Saturday, May 15th

Last updateMon, 03 May 2021 10am

You are here: Home Products

Polimer Teknik’ten bilimsel çalışmalar için yeni ürün serisi

Aynı yöne dönen çift vidalı ekstrüderler üreticisi Polimer Teknik, bilimsel çalışmaları destekleyecek yeni ürün serisini pazara sundu. Plastik, kimya, gıda ve ilaç sektörlerinde yeni ürün formülasyonlarının optimize edilmesinin yanı sıra Ar-Ge çalışmaları için bir laboratuvar hattı olarak tasarlanan poex T16 Scientific, Polimer Teknik'in üretmiş olduğu en küçük vida çapına sahip çift vidalı ekstrüder olarak öne çıkıyor. Hat, vida ve şaft setlerinin birkaç dakika içerisinde değiştirilmesine olanak sağlayan modüler yapısı sayesinde kullanım kolaylığı ve yüksek çalışma esnekliği sunmakta.

Polimer Teknik’ten yapılan açıklamaya göre, “Yeni nesil kompaund hattında uygulama şartlarına ve işlenecek malzemelere bağlı olarak yeterli dayanıma sahip vida ve kovan malzemesi seçilmektedir. Ayrıca ekstra sızdırmazlık korumasının gerekli olduğu çok düşük viskoziteli kimyasal reaktif ekstrüzyon gibi proses koşullarına bağlı olarak, Ar-Ge çalışmalarına dayanarak kovanlar arasında yüksek sıcaklık ve aşınmaya dayanıklı contalar kullanılmakta. Prosese bağlı olarak gazdan arındırıcı degazörler, yan besleyiciler, eriyik basınç sensörü montaj noktaları kör tapalı olarak üretilebilmektedir. İsteğe bağlı olarak gravimetrik dozajlama sistemlerinin entegre edilebildiği hatlarda dolgu ve minerallerin kolaylıkla ve yüksek hassasiyette beslenmesi sağlanabilir.”

Bu ölçekte hatlar yoğunluklu olarak Almanya, Tayvan, Amerika’dan ithal edilmekte ancak artık Polimer Teknik Türkiye kompaund sektörüne yerli bir çözüm ortağı olarak cevap oluşturuyor. Ayrıca Polimer Teknik, yılların verdiği tecrübe ile, üzerinde çalışılacak malzeme prosesine uygun vida tasarımı ve konfigürasyonu gibi teknik konularda da müşterilerini desteklemeye devam ediyor.

Polimer Teknik

Clariant, DESVOCANT adsorbanlarını piyasaya sürüyor

Clariant sektörün merakla beklediği Uçucu Organik Kimyasal (VOC: Volatile Organic Compound) çözümlerini piyasaya sürdü. Sürdürülebilir yöntemlerle üretilmiş yeni bir kil minerali bazlı yenilikçi ürün yelpazesi DESVOCANT adsorbanlar ile Clariant, nakliyeciler, ticaretle uğraşanlar ve tüketicilerin kapalı bir ambalaj içerisinde imal edilmiş ürünlerden kaynaklı uçucu organik kimyasallara maruz kalma ihtimalini etkili biçimde azaltıyor.

Üretilen ürünler, kapalı alanlarda depolandığında veya ambalajlandığında VOC birikimi olasılığını artırıyor. Bu birikim tüketiciler arasında, belirli ürünleri paketten çıkarınca yayılan ve pekte hoş olmayan yeni ürün kokusu olarak da adlandırılabiliyor. Bazı durumlarda bu ürünler, VOC kaynaklı kalıcı kokular nedeniyle tüketici tarafından iade ediliyor. Daha da önemlisi, nakliyeciler, kargo taşıyıcıları ve ticaretle uğraşan kişiler, ürün denetim veya tahliyesi esnasında nakliye konteynerlerini açarken aniden salınan yüksek miktardaki VOC’lerini soluduklarında ciddi sağlık sorunları yaşayabiliyor.

