Yüksek verimli ve sürdürülebilir şeffaf shrink film
Innovia Films, shrink ve sarma etiket uygulamaları için şeffaf bir BOPP filmi olan RayoWrap™ CMS’yi piyasaya sürüyor. İngiltere’deki üretim tesisinde üretilen CMS30, yüksek büzülme sağlıyor, ancak yalnızca makine yönünde ve bu da onu konturlu içilebilir süt ürünleri ve içecek kaplarını etiketlemek için eksiksiz bir film haline getiriyor. CMS30 ayrıca, yüksek düzeyde yazdırılabilir ve tüm etiket çevresinde 360° grafikler verebilmek üzere tasarlandı.
Küçük PP veya PE şişelerde kullanım için uygun olan bu film, şişenin geri dönüştürülmesine yardımcı olmak için kolayca çıkarılabiliyor veya etiketli kabın tamamı bir poliolefin akışında geri dönüştürülebiliyor. Plastic Recyclers Europe ambalaj tasarımı önerilerini de karşılayan film, nihai paketin tamamen geri dönüştürülebilir olmasına yardımcı oluyor.
CMS30’un teknik performansının, baskı kolaylığından yüksek hızlı rulo beslemeli sarma etiketlemeye, ardından çok önemli olan kullanım ömrü sonuna ve ambalajın geri dönüşümüne kadar değer zincirinin her aşamasında yüksek performans gösterdiğini ifade eden Etiketler Ürün Müdürü Alasdair McEwen; “Sadece 30 mikron olan film, aynı zamanda yüksek bir verime sahiptir ve bu nedenle, kabın tüm yuvarlak dekorasyonunu elde etmenin uygun maliyetli bir yoludur. RayoWrapTM film serimize mükemmel bir ekleme, yani artık tüm rulo beslemeli sarma uygulamaları için olağanüstü teknik çözümler sunabiliriz” dedi.
Kaynak: Innovia Films
Tamamen geri dönüştürülebilir shrink sleeve
EMSUR, Teknoloji İnovasyon Merkezi INNOTECH aracılığıyla, şişelenmiş gazlı içecekler, su, meyve suyu veya içilebilir yoğurtlar için yeni bir sürdürülebilir shrink sleeve çözümleri yelpazesi olan ECOEM-Sleeves’i piyasaya sürdü.
İçecek endüstrisi, raflarda ürün farklılaşmasının önemli bir unsurunu sağladığı, stratejik marka mesajlarını veya ürünün içeriği hakkında beslenme bilgilerini gösterdiği ve yenilikçi tasarımlar, malzemeler ve baskı yoluyla tüketici katma değer algısını geliştirdiği için şişe sleevelerinin tüm avantajlarını biliyor.
Mevcut proseslerde, daha sonra tüketici sonrası geri dönüşüm akışında kullanılan PET taneciklerinin (flake) kontaminasyonunu önlemek için yıkama aşamasında sleeveler şişelerden çıkarılıyor.
Emsur, ECOEM-Sleeves yelpazesinde her türlü kalıntıdan veya atıktan kaçınarak geri dönüşüm sürecini basitleştirmek için tasarlanmış filmler ve yıkanabilir mürekkeplerin bir kombinasyonuna dayanan yenilikçi bir shrink sleeve çözümü olan, ECOEM-FULL PET Sleeve de dahil olmak üzere farklı türlerde sürdürülebilir çözümler sunuyor.
Eko-tasarım ilkelerine dayanan bu yeni ürün grubu, kurutma ve dekontaminasyon (arındırma) sürecinde herhangi bir kalıntı veya kesinti olmaksızın PET şişelerle karıştırılıp geri dönüştürülebilen PET bazlı filmler ve yıkanabilir mürekkeplerin bir kombinasyonunu içeriyor.
Tüketici sonrası geri dönüştürülmüş içerikle üretilebilen bu ürünün ayrıca geri dönüştürülmüş PET şişelerin taneciklerinin renginin solmasını önleyen yıkanabilir mürekkepler için APR sertifikası bulunuyor.
