Sunday, Sep 25th

Last updateMon, 19 Sep 2022 7am

You are here: Home Products

Yeni IIoT platformu eski makinelerden veri yakalıyor

Banner Engineering’in Snap Signal teknolojisi sayesinde, kullanıcılar mevcut ağ altyapısını bozmadan istediği cihazı sistemine ekleyip veri sağlayabiliyor.

Endüstriyel otomasyon ekipmanları üreticisi Banner Engineering, eski yeni fark etmeden tüm makine bileşenlerini ortak bir haberleşme protokolüne dönüştürüp kullanıcılarının üretkenliğini artırmalarını kolaylaştıracak yepyeni Snap Signal Endüstri 4.0 ürün grubunu piyasaya sürdü.   

Banner Küresel İş Geliştirme Direktörü Luke Karnas yeni ürünleri hakkında yaptığı açıklamada şu ifadelere yer veriyor: “Endüstriyel ekipmanları izlemek kimi zaman zorlu bir uygulama olabilir. Örneğin, son kullanıcıların PLC’ye erişimi olmayabilir veya son kullanıcıların sistemi tamamen değiştirme riskini almak istemiyor olması mümkündür. Sensör gibi makine bileşenleri nadiren aynı dili konuşur. Bu durum, bir üreticinin makine performansı hakkında daha fazla bilgi edinmek için ekipmanlarını izlemesini zorlaştırır.  Snap Signal ürünleri, markadan bağımsız olarak çalışma mantığıyla her türlü cihazınızı tek bir platformda buluşturmanıza olanak verir.   Bu sistem, Modbus, Analog, Dijital, Seri veya IO-Link gibi makine sinyallerini algılar ve birbirlerine dönüştürür.”

Halojensiz, biyo bazlı sandviç panel sistemi

39 yıllık deneyimi ile poliüretan sektörünün önde gelen şirketlerinden Kimpur, sürdürülebilirlik odaklı anlayışıyla daha iyi bir gelecek için çevreci ürün geliştirme çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. 

Şirket, binalarda yüksek yangın dayanımı ve ısı yalıtımı özellikleri ile güvenli ve sürdürülebilir yapılar elde edilmesine olanak sağlayan poliüretan köpük üretimi için KIMrigid® Sandviç Panel Sistemleri geliştirdi. Green PIR olarak da adlandırılan sistemi ile müşterilerine farklı panel tiplerini hızlı ve verimli bir şekilde üretme olanağı sağlayan Kimpur; çevre dostu, halojensiz ve biyo bazlı yeni sistemini Dubai’deki Middle East Foam and Polyurethane Utech Expo’daki konferansta gerçekleştirdiği lansmanla ziyaretçilerinin ve sektör profesyonellerinin beğenisine sundu.

“Sürdürülebilirliği birinci önceliğimiz haline getirerek çalışmalarımıza yön veriyoruz”

KIMrigid PIR Sandviç Panel Sisteminin sürdürülebilir ürün yönetimine katkıda bulunduğunu ve maksimum avantaj sağladığını vurgulayarak sektörde fark yarattığını ifade eden Rigid Ar-Ge Yöneticisi Emrah Akbaş şunları söyledi: “Tüm ürün tasarımlarımızda sürdürülebilirliği birinci önceliğimiz haline getirerek çalışmalarımıza yön veriyoruz. Tasarladığımız PIR sistem içeriğinde en az yüzde 20 biyo içerikli malzeme kullandık. Ürünün tamamı halojensiz yapıda ve geleneksel sistemlere göre çok daha düşük emisyona sahip.”

Yüksek performanslı geri dönüştürülmüş karbon elyaf dolgulu Eplon+

Hafif + Görsel Estetik + Yeşil Ürün + Yüksek Mekanik Özellikler

Epsan, geri dönüştürülmüş karbon fiber dolgulu çevre dostu kompaundlarını EPLON+ serisinin yeni ürünleri olarak tanıttı. Karbon fiber dolgulu termoplastik malzemeler, yüksek mekanik özellikleri, hafifliği, elektrik-termal iletkenlikleri ve düşük genleşme katsayısı özellikleri ile öne çıkıyor. 

Küresel karbon elyaf talebi sürekli artmasına rağmen, karbon elyafların yaklaşık %30'u üretim atığı olarak çıkıyor ve bu da karbon fiber atıklarının geri kazandırılıp yeniden kullanılması için bir fırsat oluşturuyor. Ekolojik motivasyonla çalışan Epsan şirketi de bu fırsattan yola çıkarak, geri dönüştürülmüş karbon elyaflı kompoundları, orijinal kaynaklı ürünlere alternatif olarak geliştirdi. Epsan'ın Araştırma ve İnovasyon bilgisi ve üretim altyapısı sayesinde orijinal kaynaklı ürünler ile neredeyse aynı yoğunluk, mekanik özellikler ve görsel estetik vaat eden yeni geri dönüştürülmüş CF dolgulu PA6 ve PA66 ürünlerinin geliştirilmesi başarıyla sonuçlandı.

EPLON+ 66 R-CFR 30 ürünün EPLAMID 66 CFR 30 adlı birinci sınıf karbon fiber takviyeli poliamid 66 ürünü ile karşılaştırıldığında, test sonuçlarına göre mekanik özelliklerinin %90 ile %95 arasında değiştiği ve bu da performansının ortalamaya ve birinci sınıf ürüne çok yakın olduğu görüldü. 