Yüzde yüz dönüşümlü PP’den çevre dostu ambalaj kapları

Günümüzde plastik ambalaj üreticileri, geri dönüştürülmüş polipropilen gibi daha sürdürülebilir olan geri dönüştürülmüş malzemeye giderek artan taleplerle karşı karşıyadır.  Bu konuda adım atan kuruluşlardan ikisi; Greiner Packaging ve SABIC, toz bulyon ambalajı için yüzde yüz sertifikalı geri dönüşümlü PP’den kap ve kapaklar üretmek üzere bir pilot projede bir araya geldiler. Yeni ambalaj çözümünün ise şu anda marketlerde yerini aldığı belirtiliyor.

Aralık ayında Greiner’ın Avusturya’daki tesislerinden verilen bilgiye göre firma, karton ve plastik birleşimlerinin üretimine uygunluğunu belirlemek için bir süredir çeşitli geri dönüştürülmüş malzemeleri test ediyor. Son olarak şirket, Unilever için bir test projesi gerçekleştirmek üzere SABIC’in TRUCIRCLE ™ portföyünden sertifikalı geri dönüşümlü polipropileni seçti. SABIC’in malzemesi, ham madde olarak tüketim sonrası karışık plastiği kullanıyor ve bu ham madde, moleküler yapı taşlarına ayrılıyor ve daha sonra bu yeni geri dönüştürülebilir kap ve kapakları üretmek için kullanılacak işlenmemiş plastikleri (hammaddeyi) oluşturuyor.

Atlas Copco Kompresör Tekniği’nden Enerji Geri Kazanım Sistemlerinin Önemi ve Faydaları

Enerji geri kazanım uygulamaları, kurumlara çok büyük enerji tasarrufu sağlayıp, enerji maliyetlerini önemli oranda azaltırken aynı zamanda karbondioksit salınımını da düşürür. İşletmeler, atık enerjiyi yeniden kullanarak hem çevre korumasına yardımcı olabilir hem de enerji tasarrufunu üst düzeye çıkarabilir. Endüstriyel hava kompresörler, elektrik enerjisini yüzde 80 ila 93 oranlarında ısıya dönüştürür. Düzgün tasarlanmış bir ısı geri kazanım ünitesi, mevcut termal enerjinin yüzde 50 ila yüzde 90'ını geri kazandırır ve bunu hava veya suyu ısıtmak için kullanır. 

Kompresör tekniğinde sıkıştırma işlemi için kullanılan enerjinin yüzde 93’e yakın kısmının ısıya dönüştürülerek radyasyon yolu ile kaybedildiğini belirten Atlas Copco Kompresör Tekniği Ürün ve Pazarlama Uzmanı Erdem Enç, “İyi tasarlanmış bir enerji geri kazanım sistemi, kaybedilen bu enerjinin büyük bir kısmının geri kazanılmasını ve kullanılabilir bir enerjiye dönüşmesini sağlar. Doğalgaz ve fuel oil gibi geleneksel enerji kaynaklarının kullanımını azaltmak için uygulama sürecinde ön ısıtmaya tabi tutulmuş su kullanarak CO2 emisyonu azaltılabilir. Atlas Copco Kompresör Tekniği’nde hem hava hem de su soğutmalı vidalı kompresörlerin yanı sıra, santrifüj teknolojili turbo kompresörler için de ısı geri kazanım sistemleri mevcuttur. Bu kompresörler, enerji geri kazanımını sağlarken kurumlara önemli oranda tasarruf elde etmelerine olanak tanır. Kurumlar, ihtiyaçlarına uygun kompresör ekipmanlarını belirlemek ve ısı geri kazanım hakkında bilgilenmek için, alanında ileri bir teknolojiye sahip olan Atlas Copco Kompresör Tekniği olarak ücretsiz sunduğumuz mühendislik hizmetlerinden faydalanabilirler.” dedi. 

Elif, WorldStar'21'de ElifGreen ile ödüle hak kazandı

Elif, Türkiye ve Mısır'da bulunan 2 benchmark üretim tesisinde geliştirdiği en son ambalaj teknolojileri ve çözümleri sayesinde marka sahiplerinin iş hedeflerine daha kolay ulaşılmasını ve ürünlerinin raflarda daha fazla ilgi görmesini sağlayan ambalaj seçenekleri sunuyor.

Esnek ambalaj konusunda küresel benchmark bir şirket olan Elif, en son yenilikçi ürünlerinden biri olan ElifGreen - Yenilenebilir Kaynaktan Üretilen PE Ambalaj Çözümü ile Worldstar'21'de Sağlık ve Kişisel Bakım kategorisinde ödüle hak kazandı.

