Friday, Dec 03rd

Last updateThu, 02 Dec 2021 7am

You are here: Home Products

Özel Ürün Grupları ile Esnek Ambalaj Sektörünün Genç ve Yenilikçi Üyesi: Polilux

Polilux, Türkiye’nin en yeni, genç, dinamik BOPP üreticilerinden biri olarak Kalıp İçi Enjeksiyon Etiketleri (IML) gibi özel ürün grupları başta olmak üzere 2018 yılından bu yana esnek ambalaj sektörüne hizmet veriyor. Yüksek teknoloji makine parkuru ile yıllık 25000 MT BOPP ve 5000 MT Metalize BOPP üretim kapasitesi ile Polilux müşterilerinin ürün ve hizmetlerini yüksek katma değerli ürünlerle zenginleştiriyor.

Üstün teknoloji ve sektör tecrübesi yüksek yönetim kadrosuyla birlikte yetkin genç ekibinden gücünü alan şirket, inovasyon odaklı organizasyon kültürünü sürekli Ar-Ge faaliyetleri ile birleştirerek hizmet verdiği sektörlerde %100 Mutlu Müşteri hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Polilux’ün yıllık üretiminin %60’ını IML ürün grubu oluşturuyor. Üstün ürün kalitesi ve güvenilir servisiyle firmanın yıllık satışlarının %40’ı ihracat satışları olarak gerçekleşiyor.

POLİLUX PLASTİK FİLM

FDA onaylı POF shrink film ürünleri ile Damlapak Ambalaj

Damlapak Ambalaj, 2020 yılından itibaren faaliyet göstermeye başlayan yeni bir firma. Ambalaj sektöründe ithalat faaliyetleri sürdüren şirket sektördeki teknolojik gelişimi yakından takip ederek Poliolefin (POF) Shrink Film, Stretch Film ve Polietilen (Aype) Torba ürünleri ile müşterilerine özel çözümler sunuyor.

Başarı ve sürekliliğin teminatı olarak değişmez prensiplerini; kalite, güven, kusursuz hizmet ve zamanında teslimat olarak belirleyen şirket, bu doğrultuda da yatırımlarına hızla devam etmeyi hedefliyor.

Firmaları hakkında bilgiler veren Damlapak Ambalaj Satış Müdürü Hikmet Erçetin: “İthalat faaliyetlerimizde gösterdiğimiz itina ile müşterilerimize kusursuz ürünü tedarik etme prensibimiz ile kalite sürekliliğini yakalamayı hedefledik. Şuan için ağırlıklı olarak bisküvi ve yumurta sektörüne hitap etmekle beraber standartların dışına çıkarak müşterilerimize özel alternatif çözümler de üretmekteyiz. Bu şekilde ihtiyaca göre hareket edebiliyor olmamız bizim piyasadaki en büyük avantajımız” açıklamalarında bulundu.

Çok geniş bir kullanım alanına sahip olan poliolefin shrink film ürünlerinin özelliklerine de değinen Hikmet Erçetin: “Her türlü ürünün paketlenmesinde sıkça tercih edilen termoplastik bir ambalaj malzemesidir. Gıda paketlemesinde kullanım için FDA onayı bulunmaktadır. Günümüzde markete girdiğiniz zaman çoğu ürünün poliolefin shrink film ile ambalajlandığını gözlemleyebilirsiniz. Düşük mikronlarda üretim sağlanabiliyor olması ambalaj maliyetini düşürmektedir. Bu nedenle günden güne kullanım alanı genişlemektedir” ifadelerine yer verdi.

Damlapak Ambalaj olarak; poliolefin shrink film ürünlerini stretch, torba ve koli bantı ile desteklediklerini de belirten Erçetin sözlerini şu şekilde noktaladı: “Güvenli bir şekilde büyümeyi planlıyoruz. Ürün gamımızı bir anda artırmayı değil, zaman içinde doğru ürünü doğru kalite ile müşterilerimize ulaştırmayı hedefliyoruz. Depomuza girişi gerçekleşen, müşterilerimize ulaştırılacak olan tüm ürünlerin kalite-kontrolü ekibimiz tarafından yapılmaktadır. Üzerinde titizlikle durduğumuz bir diğer nokta satış sonrası desteğimizdir. Müşterilerimizin Türkiye’nin dört bir yanında olması onlardan uzak olduğumuz anlamına gelmemektedir. Düzenli periyodlarla tüm müşterilerimizle yüz yüze iletişim kurmaktayız. Şuana kadar bizlere olan güvenleri ile Damlapak Ambalaj’ın günden güne büyümesine katkı sağlayan tüm değerli müşterilerimize teşekkür ediyoruz.”

DAMLAPAK AMBALAJ

Çevre dostu yenilenebilir kâğıt ambalajlar yaygınlaşıyor

İsveç’in en çok satan sosisleri artık yenilenebilir biyo-kâğıt bazlı ambalajlara sarılıyor

Ambalaj ve kâğıt alanında üretimini sürdüren Mondi, yaygın bir tüketimi olan sosisler için yenilenebilir kâğıt bazlı ambalaj sağlamak üzere İskandinav gıda üreticisi HKScan ile iş birliği yaptı.

Bu tür bir sürdürülebilir ambalajlama, yalnızca İsveç'te her yıl sekiz milyondan fazla ambalajlanan ürünün çevreye katkısı açısından önem taşıyor. Şirket, 2025 yılına kadar net sıfır karbondioksit emisyonu hedefine ulaşma sözü verdi ve 2040 yılı sonuna kadar nötr karbon bir gıda zincirine ulaşmayı hedefliyor.

Mondi, mevcut üretim hatlarında herhangi bir değişiklik yapmadan doğru bariyer kâğıdını sağlamak için HKScan'ın Ar-Ge ekibiyle işbirliği yaparak “Çevre Çözümleri” yaklaşımını kullandı. Yeni ambalaj artık yenilenebilir malzemelerden oluşuyor ve sorumlu bir şekilde tedarik edilen kâğıt ve biyo-bazlı plastikten yapılıyor. Kâğıt İsveç'te tedarik edilebildiği, kaplanır ve basılır olduğu için, nakliye gideri minimumda tutuluyor. Çoğunluktaki kâğıt içeriği sayesinde, yeni ambalaj İsveç'teki kâğıt geri dönüşüm toplama birimlerine atılabilir. Ekolojik ambalaj, raflarda çekici sunum için mükemmel baskı kalitesinin yanı sıra nakliye sırasında ürünün taze ve bozulmadan kalmasını sağlıyor. 

Firmanın, İsveç Kalite ve Çevre Direktörü Maria Häger şunları söylüyor: “Çevresel atık izimizi azaltmak en önemli önceliklerimizden birisidir. Şu an geçtiğimiz bariyer kâğıdı, yapbozun değerli bir parçasıdır. Bu yeni, geri dönüştürülebilir ambalajı, önceki paketlemeden kaynaklanan CO2 etkisini %70 oranında azaltmamızı sağlar. Bu, sürdürülebilirlik yolculuğumuzda hayati bir adımı temsil ediyor ve 2040'ın sonuna kadar karbon nötr bir gıda zincirine ulaşma konusundaki iklim hedeflerimize daha da yaklaşmamıza yardımcı oluyor."

