyor

Pendik Belediyesi bünyesinde kurulan Geri Dönüşüm Ayıklama Tesisinde TOMRA’nın teknolojileri kullanılıyor

2017 yılında hizmete başlayan Pendik Belediyesi iştiraklerinden PENYAPSAN A.Ş. bünyesindeki Geri Dönüşüm Ayıklama Tesisi, saatte 8 ton ambalaj ayıklama kapasitesi ile çevreye ve ekonomiye katkıda bulunuyor. Kamu ve özel sektörden birçok kuruluşun takdirini kazanan tesis; kâğıt, karton, cam, plastik ve metal ambalaj ayıklama işlemlerinde başarılı performans sergiliyor. İlçede kaynağından toplanan ambalaj atıkları, TOMRA AUTOSORT® sensör tabanlı makineleri ile kısa sürede türlerine göre ayıklanarak, geri dönüşüm tesislerine gönderimi sağlanıyor.

Yıllık 200 bin ağacın kesilmesi önleniyor

Başlangıçta aylık 800 ton ambalaj atığının toplanmasını sağlayan Pendik Belediyesi, kamu eğitim, bilinçlendirme çalışmaları ve gerekli sistemler ile bu rakamı aylık 2 bin tona çıkartmayı başardı. Kurumun çalışmaları doğrultusunda yıllık 11 bin 700 ton kâğıdın geri kazanılması ile 200 bin ağacın kesilmesi önleniyor. Dört bin 860 ton plastiğin geri kazanılması ile yaklaşık 80 bin varil petrolden tasarruf ediliyor. Ancak bu noktada tonajdan çok tesise uygun nitelikli ambalaj toplamak önemli oluyor. Pendik Belediyesi, toplama çalışmalarında yakaladığı başarının TOMRA optik ayıklama makineleri sayesinde olduğunu, günlük tek vardiyada 50-60 ton arası nitelikli ambalaj ayıklaması yapılabildiğini belirtiliyor.

Depozito İade Sistemi’yle çevre ve tüketici kazanacak

Çevresel sorunları azaltacak Depozito İade Sistemi sayesinde atıkların, hammaddeye dönüşeceğini söyleyen PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, “20 milyar adet içecek ambalajı geri dönüştürülerek ekonomiye yıllık 1.4 milyar lira kazandırılacak” dedi.

Plastik, cam, metal-alüminyum ve karton atıkların çöpe değil, geri dönüşüme gitmesini sağlayacak Depozito İade Sistemi (DİS), 2022 yılında devreye girecek. Çevresel sorunları azaltması beklenen DİS’in, geri dönüşüm sektöründeki yatırımları hızlandırması bekleniyor. Çevreyi korurken, ekonomiye katkı sağlayacak DİS hakkında bilgi veren PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, sistemin doğru işlemesi halinde Türkiye’de her yıl 1 milyon ton ilave atığın oluşmasının önüne geçilebileceğine dikkat çekti. Depozito İade Sistemi ile tüketicinin, geri dönüşüme teşvik edileceğini belirten Eroğlu, “Önümüzdeki yıl yürürlüğe girecek uygulamayla birlikte tüketiciler, ürünleri satın alırken ürün bedeliyle birlikte belirlenen depozito iade ücretini de satış noktasına ödeyecek. Depozito sistemi, tüketiciyi ürünün fiyatı dışında ödenen bedeli geri alabilmek için sistemin belirlediği market veya diğer toplama noktalarına yönlendirecek, tüketici depozite bedelini geri alabilmek için atığı iade edecek. İade bedeli para ya da alışveriş puanı olabilir. Depozito sistemiyle birlikte tüketici için parasal değer ifade edecek atıklar, çevreye çöp olarak atılmayacak ve böylece toplama merkezlerine götürülüp hammaddeye dönüştürülebilecek. Hem çevre korunacak hem ülke ekonomisi kazanacak. Depozito uygulaması, temiz ve geri dönüşüme uygun hammadde elde edilmesine olanak sağlayarak sektörün gelişimini hızlandıracak” şeklinde konuştu.  

Bakioğlu Holding şirketleri I-REC Sertifikası aldı

Yenilenebilir enerji üretimine ilk olarak 2014 yılında Ege Orman Vakfı Güneş Enerji Santrali ile başlayan Bakioğlu Holding, İzmir Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren tüm tesislerinde 01 Haziran 2021’den itibaren I-REC Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikasını %100 oranında almaya hak kazandı.