Kazananlar, Mayıs 2021'de yapılacak prestijli WorldStar Ödül Seramonisi'nde onurlandırılacak.

ElifGreen, yenilenebilir kaynaklı ve sürdürülebilir esnek ambalaj film çözümü olarak şeker kamışından elde edilen yeşil PE granüllerin çeşitli oranlarda kullanılmasıyla üretiliyor. Fosil bazlı PE film yapıları ile aynı mekanik özellikleri korurken ambalaj için geri dönüştürülebilirlik, yenilenebilirlik ve sürdürülebilirlik özellikleri de sunuyor.

Yeni ürün müşterilerin sürdürülebilirlik beklentilerini karşılamasına yardımcı olurken AB Komisyonu'nun 2030 geri dönüştürülebilirlik hedeflerine uygun bir çözüm olarak da öne çıkıyor.

• Esnek ambalaj için poliolefin geri dönüşümüne uygun tesislerde tamamen geri dönüştürülebilirlik

• Yenilenebilir kanyaktan üretim

• Her çeşit esnek ambalaj filmi için uygulanabilirlik

• Geleneksel PE yapılarına göre %75 daha düşük Karbon Ayak İzi

• BonSucro sertifikalı hammadde ile uygulama seçenekleri

ELİF PLASTİK

Toyo Matbaa Mürekkepleri’nden yeni ofset mürekkep serisi

Japonya merkezli Toyo Ink Group’a bağlı olan Toyo Matbaa Mürekkepleri tarafından GMP (Good Manufacturing Practices - İyi Üretim Uygulamaları) standartlarına uygun şekilde üretilen, kâğıt ve karton gıda ambalaj malzemelerinin dış yüzeylerinde uygulanabilen, düşük koku ve migrasyon özelliklerine sahip LP-9000 TOYO LIFE PREMIUM FOOD LO/ LM yeni sheet-fed ofset mürekkep serisini pazara sundu. 

“For A Vibrant World (Yaşayan Canlı Bir Dünya İçin)” mottosunu benimseyerek yaşamın her alanında inovatif teknolojileri ile öne çıkmayı hedefleyen Toyo Matbaa Mürekkepleri; gıda güvenliği, insan ve çevre sağlının korunmasına katkı sağlamak amacıyla gıda ve ilaç, kâğıt veya karton ambalajlarında kullanılabilir, LP-9000 TOYO LIFE PREMIUM FOOD LO/ LM yeni mürekkep serisini Manisa’da bulunan Toyo Matbaa Mürekkepleri Ar-Ge Merkezi’nde geliştirildi ve EuPIA GMP gereklilikleri çerçevesinde üretim yapılmasını sağlayacak gıda mürekkepleri üretim yatırımları yapıldı.

Ambalaj ve basım sektörlerine hizmet sunan Toyo Matbaa Mürekkepleri Ofset Ar-Ge Müdürü Rukiye Kıter “T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tescillenen Ar-Ge Merkezimizde Avrupa normlarına uygun olarak geliştirilen LP-9000 TOYO LIFE PREMIUM FOOD LO/ LM Serisi, TÜBİTAK tarafından desteklenen proje ile hayata geçirilmiştir. Pazara sunmuş olduğumuz yeni mürekkep serimiz ile başta Türkiye olmak üzere Avrupa Birliği dâhil (gıda güvenliğinin öncelikli olduğu) tüm pazarlarda yer alacaktır.”

IONPURE; Gümüş iyonlu, FDA onaylı, 500 °C’a dayanıklı antimikrobiyal

Ionpure, kablo ve plastik malzemelerde bakterilerin çoğalmasına ve büyümesine engel olur. Ionpure, bakterilerin büyümesini kontrol ve bertaraf etmek suretiyle polimerin kendisinin de bozulmasını engeller.

Bakteri, küf, pas hastalığı gibi leke, koku ve ürün bozulmasına neden olabilen mikroplar ürün yüzeyiyle temasa girdiklerinde, Ionpure mikrobun hücre duvarından geçerek temel hücre faaliyetlerini sekteye uğratır ve böylece mikrop işlevlerini yerine getiremez, büyüyemez veya çoğalamaz hale gelir. Güçlü bir antimikrobiyal ajan olan Ionpure tam ve güvenilir bir koruma sağlar.