Ambalajı üreten firmanın, Fonksiyonel Kâğıt ve Filmler İş Çözümleri Müdürü Jonas FriAdberg şunları ekliyor: “Amacımız her zaman tasarımıyla sürdürülebilir, amaca uygun ambalajlar geliştirmektir. Ürettiğimiz sosislerde, geri dönüştürülebilir ve yenilenebilir kâğıt ambalajlara geçişleri kolaylaştırmak için HKScan ile yaptığımız çalışma buna harika bir örnektir. Tüketici deneyiminde herhangi bir değişiklik olmaksızın karbon etkisinde önemli bir azalmaya yol açtı ve bu gerçekten kutlanması gereken bir şey.”

MONDİ

Günümüzde Esnek Ambalaj

Esnek ambalajların sağlık ve işlevsellik etkileri birlikte dikkate alındığında pazar payının günden güne arttığı görülmektedir. Sektör eğilimi, ürün ambalajı için hafif, geri dönüştürülebilen malzemelerin kullanıldığı, sürdürülebilir, çevre dostu olma yolunda son hızla ilerlemektedir. Tüketicilerin artan sağlık ve çevre bilinci, istek ve beklentileri ile birlikte hükümetlerin ambalajların çevresel etkilerine karşı artan ilgileri esnek ambalaj pazarının gelişmesine katkı sağlamaktadır. Günümüzde pandemi sürecinin etkisiyle esnek ambalajlarda kolay stoklanabilir gıda ürünlerine ve hijyen malzemelerine var olan eğilim daha da artmıştır. 

Bununla birlikte üreticilerin, ürün paketlerinin bütünlüğünü korumak ve maliyet baskısını azaltmak amacıyla paket üretimi için daha az malzeme ve enerji gerektiren, ürüne daha uzun raf ömrü sunan ve nakliye masraflarını azaltan sürdürülebilir ambalaj çözümleri üzerine düşündüğü görülmektedir. 

Bu noktada ambalaj yapılanmalarında kullanılacak mürekkep, film, tutkal ve yardımcı malzemeleri birlikte değerlendirmek gerekiyor. Örneğin, çevre dostu mono malzeme seçimi ile seçici ayırmaya ve optimum geri dönüşüme izin veren, kalınlığı dolayısı ile oluşabilecek atık oranı azaltılmış MDOPE film ile tamamen polietilenden, PET-APET ile tamamen poliesterden oluşan örnek ambalaj yapılanmaları çevresel sürdürülebilirlik gereksinimlerini karşılayarak esnek ambalaj endüstrisinde uzun süredir devam eden mono malzeme sorununa çözüm oluşturmaktadır. Fabrikamızda geliştirdiğimiz ambalajdan gıdaya geçebilecek migrant oranı azaltılmış mürekkeplerimiz ile pazardaki rekabetçi gücümüz günden güne artmaktadır.

Atlas Copco’dan gıda sektörüne yönelik yeni kompresör

Sürdürülebilir sanayi verimliliğini destekleyen Atlas Copco Kompresör, yeni ZT+ ve ZR 90-160VSD+ kompresörleriyle; besleme tesisleri de dâhil olmak üzere, gıda sektörünün yüzde yüz saf, temiz ve yağsız hava ihtiyacını karşılayarak, üretime üst düzey teknoloji kazandırmayı hedefliyor. Gıda ve içecek üretiminde yaşanabilecek biyolojik, kimyasal ve fiziksel tehlikeleri önceden gören bir teknolojiye sahip olan yeni kompresörlerin, düşük enerji tüketimiyle de üretimde verimlilik artışı sağladığı belirtiliyor.

Fermantasyondan, temizliğe kadar tüm aşamalarda kullanılıyor

ISO 8573-1 CLASS 0 (2010) sertifikasyonuna uygun olarak geliştirilen yeni ZT+ ve ZR 90-160VSD+ kompresörler, gıda üretiminde fermantasyon, paketleme, havalandırma, taşımacılık, doldurma ve kapaklama, temizlik, enstrüman aşamalarının tümünde kullanılabiliyor. ZR/T vida teknolojisine sahip kompresörler ile üretilen ürünler; yüzde 100 saf, temiz ve yağsız basınçlı hava ile saflığını koruyarak, market reyonlarında tüketiciyle buluşuyor.

Minumum basınç kaybı, maksimum verimlilik

Üretimde saf hava standartlarını belirleyen ISO 8573-1 CLASS-0 ve ISO 22000 sertifikasyonunu alan Atlas Copco Kompresör’ün ZR/T tipi kompresörleri; üstün yağsız vida teknolojisi ve düşük enerji tüketimi ile optimum kombinasyonda yüksek debili basınçlı hava sağlıyor. Yüksek kapasiteli eşanjörler, basınç kaybını minumuma indirerek, son teknolojiye sahip sürücüleri ile de verimliliğin artırılmasına katkı sunuyor.

Atlas Copco

Gıda ambalajı döngüsünde yenilikçi yaklaşımlar

Fast Food zincirlerinde ambalaj geri dönüşümü için kapalı çevrim toplama projeleri

Tüketici, gıda ve gıda hizmeti pazarı için yenilikçi ve sürdürülebilir ambalaj çözümleri sağlayan PACCOR, küresel bir oyuncu olarak ürettiği sert plastik kaplarda tamamıyla döngüsel bir ekonomiye geçişi hedefliyor. Kapalı geri dönüşüm döngüleriyle üretimi 2023’e kadar yüzde yüze çıkarmayı planlayan PACCOR, Haziran 2021'den bu yana Tri.O & Greenwhishes firması tarafından sağlanan yenilikçi çözümler sayesinde, Cojean'ın sofra servisi için kullandığı plastik bardak ve tepsileri yeni plastik ürünler için yeniden proses edilebilecek bir kaynağa dönüştürüyor.

PACCOR, bu iddialı hedefle plastik ambalajların tasarlanma, üretilme, bertaraf edilme ve yeniden işlenme şeklinde tümüyle değişikliği sağlayacak ilklerden biri olmayı hedefliyor. Şirket, minimum çevresel kirlilik bırakan yüzde yüz PET’ten dönüştürülmüş ürün geliştirdi ve şimdi üretimde yeniden kullanmak için ürünlerini tüketim alanlarından toplama konusuyla uğraşıyor.

PACCOR gösteri alanlarından ve spor tesislerinden içecek kapları ve gıda plastik kaplarını topladığı 'Dairesel Etkinlikler' projesi ve havayolu endüstrisinde döngüsel sistem uygulanmasının ardından şimdi de fast food restoranlar üzerinde çalışıyor. Hedef yine aynı: masa servisinden sonra atılan plastikler için kapalı geri dönüşüm döngüleri oluşturmak. 