Yeşil Enerji Sertifikası International Renewable Energy Certificate Standard (IRECS) tarafından, tükettiği elektriği yenilenebilir kaynaklardan sağlayan şirketlere veriliyor.

Yürüttüğü sürdürülebilirlik politikaları ile karbon ayak izini azaltmayı hedefleyen Bakioğlu Holding’in tükettiği elektriğin %100 oranında yenilenebilir kaynaklardan geldiğini kanıtlayan kuruluşları; Bak Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş., Polibak Plastik Film Sanayi ve Ticaret A.Ş., Bareks Plastik Film Ekstrüzyon Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Bak Gravür Teknolojisi Sanayi ve Ticaret A.Ş.; hak kazandıkları I-REC sıfır karbonlu yeşil elektrik sertifikalılarını enerji tedarikçileri Enerjisa Enerji Üretim A.Ş. firmasının elinden aldı.

Bakioğlu Holding’in enerji konusundaki diğer önemli yatırımı olan Güneş Enerjisi Santrali (GES), kuruluşlarından Bareks Polietilen Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından Temmuz ayında tamamlanıp devreye alındı.

İzbaş İzmir Serbest Bölgesi’nde faaliyetlerini sürdüren Bareks Polietilen Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin fabrika çatısında kurulan yeni Güneş Enerjisi Santrali 980 kWp kurulu güce sahip ve son teknoloji MonoPERC PV modülleri ve MLPE (Module-Level Power Electronics) teknolojili dizi inverterleri kullanılarak modül düzeyinde uzaktan izlenebiliyor. 

Devreye giren bu proje ile Bareks Polietilen Sanayi ve Ticaret A.Ş. yıllık 654 ton CO2 salımını engellemeyi amaçlıyor.

Tüketilen elektrik enerjisini dijital enerji yönetim teknolojilerini kullanarak azaltmayı hedefleyen Bakioğlu Holding Şirketleri, kaçak ve gizli arızaların anında tespit edilerek giderilmesi, uzaktan izleme ve kontrol sistemlerinin devreye alınması, ekonomik ömrünü tamamlayan ekipmanların yüksek verimli ve enerji tasarruflu yeni ekipmanlar ile değiştirilmesi üzerine çalışmalarını sürdürüyor.

Bakioğlu Holding tükettiği elektriğin tamamını yeşil enerji kaynaklarından sağlamaya devam ederek; yürüttüğü yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji verimlilik projeleri ile; yılda 100 bin ton elektrik tüketiminden kaynaklanan CO2 salımını azaltıp, karbon ayak izini sıfıra indirme hedefine hızla ilerliyor.

17. Ambalaj Tasarımı Ulusal Öğrenci Yarışması finalistleri belli oldu

Türkiye’de tasarım eğitimi alan öğrencilerin ambalaj tasarımı alanına da yönelmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen yarışmada 92 öğrenci projesi arasından 18 proje finale kalmaya hak kazandı.

Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı katkısıyla, Reed TÜYAP işbirliğinde düzenlenen 17. Ambalaj Tasarımı Ulusal Öğrenci Yarışması 2021’in finale kalan projeleri belli oldu. Türkiye’de tasarım eğitimi alan öğrencilerin ambalaj tasarımı alanına da yönelmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen yarışmaya 18 farklı üniversitenin Grafik ve Grafik Tasarım, Görsel İletişim Tasarımı, Endüstri Ürünleri Tasarımı ve Endüstriyel Tasarım Bölümlerinden 92 öğrenci projesi başvuru yaptı. Online olarak yapılan ve 2 gün süren 11 jüri üyesinin yer aldığı Seçici Kurul toplantısında titizlikle yapılan değerlendirme sonrasında 18 proje finale kalmaya hak kazandı. 

Yarışmada ilk üç sırayı alan projelerin, mansiyon ve sertifika ödülleri 20 Ekim 2021 tarihinde Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı’nın açılış gününde açıklanacak. Birinciye 6 bin TL, ikinciye 4 bin TL, üçüncüye ise 3 bin TL para ödülü verilecek. Mansiyon alan üç öğrenci ise 1.500 TL ile ödüllendirilecek. Ayrıca yarışmada ilk üçe giren öğrenciler, para ödülünün yanı sıra öğrenim hayatları boyunca yılda 12 ay karşılıksız ASD & TÜYAP Öğrenim Bursu almaya hak kazanırken, projeler fuar boyunca özel olarak hazırlanacak alanında sergilenecek. 

