Friday, Feb 23rd

Last updateWed, 31 Jan 2018 10am

Buradasınız: Home Makale

Endüstri 4.0 ile birlikte değişen yönetim paradigmaları

Giriş

Endüstri 4.0’ı sanayide yeni bir dönüşüm olarak nitelendirebiliriz. Bu dönüşüm ile birlikte örgütlerde nesnelerin birbirine ağ ile bağlanmasının yanında örgütlerin başka örgütlerle bağlanması gibi gelişmeler beklenmektedir. Bu durumda organizasyonların formel ve inormel kuralları değişecek. Bununla birlikte yöneticiler ile çalışanlar arasındaki yapının da değişmesi ile birlikte endüstri 4.0’a yönetim odaklı bakış açısı geliştirmeyi gerektirmiştir. Bu dönüşümü anlayabilmek için daha önce yaşanan dönüşüm ve bunları tetikleyen temel teknolojileri de bilmek gerekir.

Plastik kompound ve alaşımlar

Son yüzyılda sanayinin hemen hemen bütün alanlarında kullanımı giderek yaygınlaşan ve artık günlük hayatımızın vazgeçilmezi olan plastiklerin kullanımı sürekli olarak artmaktadır. Elbette ki bu artış oranı sektörden sektöre göre değişmektedir. Malzeme gruplarına ve özelliklerine bağlı olarak belli hammadde gruplarında ciddi bir birikim var iken, daha az kullanılan ve çok ciddi mekanik özellikleri barındıran plastik türlerinin kullanımı nispeten biraz daha düşük orandadır. 

Motorlu araç geri dönüşümü de bir plastik geri dönüşümüdür

Demir ve çelik hala en önemli malzemeler, ancak ömrünü tamamlamış araçlarda gittikçe artan oranlarda plastik bulunması, bu araçların geri dönüşümcülerin ilgilerini daha fazla çekmesine yol açıyor. Geri dönüştürülmüş plastik hammaddelerin saflığı ve kalitesi son tahlilde filtrelenme verimliliğine bağlı. Büyük boyutlu yabancı maddelerin ayıklanması ve plastik kırıklarının türlerine göre ayrıştırılmasından sonra yeniden kaliteli granül elde edebilmek için tüm yabancı maddelerin etkin bir şekilde filtrelenebilmesi gerekiyor. Özel olarak geri dönüşüm uygulamaları için tasarlanmış Ettlinger’in yüksek performanslı ERF filtreleri bu alanda verimli ve ekonomik çözümler sunmaktadırlar.

Türk plastik sektörü inceleme raporu (1)

Tüm dünyada olduğu gibi plastik sektörü, Türkiye ekonomisi ve sanayisinin en önemli aktörlerinden biri konumuna yerleşti. Otomotivden inşaata, ambalajdan medikal ürünlere kadar birçok alanda kullanılıyor ve çok geniş bir ürün yelpazesi bulunuyor.  

İstanbul Ticaret Odası-İTO sitesinde yer alan, Eylül 2016 tarihli ve “Plastik Mükemmeliyet Merkezi katma değeri artıracak” başlıklı habere göre, Türk plastik sektörü 2015 yılında ulaştığı 8.6 milyon tonluk üretim kapasitesiyle Avrupa’da ikinci, dünyada ise altıncı sıraya ulaştı. Sektörün ihracatı ise aynı yıl 4.34 milyar dolar oldu. Üretimde üst seviyede olan Türkiye, katma değerli plastik mamul ihracatında ise dünya ortalamasının altında kalıyor. Dünya mamul ihracatını yönlendiren ülkeler ihracatta kilogram başına ortalama 5.3 dolar katma değer sağlarken; Türkiye’de bu rakam 2.8 dolar.

AYPE/Kitosan Polimerik Kompozitlerin Antimikrobiyal Gıda Ambalajı Uygulamaları

Özet

Günümüzde, özellikle gıda maddelerini korumak için antimikrobiyal ambalaj uygulanmaları giderek yaygınlaşmaktadır. Yeni nesil gıda ambalajlarının antimikrobiyal özelliğe sahip olması, patojenik riski azaltması ve koruduğu gıda maddelerinin raf ömrünü uzatması istenmektedir. Ülkemizde gıda ambalajı sektöründe en sık kullanılan polimerlerden biri Alçak Yoğunluk Polietilen (AYPE, L) olup antimikrobiyal özelliğe sahip değildir. Bu çalışmada mevcut teknolojiye uyumlu olarak AYPE ambalaj filmlerine antimikrobiyal özellik kazandırmak amaçlanmıştır. Bu amaç için AYPE kompozit filmine eklenecek katkı maddeleri olarak organo nano kil (montmorrilonite, Cloisite 30B, C) ve kitosan (K) seçilmiştir. Kitosan antimikrobiyal ve iyi adsorpsiyon özelliklerine sahip bir biyopolimerdir. Su tutma kapasitesi nedeniyle ambalaj uygulamalarında hem ürünün kalitesi ve raf ömrünü arttırmakta, hem de biyobozunur özellik taşımaktadır. Antimikrobiyal gıda ambalajı filmleri için, AYPE/C/K kompozit filmleri hazırlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, AYPE, Kil ve Kitosan ile hazırlanan kompozit filmlerin karakterizasyonu ve antimikrobiyal gıda ambalajı filmi olarak ürün özelliklerinin belirlenmesidir.