İleri düşünen ortaklarla öncü olmak

PACCOR, çevre üzerinde önemli bir etkiye sahip olmak için niyetten toplu eyleme geçmeye istekli olduğunu belirtiyor. Bu konuda birlikte hareket ettiği kuruluşlardan biri olan Cojean’i Fast food endüstrisinde atık yönetiminin öncüsü olarak değerlendirirken, Tri.O & Greenwishes kuruluşunu da  Fransız geri dönüşüm ekosisteminin bir savunucusu olarak niteliyor ve bu konuda ileri fikirlere sahip ortaklarla birlikte çalışmanın önemine değiniyor. 

PACCOR, Cojean ve Tri.O & Greenwishes, Fast Food restoran zincirlerinde, atılmış plastik kapların ilk kapalı döngüyü uygulaması içinde toplanabilmesi için yılın başında güçlerini birleştirdi. Altı ay sonra, ilk geri dönüşüm akışı faaliyete geçti. Cojean'ın restoranlarında toplanan ve Cojean'ın ambalajları için yeniden kullanılan tahmini 40 ila 60 ton PET hacminin şu anda yakalandığı ve yakında bir ikincisinin mümkün kılınacağı belirtiliyor.

Cojean CEO'su Stéphane Jitiaux, üretim konusundaki felsefelerini “Dünyanın en iyisi olmaya değil, dünya için daha iyi olmaya çalışıyoruz” şeklinde açıkladı ve şunları belirtti: “Tri.O & Greenwishes ve PACCOR gibi bu felsefeyi paylaşan ortaklarla işbirliği yapmak bizim için önemlidir. Cojean'ın Fransız Çevre Bakanı tarafından vaatlerini yerine getiren bir şirket olarak tanınmasından gurur duyuyoruz ve Cojean'ı sürdürülebilir girişimlerin önünde tutmaya hazırız. Cojean geri dönüşüme derinden bağlı ve Tri.O & Greenwish'ten tüm atıklar için (plastikten yiyeceğe) çözümler sunmasını istedi. Yaklaşımları örnek teşkil ediyor. PACCOR'un ekibe katılmasıyla artık plastikler için gerçek bir döngüsel sisteme sahip olabiliriz, bu ileriye dönük önemli bir adımdır" 

PACCOR'un CCO'su Nicolas Lorenz ise bu başarının bir parçası olmaktan gurur duyduklarını ifade etti.   Lorenz aynı zamanda projenin tüm paydaşlar için sürdürülebilir değer yaratmak ve genel ölçekte değişim sağlamak için değer zinciri boyunca kolektif hareket etmek istedikleri CARE stratejileriyle tamamen uyumlu olduğunu vurguladı. Projenin aynı zamanda atıklara sağladığı faydaların yanı sıra, hammaddede de yılda 70 ton CO2 eşdeğeri engelleme sağlanacağını ekledi.

PACCOR HAKKINDA

PACCOR tüketici, gıda ve gıda hizmeti pazarı için yenilikçi ve sürdürülebilir ambalaj çözümleri sunuyor. PACCOR, ambalaj endüstrisinde küresel bir oyuncu olarak 18 ülkede 3.700'den fazla istihdamıyla faaliyet sürdürüyor, döngüsel bir ekonomiye geçiş için geri dönüşüm olanaklarını geliştiriyor. 

COJEAN:

2001 yılında kurulan Cojean, mevsimlerle yenilenen bir mutfak sunan bir Fransız hızlı servis restoran zinciri olarak faaliyet yürütüyor. Çevresel koruma için döngüsel toplama ve geri dönüşümlü ambalaj süreçlerine katılmakta.  Şirket, Haziran 2019'dan beri Fransız fast food endüstrisinde tarihi bir ilk olan B corp sertifikasına sahip olmuş. Fransa’da B corp sertifikalı şirketler, kâr ve amacı dengelemek için doğrulanmış sosyal ve çevresel performans, kamu şeffaflığı ve yasal hesap verebilirlik açısından en yüksek standartları karşılayan işletmeler olarak sınıflanıyor. B corps, iş dünyasında başarıyı yeniden tanımlamak ve daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir ekonomi inşa etmek için küresel bir kültür değişimini hızlandırıyor. 

Tri.O & Greenwishes (TGW Group):

TGW Group – Tri.O & Greenwishes –Atıklarının yönetimi, geri kazanımı ve geri dönüşümü konusunda faaliyet yürütüyor ve Fransa’daki şirketleri bu konuda destekliyor. TGW, Fransa'daki tek "geri dönüşüm konseyi" olup, şirketlere yenilikçi ve spesifik bir yaklaşım sunarak izlenebilirlik ve daha uygun geri kazanım amaçlıyor. TGW Grubu, malzemelerin geri dönüşümü için Fransız ortaklarla birlikte çalışmaktadır. Tri.O & Greenwishes, atık yönetimi pazarında kendine şu  misyonu belirlemiş: çalışanların ayrıştırma konusundaki farkındalığını artırmak amacıyla, işletim, toplama ve ayırma süreçlerine ek olarak, müşteriler için önemli bir konu olan çok hassas veri analizi sağlayarak geri dönüşüm eko-sisteminin gelişmesine yardımcı olmak.

PACCOR

Elif yeni “Elif Sürdürülebilir Eko Çözümler” serisini sunuyor

Elif yaklaşan sektörel etkinliklerde Elif Sürdürülebilir Eko Çözümler ürün serisi başta olmak üzere, yüksek kaliteli baskı teknolojileri, ElifHybr ve çok daha fazlasını sergileyecek.

Esnek ambalajın global öncü firmalarından biri olan Elif, artan sürdürülebilirlik talepleri ve güncel ambalaj trendlerine çözüm sunan yeniliklerini bu yıl gerçekleşecek üç büyük endüstri etkinliğinde sunmaya hazırlanıyor.

Sürdürülebilirlik, güvenlik ve kullanım kolaylığı için tasarlanmış çok satan esnek ambalaj çözümlerinin yanı sıra, en son yeniliklerini sergileyecek olan Elif'in sürdürülebilir ürün çözümlerinin, gelecekteki zorlukları aşacak fırsatlar sunduğu belirtiliyor.

Elif Sürdürülebilirlik ve İş Geliştirme Direktörü Dr. Betül T. Erbay konu hakkında yaptığı açıklamada, “Sürdürülebilirlik DNA'mızın bir parçasıdır. Mevcut ekonomik sistemler, dünya çapında ülkelerin doğrusal bir ekonomik modelden dairesel bir modele geçmesiyle dönüşüme uğramaya başladılar. Esnek ambalajın bu dönüşümde büyük rolü var ve piyasaya döngüsel ekonomiyi teşvik eden çözümler sunarak sürdürülebilirlik hedeflerimize ulaşmak için çalışıyoruz. Elif'in müşterileriyle onların başarıları için inovasyon üretmek adına nasıl ortaklık kurduğunu gösteriyoruz” ifadelerine yer verdi.