Sonuçları değerlendiren ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, “Yarışmamızda başarıya ulaşan öğrencilerimiz WPO-Dünya Ambalaj Örgütü'nün düzenlediği WorldStar Student ile APF-Asya Ambalaj Örgütü'nün düzenlediği AsiaStar Yarışmalarına katılma şansı elde ederek bu yarışmalarda dünya derecesi alabilmek için yeniden yarışabiliyorlar. Geçen sene 16. Ambalaj Tasarımı Ulusal Öğrenci Yarışması’nda dereceye giren 16 öğrenci projesi, Dünya Ambalaj Örgütü (WPO) tarafından her yıl düzenlenen WorldStar Student’ta yarıştı ve 1 Altın ödül, 1 Bronz ödül, 1 Pazarlama Altın ödülü, 1 Pazarlama Bronz ödülü, 1 Sürdürülebilirlik Gümüş ödülü ile 4 Mansiyon ödülü kazandılar. Ayrıca yarışmanın sertifika ödülü ise 10 Türk projesine giderek toplamda 19 ödül Türkiye’nin oldu. Bu yıl da aynı başarının devamının geleceğinden eminiz. Genç tasarımcılarımızın vizyonuna güveniyor ve sonuna kadar destekliyoruz” dedi.

Pimtaş Plastik, yıllık yaklaşık 400 ton tasarruf sağlayacak perlatör üretti

Dünya üzerindeki su kaynaklarına genel olarak bakıldığında; evsel, tarımsal ve sanayi amacı ile güvenli olarak kullanılabilecek su kaynakları dünyadaki toplam su kaynaklarının ancak %2.5 gibi küçük bir kısmıdır. Bununla birlikte, su kaynaklarının dünya üzerinde tüm insanlar ve ülkeler için dengeli dağılmadığı göz önünde bulundurulduğunda, su ve su kullanımının ülkelerin politikaları üzerindeki etkileri kaçınılmaz olmaktadır. Ülkemiz su kaynakları açısından; kişi başına düşen 1500 m3 kullanılabilir su miktarı ile su kısıtı bulunan ülkeler kategorisinde yer almaktadır. Bu nedenle, mevcut su kaynaklarının korunması, alternatif su kaynaklarının geliştirilmesi, ekolojik çevre ile uyumlu teknolojilerin kullanılması ve yaygınlaştırılması, sürdürülebilir su politikalarının oluşturulması ve dolayısıyla sürdürebilir kalkınmanın bir girdisi olarak ülke gündeminde önemli bir yer tutmaktadır. 

Dünyada yaşanan bu sıkıntılara yoğunlaşan Pimtaş Plastik, suyun tasarruflu kullanılması için yıllık yaklaşık 400 ton tasarruf sağlayacak perlatör üretti. Bu ürün dünyada bio plastik hammaddeden oluşan tek perlatör olarak Pimtaş’ın kuruluşlarından HGT ve PİMARGE’nin imzasını taşıyor. 

Musluklara takılabilen bu ürün ile günlük 2 saat sürekli kullanılan bir muslukta yıllık 300-400 ton arasında su tasarrufu yapılabildiğini belirten ve yeni ürünleri hakkında bilgiler veren Pimtaş Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Şamil Tahmaz: “Sebze ve meyveleri açık musluk altında yıkanan sudan yılda 16 ton ve dişlerimizi fırçalarken açık bıraktığımız musluktan yılda 10,5 ton su tasarrufu sağlıyor. Perlatör sayesinde, herhangi bir kimyasal işleme gerek kalmadan doğada kompost işlem de yapılabiliyor. Bu ürünün her okul, ev, hastane ve sanayi tesisleri gibi kurumlarda bulunması gerektiğini ve suyun geleceğine önemli ölçüde etki edeceğini düşünüyorum” dedi.

Tarıma Yeni Bir Adım: İzlenebilirlik

Tarımdaki yanlış sulama yönteminde de gereğinden fazla su tüketimine neden olunuyor hem de toprak ve ürün verimliliği düşürülüyor. Pimtaş Plastik bu soruna da çözüm bulabilmek adına modern sulama sistemlerine yönelerek ürettiği damla sulama borularını sarılabilir yapabilmek için Ar-Ge çalışmalarını yürütüyor. Pimtaş Plastik ve HGT Tarım, çiftçiyi verimli tarım ve tasarruflu su kullanımı konularında bilgilendiriyor. Şimdiye kadar 150 bin kişiyi bilgilendiren şirket, bilinçsiz tarım ve bilinçsiz su kullanımın önüne geçmek için her geçen gün yeni bir projeye imza atıyor. HGT Tarım, kuracağı dikey tarım fabrikasında kullanacağı dikey tarım sistemi sayesinde de, tarım arazisine ihtiyaç duymadan, suyun devir daim sistemiyle sürekli kullanılmasını sağlayacak. Yani, daha az su kullanımıyla daha çok verim elde edecek. 