Ionpure, havadaki nemle temasa geçtiğinde de etkisini gösterir. Nemin varlığında, cam matrisi kademeli olarak parçalanır ve Ionpure’nin gümüş iyonu serbest kalır. Ionpure’nin benzersiz güçteki özelliklerinden birisi de, etkinliğinin mevcut Na miktarından bağımsız olmasıdır. Havada nem mevcut olduğu müddetçe, cam matrisi kademeli olarak parçalanmaya ve gümüş iyonu salmaya devam edecektir.

Clariant yeni nesil Tonsil 9193 FF’yi piyasaya sürdü

Clariant’ın kısa süre önce piyasaya sürdüğü Tonsil 9193 FF, çeşitli yağ ham maddelerin ön arıtma işlemine tabi tutulması için maliyet performans oranının iyileştirilmesine yardımcı oluyor. Bu yeni nesil adsorban; bitkisel yağlar, hayvansal yağlar veya diğer atıklar da dâhil olmak üzere çok çeşitli hammadde kaynaklarının saflaştırılmasına yönelik uyarlanabilir bir çözümle biyo ve yenilenebilir yakıt üretimine yönelik artan talebi karşılıyor.

Clariant Fonksiyonel Mineraller Arıtma Bölümü Global Pazarlama Başkanı Erik Wolski, yeni Tonsil 9193 FF hakkında şunları söyledi: “Müşterilerimiz, üretim süreçlerinden taviz vermeksizin ham madde kullanımı sırasında esneklik sağlamak açısından zorluklar yaşamaya devam ediyor. Clariant olarak hayata geçirdiğimiz yenilikler sayesinde müşterilerimizin yaşadığı bu zorluklara karşı çözümler üretiyoruz. Bu sayede müşterilerimizin artan çoklu ham madde kaynağı kullanımı gereksinimlerine yanıt olacak şekilde de arıtma portföyümüzü her daim geliştirmeye devam ediyoruz.”

Avrupa Birliği’nin Yenilenebilir Enerji Direktifi’nin  (RED II) bir sonucu olarak, yenilebilir dizele olan talep, bitkisel yağ gibi geleneksel ham madde kaynaklarının arzını geride bırakıyor. Buna karşılık, yenilebilir dizel üreticileri, kullanılmış yemeklik yağ (UCO), hayvansal yağ ve işlenmiş palm yağı atığı (POME) gibi alternatif kaynaklara giderek daha fazla yöneliyor. Ancak bunlar, kalite açısından önemli ölçüde farklılık gösterir ve üretim prosesleri için yeni zorluklar ortaya çıkarır. 

Ön arıtma, dizel dönüşümünde kullanılan katalizörün ömrünü kısaltan ve ona zarar veren kontamitantların yok edilmesi için çok önemli bir adım. Clariant bu adım için güvenli bir bariyer olan özel Tonsil 9193 FF adsorbentini piyasaya sürüyor. Bu ürün ayrıca çok çeşitli ham maddelerde mevcut kontamitantlar yelpazesine uygun olacak şekilde tasarlandı.

SIBUR, portföyüne yeni rafyalık PP ürünleri ekledi

SİBUR, ekipman verimliliğini ve üretimde devamlılığı artıran PP H043FF/3 ve PP H063FF/3 kodlu yeni rafyalık PP hammaddelerini üretmeye başladı. Bu malzemeler, torba, çuval, su geçirmez çatı altı örtüleri gibi kumaş ve esnek ambalaj ürünlerinin imalatında kullanılan düz şerit ipliğinin yüksek hızlı üretimi için tasarlandı. 

Yeni ürünler, yüksek akışkanlık değerleri sayesinde daha yüksek hızlarda üretim yapılmasına olanak sağlıyor: deneyen müşteriler, ağır ipliklerde %15'e ve hafif ipliklerde %23'e varan verimlilik artışı aldıklarını belirtmekteler.

Üreticiler, ekstruder bölgelerinde sıcaklığı %5 düşürerek, ekstruder kalıbı ve filtresi üzerindeki basıncı 10 bar indirerek ve kalsit dağılımını iyileştirerek elektrik maliyetlerini düşürme imkânına kavuşabiliyor.