Fachpack, Avrasya Ambalaj ve PLMA fuarlarında sürdürülebilir ürün prömiyerleri

FachPack, Avrasya Ambalaj ve PLMA fuarlarının ziyaretçileri, Elif'in hızlı tüketici ürünleri segmenti için sunduğu en yeni esnek ambalaj çözümlerini inceleme fırsatına sahip olacaklar. Şirket, daha fazla geri dönüştürülmüş içerik, biyo-bazlı malzemeler, yeşil PE ve tamamen geri geri dönüştürülebilir HyPEr/PE lamineli yapıları sunarak sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için müşterileriyle yakın işbirliği içinde çalışıyor. Sergilenecek yeni ürünlerin, ambalajda sürdürülebilirliği destekleyen gelişmiş özellikler barındırdığı belirtiliyor.

Güç aktarım ürünlerini karşılaştırırken nelere dikkat edilmeli?

Güç aktarım ürünleri seçerken ürünün ömrü önem arz etmektedir. Ürünlerin ömrünü etkileyen etkenlerin başında ise yanlış kullanım ve bakımların doğru yapılmaması gelmektedir.

Güç aktarım ürün pazarında ürün çeşitliliği dikkat çekiyor. Ürün pazarının yüzde 40’ını Avrupa oluştururken Yüzde 35’i yerli, yüzde 25’i ise Uzakdoğu menşeilidir. Avrupa orijinli ürünlerin marka bilinirliğinin yüksek olması nedeniyle Uzakdoğu ürünleri arasında fiyat farkı dikkat çekmektedir. Bu noktada tercih yaparken önemli olan ürünün ömrüdür.

Eğitimlerle ürün daha doğru kullanılıyor

Güç aktarım ürünlerinde ürünün ömründe yanlış kullanım ve bakımlarının doğru yapılmaması etkili oluyor. Ürünün menşeinin ürün ömrüne etkisi ise doğru kullanım ile karşılaştırıldığında ihmal edilebilecek seviyededir. Doğru kullanım için yapılması gereken, güç aktarım ürün kullanımı ve bakım uygulamaları hakkında firmaların ilgili mühendis, teknisyen, ustabaşı gibi tüm teknik personelini konu ile ilgili uygulamalı eğitimlerle bilgilendirmektir. Güç aktarım eğitimleri ve ürünleri ile sanayi kuruluşlarının verimliliğini sürekli artırmaya yönelik alt yapıya sahip olmak içinse tedarikçi firmanın finansal ve lojistik yapısının güçlü olması gerekmektedir.

Farklı özelliklere sahip ürünleri bir araya getiriyor

Silkar Endaş, ürün karşılaştırma için farklı özellik ve fiyattaki güç aktarım ürünlerinin satış ve eğitimini eşzamanlı olarak sunuyor. Rulman konusunda FAG & INA, NSK, KG, GBM, HRB, MGM gibi birçok markanın temsilciliğini yapıyor. Ayrıca rulmanın ömrünü etkileyen yağlama, sızdırmazlık, sökme-takma ve güç aktarım; zincir, kayış, kaplin, kasnak gibi ürün gruplarında OKS, SIMRIT, GARLOCK, FENIX, REXNORD, MEGADYNE, OPTIBELT markalarıyla Türkiye pazarında bulunuyor.

Habasit’ten gıdaya özel konveyör bant çözümleri

Gıda sektörüne yönelik geniş ürün gamıyla müşterilerine destek veren konveyör bant üreticisi Habasit, beyaz et sektörünün kendine özgü zorluklarını ve imkânlarını iyi bilmesi sayesinde paketlenmemiş çiğ et ya da yemeye hazır paket ürünlerinde sürecin tamamı için eksiksiz çözüm sunabiliyor.

HabasitLINK® plastik modüler bant grubundan Super HyCLEAN®, beyaz et üretimindeki süreçler göz önünde bulundurularak tasarlandı. Ürün, makina üreticileri ve son kullanıcıların sektörde artan ihtiyaçlarına yönelik yeni çözümler aradıkları bir dönemde geliştirildi.

Ürünün hijyenik tasarımı, maksimum sağlık hizmet standartlarını destekliyor. Yeni plastik modüler kayışta; köşeler, menteşeler ve çubuklar gibi bakteri üremesine uygun yerlerin aksine, çok az çukurlu ve plastik modüller arasında içinde artık birikebilecek boşluklar bulunmuyor.

Yapısı itibarıyla hızlı, rahat ve etkili bir temizliğe imkân veren modüler bant, böylece temizlik maliyetlerinin düşmesine, bununla bağlantılı olarak su gibi doğal kaynakların daha az kullanılmasını sağlarken, çapraz kontaminasyon riskini büyük oranda azaltıyor.

Birkaç saniyede çıkartılıp takılıyor

Firmanın ürün yelpazesi, HabasitLINK modüler bantlar için özel olarak tasarlanan patentli, hızlı kayış açma sistemi Habasit Saniclip'i de içeriyor.

Özellikle beyaz et sanayisi gibi bant temizliğinin sıklıkla yapılması gereken uygulamalarda, kolay pim montajı ve demontajı için önemli bir araç olarak öne çıkıyor. Klips, ilave bir alet ya da araca gereksinim duymayarak birkaç saniye içinde rahatlıkla sökülüp takılabiliyor.

Her iki ürün birlikte kullanıldığı takdirde, kapsamlı ve kusursuz bir temizliğin ortaya çıkmasını sağlıyor.

Optimal hijyene olanak sağlıyor

Firmanın söz konusu sektörde sunduğu ürünlerden Habasit® Cleandrive, kompleks beyaz et uygulamalarında optimal hijyene olanak tanıyor.

Özel bir termoplastik poliüretan (TPU) formüle ve hijyenik tasarıma sahip bant, gıda işleme için ideal bir kombinasyon sunuyor.

TPU formülün hidroliz ve mikrop direnci yeteneği sayesinde mikrop oluşumunun önüne geçiliyor ve her gün sıcak su ve sert kimyasallarla yıkanmaktan kaynaklanan malzemedeki bozulmalara ve yıpranmalara karşı dayanıklı hale getiriyor.

Beyaz et tesislerinde kırmızı et tesislerinden çok daha fazla katma değerli süreç olduğuna dikkat çeken Habasit Türkiye Gıda Sektör Yöneticisi Yöneticisi Özgür Cavlı, “Süpermarkete gidin ve etrafınızda ne kadar tavuk ürünü olduğuna bir bakın. Dilimlenmiş, nugget, pane olan/olmayan, kesilmiş/kesilmemiş, pişirilmiş, kemiksiz, marine, baharatlı… Beyaz et için süreç çok daha karmaşık ve Habasit, fabrikanın her noktasında var olabilecek kadar geniş bir ürün yelpazesine sahip” diyor.

L'Oréal Grup’tan enzimatik teknolojisi kullanılarak üretilen kozmetik şişesi

L'Oréal Grup, Carbios'un enzimatik teknolojisi kullanılarak geri dönüştürülen plastik ile üretilmiş ilk kozmetik şişesini tanıttı. Biotherm, 2025 yılında bu çığır açan yeniliğe dayalı şişeleri üretime geçirmeyi hedefleyen Grup'un, geleceğin şişesinde ürün piyasaya süren ilk markası olacağı belirtildi.