Simon-Kucher & Partners kimya sektöründeki rekabet alanlarını masaya yatırdı

Global danışmanlık şirketi Simon-Kucher & Partners, kimya endüstrisi üreticilerinin gelecek dönemde rekabet güçlerini artırmaları için ele almaları gereken, sektöre özgü beş odak alanı belirledi.

Bugün iş dünyasının en önemli gerçeği “değişim” olarak karşımıza çıkıyor. COVID-19 pandemisinin küresel ekonomilere etkisi devam ederken hem pandemi hem teknolojik değişimler hem de farklı etkenlerle hızla değişen dünyada sektörel dengeler yeniden kuruluyor. Kimya sektörü de bu değişimden etkilenen sektörlerin başında geliyor. Global danışmanlık şirketi Simon-Kucher & Partners’ın kimya sektörüne yönelik gerçekleştirdiği araştırma da sektördeki değişimin yönü ve rekabetin yeni odağıyla ilgili çarpıcı veriler içeriyor.

Araştırmaya göre önümüzdeki dönemde kimya sektörü üreticilerinin rekabet güçlerini artırmaları için odaklanmaları gereken beş alan var. Bunlar; ticaret kısıtlamaları, çevre dostu kimyasallar, hizmet tabanlı sözleşmeler, çevik satışlar ve dijital müşteri deneyimi olarak sıralanıyor. 

Kimya sektörü ihracatı Temmuz’da yüzde 21,44 arttı

Temmuz ayında kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında plastikler ve mamulleri ihracatı, 694 milyon 871 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı.

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) verilerine göre, kimya sektörünün Temmuz ayı ihracatı 1,92 milyar dolar oldu. Sektörün ihracatı, geçen yıl Temmuz ayına göre yüzde 21,44 arttı. Bu yıl Ocak-Temmuz döneminde ise yüzde 37,16 artışla 13,9 milyar dolarlık kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı gerçekleştirildi. 

Kimya sektörünün Temmuz ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Kimya sektörümüz küresel tedarik zinciri sıkıntıları, lojistik sorunlar ve hammadde arzı sıkıntılarına rağmen bu yıla güzel bir başlangıç yaptı. Türkiye’nin en çok ihracat yapan ikinci sektörü olan kimya sektörümüz, Mayıs ve Haziran aylarında lider oldu. Haziran ayında 2,3 milyar dolarlık kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı ile sektörel bazda aylık yeni rekorumuzu kırdık. Temmuz ayı ihracatımız ise geçen yıla kıyasla yüzde 21,44 artışla 1,92 milyar dolar olarak gerçekleşti. İlk yedi aylık ihracatımız yüzde 37,16 artışla 13,9 milyar dolara ulaştı. Temmuz ayında alt sektörlerimizde en çok ihracat yapılan ürün grupları “plastikler ve mamulleri”, “mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünleri” ve “anorganik kimyasallar” ilk üç olarak sıralandı. Temmuz ayında yüzde 354 artışla en çok Yunanistan’a ihracat yapılırken onu Hollanda ve Almanya ilk üç olarak takip etti. Bir yandan küresel ekonomideki aşılamaya bağlı olarak normalleşme süreci ile talepte artış olurken bir yandan ise Covid-19’un delta versiyonu risk yaratmaya devam ediyor. Bu nedenle tedbiri elden bırakmadan çalışmaya devam ediyoruz. Diğer yandan ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan Türkiye İmalat PMI’ın (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) Temmuz ayında güçlü bir şekilde arttığını ve 54’e yükseldiğini görüyoruz. Bununla birlikte Türkiye’nin ilk 500 ve ikinci 500 büyük sanayi kuruluşuna baktığımızda kimya sektörümüzden ilk 500 sıralamasında 65 firma ve ikinci 500 sıralamasında 72 firma olmak üzere ilk 1000 arasında sektörümüzden toplam 137 firma yer alıyor.  Bu 137 firmadan ismi açıklananlar arasında 101 firmamızın ise İKMİB üyesi olmasından büyük gurur duyuyoruz. Kimya sektörümüz üretim ve ihracat gücüyle büyümeye ve ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyor” dedi.