Bu yeni ailedeki dikkat çekici ürünlerden bir diğeri olan EMFULL ise, yüzebilirlik özellikleri sayesinde geri dönüşüm sürecinin yıkama aşaması sırasında kılıfın doğrudan şişeden ayrılmasını sağlayan poliolefin bazlı bir sleeve seçeneği olarak öne çıkıyor.
Bu ürün yelpazesi aynı zamanda, mevcut tüketici sonrası geri dönüştürülmüş içeriğe ve yüksek parlaklık veya mat, şeffaf ve holografik efektler, karanlıkta parlayan pigmentler, altın ve gümüş mürekkepler vb. gibi ayırt edici özelliklerde farklı sonlandırma türlerine sahip PETG gibi farklı malzemelerde içeriyor. Mikro perforasyon seçeneği sayesinde bu şişelerle birlikte başka herhangi bir malzeme kombinasyon halinde kullanılabiliyor, bu da şişelerin tüketici etkileşimi yardımıyla geri dönüştürülebilir olduğu anlamına geliyor.
Kaynak: EMSUR
Gıda ambalajlarında mikro plastiği azaltan yeni şeffaf selüloz film
VTT, plastik ambalaj sorununa bir çözüm geliştirdi. Rejenere veya yeniden kristalize edilmiş selüloz, plastik filmlerin yerini alabilir.
Gıda ambalajları, gıdaları koruduklarında ve israfı en aza indirdiklerinde en önemli görevlerini yerine getirirler. Yine de ince plastik filmlerin geri dönüştürülmesi zordur ve kullanımdan sonra genellikle yanlış yerlere giderler. VTT Finlandiya Araştırma Merkezi de bu sorundan yola çıkarak, plastik filmin yerini alabilecek rejenere veya yeniden kristalize edilmiş selüloz film çözümü geliştirdiğini duyurdu.
VTT Araştırma Profesörü Ali Harlin konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Şeffaf ve esnek selüloz film üretebiliyoruz. Tüketici, kristal berraklığında malzeme ile geleneksel petrol bazlı plastik arasında ayrım yapamaz. Selüloz film neme karşı koyabilir, ama doğada bir kağıt parçası gibi tamamen yok olur. Ürün biyolojik bazlı ve biyolojik olarak parçalanabilir” ifadelerine yer veriyor.
VTT Biyomateryal İşleme ve Ürünlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Atte Virtanen ise, “Plastikler koruyucu özelliklerine ek olarak önemlidir çünkü tüketiciler ürünün kendisini görebilecekleri ambalajlar isterler. Ancak, bir kez kullanıldıktan sonra birçok ambalaj sorun kaynağıdır. Bir pakette hem kağıt hem de plastik varsa, tüketici bunun kartonla geri dönüştürülüp dönüştürülmeyeceğini veya önce plastiğin yırtılmasının gerekip gerekmediğini merak edebilir. Malzemelerin bazılarında alternatif fiber ve plastik katmanları bulunur. Pek çok paket, daha iyi bir bertaraf yöntemi düşünemeyen kişiler tarafından karışık atıkların arasına atılabilir. Bir karton geri dönüşüm kutusuna düşen plastik çıkarılabilir, ancak plastik genellikle yakılır. VTT tarafından geliştirilen selüloz film, daha iklim dostu bir çözüm olarak plastiğin yerini alabilir. Diğer paketlerle birlikte karton geri dönüşümüne gönderilebildiği için geri dönüşümü de kolaylaştırıyor” diyor.
VTT, on yıldan fazla bir süredir selüloz filmleri ve altı yıldan fazla bir süredir şeffaf filmlerde rejenere selüloz üzerine araştırma yapıyor. Deneme aşamasında olan ambalaj malzemesi üretiminin 5-7 yıl içerisinde kapsamlı endüstriyel kullanımda olabileceği belirtiliyor.
Kaynak: VTT Teknik Araştırma Merkezi
Yeni IIoT platformu eski makinelerden veri yakalıyor
Banner Engineering’in Snap Signal teknolojisi sayesinde, kullanıcılar mevcut ağ altyapısını bozmadan istediği cihazı sistemine ekleyip veri sağlayabiliyor.