Epsan Ar-Ge müdürü Ecem Yıldırım yapılan çalışma ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi. “Yeni geri dönüştürülmüş karbon fiber takviyeli EPLON+ ürünleri, yeşil ürün ve maliyet avantajı gibi farklı başlıklar altında iyileştirmeler sağlamaktadır. Bu ürün yaşam döngüsü değerlendirmesi için de büyük bir gelişmedir. Geri dönüştürülmüş malzemenin kullanılması, karbon elyaf atıklarını azaltarak, önemli miktarda CO2 emisyonunun azaltılmasına olanak tanırken, neredeyse birinci sınıf ürünler kadar yüksek mekanik özelliklerini korumaktadır. Geri dönüştürülmüş ürün piyasası ham karbon elyaf ile paralel olarak büyümektedir, bu nedenle arz güvenliğini korumak için çok iyi bir seçenek olmaktadır. Bu avantajlara ek olarak, geri dönüştürülmüş karbon elyaf takviyeli kompaundlar maliyet avantajı da sağlamaktadır.'' 

Yeni ürün gövde için otomotiv yapısal parçaları, şasi ve güç aktarma organları, pompalar, fanlar, endüstriyel uygulamalarda dişliler ve kompresörler, tüketici elektroniğinde kararlı ve ultra hafif kompaund uygulama alanlarında kullanılabiliyor.

EPSAN PLASTİK

Pril şişeleri artık %100 rPET’ten üretiliyor

Henkel, sürdürülebilir ambalaj alanında yaptığı çalışmalara bir yenisini daha ekledi. Şirketin Almanya'da üretilen Pril el bulaşık deterjanının şişe gövdeleri, artık yüzde 50'si “Der Gelbe Sack” (sarı torba) tarafından üretilen geri dönüştürülmüş malzemeden oluşuyor. Geri kalan kısım için geri dönüştürülmüş içecek şişeleri kullanılıyor, böylece şişe gövdeleri yüzde 100 PET geri dönüşümden (rPET) üretiliyor.

Henkel'in Bulaşık Yıkama Deterjanları Bölümü Uluslararası Ambalaj Geliştirme Başkanı Carsten Bertram konu ile ilgili olarak ‘Sarı Torba’ ile sağlanan geri dönüşümün, sürdürülebilir ambalaj konseptleri için bir ham madde kaynağı olarak giderek daha önemli hale geldiğini belirtiyor. Ancak Almanya'da ikili sistemle toplanan ambalaj malzemelerinin geri dönüşüm oranının hala düşük olduğunu da vurgulayan Bertram, “Bu kısmen, bu materyali ayırmanın ve geri dönüştürmenin karmaşıklığından kaynaklanmaktadır. Çünkü 'Sarı Torba' aracılığıyla toplanan ambalaj malzemeleri, iade edilebilir şişelerden önemli ölçüde daha heterojen ve bazı durumlarda ağır şekilde kontaminedir. Uzun süredir ‘Sarı Torba’dan elde edilen yüksek kaliteli geri dönüşüm ürünleri yeterli miktarda mevcut değildi. Ancak ambalaj üreticisi ve plastik geri dönüştürücüsü Alpla ile yaptığımız işbirliği sayesinde artık daha büyük bir adım atmış durumdayız” dedi.

Gazlı alkolsüz içecek şişeleri için daha hafif boyunlu çözümler

Coca-Cola Europacific Partners, Avrupa pazarlarında şişe boyunlarında inceltme yaparak yeni, daha hafif şişeler temin ediyor. Net Zero 2040 yol haritasının bir parçası olarak bu çözüm ile 2024 yılına kadar yılda 6.800 ton plastik tasarrufu sağlanması bekleniyor.

2008 yılından bu yana çeşitli Coca-Cola markalarının 500 ml'lik PET şişelerinin ağırlığı %30 oranında azaltılarak 28,9 gr'dan 19,9 gr'a düşürüldü. Yeni daha hafif boyun tasarımı 2024'ün sonuna kadar toplam 6.800 ton plastiğe eşdeğer şişe başına 1 gr plastik tasarrufu sağlayacak.

Ambalajlardaki fosil bazlı plastik miktarını ve ambalajlamayı azaltma çabasının bir parçası olan bu çözümün, 2025 yılına kadar fosil kaynaklı kaynaklardan üç milyon ton daha az plastik kullanarak çevreye katkı sağlaması hedefleniyor. Ağırlığın azaltılmasına ek olarak, The Coca-Cola Company'nin vizyonunu oluşturan “Atıksız bir dünya” yolunda alınan önlemler arasında geri dönüşümü zor olan atıkların ortadan kaldırılması dahil olmak üzere yeniden doldurulabilir ve dağıtılabilir ambalaj inovasyonları da yer alıyor. 

Gazlı bir meşrubat şişesinin boyun ağırlığını azaltmak karmaşık bir teknik zorluktur. Boyun, zorlu ve aşırı koşullar altında iyi performans göstermeli ve tüketici için tam rahatlığı korurken yüksek güvenlik ve kalite standartlarını karşılamalıdır. Bu yeni çözüm, birkaç şişe ve kapak tedarikçisiyle yakın işbirliği içinde The Coca-Cola Company ile işbirliği içinde geliştirildi. Altı milyondan fazla şişe test edildi. Boyun malzemesindeki azalmaya ve incelmeye rağmen, her şişe karbonatlı içeceğin dolumu için gereken 11,5 bar basınca (bir araba lastiğinin beş katı) hala dayanabiliyor. Almanya'daki üretim hatları 2021'in dördüncü çeyreğinde dönüşüme uğrayan ilk şirket oldu ve önümüzdeki iki yıl içinde diğer Avrupa pazarları da bunu takip edecek.