PET* plastiklerin geri dönüşümü için biyo-teknolojik çözümlerin geliştirilmesinde öncü olan Carbios tarafından geliştirilen yeni teknoloji ile, enzimatik işlemi kullanılarak %100 geri dönüştürülmüş malzemeden üretilen ürünlerin önünü açılması hedefleniyor. Yeni enzimatik teknolojisi; şeffaf, renkli, opak ve çok katmanlı her türlü PET’in geri dönüştürülmesinde kullanılabiliyor ve bu teknoloji ile plastikler, sonsuz kez geri dönüştürülebiliyor!

Plastiğin sonsuz kez geri dönüştürülmesini sağlayan Carbios'un enzimatik teknolojisi, türünün diğer tüm biyolojik süreçlerinden 10.000 kat daha verimli oluşuyla öne çıkıyor ve sadece 16 saat içinde PET plastiğin %97'sini parçalayabiliyor. Parçalanan plastik, daha sonra hiç kullanılmamış kalitede plastiğe dönüştürülebiliyor ve bunu sağlamak için ekstra olarak herhangi bir işlenmemiş plastik eklemeye gerek duyulmuyor.

Medikal sektörü için overmolding uygulamaları

Tıbbi sınıf TPE’ler, yaygın dezenfektanlar ve besin maddelerine maruz kaldıktan sonra bile kopolyestere etkili bir şekilde bağlanır

Teknor Apex ve Eastman tarafından yapılan ortak testte, Eastman Tritan™ kopolyester üzerine kalıplanan TPE'lerin; kulplar, contalar ve diğer yumuşak/sert parçalar için dayanıklı bir bağ sağladığı görüldü.

Tıbbi cihaz endüstrisinin önde gelen iki plastik tedarikçisi, termoplastik elastomerler (TPE'ler) ile tokluğu ve kimyasal direnciyle bilinen şeffaf bir kopolyester arasında güçlü, kimyasal direnci yüksek bir bağ olduğunu gösterdi.

İki vuruşlu kalıplama işleminde üretilen test numunelerinin 90 derecelik soyma testlerinde, Teknor Apex Company'den üç Medalist® tıbbi sınıf TPE, Eastman'ın Tritan™ kopolyesterlerinden dördüne dayanıklı bağlar sağladı. Kopolyester ve diğer mühendislik termoplastiklerine yapışmak için özel olarak formüle edilen Medalist bileşikleri, yüksek düzeyde soyulma mukavemeti sergiledi. Yapıştırıcı hataları da dâhil yüksek soyma mukavemetleri gösteren soyma testleri, TPE kalıplama performansını göstermektedir. Yüksek soyma mukavemeti ve yapışma hatalarının kombinasyonu, overmolding uygulamaları için arzu edilir olarak kabul edildi.

TPE'ler ve kopolimerler arasındaki bağ gücü, test numunelerini 48 saat boyunca %70 izopropil alkol, ağartıcı ve bir intervenöz besin maddesi olarak yağ emülsiyonu şeklinde kullanılan %20 intralipid dahil olmak üzere dezenfekte edici kimyasallarda ıslattıktan sonra bile çok az kayıp sergiledi. 

Kozmetik ambalajında plastik kirliliğine son

Geride mikro plastik kirlilik bırakmayan yenilikçi bio çözümler

Finlandiya’nın Helsinki kentinde 2016 yılında kurulmuş olan Sulapac ekolojik bir endüstriyel üretim misyonu edinmiş. Bu doğrultuda, gezegenimizi, denizlerimizi plastik çöplerden korumak amacıyla plastik yerine doğada çözünebilen biyolojik bazlı ürünler geliştirmekte.

Kuruculardan, Suvi Haimi ve Laura Tirkkonen-Rajasalo; iki bin onlu yıllarda ikisi de banyolarına baktıklarında aynı şeyi görüyorlar: Bir sorun. Sürekli artan tek kullanımlık plastiğin hayatımızı ve denizleri doldurduğunun farkında olarak, bir çözüm bulmak için birlikte yola çıkıyorlar.

Biyo malzemelerde uzmanlaşan biyokimyacılar olarak Suvi ve Laura, plastiğe sürdürülebilir bir alternatif geliştiriyorlar.

Sulapac® markasıyla geliştirdikleri bio çözünür malzeme, geride kalıcı mikroplastik bırakmadan tamamen biyolojik olarak parçalanıyor. Sulapac®, mevcut plastik ürün makineleri ile işlenebiliyor, bu da geleneksel plastikten çevre dostu bir alternatife geçişi düşünülenden daha kolay hale getiriyor.

Sulapac çığır açan bir yenilik olarak gözüküyor. Artık su bazlı ürünler, kalıcı mikroplastikler bırakmadan biyolojik olarak parçalanan yeni bir biyo-bazlı Sulapac bariyeri ile paketlenebililiyor. 

DuPont silikon masterbatchlerini MULTIBASE™ ürünleri olarak yeniden markalandırıyor

DuPont Mobility & Materials, termoplastikler için silikon masterbatch portföyünün tamamını MULTIBASE™ ürünleri olarak yeniden markalaştırdığını duyurdu. Yeni marka tüm eski Dow Corning silikon bazlı masterbatch ürünleri için geçerli olacak.

Bu girişimin, termoplastik malzemelerin genel performansını iyileştirmek, genişletmek ve güçlendirmek için dünya çapında kullanılan yüksek performanslı silikon masterbatch teknolojileri sağlama konusunda 20 yıllık geçmişe sahip, son derece saygın bir Dow Corning şirketi olan MULTIBASE™‘in küresel marka bilinirliğine dayandığı belirtiliyor.

Bu malzemeler aynı zamanda ambalaj, otomotiv, tel ve kablo, elyaf, tüketici ve endüstriyel dahil olmak üzere çok çeşitli ana sanayide kullanılabiliyor. MULTIBASE™ markası, geliştirilmiş ve ticarileştirilmiş gelecekteki tüm DuPont silikon masterbatchler için kullanılacak.

Marka değişikliği, bu endüstri ürünlerinin formülasyonunu, özelliklerini veya kalitesini etkilemeyecek. DuPont, aynı yüksek kaliteli silikon masterbatchleri aynı süreçleri kullanarak ve daha önce olduğu gibi aynı titiz standartları uygulayarak üretmeye devam edecek.

Konu ile ilgili açıklama yapan DuPont Hytrel®, MULTIBASE™, Vamac® Global İş Lideri Jacek Madry, “Pazar trendleri, rekabet, yönetmelikler ve uygulamalar geliştikçe, polimer üreticileri, malzemelerini bu değişen ihtiyaçlara göre uyarlamada sık sık yeni zorluklarla karşı karşıya kalıyor. MULTIBASE™ silikon bazlı katkı maddelerimiz, özellikleri genişletmek, işleme prosesi geliştirmek ve malzemeyi güçlendirmek için birçok seçenek sunuyor.

Ayrıca müşterilerin yasal gereksinimleri karşılamasına yardımcı olabilecek özellikler sunarak enerji kullanımını azaltıyor. Ayrıca son ürünlerin işlevini, estetiğini, kalitesini ve dayanıklılığını iyileştiriyor” dedi.