Endüstriyel otomasyon ekipmanları üreticisi Banner Engineering, eski yeni fark etmeden tüm makine bileşenlerini ortak bir haberleşme protokolüne dönüştürüp kullanıcılarının üretkenliğini artırmalarını kolaylaştıracak yepyeni Snap Signal Endüstri 4.0 ürün grubunu piyasaya sürdü.
Banner Küresel İş Geliştirme Direktörü Luke Karnas yeni ürünleri hakkında yaptığı açıklamada şu ifadelere yer veriyor: “Endüstriyel ekipmanları izlemek kimi zaman zorlu bir uygulama olabilir. Örneğin, son kullanıcıların PLC’ye erişimi olmayabilir veya son kullanıcıların sistemi tamamen değiştirme riskini almak istemiyor olması mümkündür. Sensör gibi makine bileşenleri nadiren aynı dili konuşur. Bu durum, bir üreticinin makine performansı hakkında daha fazla bilgi edinmek için ekipmanlarını izlemesini zorlaştırır. Snap Signal ürünleri, markadan bağımsız olarak çalışma mantığıyla her türlü cihazınızı tek bir platformda buluşturmanıza olanak verir. Bu sistem, Modbus, Analog, Dijital, Seri veya IO-Link gibi makine sinyallerini algılar ve birbirlerine dönüştürür.”
Halojensiz, biyo bazlı sandviç panel sistemi
39 yıllık deneyimi ile poliüretan sektörünün önde gelen şirketlerinden Kimpur, sürdürülebilirlik odaklı anlayışıyla daha iyi bir gelecek için çevreci ürün geliştirme çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.
Şirket, binalarda yüksek yangın dayanımı ve ısı yalıtımı özellikleri ile güvenli ve sürdürülebilir yapılar elde edilmesine olanak sağlayan poliüretan köpük üretimi için KIMrigid® Sandviç Panel Sistemleri geliştirdi. Green PIR olarak da adlandırılan sistemi ile müşterilerine farklı panel tiplerini hızlı ve verimli bir şekilde üretme olanağı sağlayan Kimpur; çevre dostu, halojensiz ve biyo bazlı yeni sistemini Dubai’deki Middle East Foam and Polyurethane Utech Expo’daki konferansta gerçekleştirdiği lansmanla ziyaretçilerinin ve sektör profesyonellerinin beğenisine sundu.
“Sürdürülebilirliği birinci önceliğimiz haline getirerek çalışmalarımıza yön veriyoruz”
KIMrigid PIR Sandviç Panel Sisteminin sürdürülebilir ürün yönetimine katkıda bulunduğunu ve maksimum avantaj sağladığını vurgulayarak sektörde fark yarattığını ifade eden Rigid Ar-Ge Yöneticisi Emrah Akbaş şunları söyledi: “Tüm ürün tasarımlarımızda sürdürülebilirliği birinci önceliğimiz haline getirerek çalışmalarımıza yön veriyoruz. Tasarladığımız PIR sistem içeriğinde en az yüzde 20 biyo içerikli malzeme kullandık. Ürünün tamamı halojensiz yapıda ve geleneksel sistemlere göre çok daha düşük emisyona sahip.”
Yüksek performanslı geri dönüştürülmüş karbon elyaf dolgulu Eplon+
Hafif + Görsel Estetik + Yeşil Ürün + Yüksek Mekanik Özellikler
Epsan, geri dönüştürülmüş karbon fiber dolgulu çevre dostu kompaundlarını EPLON+ serisinin yeni ürünleri olarak tanıttı. Karbon fiber dolgulu termoplastik malzemeler, yüksek mekanik özellikleri, hafifliği, elektrik-termal iletkenlikleri ve düşük genleşme katsayısı özellikleri ile öne çıkıyor.
Küresel karbon elyaf talebi sürekli artmasına rağmen, karbon elyafların yaklaşık %30'u üretim atığı olarak çıkıyor ve bu da karbon fiber atıklarının geri kazandırılıp yeniden kullanılması için bir fırsat oluşturuyor. Ekolojik motivasyonla çalışan Epsan şirketi de bu fırsattan yola çıkarak, geri dönüştürülmüş karbon elyaflı kompoundları, orijinal kaynaklı ürünlere alternatif olarak geliştirdi. Epsan'ın Araştırma ve İnovasyon bilgisi ve üretim altyapısı sayesinde orijinal kaynaklı ürünler ile neredeyse aynı yoğunluk, mekanik özellikler ve görsel estetik vaat eden yeni geri dönüştürülmüş CF dolgulu PA6 ve PA66 ürünlerinin geliştirilmesi başarıyla sonuçlandı.