Coca-Cola, yeni tasarımı bir endüstri standardı yapmakla ilgileniyor ve bu tasarımın endüstri derneği Cetie (Uluslararası Şişeleme Teknik Merkezi) tarafından yayınlanan, kullanımı ücretsiz, açık kaynaklı bir endüstri standardı olarak kabul edilmesini umuyor. Daha sonra kendi şişeleri için kullanmak üzere herhangi bir içecek şirketinin kullanımına da sunulacak bu yeni çözüm, uzun vadede endüstri genelinde daha fazla paketleme ve karbon tasarrufu sağlamayı başarmayı amaçlıyor.

CCEP Mühendislik, Yeni Teknoloji ve Yenilik Müdür Yardımcısı Geert Marsé konuya ilişkin: "Görünüşte basit, ancak oldukça teknik ve karmaşık bir yenilik olan bu daha hafif boyun tasarımı, uzun süredir devam eden hafifleme programımıza dayanıyor ve çevresel etkimizi daha da azaltmamıza yardımcı oluyor. Bu yenilik, sıfır atık ve net sıfır sera gazı emisyonu yönünde devam eden ilerlememizi destekliyor" açıklamasında bulunuyor.

Kaynak: Coca-Cola Europacific Partners

SIPA’nın yeni rekoru: 200 boşluk preform kalıbı

SIPA, dünyada 180 boşluğa sahip ilk kalıbı sunmasının ardından kendi rekorunu kırarak, maden suyu ve içecek şişeleri için boyunları tipik 28 mm’ye varan preformlar için en az 200 boşluğa sahip bir kalıp yaptı. Bu yeni kalıp hala 144 boşluğa sahip bir kalıpla aynı dış boyutlarına sahip, bu nedenle bir XFORM 500 GEN4 enjeksiyon kalıplama makinesine monte edilebiliyor. Bu da her saat 140.000’den fazla preform üretmeyi mümkün kılıyor ve bir XFORM 500 üretim sistemine yapılan yatırımı her zamankinden daha da uygun maliyetli hale getiriyor.

Büyük ambalaj şirketleri daha fazla preform üreten tek bir sistemle, enerji ve hizmet tüketimini azaltabilir, işgücü kullanımında daha verimli olabilir ve daha az zemin alanını birbirine bağlayabilirler. Ayrıca paketleme hattı entegrasyonu potansiyelini en üst düzeye çıkarabilirler. 200 boşluklu bir kalıp ile bir preform üretim sistemi, saatte 81.000 şişe çalışan iki şişe üretim ve dolum hattına girdi sağlamak için kullanılabilir.

Kalite ve güvenilirlikten ödün vermeden 180 boşluklu kalıba uyguladıkları ilkeleri kullanarak 200 boşluklu kalıbı geliştirdiklerini belirten SIPA Preform Takım Yöneticisi şunları söylüyor: “Geometrideki sınırlarla neredeyse sınırsız olan son derece iyi dengelenmiş sıcak yolluk sistemleri oluşturma yeteneğine sahibiz. SIPA’nın GEN4 sıcak yolluk tasarım konsepti, sınıfının en iyisi denge, uzun bakım aralıkları ve nihayet müdahale gerektiğinde mükemmel erişim kolaylığı sağlar. Benzer çıktılar elde etmek için daha az boşluklu ve daha kısa döngü sürelerine sahip bir kalıp çalıştırmak ve makineye ekstra baskı uygulamak yerine; daha hızlı çalıştırmaya gerek olmaksızın 500 tonluk bir makinede çıktıyı artırarak, işlemcinin ekipman ömrünü uzatmasına yardımcı olabiliriz. ”

Kaynak: SIPA S.p.A.

Karton ambalaj üzerinde bağlı kapaklar hem işlevli hem çevreci

Yeni kapaklar, çöpü önlemek ve yenilenebilir malzemelere geçişi hızlandırmak için tasarlandı

Önde gelen içecek üreticileriyle güçlerini birleştiren Tetra Pak, karton ambalajlara bağlı kapakları piyasaya sürüyor. Şirketin geri dönüşüm için tasarım konusundaki uzun vadeli çalışmasında önemli bir kilometre taşını işaret eden bu gelişmeyle şu anda İrlanda, Baltıklar, İspanya ve Almanya’da farklı ürün kategorilerinde beş yeni bağlı kapak çözümü sunuluyor. Daha geniş bir programın parçası olarak bu gelişmenin, Avrupa merkezli müşterilerin programın ilerisinde kalmalarına ve 2024 yılına kadar yürürlüğe girecek olan Tek Kullanımlık Plastikler (SUP) Direktifini karşılamalarının yolunu açacağı belirtiliyor.

Tetra Pak Pazarlama Başkan Yardımcısı Julia Luscher şunları söylüyor: “Birkaç müşteriye bağlı kapak çözümleri sunmaktan ve sürdürülebilirlik hedeflerine doğru ilerlemelerine yardımcı olmaktan mutluluk duyuyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan ve çeşitli pazarlarda yapılan çok sayıda araştırmayla tüketici ihtiyaçlarını toplayan yeni bağlı kapaklarımız, rahatlığı artırmak için tasarlandı. Örneğin, daha sonraki kullanım için açılması ve tekrar kapanması kolaydır, ayrıca düzgün dökme ve içme için dikkatlice boyutlandırılmış çaplara sahiptirler. Kapak pakete bağlı kalacağından, bağlı kapaklar çöpün önlenmesinde önemli bir rol oynar. Ayrıca, gıda üreticileri tarafından sorumlu bir şekilde tedarik edilen şeker kamışından elde edilen polimerlerden yapılan bitki bazlı seçenekler olarak seçildiklerinde kartonun karbon ayak izini azaltmaya yardımcı olabilirler ve böylece paketin yenilenebilir içeriğini artırabilirler. Ek olarak, Tetra Pak’ın bağlı kapak portföyünün çoğunluğu, azaltılmış miktarda plastik içerir. Çeşitli çözümlere bağlı olarak, plastik içeriğinde %7 ile %15 arasında değişen bir azalma elde ettik.”