SİBUR PolyLab Araştırma Merkezi’nin Reçete Geliştirme Bölümü tarafından geliştirilen özel katkı paketi, şerit ipliklerde olası fire oranını vardiya başına sıfır kopmaya kadar düşürebiliyor.

Polipropilen lotlarının kontrollü parametre aralığı dar olduğundan üretim sürecine yapılan ayar sıklığı azalmakta ve nihai ürünün kalite stabilizesi arttırılarak üretim sürecinde istikrar sağlanabiliyor. 

Flokser Kimya, ortak poliol ve prepolimer ile geliştirilmiş taban sistemleri sunuyor

Poliüretan sistemler, avantajları sayesinde ayakkabı sektöründe de önemli bir role sahip oluyor.

Türkiye’nin bakanlık onaylı özel poliüretan Ar-Ge merkezine sahip şirketi Flokser Kimya, ürünleriyle birçok sektörün gelişimine katkı sağlıyor. Flokser Kimya’nın mobilyadan yapı sektörüne kadar farklı özellikleriyle farklı alanlara uygulama için formüle ettiği poliüretan sistemler, avantajları sayesinde ayakkabı sektöründe de önemli bir role sahip oluyor.

Günlük hayatın vazgeçilmezi ayakkabılar, görünümlerinin yanı sıra rahatlık ve sağlamlıklarıyla da tercih ediliyor. Birçok alanda kullanılan poliüretan sistemler ise ayakkabı üreticilerinin rekabet sağlayacağı rahatlık, esneklik, sağlamlık ve hafiflik gibi kriterleri eş zamanlı karşılayabiliyor. Şirketin aynı anda ikiden fazla taban grubu üreten firmalar için geliştirdiği ortak poliol ve prepolimerler ile çalışan sistemleri, üreticilerin yaşadığı üretim sorunlarını ortadan kaldırarak, üretim verimliliğinin artmasına destek olmayı hedefliyor.

MULTIVAC’tan yeni BASELINE doğrusal web yazıcı serisi

MULTIVAC, 2020’nin ikinci yarısında, düşük ve orta çıktı aralığındaki termoform paketleme makineleri için BASELINE marka adıyla yeni bir doğrusal web yazıcı serisi piyasaya sürdü.

Doğrusal web yazıcıları, paketleme makinelerinde filmlerin verimli ve güvenilir bir şekilde basılabilmesi için bir araç olarak kullanılmaktadırlar. MULTIVAC, kanıtlanmış DP 2x0 serisine ek olarak, optimum hijyen ve maksimum güvenlik standartları bakımından ödün vermeyen iki uygun maliyetli giriş seviyesi modeli olan DP 110 ve DP 130 doğrusal web yazıcılarını geliştirdi. Her iki model de R 0xx’den R 5xx serisine kadar tüm termoform paketleme makinelerine kurulabiliyor.

Kompakt ve yerden tasarruf sağlayan tasarımı, yükleme alanının tamamen boş bırakılmasına olanak sağlıyor. Kullanılan step motor sürücüleri nedeniyle herhangi bir muhafaza gerekmediğinden, yazıcıya erişim hızlı ve kolay.

Renksan Etiket’te dijital flekso devrimi

Bobst Master M5 flekso baskı makinesi ile Renksan Etiket üretimde otomasyon ve dijitalizasyonu yakalamayı hedefliyor.

Türkiye’deki 8. Master M5 Flekso Baskı Makinesi, geçtiğimiz günlerde Renksan Etiket firmasının geniş üretim parkurundaki yerini aldı. Bobst’un 29. Flekso Baskı Makine kurulumu İstanbul’da Renksan Etiket firmasında başarı ile gerçekleşti.