EPLON+ 66 R-CFR 30 ürünün EPLAMID 66 CFR 30 adlı birinci sınıf karbon fiber takviyeli poliamid 66 ürünü ile karşılaştırıldığında, test sonuçlarına göre mekanik özelliklerinin %90 ile %95 arasında değiştiği ve bu da performansının ortalamaya ve birinci sınıf ürüne çok yakın olduğu görüldü.
Epsan Ar-Ge müdürü Ecem Yıldırım yapılan çalışma ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi. “Yeni geri dönüştürülmüş karbon fiber takviyeli EPLON+ ürünleri, yeşil ürün ve maliyet avantajı gibi farklı başlıklar altında iyileştirmeler sağlamaktadır. Bu ürün yaşam döngüsü değerlendirmesi için de büyük bir gelişmedir. Geri dönüştürülmüş malzemenin kullanılması, karbon elyaf atıklarını azaltarak, önemli miktarda CO2 emisyonunun azaltılmasına olanak tanırken, neredeyse birinci sınıf ürünler kadar yüksek mekanik özelliklerini korumaktadır. Geri dönüştürülmüş ürün piyasası ham karbon elyaf ile paralel olarak büyümektedir, bu nedenle arz güvenliğini korumak için çok iyi bir seçenek olmaktadır. Bu avantajlara ek olarak, geri dönüştürülmüş karbon elyaf takviyeli kompaundlar maliyet avantajı da sağlamaktadır.''
Yeni ürün gövde için otomotiv yapısal parçaları, şasi ve güç aktarma organları, pompalar, fanlar, endüstriyel uygulamalarda dişliler ve kompresörler, tüketici elektroniğinde kararlı ve ultra hafif kompaund uygulama alanlarında kullanılabiliyor.
EPSAN PLASTİK
Pril şişeleri artık %100 rPET’ten üretiliyor
Henkel, sürdürülebilir ambalaj alanında yaptığı çalışmalara bir yenisini daha ekledi. Şirketin Almanya'da üretilen Pril el bulaşık deterjanının şişe gövdeleri, artık yüzde 50'si “Der Gelbe Sack” (sarı torba) tarafından üretilen geri dönüştürülmüş malzemeden oluşuyor. Geri kalan kısım için geri dönüştürülmüş içecek şişeleri kullanılıyor, böylece şişe gövdeleri yüzde 100 PET geri dönüşümden (rPET) üretiliyor.
Henkel'in Bulaşık Yıkama Deterjanları Bölümü Uluslararası Ambalaj Geliştirme Başkanı Carsten Bertram konu ile ilgili olarak ‘Sarı Torba’ ile sağlanan geri dönüşümün, sürdürülebilir ambalaj konseptleri için bir ham madde kaynağı olarak giderek daha önemli hale geldiğini belirtiyor. Ancak Almanya'da ikili sistemle toplanan ambalaj malzemelerinin geri dönüşüm oranının hala düşük olduğunu da vurgulayan Bertram, “Bu kısmen, bu materyali ayırmanın ve geri dönüştürmenin karmaşıklığından kaynaklanmaktadır. Çünkü 'Sarı Torba' aracılığıyla toplanan ambalaj malzemeleri, iade edilebilir şişelerden önemli ölçüde daha heterojen ve bazı durumlarda ağır şekilde kontaminedir. Uzun süredir ‘Sarı Torba’dan elde edilen yüksek kaliteli geri dönüşüm ürünleri yeterli miktarda mevcut değildi. Ancak ambalaj üreticisi ve plastik geri dönüştürücüsü Alpla ile yaptığımız işbirliği sayesinde artık daha büyük bir adım atmış durumdayız” dedi.
Gazlı alkolsüz içecek şişeleri için daha hafif boyunlu çözümler
Coca-Cola Europacific Partners, Avrupa pazarlarında şişe boyunlarında inceltme yaparak yeni, daha hafif şişeler temin ediyor. Net Zero 2040 yol haritasının bir parçası olarak bu çözüm ile 2024 yılına kadar yılda 6.800 ton plastik tasarrufu sağlanması bekleniyor.