Avrupa yeşil Mutabakatı yeni ekonomik sistemde kilit rol üstlenecek

İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) İstanbul AB Bilgi Merkezi ve Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) tarafından Avrupa’nın yeşil dönüşüm gündemi konusunda farkındalık yaratmak amacıyla bir webinar düzenlendi. Konrad Adenauer Stiftung ve Dünya Gazetesi iş birliğiyle gerçekleşen “Avrupa Yeşil Mutabakatı Finansman Destekleri” temalı etkinlikte yeşil dönüşümün bir parçası olmayı hedefleyen şirketler için öngörülen finansman destekleri ve teşvikler konusunda bilgi paylaşımı yapılırken, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın (AYM) rekabetçiliğe etkileri de tüm yönleriyle ele alındı. Açılış konuşmalarını T.C. Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve İKV Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu gerçekleştirdiği etkinlikte, finansman desteklerine yönelik bir panel de düzenlendi.

Paintistanbul & Turkcoat 2022 Fuarı yeniliklerle dolu fuar deneyimi vaat ediyor!

Katılımcı ve ziyaretçi rakamları ile sektörün dünyaca kabul görmüş ve takip edilen sayılı boya ve hammaddeleri etkinliklerinden biri olan Paintistanbul & Turkcoat Fuarı, 17-19 Mart 2022 tarihlerinde Artkim organizatörlüğü ve Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) iş birliği ile İstanbul Fuar Merkezi’nde sektörü bir araya getirecek.

9-11 Eylül’de düzenlenmesi planlanan fuarın düzenlenme tarihi ile ilgili yapılmış olan katılımcı anketi sonucunda oy çoğunluğu ile 17-19 Mart 2022 yeni fuar tarihi olarak belirlendi.

Uluslararası katılımla gerçekleşecek olan, boya ve boya hammaddeleri, yapıştırıcı, yapı kimyasalları, izolasyon hammaddeleri ve teknolojileri konusunda bölgesinde önemli yer edinen Paintistanbul & Turkcoat Fuarı, büyüyen boya ve hammaddeleri pazarı için ideal bir organizasyon olma özelliği taşıyor.

Yeni dönemde birçok yeniliği de bünyesine kazandıran fuarda; fiziki fuar ile eş zamanlı açılarak 3 ay boyunca erişime açık kalacak sanal fuar platformu firmalar için uzun süreli iletişim imkânı ve yüksek marka görünürlüğü sağlamayı hedeflerken, ziyaretçiler içinde zaman kısıtlaması olmaksızın ihtiyaçlarına yönelik olarak firmalar hakkında bilgileri görüntüleme ve online toplantı yapma imkânı sunacak.

Wavin’den şehirlerin su yönetimine komple sistem çözümleri

Türkiye’de 50 yıldır plastik boru sektöründe faaliyet gösteren Wavin, iklim değişikliği nedeniyle şehirlerin su yönetimi konusunda yaşadığı beş zorluğu masaya yatırdı.

Çağımızın en önemli problemlerinden olan küresel iklim değişikliğinin en büyük etkisi sıcaklık artışı ve kuraklık. Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin 2021 Mayıs ayı kuraklık raporunda, Türkiye'nin yüzde 22,5'inin yüksek çölleşme, yüzde 50,9'unun ise orta düzeyde çölleşme hassasiyetine sahip olduğunu görüyoruz. Dünya plastik boru sektöründe sunduğu ürün ve çözümlerle ön plana çıkan Wavin, küresel iklim değişikliği ve sürdürülebilirliği gündemine alarak şehirlerin su yönetiminde karşılaştığı beş problemi masaya yatırıyor. 

“Gelecekte suyu depolamak yeşil şehirler için anahtar olacak”

Wavin Türkiye Genel Müdürü Fatih Asal, şehirlerin büyürken ve iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele ederken, sorunları çözmek için daha akıllı ve daha bütünleşik çözümlere ihtiyacı olduğuna dikkati çekerek, “Gelecekte, kalıcı yağmur suyu yönetimi çözümleri yalnızca yağmur suyunun tahliyesi ile ilgili olmayacak. Aynı zamanda kurak dönemler için suyu depolamak ve yeniden kullanmak ve kentleşmenin neden olduğu artan su talebini karşılamak, daha yeşil şehirlerin gelişmesi için anahtar olacaktır” dedi. 