2008 yılında kurulan, ileri teknoloji ve maksimum kaliteyi hedefleyen Renksan Etiket arka arkaya yaptığı teknoloji yatırımlarıyla öne çıkıyor. Değişik yelpazedeki adet ve türdeki etiketlere hitap eden firma, flekso yatırımında tercihini Bobst’tan ve temsilcisi Imeks Grup’tan yana kullandı. Renksan Etiket firmasından Orhan Tüyyüz; Flekso projelerinde çok sıkı ve ciddi bir araştırma süreci sonrası, üretim parkurlarını Bobst gibi bir markanın yakında dönemde en çok tercih edilen ‘’MASTER M5’’ modeli ve Türkiye’deki etkili altyapı ve teknik servis hizmetine sahip mümessilliği Imeks Grup’u çözüm ortağı olarak seçerek hedefledikleri otomasyon ve dijitalizasyona bir adım daha yaklaştıklarını, ’MASTER M5’’ üzerinde yer alan her bir teknolojiyi dikkatle incelediklerini ve özellikle patentli teknolojilerinden oldukça etkilendiklerini ifade etti.

LANXESS yeni biyo-bazlı polimer serisi Adiprene Green’i piyasaya sundu

Almanya merkezli özel kimyasallar üreticisi LANXESS, yenilenebilir biyo-bazlı hammaddeler içeren yeni bir MDI polieter prepolimer serisi geliştirdi. LANXESS, “Adiprene Green” marka adı altında pazarladığı ürünlerinin, dayanıklı poliüretan (PU) elastomerler üretmek için kullanılan mevcut fosil bazlı polieter prepolimerlerin yerini alabileceğini belirtiyor.

Lanxess tarafından yayınlanan basın açıklamasına göre, Adiprene Green serisini geliştirmelerindeki ana amaç, poliüretan işleyicilerinin arkalarında daha az karbondioksit izi bırakarak bileşenlerini üretmelerini sağlayan bir dizi biyo-bazlı polimer yaratmaktı. Nişasta bazlı polieter poliollerin kullanılması sayesinde, fosil bazlı prepolimerlere kıyasla karbondioksit salınımında sisteme bağlı olarak yüzde 20 ila 30 oranında azalma sağlanabilmektedir. Biyo-bazlı hammaddelerin payı, hedeflenen sistem sertliğine bağlı olarak yüzde 30 ila 90 arasında değişmektedir. Mevcut poliüretan işleme kapasiteleri değişmeyecek olup nihai poliüretan elastomerin özellikleri, fosil bazlı polieterle üretilen elastomerlerin özelliklerine benzer, hatta daha üstün olabilecektir.

Plastik bileşimlerini metal kirleticilerden arındırmak

Sesotec, plastik üreticilerinin uygun bir metal ayırıcı seçmesine yardımcı olmak için yeni bir teknik rapor yayınlandı.

Plastik bileşimler ile masterbatch üretimleri sırasında, makinelerde belirli bir miktarda aşınma ve yıpranma görülmesi beklenir. Dolayısıyla, makinelerin aralıklarla yenilenmesi, spesifik parçaların değiştirilmesi ve tesislerin güçlendirilmesi gerekebilmektedir. Makinelerin bakıma alınarak üretimden geçici süreyle kaldırılmaları kaçınılmaz sonuç olsa da metalik kirletici içeren malzemelerin üretimde sık ve öngörülmeyen şekilde, maliyetli onarımlar gerektiren ve kalite güvence sorunlarına yol açan duraklamalara sebep olduğu bilinmektedir. Metal ayırıcılar, metal kirleticileri ürün akışlarından uzak tutmada önemli bir rol oynamaktadır.

Metalik kirletici maddelere karşı korumada granül üreticileri ve birleştiricileri özel gereksinimlere sahiptir. Üretimde kullanılacak metal ayırıcılar, hem yüksek algılama doğruluğu ile çalışmalı hem de temizlik sürelerini kısaltmayı garanti etmelidir. Güvenilir metal ayırıcılar, üretim hatlarının kullanılabilirlik süresini artırabilmekte; ürün kalitesini güvence altına alabilmekte ve müşteri şikâyetlerini önleyebilmektedir. Özellikle bileşim ve masterbatch üretim hatları için metal ayırıcılar kârlılığı artırabilmektedir.