Sunulacak en yeni masterbatch ürünü, çok katmanlı polietilen (PE) şişirilmiş film için MULTIBASE™ AMB-12235 oldu. Bu masterbatch, film işlemeyi iyileştirmek ve tutarlı kalite sağlamak için bir anti-blok ajanını uyumlu, kalıcı bir kayma katkısı ile birleştiriyor. Gelecekteki DuPont MULTIBASE™ ürünleri, son kullanım uygulamalarının ömrünün uzatılması, enerji tüketiminin ve fire maliyetinin azaltılarak üretimin optimize edilmesi, geri dönüşümü desteklemek için formülasyon karmaşıklığının azaltılması gibi temel pazar trendleriyle uyumlu olacak.

Poliüretanlar otomotiv sektöründe konforu artırıyor

Hayatımızın vazgeçilmez bir parçasına dönüşen poliüretanlar beyaz eşyadan mobilyaya, yapı sektöründen giyime kadar her sektörün gelişimine destek oluyor. Otomotiv sektöründe de önemli bir yeri bulunan poliüratanlar, sektörde konfordan tasarıma, dayanıklılıktan güvenliğe kadar birçok performansın artırılmasına yardımcı oluyor.  

Türkiye’nin bakanlık onaylı özel poliüretan Ar-Ge merkezine sahip Flokser Kimya şirketi de otomotiv sektörüne özel geliştirdiği poliüretan ürünleriyle konfor ve estetiği ön plana çıkaran yeni tasarımların ortaya çıkmasına öncülük ediyor. Sektör için poliüretan filtre sistemler, poliüretan integral sistemler ve poliüretan sünger sistemler sunan şirket, güvenlikten dayanıklılığa kadar sektörün ihtiyacı olan birçok performansı karşılıma hedefiyle faaliyetlerini sürdürüyor.

Sektörün üretim sürelerini hızlandırıyor

Otomobil, ağır vasıta, iş makineleri gibi geniş bir kullanım alanı bulunan poliüretan filtre sistemleri, hızlı kalıp açma süresiyle Flokser Kimya’nın filtre üretiminde kullanılmak üzere geliştirdiği su bazlı poliüretanlardır.

Yeni tasarımlara imkân tanıyor

Yüksek yırtılma dayanımı ve yumuşak hücre yapısına sahip poliüretan integral sistemleri, farklı yoğunluk ve sertlikte uygulanabilirliğiyle koltuk, direksiyon, kapı kolları gibi farklı alanlarda kullanılabiliyor. Metreküp başına 200 ila 250 kg kalıp yoğunluğu sunan sistemin, dayanıklı yapısıyla da otomotiv sektöründe yeni tasarımlara imkân tanıdığı belirtiliyor. 

Güvenliği üst sıralara taşıyor 

Otomotiv ve iş makineleri sektöründe oturma gruplarının üretiminde kullanılan poliüretan sünger sistemleri ise; yüksel elastikiyet ve düşük kalıcı deformasyonu ile sektörün konfor ihtiyacına çözüm sunuyor.  Kalıplanarak şekillendirilen, vakumlu deri, polyester ya da alüminyumla da uyum sağlayabilen sistemler, üstün yanmazlık özelliğiyle sektörde güvenliği üst sıralara taşıyor.  

Çevreye duyarlı kompost ambalaj çözümü

Elif, Amenities Magazine tarafından düzenlenen The Amenities Initiative Ödülleri’nde ElifNatty ile “Sürdürülebilir Ambalaj Girişimi” kategorisinde Altın Ödül’e hak kazandı.

Elif, Türk Hava Yolları için döngüsel ekonomi yaklaşımını destekleyecek ve tek kullanımlık plastiklerin kullanımını azaltacak sürdürülebilir bir ambalaj yapısı geliştirdi. 2018'de hayata geçen çalışma hava taşımacılığında ortaya çıkan plastik atık miktarını ve zararlı etkilerini azaltacak çevreci bir çözüm sunuyor.

Şirketin özelleştirilmiş ambalaj çözümü ElifNatty, 2020 yılında tanıtılan “Elif Sürdürülebilir Eko Çözümler” ürün ailesine ait kompostlanabilir bir ambalaj filmi. Ürün tamamen veya kısmen yenilenebilir kaynaklardan elde edilen biyobozunur polimerlere dayalı, yenilikçi biyoplastik alaşımlar ailesiyle formüle edilmiş çevreye duyarlı bir ambalaj çözümü.

ElifNatty, çevre kirliliği yaratacak maddeler salgılamadan, biyolojik bozunma ve kompostlama süreçleriyle çevreye duyarlı bir ambalaj yapısı sunuyor. Topraktaki elementlere ve mikro organizmalara maruz kaldığında biyolojik olarak bozunuyor. Ortamda görünür veya zararlı bir tortu bırakmıyor ve enerji kullanımını azaltıyor. Geleneksel petrol bazlı ambalaj filmleri için bir alternatif olarak öne çıkıyor.

PACCOR, DuoSmart® portföyünü üç yenilikçi varyantla genişletiyor

PACCOR ambalaj endüstrisinin önde gelen küresel oyuncularından biri olarak DuoSmart® serisini önemli geliştirmeler ile hayata geçiriyor. Şirket yapıştırıcı içermeyen DuoSmart® (DS) ürünlerini rPET (geri dönüştürülmüş Polietilen tereftalat) veya köpüklü PP (Polipropilen) girişli yeni DuoSmart® çözümlerinin kısaltması olan RecycleDuo adıyla pazara sunuyor. 

DuoSmart®, kağıdın avantajlarını plastiğin işlevselliğiyle birleştiren modern bir ambalaj çözümü olarak öne çıkıyor. Standart enjeksiyonla kalıplanmış ambalaja kıyasla % 50'ye kadar daha az plastik içeriyor ve bir "fermuar" ile iç kap ve kağıt bandrol, kolayca farklı atık akışlarına ayrılabiliyor. Marka, sürdürülebilir biyopolimer seçeneğiyle çevreyle ilgili endişeleri gidererek PP, PET ve bariyer PP veya daha zorlu raf ömrü gereksinimlerini de karşılıyor. Ambalaj, ortam sıcaklığında, soğutulmuş veya dondurulmuş koşullarda saklananlar da dahil olmak üzere gıda ürünlerinin besin değerini, rengini, aromasını ve tadını koruyor. Çok çeşitli boyutlarda mevcut olan DuoSmart®, hızlı ve sorunsuz performansla standart gıda endüstrisi dolum hatlarında da çalışıyor.

Standart ve hafif versiyonlarda, çeşitli şekil ve boyutlarda kaplar süt ürünleri, hazır gıda, kuru gıda, yiyecek servisi ve evcil hayvan yiyecekleri depolamak için uygun bir seçenek oluşturuyor. DuoSmart® standart versiyon tasarımında, ürünün barkodunun altta olması verimli bir konum sağlıyor. Bu nedenle kolay tarama, avantajlı konum ve her şeyden önemlisi dış görünüm bozulmuyor. Çeşitli ilgi çekici tasarım düzeni fırsatlarıyla birlikte DuoSmart®, tüketiciye ne satın alacaklarının bir görünümünü veren özelleştirilebilir şeffaf pencereler de sunuyor. PACCOR'un tasarımları birçok şekil ve boyutta olmasının yanı sıra müşterilerin ürünlerini nasıl sergilemek istediklerini belirlemelerine de olanak tanıyor.