2008 yılından bu yana çeşitli Coca-Cola markalarının 500 ml'lik PET şişelerinin ağırlığı %30 oranında azaltılarak 28,9 gr'dan 19,9 gr'a düşürüldü. Yeni daha hafif boyun tasarımı 2024'ün sonuna kadar toplam 6.800 ton plastiğe eşdeğer şişe başına 1 gr plastik tasarrufu sağlayacak.
Ambalajlardaki fosil bazlı plastik miktarını ve ambalajlamayı azaltma çabasının bir parçası olan bu çözümün, 2025 yılına kadar fosil kaynaklı kaynaklardan üç milyon ton daha az plastik kullanarak çevreye katkı sağlaması hedefleniyor. Ağırlığın azaltılmasına ek olarak, The Coca-Cola Company'nin vizyonunu oluşturan “Atıksız bir dünya” yolunda alınan önlemler arasında geri dönüşümü zor olan atıkların ortadan kaldırılması dahil olmak üzere yeniden doldurulabilir ve dağıtılabilir ambalaj inovasyonları da yer alıyor.
Gazlı bir meşrubat şişesinin boyun ağırlığını azaltmak karmaşık bir teknik zorluktur. Boyun, zorlu ve aşırı koşullar altında iyi performans göstermeli ve tüketici için tam rahatlığı korurken yüksek güvenlik ve kalite standartlarını karşılamalıdır. Bu yeni çözüm, birkaç şişe ve kapak tedarikçisiyle yakın işbirliği içinde The Coca-Cola Company ile işbirliği içinde geliştirildi. Altı milyondan fazla şişe test edildi. Boyun malzemesindeki azalmaya ve incelmeye rağmen, her şişe karbonatlı içeceğin dolumu için gereken 11,5 bar basınca (bir araba lastiğinin beş katı) hala dayanabiliyor. Almanya'daki üretim hatları 2021'in dördüncü çeyreğinde dönüşüme uğrayan ilk şirket oldu ve önümüzdeki iki yıl içinde diğer Avrupa pazarları da bunu takip edecek.
Coca-Cola, yeni tasarımı bir endüstri standardı yapmakla ilgileniyor ve bu tasarımın endüstri derneği Cetie (Uluslararası Şişeleme Teknik Merkezi) tarafından yayınlanan, kullanımı ücretsiz, açık kaynaklı bir endüstri standardı olarak kabul edilmesini umuyor. Daha sonra kendi şişeleri için kullanmak üzere herhangi bir içecek şirketinin kullanımına da sunulacak bu yeni çözüm, uzun vadede endüstri genelinde daha fazla paketleme ve karbon tasarrufu sağlamayı başarmayı amaçlıyor.
CCEP Mühendislik, Yeni Teknoloji ve Yenilik Müdür Yardımcısı Geert Marsé konuya ilişkin: "Görünüşte basit, ancak oldukça teknik ve karmaşık bir yenilik olan bu daha hafif boyun tasarımı, uzun süredir devam eden hafifleme programımıza dayanıyor ve çevresel etkimizi daha da azaltmamıza yardımcı oluyor. Bu yenilik, sıfır atık ve net sıfır sera gazı emisyonu yönünde devam eden ilerlememizi destekliyor" açıklamasında bulunuyor.
Kaynak: Coca-Cola Europacific Partners
SIPA’nın yeni rekoru: 200 boşluk preform kalıbı
SIPA, dünyada 180 boşluğa sahip ilk kalıbı sunmasının ardından kendi rekorunu kırarak, maden suyu ve içecek şişeleri için boyunları tipik 28 mm’ye varan preformlar için en az 200 boşluğa sahip bir kalıp yaptı. Bu yeni kalıp hala 144 boşluğa sahip bir kalıpla aynı dış boyutlarına sahip, bu nedenle bir XFORM 500 GEN4 enjeksiyon kalıplama makinesine monte edilebiliyor. Bu da her saat 140.000’den fazla preform üretmeyi mümkün kılıyor ve bir XFORM 500 üretim sistemine yapılan yatırımı her zamankinden daha da uygun maliyetli hale getiriyor.