Toyo Matbaa Mürekkepleri yükselişini sürdürüyor

Şirket, Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Listesi’nde geçen yıla göre 58 basamak yükseldi

Mürekkep üreticilerinden Japonya merkezli Toyo Ink Group’a bağlı olan Toyo Matbaa Mürekkepleri İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 2020 yılı verilerine göre Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Listesi’nde 192’nci sırada yer aldı.

İstanbul Sanayi Odası’nın şirketlerin finansal verilerini, Ar-Ge harcamalarını ve çalışan sayılarını dikkate alarak yapmış olduğu anket sonucunda açıklanan İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Listesi’nde Toyo Matbaa Mürekkepleri, geçen yıla göre 58 basamak yükselerek 192’nci sırada yer aldı. 2017 yılından itibaren istikrarlı şekilde büyümesini sürdüren şirket, en son yayınlanan Turkishtime Dergisi’nin Türkiye genelinde yürütmüş olduğu Ar-Ge 250 Araştırması’na göre de Türkiye'de Ar-Ge harcaması yapan 500 şirket arasında 253'üncü oldu.

50 yılı aşkın süredir ülkemizde faaliyet gösteren Toyo Matbaa Mürekkepleri’nin, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan fabrikasında ambalaj ve basım sanayinin ihtiyaçlarına yönelik ürünlerin üretimini gerçekleştirmesinin yanında yapmış oldukları yatırım, inovasyon ve Ar-Ge çalışmaları ile her geçen gün hızla büyüdükleri belirtiliyor. Şirket bu büyümesine ek olarak Avrupa, Afrika, Rusya ve Ortadoğu’dan oluşan geniş bir coğrafya için üretim ve satış üssü olma konusundaki kararlılığını da 4 yıldır İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Listesi’nde göstermiş olduğu istikrarlı yükseliş ile bir kez daha ortaya koydu.  

Toyo Matbaa Mürekkepleri CEO’su Yakup Benli “Elde ettiğimiz başarı elbette ki çok kıymetli. Bu nedenle ekip olarak oldukça mutlu ve gururluyuz. Son 4 yıldır yükselen grafiğimizin sürdürülebilir bir başarı kriteri olduğunun farkındayız. Bu bilinç ile yatırım ve faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Toyo Matbaa Mürekkepleri olarak üretmiş olduğumuz ürün grupları dâhil olmak üzere yapmış olduğumuz tüm çalışmalarda dünya çapında uyum yakalamaya ve sürdürülebilir iş süreçleri ortaya koymaya çalışıyoruz. Aynı zamanda geliştirdiğimiz yeni ürün grupları ve üretimin her aşamasına dâhil ettiğimiz kalite süreçleriyle sektörün geleceğinin şekillenmesine de katkı sağladığımıza inanıyoruz” dedi.

Pandeminin kahramanı tek kullanımlıklara yasak tepki çekti

Hijyenik, pratik ve ekonomik özelliklerinin yanı sıra pandemide bulaş riskini azalttığı için tercih edilen tek kullanımlık plastik ürünlerin yasaklanmasını eleştiren PAGEV Başkanı Eroğlu, “Çevresel kaygıları çözmekten uzak yasak, insanların 10 kat pahalı ürün kullanmasına yol açacak” dedi

Avrupa Birliği'nde (AB) tek kullanımlık plastik ürünlere getirilen yasak tepki topluyor. Hijyenik, pratik ve ekonomik olmanın yanı sıra geri dönüştürülebilir özelliklere de sahip olan tek kullanımlık plastik tabak, kaşık, çatal, bıçak ve pipet 3 Temmuz 2021 itibariyle artık Avrupa pazarına giremiyor. Tepki çeken yasak kararını değerlendiren PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, çevrenin korunması adı altında yürürlüğe konan kararının çözüm sunmaktan uzak olduğunu belirterek, “AB, çevresel sorunları maalesef politik amaçlara alet ediyor. Eğer sorun ambalajların kullanıldıktan sonra doğaya, denize atılması ise çözüm bu olamaz. Yasak yerine çözüm, “Bilinçli Tüketici yani Bilinçli İnsan” modelinde aranmalı. Özellikle pandemide bulaş riskinin azaltılmasında ciddi rol oynayarak virüsün daha fazla yayılmasını engellediği için ‘Pandeminin Kahramanları’ olarak da nitelendirebileceğimiz tek kullanımlık plastik ürünleri yasaklamak yanlış bir karar olmuştur” dedi. 

BURPAS’ta Kağan Yeşil dönemi

Bursa Plastik ve Ambalaj Sanayicileri Derneği (BURPAS) başkanlığına Kağan Yeşil seçildi.