RecycleDuo ilk olarak tüm PP DuoSmart® Light referanslarında uygulanmaya devam ediyor. Tutkal kullanmadan yapılan bu yeni yöntem, müşterilerin plastik kap üzerinde herhangi bir kâğıt kalıntısı olmadan plastik girişi ve karton segmentini daha kolay ayırmasına olanak tanıyor ve böylece geri dönüştürülebilirliği artırıyor.

Günümüzde rPET girişli DuoSmart®, esas olarak  % 100'e varan rPET yeniden birleştirme ile mümkün olan artan geri dönüştürülmüş içerik pazar talebine yanıt veriyor.

Köpüklü PP girişli DuoSmart®, geleneksel DuoSmart® kapların üretimine kıyasla % 16'ya kadar daha az CO2 emisyonunu salgılıyor ve % 15 daha az plastik gerektiriyor.

Yeni nesil DuoSmart® çözümleri, Digimarc barkodunun kâğıdın dış katmanına basılmasına ve plastik kap üzerine işlenmesine izin veriyor. Ayrıca herhangi bir akıllı telefon kamerasıyla taranabiliyor ve tüketicilere olduğu kadar tek kullanımlık şirketlere de ilgili ambalaj hakkında bilgi sağlıyor. 

Konu ile ilgili açıklamada bulunan PACCOR CCO'su Nicolas Lorenz, "Bu yeni ürünler, müşterilerimize önde gelen döngüsel teklifler sunarak PACCOR’un BAKIM stratejisini destekliyor. Sürekli olarak sadece iddialı sürdürülebilirlik hedeflerimize ulaşmakla kalmayıp, aynı zamanda müşterilerimizin çevresel hedeflerine ulaşmalarına da yardımcı olmaya odaklanıyoruz. Bütün bir endüstri olarak birlikte sorumlu bir şekilde hareket etmek istiyoruz” dedi. 

PACCOR

SOCAR Polymer, iki yeni kopolimer polipropilen sınıfını piyasaya sürdü

Milliken’in Hyperform® HPN® performans katkı maddesi verimliliği artırırken, kalıpçıların enerji kullanımını azaltıyor

SOCAR Polymer, Milliken Chemical’ın polipropilen (PP) için Hyperform® HPN® performans katkısını içeren portföyündeki ilk iki yeni darbe kopolimer polipropilen (ICP) reçine sınıfını piyasaya sürdü. İki firma geçtiğimiz yıl bu malzemeleri geliştirmek için işbirliği içinde çalıştı.

Azerbaycan merkezli SOCAR, şu anda Rusya, Türkiye ve Bağımsız Devletler Topluluğu'ndaki diğer ülkelerdeki müşterilerine bu malzemeleri pazarlıyor. Şirket, bu yeni ICP sınıflarının kapaklar ve opak kaplar gibi ince duvarlı enjeksiyonla kalıplanmış (TWIM) ambalaj uygulamalarında ve ayrıca çeşitli ev eşyaları, spor malzemeleri ve oyuncaklarda kullanım için ideal olduğunu belirtiyor.

İki yeni sınıf, ICP'ler için en yaygın eriyik akış hızları olan CB 4848 MO (48 eriyik akış hızı ile) ve CB 6448 MO (64 eriyik akış hızı ile)'dur. Her ikisi de mükemmel bir son kullanım özellikleri dengesi sunmaktadır. Bu ICP sınıfları, düşük büzülme, geliştirilmiş termal direnç (HDT) ve sertlik ile darbe direnci arasında mükemmel bir denge sergileyen kalıplanmış parçalar sunuyor.

Ek olarak iyi akışkanlıkları ile iki farklı sınıf, dönüştürücülerin daha hızlı işlem gerçekleştirmesini sağlarken, hem daha yeni hem de eski enjeksiyon kalıplama makinelerinin malzemeyi verimli bir şekilde işlemesine olanak tanıyor.

Şirket, bu yeni sınıfların müşterilere organik peroksit kullanmayan ve SOCAR Polymer'in sıfır ftalat felsefesine uyan reaktör dereceli heterofazik kopolimerler sunma hedefini ilerlettiğini söylüyor, bu da üretimin hiçbir aşamasında ftalat bileşikleri içeren hiçbir katalizör ve kimyasal kullanılmadığı anlamına geliyor. Aynı zamanda ortaya çıkan ürünler, üstün sağlamlık ve boyutsal kararlılık da sunuyor.

ICP formülasyonunda Hyperform kullanımı, çevrim sürelerini azaltarak dönüştürücülerin verimliliğini artırmaya yardımcı olarak işlenebilirliğe yardımcı olurken, aynı zamanda enerji kullanımını azaltarak sürdürülebilirliklerini de artırıyor.

Bu çabalar, geçen yılın sonlarında SOCAR’ın ilk iki random kopolimer PP sınıfının - RB 4545 MO ve RB 6545 MO - piyasaya sürülmesine yol açan şirketler arasındaki önceki işbirliğine dayanıyor.

SOCAR Polymer

Çevreye duyarlı yeni nesil kurutucular

VSD teknolojisine sahip, kompakt boyutlu soğutmalı kurutucular dünyada ilk defa pazara sunuldu...

Atlas Copco basınçlı hava üretiminde enerji tasarrufu sağlayan yeni nesil soğutmalı kurutuculardan oluşan, altı farklı modelini FD 100-300 VSD ürün yelpazesi adı altında duyurdu. Yeni nesil FD 100–300 VSD serisinin, işletmelere yüksek enerji tasarrufu ve performans sunarken, çevreyi koruyan özellikleriyle de dikkat çekeceği belirtiliyor.

Kaliteli kuru hava

Yeni FD 100-300 VSD serisi, basınçlı hava henüz hava hattınıza girmeden basınçlı havadaki nemin hattınıza ulaşmasını engelleyerek, nemden zarar görebilecek cihazların, mekanizmaların veya tesisatın karşılaşacağı riskler ile buna bağlı oluşabilecek yüksek maliyetlerin önüne geçiyor. Ethernet bağlantısı ve Atlas Copco’nun uzaktan izleme yazılımı Smartlink ile birlikte, basınçlı hava sisteminin performansı ve kurutucunun tüm fonksiyonları uzaktan izlenebiliyor ve kontrol edilebiliyor.

Yüksek enerji tasarrufu

Şirket, 100 ila 300 l/s (6-18 m3/dak) arasında sıkıştırılmış hava akışları için altı farklı seçenekten oluşan yeni soğutucu gazlı kurutucu serisi FD 100-300 VSD ile ilk kez VSD teknolojisine sahip bu boyutta soğutmalı kurutucular sunuyor. Yeni seri kurutucular, Atlas Copco Kompresör Tekniği tarafından çeyrek asırdır üretilen VSD (Variable Speed Drive – Değişken Hızlı Sürücü) teknolojisine sahip. Değişken hızlı sürücü, işletmelerin üretim akışına ve zamana bağlı olarak değişen kaliteli kuru hava talebini, motor hızını otomatik olarak ayarlayarak karşılıyor. Bu sayede; direkt enerji tüketiminde yüzde 70, dolaylı enerji tüketiminde ise yüzde 50’ye varan verimlilik ve tasarruf sağlanabileceği ifade ediliyor.