Plastik kağıt karışımı bardaklarda geri dönüştürme kolaylığı

PACCOR ürünler için daha güvenli, tüketici için daha pratik ve hepsinden önemlisi döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda ambalajlarını geliştiriyor. Şirket bunu akılda tutarak, PACCOR DuoSmart® easy2zip çözümünü kullanıcılarının beğenisine sundu. Bu ambalaj türü, son kullanıcının kağıt bandrolünü kolayca çıkarabileceği geliştirilmiş bir fermuar içeriyor.

Bileşeninde hem kağıt hem de plastik bulunan yeni bardak, her iki malzemenin de en iyi özellikleri kullanılarak bir araya getirildi. Bu şekilde hem içeriğin güvenliğinin hem de tüketiciye kusursuz bir şekilde sunulmasının sağlandığını belirten PACCOR CCO’su Nicolas Lorenz: “DuoSmart®’ın her iki bileşeni de tamamen geri dönüştürülebilir ve artık tek bir kolay hareketle ayrılabilir” ifadeleri ile açıklıyor.

PACCOR’un Grup İnovasyonu Direktörü Yves Caunegre ise, “Geliştirilmiş fermuar, kağıt kılıfı plastik iç kaptan ayırmayı çok kolaylaştırıyor, bu da geri dönüşümü teşvik ediyor. PACCOR çevre koruma açısından bir adım daha ileri gidiyor. Bardaklarımızdaki kağıt bandroller tutkalsız uygulanıyor” diyerek sözlerini sonlandırıyor.

Mondi’den sürdürülebilir gıda ambalaj çözümleri

Şirket, Köln’deki Anuga FoodTec’te iki yeni geri dönüştürülebilir ambalaj ürününü tanıtarak taze gıda endüstrisinde yenilikçi paketleme çözümlerine duyulan ihtiyacı vurguladı.

Gıdaların bozulmasının önlenmesi söz konusu olduğunda, ambalaj endüstrisi kilit bir rol oynuyor. Mondi şirketi de, üretim ve lojistik sürecinin her aşamasında taze gıda içeriğini korumak, akıllı tasarım ve raf ömrünü uzatmak için MAP (modifiye atmosfer paketleme) uygulama potansiyeli ile daha uzun süre dayanmalarını sağlamak için iki yeni çözüm geliştirdi.

Yeni ambalajlar nem, gazlar ve gres gibi unsurlara maruz kalmayı engelliyor ve yeniden kapatılabilir işlevler aracılığıyla doğru tüketici kullanımını aktif olarak teşvik ediyor. Bu da, gıda israfını azaltırken, porsiyon kontrolünün rahatlığına ve kolaylığına yardımcı oluyor.

PerFORMing Monoloop şirketin, peynir veya et gibi dilimlenmiş yiyecekler için şekillendirilebilir ve geri dönüştürülebilir kağıt bazlı bir çözümü. Bariyer katmana sahip kağıt tepsisi, plastik üst doku çözümüyle bir araya getirilerek, plastik kullanımını azaltırken yüksek düzeyde ürün koruması sağlıyor. Bariyer tabakası kağıt tepsisinden kolayca ayrılabiliyor, böylece tüm elemanlar ayrı ayrı doğru atık aktarımına atılabiliyor. Institute cyclos-HTP tarafından geri dönüştürülebilir sertifikalı PerFORMing Monoloop, mevcut hatlarda bir dizi derinlik ve form için uygun olduğu için gıda üreticilerine yüksek esneklik sunuyor.

Gıda ambalajlarında fotoğrafik görseller ve yüksek hijyen

Orego Ambalaj’ın, SpectaVIS teknolojisinin “yüksek kalite görsellik” özelliğiyle ürettiği ambalajlar güvenli gıda taşımayı ve yeniliği sunuyor.

2008 yılında bir aile şirketi olarak %100 yerli sermaye ile kurulan Orego Ambalaj 35.000 m2’lik alan üzerine kurulu üretim tesisinde en yeni teknolojileri bünyesine dahil ederek, gıda ve gıda dışı sektörler için plastik ve kağıt ambalajların tasarımı, üretimi ve pazarlaması konularında hizmet veriyor.

Şirket, farklı ihtiyaçlara yanıt veren geniş ürün yelpazesiyle Avrupa başta olmak üzere 50’ye yakın ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Hem yurtdışı hem de yurtiçinde bütün müşterilerine yüksek kalitede ürünler sunan Orego Ambalaj, sahip olduğu BRCGS Packaging, ISO 9001- 2015 ve FSC belgeleri ile “her zaman en iyisi” prensibi ile güvenden ödün vermeden çalışmalarına devam ediyor.

Yeni nesil robot uyumlu gövdesiz servo motorlar

Hareket kontrol sistemlerinde faaliyet gösteren Kollmorgen, yeni TBM2G serisi gövdesiz servo motorlarını piyasaya sürdüğünü duyurdu. Bu motorlar kolaboratif, cerrahi, havacılık/uzay, savunma ve diğer robotların tasarımını kolaylaştırırken daha hafif, daha kompakt bir pakette optimum performans sunuyor. Bu yeni motorlar firmanın mevcut TBM ve KBM serisi gövdesiz motorlarını tamamlayacak.