Bursa’da faaliyet gösteren plastik ve ambalaj sanayicilerinin oluşturduğu ilk ve tek sivil toplum kuruluşu BURPAS’ın Olağan Genel Kurulunda üyelerinin tamamının oyunu alan Ayplastik A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı ve BTSO Meclis Üyesi Kağan Yeşil yeni dönem yönetim kurulu başkanlığına seçildi. 

BURPAS önceki dönem Başkanı Hakan Efe'den görevi devralan Başkan Yeşil, yeni dönemle ilgili önemli mesajlar verdi. Konuşmasında 3 yıl önce vefat eden kurucu Başkan İlker Biliktü’yü rahmetle yâd eden Yeşil, “Plastik sektörümüzün geleceği için gecesini gündüzüne katan İlker Biliktü ağabeyimizden ve kıymetli dostum Hakan Efe’den bayrağı devralmak benim için büyük bir gurur vesilesidir. Merhum Başkanımızla sektörümüz için birlikte büyük mücadeleler verdik. Şimdi yeni dönemde bu mücadelemizi BURPAS çatısı altında hep birlikte vereceğiz” dedi.

“Yasaklardan değil teşvikten yanayız”

Türk plastik ve ambalaj sektörünün zor bir sınavdan geçtiği bugünlerde görevi devraldığında dikkat çeken Yeşil, şunları söyledi: “Bizler; plastik ve ambalaj başta olmak üzere, inşaat, tarım, beyaz eşya, otomotiv, elektrik-elektronik ve imalat sanayinin diğer sektörleri için doğrudan ve dolaylı olarak plastik hammadde temini yapan binlerce firmayı temsil ediyoruz. Sektörümüz bir kez daha zor süreçlerden geçiyor. Her yıl büyüyen, binlerce insana istihdam, ülke ekonomisine önemli derecede katma değer sağlayan Türk plastik sektörünün algı yönetimiyle ağır darbe vurulmaya çalışılıyor. Bizler yasaklardan değil, daha fazla denetim ve işbirliğiyle işini iyi yapan sektör temsilcilerimizin yasaklarla cezalandırılmasını değil, daha fazla teşvik edilmesini bekliyoruz. BURPAS olarak bu süreçte daha fazla sorumluluk alıp sürece katkı sağlayacağız.”

PLASFED sektörün ortak sesi olmaya devam edecek

PLASFED - Plastik Sanayicileri Federasyonu 4. Olağan Genel Kurul toplantısında Ömer Karadeniz yönetiminde yola devam etme kararı aldı.

Bursa Plastik ve Ambalaj Sanayicileri Derneği, Ege Plastik Sanayicileri Dayanışma Derneği, Kayseri Plastik İşletmeciler Derneği, Kompozit Sanayicileri Derneği ile Plastik Sanayicileri Derneği bünyesinde toplamda 1.500’e yakın plastik sanayi işletmesinin temsil edildiği PLASFED Genel kurul toplantısında Başkan Ömer Karadeniz tarafından 2019 – 2021 dönemi federasyon faaliyetleri sunum şeklinde katılımcılara iletildi. PLASFED olarak sektörün ortak sesi olmaya devam edeceklerinin altını çizen Ömer Karadeniz, “Gelecek süreçte de sektörümüz Avrupa Yeşil Mutabakatı, tek kullanımlık plastik ürünlerin yasaklanması, sınırda karbon düzenlemesi gibi zorlu sınavlar verecek. Bu süreçlerde sektörümüzün ve sektörümüzü temsil eden tüm sivil insiyatiflerin tek ses olması büyük önem arz ediyor. Sektörün çatı kuruluşu olarak gelecek dönemde de plastik sektörünün ortak sesi olmaya ve tüm kurumlar arasında eşgüdümlü bir çalışmanın yakalanmasına önem göstereceğiz” dedi.

Ömer Karadeniz’in yanı sıra TOBB Ambalaj Sanayi Meclisi Başkanı ve aynı zamanda İSO İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi olan Mustafa Tacir, plastik sektörünün duayeni Muammer Yüceler ve İKMİB İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister genel kurula hitap ettiler. 

Cobot ile sınıflarda teoriden pratiğe geçenler cobot’ları anlattı

Universal Robots, pilot uygulaması Eskişehir Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde devam eden “Cobot ile sınıflarda teoriden pratiğe geçin!” kampanyasının çıktılarını, düzenlediği webinarda paylaştı.