BETA Kimya’dan yeni sprey dezenfektan: Mitreapel Hunter

Türkiye’nin en köklü kimya şirketlerinden biri olan BETA Kimya A.Ş., jenerik markası Mitre Apel ile inovatif ürünlerine bir yenisini daha ekleyerek, teknik aerosoller ve yüzey temizleyicileri alanlarındaki tecrübesini sprey dezenfektana taşıdı. İnsan sağlığı için risk oluşturan mikrop ve bakterilere karşı özel olarak geliştirilen yeni Mitreapel Hunter Antibakteriyel Sprey Dezenfektan, tüm yüzeylere anında etki ederek zararlı mikroorganizmaları ortadan kaldırıyor. 

BETA Kimya’nın yeni ürünü Mitreapel Hunter Antibakteriyel Sprey Dezenfektan, günlük yaşamın her anında mikrop ve bakterilere karşı kalkan görevi görüyor. 150 ml pratik ambalajıyla herkesin rahatlıkla yanında taşıyabileceği Mitreapel Hunter, özel tanecikli formülü ve basınçlı valfli sprey sistemi sayesinde dezenfekte edilmesi en zor olan yerlere bile anında ulaşarak, yüzey aralarına gizlenen mikrop ile bakterileri hızla yok ediyor. 

Mitreapel Hunter ile mikrop ve bakterilere 30 saniyede elveda!

Otomobilden ambalajlı ürünlere, ofis alanlarındaki elektronik aletlerden toplu taşımada temas edilen tüm sert ve yumuşak yüzeylere kadar 30 saniye içinde dezenfeksiyon sağlayan Mitreapel Hunter, gliserinli özel formülü sayesinde el dezenfeksiyonu için de güvenle kullanılabiliyor. Temizlik bezine gerek kalmadan el, poşet, ambalaj, klavye, elbise ve ayakkabı gibi pek çok farklı alanda geniş bir kullanım imkânı sunan Mitreapel Hunter, bileşik içinde çözünmüş yüzde 80 alkol oranıyla bakteri ve mikropları tek hamlede avlıyor.

Koronavirüse karşı B-Safe Filtreli Yüz Maskesi

Filtre teknolojisi sayesinde yeniden kullanılabilir şekilde geliştirilen B-Safe Yüz Maskesi; ergonomik koruyucu gövdesi, bakteriyel filtrasyonu, sıvı temasını önleyen nefes almaya yardımcı filtre kapağı ve elastik kulak halkasıyla virüse karşı konforlu kullanım sağlıyor.

Dünyayı etkisi altına alan Covid-19 süreci insan sağlığını tehdit etmeye devam ederken maske, yaşamımızın vazgeçilmez parçası haline dönüştü. Hayat kurtaran maske üretimine imza atan firmalardan biri olan Bergama Plastik, koronavirüsten korunmak için B-Safe Filtreli Yüz Maskesini geliştirdi. İzmir’de üretimi sürdüren ve aynı zamanda PAGEV üyesi olan Bergama Plastik, yeniden kullanılabilir özelliğe sahip yarım yüz solunum maskesini, virüsten korunmaya yardımcı olması hedefiyle geliştirdi. B-Safe, kalitesiyle insan sağlığını korurken, tekrar kullanılabilme ve farklı filtre teknolojilerini entegre edebilme özellikleri sayesinde, halk sağlığını geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlıyor.

Halıcı Group tesislerdeki sorunları ortadan kaldırıyor

Otomasyon, yazılım, robotik, elektrik ve elektronik alanlarında hizmet veren Halıcı Group, 26 yıllık sektör deneyimi, 600’den fazla tamamlanmış projesi, 90 kişilik profesyonel kadrosu ve partneri olduğu global firmalarla sektöre yön veriyor ve endüstri sektöründeki hizmet çıtasını yukarıda tutuyor. 

Halıcı Group, ABB Distribütörü ve Dijital Dönüşümün Türkiye’de önde gelen firmalarından biri olarak ABB Sürücü, PLC, Softstarter, Enstrüman, HMI ve diğer endüstriyel donanımlara detaylı bakım onarım ve 7/24 teknik servis hizmetleri sunuyor.