Büyük ambalaj şirketleri daha fazla preform üreten tek bir sistemle, enerji ve hizmet tüketimini azaltabilir, işgücü kullanımında daha verimli olabilir ve daha az zemin alanını birbirine bağlayabilirler. Ayrıca paketleme hattı entegrasyonu potansiyelini en üst düzeye çıkarabilirler. 200 boşluklu bir kalıp ile bir preform üretim sistemi, saatte 81.000 şişe çalışan iki şişe üretim ve dolum hattına girdi sağlamak için kullanılabilir.
Kalite ve güvenilirlikten ödün vermeden 180 boşluklu kalıba uyguladıkları ilkeleri kullanarak 200 boşluklu kalıbı geliştirdiklerini belirten SIPA Preform Takım Yöneticisi şunları söylüyor: “Geometrideki sınırlarla neredeyse sınırsız olan son derece iyi dengelenmiş sıcak yolluk sistemleri oluşturma yeteneğine sahibiz. SIPA’nın GEN4 sıcak yolluk tasarım konsepti, sınıfının en iyisi denge, uzun bakım aralıkları ve nihayet müdahale gerektiğinde mükemmel erişim kolaylığı sağlar. Benzer çıktılar elde etmek için daha az boşluklu ve daha kısa döngü sürelerine sahip bir kalıp çalıştırmak ve makineye ekstra baskı uygulamak yerine; daha hızlı çalıştırmaya gerek olmaksızın 500 tonluk bir makinede çıktıyı artırarak, işlemcinin ekipman ömrünü uzatmasına yardımcı olabiliriz. ”
Kaynak: SIPA S.p.A.
Karton ambalaj üzerinde bağlı kapaklar hem işlevli hem çevreci
Yeni kapaklar, çöpü önlemek ve yenilenebilir malzemelere geçişi hızlandırmak için tasarlandı
Önde gelen içecek üreticileriyle güçlerini birleştiren Tetra Pak, karton ambalajlara bağlı kapakları piyasaya sürüyor. Şirketin geri dönüşüm için tasarım konusundaki uzun vadeli çalışmasında önemli bir kilometre taşını işaret eden bu gelişmeyle şu anda İrlanda, Baltıklar, İspanya ve Almanya’da farklı ürün kategorilerinde beş yeni bağlı kapak çözümü sunuluyor. Daha geniş bir programın parçası olarak bu gelişmenin, Avrupa merkezli müşterilerin programın ilerisinde kalmalarına ve 2024 yılına kadar yürürlüğe girecek olan Tek Kullanımlık Plastikler (SUP) Direktifini karşılamalarının yolunu açacağı belirtiliyor.
Tetra Pak Pazarlama Başkan Yardımcısı Julia Luscher şunları söylüyor: “Birkaç müşteriye bağlı kapak çözümleri sunmaktan ve sürdürülebilirlik hedeflerine doğru ilerlemelerine yardımcı olmaktan mutluluk duyuyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan ve çeşitli pazarlarda yapılan çok sayıda araştırmayla tüketici ihtiyaçlarını toplayan yeni bağlı kapaklarımız, rahatlığı artırmak için tasarlandı. Örneğin, daha sonraki kullanım için açılması ve tekrar kapanması kolaydır, ayrıca düzgün dökme ve içme için dikkatlice boyutlandırılmış çaplara sahiptirler. Kapak pakete bağlı kalacağından, bağlı kapaklar çöpün önlenmesinde önemli bir rol oynar. Ayrıca, gıda üreticileri tarafından sorumlu bir şekilde tedarik edilen şeker kamışından elde edilen polimerlerden yapılan bitki bazlı seçenekler olarak seçildiklerinde kartonun karbon ayak izini azaltmaya yardımcı olabilirler ve böylece paketin yenilenebilir içeriğini artırabilirler. Ek olarak, Tetra Pak’ın bağlı kapak portföyünün çoğunluğu, azaltılmış miktarda plastik içerir. Çeşitli çözümlere bağlı olarak, plastik içeriğinde %7 ile %15 arasında değişen bir azalma elde ettik.”