Yılların araştırma, test ve müşteri geri bildirimi sürecinin sonucu olan TBM2G serisi, son derece kompakt bir elektromanyetik paket içinde yüksek performanslı tork sunuyor. Bu yeni nesil motorlar, robotların daha hafif eklem ağırlığı, daha yüksek yük taşıma kapasitesi, iyileştirilmiş enerji verimliliği, daha az ısınma ve daha hızlı ve sorunsuz hareketlere sahip olmasını sağlıyor.

Gövdesiz tork motorları tipik olarak en iyi performanslarını düşük hızlarda gösterir ama yüksek hızlarda bu performans düşer. TBM2G motorları, çok geniş bir hız aralığında, tutarlı şekilde güç, tork ve verimlilik sağlayan gelişmiş sarımları ve malzemeleri sayesinde bu sınırlandırmayı ortadan kaldırıyor.

Atlas Copco’dan azot kullanan işletmelere öneri: Satın alma, yerinde üret!

Atlas Copco Kompresör Tekniği, üretim proseslerinde yüksek miktarda azot tüketen işletmelere yerinde azot üretimi çözümlerini öneriyor. Atlas Copco Endüstriyel Gazlar İş Geliştirme Müdürü Erkin Divitçioğlu, tank kiralama yoluyla azot tedarik etmenin zorluklarına dikkat çekerek, işletmelerin yerinde üretimle; maliyet, güvenlik, saflık kontrolü, verimlilik ve çevre açısından elde edeceği kazanımlara vurgu yapıyor.

İşletmelerde büyük bir alan işgal eden azot tankları, yüksek basınçta sıvı gaz depolanan yüksek hacimli tanklar olmaları nedeniyle güvenlik riski oluşturur. Tank kirası ve nakliye hizmetinin masraflı olmasının yarattığı mali yükün yanı sıra tank değişimine neden olabilecek arızalar; üretim hattında duruşlara ve ek işçilik maliyetlerine de yol açabiliyor.

Erkin Divitçioğlu, yerinde azot üretimi seçeneğiyle işletmelerin bu sorunların üstesinden başarıyla gelebileceğinin altını çiziyor. “Bir hava kompresörünüz varsa; bu, işin yarısını hallettiğiniz anlamına geliyor. İhtiyacınız olan tek şey, kendi azotunuzu tesisinizde üretebilmeniz için mevcut sisteminize bir azot jeneratörünün bağlanmasıdır” diyen Divitçioğlu, yerinde üretimin işletmeler açısından bir dizi avantaj ve kolaylık sağlarken ekipmanların ilk yatırım maliyetini de çok hızlı bir şekilde amorti edebildiğini belirtiyor.

Toyo Matbaa Mürekkepleri’nden döngüsel ekonomiye katkı

Japonya merkezli Toyo Ink Group’a bağlı olan Toyo Matbaa Mürekkepleri tarafından EuPIA GMP (Good Manufacturing Practices - İyi Üretim Uygulamaları) standartlarına uygun şekilde üretilen, kağıt ve karton gıda ambalaj malzemelerinin dış yüzeylerinde uygulanabilen, düşük koku ve migrasyon özelliklerine sahip LP-9000 TOYO LIFE PREMIUM FOOD LO/ LM yeni sheet-fed ofset mürekkep serisi deinking testi sonucu tam puan ile INGEDE (International Association of the Deinking Industry) sertifikası almaya hak kazandı. 

“For A Vibrant World (Yaşayan Canlı Bir Dünya İçin)” mottosunu benimseyerek yaşamın her alanında inovatif teknolojileri ile öne çıkmayı hedefleyen Toyo Matbaa Mürekkepleri, geçtiğimiz yıl gıda güvenliği, insan ve çevre sağlığının korunmasına katkı sağlamak amacıyla gıda ve ilaç, kağıt veya karton ambalajlarında kullanılabilir, LP-9000 TOYO LIFE PREMIUM FOOD LO/ LM yeni mürekkep serisini Manisa’da bulunan Ar-Ge Merkezi’nde geliştirdi ve pazara sundu. 

Aynı zamanda İsviçre Yönetmeliği ile EuPIA ilkeleri kapsamında tüm regülasyonları karşılayan ve ISEGA sertifikasına sahip olan mürekkep serisi, yüzde yüz başarı (skor ERPC, INGEDE Method 11: 100/100) ile deinkable (mürekkebin kağıttan arındırılabilmesi) testlerini de geçerek INGEDE sertifikasını geçtiğimiz günlerde aldı. 

Nazik ve konforlu bir tıraş için Compalen Slip Strip kayganlaştırıcı bant bileşikleri

GRAFE, ıslak tıraş makinelerine yönelik kayganlaştırıcı bantların üretimi için özel olarak tasarlanmış, işlenmeye hazır Compalen Slip Strip kayganlaştırıcı bant kompaundlarını geliştirdi.

Plastik enjeksiyon ve ekstrüzyon prosesleri için polistiren (PS) veya termoplastik elastomer (TPE) taşıyıcı seçeneklerine sahip Compalen Slip Strip, ıslak tıraşı son derece yumuşak ve keyifli hale getiren kayganlaştırıcı bantların üretimi için GRAFE'nin kullanıma hazır kompaundu olarak öne çıkıyor. Şirket bünyesindeki her türlü analiz, ölçme ve test olanaklarına sahip modern teknoloji merkezi sayesinde özel formulasyonları müşterileri ile birlikte yakın çalışarak geliştiriyor.