Sektörleri ve işletmeleri bilgilendirmek amacıyla bugüne kadar birçok webinar düzenleyen kolaboratif robot üreticisi Universal Robots, eğitim kampanyası doğrultusunda düzenlediği “Yeni Neslin Yeni Nesil Mesleklere Adaptasyonu Nasıl Sağlanır?” webinarı ile geleceğin eğitim ve üretim dünyasına ışık tuttu. Kısa süre önce “Cobot ile sınıflarda teoriden pratiğe geçin!” mottosuyla eğitimde cobot dönüşümünü başlatan şirket, düzenlediği webinarda şu an Eskişehir’deki bir pilot okulda devam eden kampanyanın genişlemesini, UR Cobot Eğitim Kiti üzerinden ders işleyen okulların sayısının daha da artmasını planladıklarını duyurdu. 

Universal Robots Türkiye&MEA Ülke Müdürü Kandan Özgür Gök ve Eskişehir Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri Alanı Robotik Atölyesi Şefi Erkan Başak’ın katıldığı webinar’da; Eskişehir Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde UR3 cobot’u ile devam eden eğitimin çıktıları incelendi. Cobot eğitiminin öğrenciler, eğitim sistemi, sektörler ve işletmeler açısından da ele alındığı webinarda; cobot’ların sektörlerin geleceğine katkılarından bahsedildi. 

Gıda ambalajlaması neden önemli?

Doğru ambalajlama gıdanın kalite kaybını azaltıyor

Sanayinin gelişmesiyle beraber artan tüketim ve pandemi süreci gıda ambalajlamanın önemini de artırdı. Uzmanlar, doğru seçilen bir ambalajın, gıdayı dış etkenlerden koruyarak kalite kayıplarını azaltacağını ve ürünün raf ömrünü uzattığını belirtiyor. 

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Salih Tuncay ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Dr. İsra Toptancı, gıda ambalajlama konusunda önemli değerlendirmelerde bulundular.

Dr. Öğr. Üyesi Salih Tuncay, sanayinin gelişmesiyle dünyada insanlığın büyük bir kesiminin tarımsal alanlardan uzaklaştığını, beslenme ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çoğunlukla işlenmiş ve paketlenmiş gıdalara yöneldiğini belirterek “Bu açıdan gıda kalitesini korumak, güvenliği artırmak ve hasat sonrası kayıpları azaltmak, sürdürülebilir bir gıda sisteminin temel hedefleridir. Gıdanın üretiminde çıkış kalitesi ne kadar yüksek seviyede olursa olsun iyi bir koruma teknolojisi uygulanmazsa tüketicinin o ürün için algıladığı kalite niteliklerinde önemli kayıplar meydana gelecektir. Bu da enerji ve maliyet kayıpları demektir” dedi.

PAGDER Genel Kurulu gerçekleştirildi

PAGDER, yeni yönetim döneminde Selçuk Gülsün liderliğinde devam etme kararı aldı.

Türkiye’nin ilk sivil toplum yapılanmalarından biri olan PAGDER’in 38. Olağan Genel Kurul Toplantısı, TİM Başkanı İsmail Gülle, İKMİB Başkanı ADİL Pelister, PAGDER Onursal Başkanı Muammer Yüceler, PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz ve üyelerinin katılımı ile yapıldı. Tek liste girilen seçimde Selçuk Gülsün’ün başkanlığındaki yönetim listesi PAGDER’in 2021-2024 dönemini yeniden devraldı. 

Bir önceki dönemde de Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Selçuk Gülsün genel kuruldaki konuşmasında; 37. Yönetim Kurulu olarak üç yıllık görev süresi boyunca en fazla önem verdikleri konulardan biri olan kurumsallık üzerine çalışarak karar alma mekanizmalarında çok sesliliği sağladıklarını ifade ederken,  “Pandemi döneminde fiziksel olarak bir araya gelmek zorlaşsa da varoluş amacımız olan hak savunuculuğu faaliyetlerimize devam ederek sektörümüzün yapısal sorunlarını dile getirmeye devam ettik. Reaktif değil proaktif bir yaklaşımı benimsemeye ve sorunları ortaya koyarken çözüm önerileri geliştirmeye özen gösterdik. Bunun en canlı örneğini plastik geri dönüşüm sektöründe atık ithalatı mevzuatı ile ilgili henüz ortada bir kısıtlama yokken basında yer alan haberlerden bir algı yönetimi söz konusu olduğunu hissederek 2019 yılı Nisan ayında geniş katılımlı bir çalıştay düzenleyerek ortaya koymuş olduk” dedi.