Ferge Mühendislik uzun ömürlü ve fonksiyonel yüz siperliği geliştirdi

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını kişisel koruyucu malzemelerini hepimiz için önemli hale getirdi. Görünen o ki her ne kadar hayat normale dönse de aşı bulunana kadar maskeler hayatımızın olmazsa olmazı olacak. Ancak maskeler konusunda kamuoyunda ciddi tartışmalar söz konusu. Bir taraftan koruyuculukları sorgulanıyor, bir taraftan birkaç saat sonra steril olma özelliğini kaybettikleri. Bu nedenle artık sokakta maskelerin üzerine siperlik takmış kişileri görmeye başladık. Ancak başta sağlık çalışanları olmak üzere birçok kişinin kullandığı yüz siperliklerini takanlar bazı problemler yaşıyor. Buğu yapma, yüzde yara oluşturma, hareket ve görme kısıtlılığı, ağrı yapma, sterilize edilememe gibi şikayetler kullanım verimini düşürüyor. 

Yenilebilir antiviral korona bariyeri ihracata değer katacak

Koronavirüs günlerinde yapılan alışverişten tüketilen gıdalara kadar her şey büyük önem taşıyor. Tüketiciler gıda ürünlerini satın alırken büyük özen gösteriyor hatta marketten eve gelen ürünlerin paketleri yıkanıyor. Gıda güvenliğinin çok önemli bir boyuta ulaştığı bugünlerde ise Yıldız Teknopark firmaları halk sağlığı için yeni çalışmalarda bulunuyor. Bunlardan biri de Yıldız Kuluçka Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Hyggefoods.

Türkiye yıllık ortalama 54 milyon ton yaş meyve ve sebze üretimine sahip. Bu ihracatın 4 milyon tonu ise ihraç edilerek yaklaşık 2.26 milyar dolarlık bir gelir elde ediliyor. Özellikle koronavirüs salgını nedeniyle, insanların sağlıklı beslenmesi için yaş meyve ve sebze sektörünün stratejik öneminin daha iyi anlaşılması, ihracatçılara gelecekle ilgili umut veriyor. Ancak bu noktada Covid-19 ile mücadeleye yönelik gıda güvenliğinin sağlanması çok önemli. Bu yönde temassız ihracat gibi farklı önlem ve çalışmalar yapılıyor.

Clariant tıbbi sınıf ABS polimerlerinin işlevselliğini artırıyor

MEVOPUR bileşiklerinde antistatik veya lazer kaynağı işlevselliği ile birleştirilmiş parlak şeffaf ABS renkleri

Clariant tıbbi cihaz ve ilaç ambalajı üreticilerine, yasal gerekliliklerden ödün vermeden, geliştirilmiş işlevsellik sunan yeni bir ABS polimer bileşikleri ailesini duyurdu. Reçineler, MEVOPUR renk ve katkı konsantrelerinin ve ‘kullanıma hazır’ polimer bileşiklerinin bir parçasıdır.

ABS (akrilonitril-bütadien-stiren) genelde tüketici ve otomotiv endüstrisinde kullanılan çok yönlü bir malzeme olarak biliniyor ve şimdi yaygın olarak ‘tıbbi sınıf’ reçinesi olarak kullanılıyor. Clariant, EN-ISO13485:2016 sertifikalı üretim tesislerindeki bileşik kapasiteleri, ISO10993 ve USP Sınıf VI gibi standartların uygunluğunu destekleyen önceden test edilmiş bileşenlerle ABS reçine özelliklerini geliştirmek için, formülasyon becerilerini kullanıyor.

GRAFE – Plastikleri yüksek teknoloji ürünlerine dönüştürüyor

Renklendiriciler, fonksiyonel katkı maddeleri ve özel kompaundlar konusunda Almanya’nın önde gelen üreticileri arasında olan GRAFE, plastikleri yüksek teknoloji ürünlerine dönüştüren çözümleriyle Türkiye’de.

Önümüzdeki yıl 30. yılını kutlamaya hazırlanan GRAFE Polymer Solutions son yıllarda hızla büyüyen ihracat pazarlarına 2019 yılında Türkiye’yi de ekledi. Otomotiv, Beyaz Eşya, Kozmetik, Ambalaj, Medikal ve özel gereksinimler isteyen her türlü teknik uygulamada özel çözümler sunan GRAFE ismi kalite, müşteri odaklılık ve yenilikçilik ile anılıyor.

GRAFE tüm teknik plastiklerde hassas renk uygulamalarının yanında plastiklerin teknik ve görsel özelliklerinin geliştirilmesini sağlayan katkı maddeleri sunuyor.