GRAFE, Compalen Slip Strip kayganlaştırıcı bant kompaundunu geliştirirken termoplastik katkılar konusunda uzun yıllar boyunca edindiği kapsamlı bilgi birikimini kullandı. Bu sayede baz malzemeye katılacak serbestçe seçilebilir renk pigmentler ve fonksiyonel dolgu malzemelerinin ilave birleştirici katkılara ihtiyaç duymadan, tamamen fiziksel bir şekilde birleştiği bir çözüm elde edildi. Müşteriler, kendini kanıtlamış aktif madde reçeteleri ile özel olarak uyarlanmış kompaundlar geliştirmek arasında seçim yapabiliyor. Tüm kompaundların serbest akan granüller olarak PS veya ABS gibi mekanik stabilite sağlayan termoplastiklerle, ko-ekstrüzyon veya 2K plastik enjeksiyon için uygun olduğu belirtiliyor.

DGM GRAVIX- Gravimetrik dozajlama sistemleri

Gravimetrik dozajlama yüksek hassasiyet gerektiren bir prosestir yaklaşımıyla üretilen Moretto DGM Gravix serisi, 25 ms reaksiyon hızına ve patentli bir double-eyelid (göz kapağı) model dozajlama düzeneğine sahip bulunuyor. Tartım istasyonu, herhangi bir mekanik parça ile teması olmayan ve Vibration Immunity System (VIS) olarak adlandırılan titreşimden etkilenmeyen tasarımsal özelliğe sahip ünite; bu özelliği sayesinde makina boğazına monte edilerek çalıştırılsa bile her çevrimde sabit çevrim değerleri temin ediyor. Sekiz komponente kadar malzeme dozajlanabilen ünitede, dozajlama hazneleri kolayca çıkarılabiliyor ve değiştirilebiliyor. Antistatik, titreşimli, akışkanlaştırmalı, genişletilmiş, küçültülmüş, izolasyonlu, ikili, körleştirilmiş ve flake tipi malzeme kullanımına uygun olan seride 10 farklı seçenek bulunuyor.

Hammadde tüketim değerleri ve reçete takibi açısından (Modbus, Ethernet, USB) gibi bağlantı özellikleri ile Gravix ayrıca, Moretto’nun Mowis programı ile entegre edilebiliyor; stok ve ürün takibi gibi gereksinimler için kullanıcının takip programlarına veri transferi sağlanabiliyor. En yüksek titreşimli proseslerde ve en ağır çalışma şartlarında bile, yüksek bir dozajlama hassasiyetini ve çalışma performansını garanti ediyor.

(0,01%)’e varan yüksek dozajlama hassasiyeti ile çalışabilen bu serinin, özel patentli double eyelid shutter (göz kapağı modeli) sistemi sayesinde, 25 ms (milisaniye) gibi kısa süreli reaksiyon zamanı ile geleneksel dozajlama istasyonlarından 50 kat daha hızlı çalıştığı belirtiliyor. DGM Gravix’in patentli ROTOPULSE dozajlama istasyonunun, 0.08 gr’a kadar çok özel prosesler için mikrobatch dozajlama imkânı da bulunuyor.

12 farklı komponente kadar, çok geniş bir yelpazeye ve farklı özelliklere sahip dozaj istasyonu hazneleri kullanılarak 1000’den fazla farklı model seçeneği ile kullanıma sunulan DGM Gravix Serisi; yüksek hassasiyet gerektiren medikal sektöründe; toz malzeme, flake (levha kırığı) ve kırma malzeme kullanılan işletmelerde; yüksek sıcaklıktaki proseslerde; antistatik, antikorozyon özelliği istenen işletmelerde ve kurutulmuş sıcak hammadde dozajlamak isteyen işletmelerde tercih edilen markalar arasında yer alıyor.

Operatör dostu ve kolay kullanım özelliklerine sahip dokunmatik kontrol ünitesi, dijital kontrollü load cell (tartım istasyonu) özelliği ve farklı enstrümanlara çok yönlü bağlanabilme ayrıcalıkları ile DGM Gravix Serisi, Moretto tarafından karşılaştırmaların ötesinde eşsiz bir gravimetrik dozajlama sistemi olarak tanımlanıyor.

Firma Profili 

Moretto, merkezi Padova (İtalya)’da bulunan; İtalya’daki 5 fabrikası ve dünya üzerindeki 8 farklı ülkedeki şirketleri ile birlikte, plastik endüstrisi için endüstriyel otomasyon ürünleri tasarlayan ve imal eden bir firma. Halihazırda, firmanın tasarımını yaptığı tüm ürünler, hemen hemen kendi bünyesinde akıllı işletme konseptinde yönetilen fabrikalarında imal ediliyor. Moretto dünya ile entegre edilmiş vaziyette ve performans kriterlerinin el üstünde tutulduğu bir şirket politikası ile çalışıyor.

Baskı altı malzemelerine göre flekso mürekkepler

Flekso baskı; yüksek baskı kalitesi, renk tutarlılığı, üretim süreçlerinde sağladığı iş değiştirme esnekliği, ekonomik oluşu gibi özellikleri ile kısa, orta ve uzun metrajlı baskı uygulamaları için tercih edilen oldukça verimli baskı sistemlerinden biridir. 