Yayla Agro ürünlerini yeni nesil BPA’sız ambalajla koruyor

Gıda güvenliğinde içerik kadar ambalajın da kritik rol oynadığının bilinci ile önce insan sağlığı diyen Yayla Agro, ürünlerinin kalitesini yeni nesil ambalajlarıyla da sürdürmeyi hedefliyor. Şirket soğuk zincire ihtiyaç duymayan BPA’sız (BisphenolA) Yemek Hazır serisinin özel ambalajlarıyla hem insan sağlığını hem de ambalajın içindeki gıdayı ve besin değerlerini koruduklarını belirtiyor. Evlerimizde pişirdiğimiz bir yemeği iki yıl saklamamızın imkânsızken bu yeni nesil ambalaj teknolojisi sayesinde içine herhangi bir katkı ya da koruyucu konulmadan 24 ay saklanabiliyor.

Şirketin üretim tesislerinde son teknoloji ile üretilen Yemek Hazır serisi, renklendirici ve koruyucu gibi katkı maddeleri kullanılmadan pişirildiği haliyle tüketiciyle buluşuyor. ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemleri, Helal-Kosher, BRC ve IFS Global Gıda Güvenliği standardına, İSG, Covid-19 Güvenli Üretim ve çevre ile ilgili yasal mevzuata uygun olarak üretiliyor.

Katkı ve koruyucuyla gıdaların ömrünü uzatmaya son…

Yeni nesil ambalajlar; katkısız, koruyucusuz, ev yemeği tadında Yayla Yemek Hazır serisinin raf ömrünü de uzatıyor. Esnek ambalaj segmentinde bulunan en yüksek bariyer özelliğine sahip ambalajda kullanılan malzeme, sıfıra yakın hava ve nem geçirgenliği ile dikkat çekiyor. Soğuk zincire ihtiyaç duymayan bu özel ambalaj, ısıyı dengeli yayma özelliği sayesinde tam sterilizasyon için gerekli ısı miktarına ulaştığında bile tüm ürünü aynı ölçüde ısıya maruz bırakıyor. Farklı ambalajlarda satılan ürünlerde işlem döngüsü sırasında kayıplar yaşanırken, Yayla’nın BPA’sız özel ambalajları yiyeceklerin niteliğini ve ısıya duyarlı maddelerin besin değerlerini koruyor. 

Özel filmlerden oluşan dört katlı laminasyon yapısına sahip Yayla Yemek Hazır ambalajları, kolay açılabilme özelliği ile de tercih ediliyor. Üstelik cam ve teneke kutulara oranla 10’da 1 daha az yer kaplayan ambalaj, yeterli küçük depolama alanıyla önemli avantaj sağlarken lojistijk sırasında harcanan karbon emisyonunu azaltan yönüyle çevreyi koruyor.  

Gençlere yönelik yeni bir ambalaj konsepti

Çin'in Şangay kentindeki Sidel paketleme ekibi, gençliği sağlık özelliğine entegre ederek Menton aromalı su ambalajını yeniden tasarladı. 500 mililitrelik ve sadece 17,85 gram ağırlığındaki düz cidarlı hafif PET şişe, modernlik duygusunu yansıtıyor ve sürdürülebilir ambalajlamanın bir ifadesi olarak görülüyor.

Menton, Çin'deki orta ölçekli şehirlerdeki okulların çevresindeki tedariklerde ve marketlerde satılan bir RTD ürünü. Üç yıllık hızlı satışların ardından, Menton aromalı su, benzer ambalajlar ve fiyatlar yüzünden pazarda büyüyen rekabetle karşı karşıya kaldı. Menton müşterilerinin, Çin’in internet kültürünün gelişmesiyle birlikte büyüyen, fiyata duyarlı gençler olduğunu düşündüğünden marka kimliğini yeniden şekillendirmeye ve içeceği daha değerli bir ürün olarak yeniden dizayn ederek onlarda yankı uyandırmaya karar verdi. Bunu yapmak için, uzun vadeli ortakları Sidel ile bir konseptin tasarımından ürünün endüstriyel gerçekleştirilmesine kadar yeni bir ambalaj tasarımı sürecine girdiler; bu aynı zamanda, yalnızca üç Sidel Aseptic Combi Predis™ PET paketleme hattında üretilmiyor, hat başına saatte 60.000 şişelik çok hızlı çıktı alınabiliyor.

Polimer Teknik’ten bilimsel çalışmalar için yeni ürün serisi

Aynı yöne dönen çift vidalı ekstrüderler üreticisi Polimer Teknik, bilimsel çalışmaları destekleyecek yeni ürün serisini pazara sundu. Plastik, kimya, gıda ve ilaç sektörlerinde yeni ürün formülasyonlarının optimize edilmesinin yanı sıra Ar-Ge çalışmaları için bir laboratuvar hattı olarak tasarlanan poex T16 Scientific, Polimer Teknik'in üretmiş olduğu en küçük vida çapına sahip çift vidalı ekstrüder olarak öne çıkıyor. Hat, vida ve şaft setlerinin birkaç dakika içerisinde değiştirilmesine olanak sağlayan modüler yapısı sayesinde kullanım kolaylığı ve yüksek çalışma esnekliği sunmakta.

Polimer Teknik’ten yapılan açıklamaya göre, “Yeni nesil kompaund hattında uygulama şartlarına ve işlenecek malzemelere bağlı olarak yeterli dayanıma sahip vida ve kovan malzemesi seçilmektedir. Ayrıca ekstra sızdırmazlık korumasının gerekli olduğu çok düşük viskoziteli kimyasal reaktif ekstrüzyon gibi proses koşullarına bağlı olarak, Ar-Ge çalışmalarına dayanarak kovanlar arasında yüksek sıcaklık ve aşınmaya dayanıklı contalar kullanılmakta. Prosese bağlı olarak gazdan arındırıcı degazörler, yan besleyiciler, eriyik basınç sensörü montaj noktaları kör tapalı olarak üretilebilmektedir. İsteğe bağlı olarak gravimetrik dozajlama sistemlerinin entegre edilebildiği hatlarda dolgu ve minerallerin kolaylıkla ve yüksek hassasiyette beslenmesi sağlanabilir.”

Bu ölçekte hatlar yoğunluklu olarak Almanya, Tayvan, Amerika’dan ithal edilmekte ancak artık Polimer Teknik Türkiye kompaund sektörüne yerli bir çözüm ortağı olarak cevap oluşturuyor. Ayrıca Polimer Teknik, yılların verdiği tecrübe ile, üzerinde çalışılacak malzeme prosesine uygun vida tasarımı ve konfigürasyonu gibi teknik konularda da müşterilerini desteklemeye devam ediyor.

Polimer Teknik