Flekso baskı tekniğine göre mürekkep haznesindeki mürekkep, aniloks silindirine aktarılır. Aniloks silindiri yüzeyindeki hücreler sayesinde mürekkebi, klişe silindirine aktararak klişenin ince bir film kalınlığında mürekkep ile kaplanmasını sağlar. Klişe silindiri yüzeyine aldığı bu mürekkebi, karşısındaki baskı silindirinin uyguladığı basınç yardımı ile aradan geçen baskı materyaline aktarır. Böylece nihai baskı gerçekleşmiş olur. 

Flekso baskı prosesinde yaygın olarak fotopolimer klişeler kullanılmaktadır. Kullanılan fotopolimer klişelerin yumuşak ve esnek yapısı, baskı altı malzemelerinin yüzey pürüzlülüğünü tolere etmek için oldukça elverişlidir. Bu durum, diğer baskı sistemlerinde çalışılamayan farklı baskı altı malzemeleri ile flekso baskı sistemlerinde çalışabilmeye olanak sağlamaktadır (Örneğin, dokumasız ‘non-woven’ ve kabartmalı ‘embossed’ malzemeler gibi). Ayrıca flekso baskı sistemlerindeki bobin germe kontrolünün verdiği avantaj ile çok ince ve esnek filmler ile çalışmak da mümkündür (Örneğin, Nefes alabilen ‘Breathable’ PE, CPP vb).

Tümüyle geri dönüştürülebilen ambalaj çözümü

Mondi'nin müşteriye özel MonoCorr Box çözümü, geri dönüşümü zor olan genişletilmiş polistiren (EPS) köpük parçaların kullanımını ortadan kaldırıyor ve %94 daha az yer kaplıyor.

Mondi, ev ısıtmasına yönelik radyatörler ve kazanlar üreten Türk şirketi Warmhaus için tümüyle geri dönüştürülebilen bir ambalaj çözümü yarattı. Yeni Monocorr Box, paketlenmiş ürünleri destekleyen ara parçalar da dâhil olmak üzere %100 geri dönüştürülebilir oluklu mukavvadan yapılıyor. Şirketin önceki ambalajında, Avrupa genelinde düşük geri dönüşüm oranlarına sahip olan ve atıldıktan sonra genellikle atık depolama veya yakma tesislerine giden genişletilmiş polistiren (EPS) köpük parçalar kullanılmıştı.   

Şirket, kendi sürdürülebilirlik hedeflerinin yanı sıra yerli ve ihracatçı müşterilerinin gereksinimlerini de karşılamaya yardımcı olacak çevreye duyarlı bir ambalaj çözümü arıyordu. Türkiye'de kolayca geri dönüştürülebilmekte olan Monocorr Box, Warmhaus'un bazı perakendecilerin daha büyük dayanıklı tüketim malları için bile EPS içermeyen ambalajlara geçmeye başladığı Avrupa Birliği'ne olan ihracatını da destekliyor. Üreticilerin gelecekte EPS malzemesi için Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (EPR) ücretlerini de göz önünde bulundurmak zorunda kalabileceği belirtiliyor.

PepsiCo Avrupa, atıştırmalık ambalajlarında fosil yakıt içermeyen malzemeye geçiş yapıyor

PepsiCo Avrupa 2030 yılına kadar tüm atıştırmalık paketlerinde fosil bazlı plastiğin kullanımını sonlandırma planını duyurdu.  Bu hedef şirketin tüm atıştırmalık markalarını içerecek ve paketlerde %100 geri dönüştürülmüş veya yenilenebilir içerik kullanımı ile sunulacak.

Ambalajın tüketici denemeleri, yılın ilk yarısında Fransa'da bir Lay's serisindeki yenilenebilir içerikle 2022 yılında Avrupa pazarlarında başlayacak. Yılın ilerleyen dönemlerinde, İngiltere'deki Walkers markasından bir serisi geri dönüştürülmüş içerik ile denemelere başlayacak. Daha önce kullanılmış plastikten elde edilecek yenilenebilir içerik, kullanılmış yemeklik yağ veya kâğıt hamurundan kaynaklanan atıklar gibi bitkilerin yan ürünlerinden gelecek. Şirket, fosil yakıt içermeyen malzemeye geçiş yaparak her ton ambalaj başına sera gazı emisyonlarını %40 oranında azaltacağını  tahmin ediyor.

SESOTEC GF Serisi Hat Tipi Metal Ayırıcılar

SESOTEC GF serisi; yüksek (+/- 0,5 bar) pozitif basınç ya da (sürekli veya fasılalı çalışan) vakum basıncı altında çalışabiliyor.

Sınırlı kaynaklara sahip olduğumuzu iyiden iyiye hissettiğimiz günümüz dünyasında sirküler ekonomi, sürdürebilirlik ve geri dönüşüm kavramlarının önemi artmakla birlikte kaliteli hammaddeye ulaşmak da her geçen gün biraz daha zorlaşıyor. 

Bu doğrultuda Sesotec firması da her geçen gün zorlaşan üretim süreçlerinde işletmelere destek olabilecek yenilikler için çalışmalarını sürdürüyor. GF serisi hat tipi metal ayırıcılar sahip olduğu güncellenmiş (PRIMUS + serisi) kontrol üniteleri ile bu çalışmaların sonucu olarak işletmelere temiz, metalden arınmış bir hammadde sağlama konusunda güçlü bir yardımcı oluyor. Ayrıca, üretim makinelerinde hammadde yolu ile gelebilecek metal (paslanmaz çelik, alüminyum, bakır, çinko vs.) risklerinin sebep olabileceği; verim kaybı, yüksek maliyetli makine/kalıp arızaları, üretim duruşları ve prestij kayıplarına karşı da işletmeleri koruyor. 

Alman savunma sanayisi deniz altı gemisi için Raceplast’ı tercih etti

2007 yılında Türk iş adamı Süleyman Ceyran tarafından Almanya’da kurulan mühendislik plastikleri firması Raceplast, Alman savunma sanayisi için siparişlerini başarıyla teslim etti. Raceplast, 2021 yılında yapımına başlanan deniz altı gemisi için yüklenici özel bir firmanın mühendislik plastikleri konusunda bir numaralı tedarikçisi olmayı başardı.

Deniz altı gemi yapımı konusunda üretimi üstlenin firma yetkililerinin Raceplast’ın Almanya Legden’deki fabrikasına düzenledikleri ziyaret esnasında, kalite kontrol heyetindeki yetkili yöneticinin sıkça tekrar ettiği, “Sizin yaptığınız parçalar çok hassas, insan hayatı bunlara bağlı” sözünün altını çizen Süleyman Ceyran, savunma sanayi için yaptıkları üretimler hakkında bilgi verdi. Ceyran şunları kaydetti; “Savunma sanayisi için ürettiğimiz parçaların adet sayılarının yüksek olması bizim için hiç sorun değil.  Üretim bandımızda uygun maliyetler ile seri üretim yapabiliyoruz. Ayrıca, marina siparişimizde; teknisyenlerle malzeme seçiminde de çokça fikir alışverişinde bulunduk. Bizlere iletilen teknik çizimlere göre malzemenin nerede ve nasıl kullanılacağı konusunda danışmanlık da veriyoruz.” 

Maliyet avantajı ve verimlilik konusunda müşterilerine değer kattıklarını belirten Süleyman Ceyran sözlerine şunları ekledi; “Alman savunma sanayisi için üretilmekte olan deniz altı gemisinde kullanılacak olan mühendislik plastikleri siparişimiz ile kalitemizi, ileriye dönük son derece inovatif ve güvenilir bir partner olduğumuzu ispatlamış olduk. 

Savunma sanayisinde kullanılan mühendislik plastiklerinin teknik özellikleri hakkında da bilgi veren Ceyran, şöyle devam etti; “Savunma sanayisi gibi yüksek dayanıklılık gerektiren alanlarda özel malzemeleri tercih ediyoruz. Tercih ettiğimiz polimer malzemeden üretilmiş mühendislik plastiklerinin teknik özelliklerini sıralayacak olursak; dayanıklılığı, boyutsal kararlılığı ve sünme direnci yüksek, 260°C’nin üzerindeki sıcaklıklarda bile yüksek seviyede, alev geciktirici özelliğe sahiptir. Yağlanmamış koşullarda çalışabilme özelliği ve yüksek pV oranlarıyla bir araya gelen düşük aşınma oranları, bu ürünleri zorlu sürtünme ve aşınma uygulamaları için ideal malzeme haline getirmektedir. Böylece üretilen ürünlerin ömrünü uzatır ve bakım maliyetlerini azaltır. Savunma sanayi başta olmak üzere; otomotiv, havacılık ve uzay, ambalaj, gıda ve medikal sektörü için profesyonel hizmet anlayışı ile hizmetler vermeye devam ediyoruz.“

Dikey Tip Sigortalı Yük Ayırıcı, yük altındaki akımları güvenli şekilde ayırıyor

Yerli üretim ile alçak gerilim şalt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren Sigma Elektrik’in geliştirdiği yeni nesil ürünü Dikey Tip Sigortalı Yük Ayırıcı, sektörde güvenliğin yeni adı oluyor. Elektrik dağıtım panolarında yük altındaki akımları güvenli şekilde ayıran ve aşırı akımlara karşı koruma sağlayan ürün, yüksek sıcaklıklara dayanıklı V0 malzemesi ile de üstün performans ve güven sağlıyor. NH sigortalar ile birlikte kullanılabilen yük ayırıcı, herhangi bir kısa devre durumunda verdiği hızlı tepkiyle bulunduğu ortamın güvenliğini artırıyor. 

Bin ampere kadar kullanım imkânı sunuyor

Üç fazı birlikte veya ayrı ayrı açılabilir şekilde tasarlanan yük ayırıcı aynı anda birden fazla devrenin kesilmesini de sağlayarak güvenliğin tek noktadan kontrol edilmesine yardımcı oluyor. Gümüş kaplı bıçaklı sigorta tutucu kontakları, tek parça gövde yapısı güç kayıplarını en aza indirirken park pozisyonu ise bakım sırasında ekstra güvenlik sağlıyor. Paralelleme aparatı ile bin ampere kadar kullanım imkânı sunan yük ayırıcı, arka baralara yerleştirilen akım transformatörleri ile her faza ait akımların ölçülebilmesine imkân tanıyor. 

Entegre akım trafoları ile enerji ölçüm ihtiyaçlarına çözüm sağlıyor

Derinlik farkını değiştirmeden entegre edilebilen akım trafoları ile enerjinin çeşitli ölçüm imkanları ile birlikte enerji verimliliğine ve arıza durumlarının önceden tespitine pratik çözümler sağlanıyor. 

Sigma, Dikey Tip Sigortalı Yük Ayırıcılarda kullanılan ark seperatörleri sayesinde oluşan arkın kesiciye zarar vermesinin de önüne geçiyor. V0 yanmazlık özelliğine sahip termoplastik hammaddeden üretilen ürün; NH000, NH00, NH1, NH2, NH3 sigorta kullanımına uyum gösteriyor.

Sigma Elektrik