Yenilebilir Ambalajlar

Özet

Gıda ambalajlamada farklı türlerde ambalajlama materyalleri kullanılmaktadır. Gıda endüstrisinde kullanılmaya başlanan yenilebilir ambalajlar endüstri ve tüketiciler için yeni bir ambalajlama çözümüdür. Bu sistemde kullanılan biyobozunur materyaller gıda maddesini dış tehlikelerden koruduğu gibi kalite kaybını da minimize etmektedir. Gıda maddelerinin kaplanmasında daha yeni teknolojiler kullanılarak ve ambalajlanan gıda maddesi çeşitliliği artırılarak, son tüketiciye ulaştırılan gıdanın uzun depolama süreleri boyunca bozulması engellenmekte veya azaltılabilmektedir.

Plastik enjeksiyon makinelerinde soğutma teknikleri

Özet

Plastik enjeksiyon makinelerinde kalıp soğutması ve yağ soğutması olmak üzere iki farklı soğutma işlemine gereksinim duyulmaktadır. Özellikle kalıp soğutmasının etkin ve hızlı olması gerekmektedir. Etkin bir soğutma yapabilmek için soğutma suyu (chiller) sıcaklığı önemli bir parametredir. Ayrıca kalıp içinde ve etrafında oluşturulan soğutma suyu kanallarının malzemeye yakınlığı, dolaşım suyu hızı ve kalıp içinde homojen dağılımı da etkinliği artıran diğer parametrelerdir. Hidrolik yağ soğutması ise yağın fiziksel özelliklerine bağlı olarak daha yüksek sıcaklıklarda gerçekleşmektedir. Dolayısıyla iki farklı sıcaklıkta soğutma ihtiyacı bulunmaktadır. Mevsimsel değişimler de göz önüne alındığında, cebri soğutma ve doğal yöntemlerle soğutma olmak üzere iki farklı yöntemin uygulanması ve elde hazır olması, enerjiyi etkin kullanabilmek için önemli bir araç olarak görünmektedir. Doğal soğutma, dış hava kullanılarak veya diğer dış soğutma kaynakları kullanılarak doğrudan veya evaporatif soğutma yöntemleriyle yapılabilmektedir. Kalıp soğutması ise mevsimsel duruma göre genellikle su soğutma (chiller) gruplarında soğutulan suyla yapılmaktadır. Ancak mevsimsel sıcaklıkların veya kaynak sıcaklıklarının uygun olması durumunda soğutma kulesi vb. kullanımlar da mümkündür. 

Biyobozunur Gıda Ambalajı olarak AYPE/Polikaprolakton Polimerik Kompozit Filmler

Özet

Biyobozunur olmayan konvansiyonel polietilen ürünleri toprakta yüzlerce yıl kalabilmektedir. Plastik atıkların geri dönüşümü bu sorun için çok daha iyi bir çözüm olmakla birlikte uygulamada kültürel alışkanlıklar ve ekonomik sorunlar yaşanmaktadır. Bu çalışmada, çevre ile uyumlu ve çevre dostu biyobozunur ambalaj malzemeleri geliştirmek amaçlanmaktadır. Çevre sorunları, ürün kalitesi ve raf ömrü karşısında artan bilinç nedeniyle, biyolojik olarak bozunabilen polimerik ambalaj malzemeleri üretimi çok önemlidir. Biyobozunurluğun birincil çalışmaları, katkı maddelerinin ilavesi ile bozunur olmayan polimerlerin biyolojik olarak bozunabilir bir polimere dönüştürülmesini esas almaktadır. Bu katkı maddelerinden biri polikaprolakton olarak seçilmiştir. Polikaprolakton, biyobozunur bir poliester, birçok malzeme ile uyumlu (PCL), ve uygulamaları son yıllarda artmış bir polimerdir. Bu projenin amacı biyobozunurluğa sahip olmayan alçak yoğunluk polietilene (AYPE) polikaprolakton (PCL) katkısı ile biyobozunur ambalaj filmleri üretmektir. Bu amaçla AYPE temel alınarak, biyobozunurluk özelliği kazandırmak için ağırlıkça %5, 10, 20 ve 30 olarak değişen polikaprolakton (PCL) katkısı, inorganik katkı olarak organo nanokil, montmorrilonit ağırlıkça %0,4; maleik anhidrit %2 ve dikümil peroksit ağırlıkça % 0,5 olarak eklenen polimerik kompozitler elde edilmiştir. Plastikleştirici olarak gliserol monooleat (GMO) veya oleik asit (OA) ağırlıkça %10 olarak kullanılmıştır. Seçilen kompozit filmlere TGA ve DSC analizleri uygulanmış, ısıl bozunma, 1. ve 2. erime ve kristallenme sıcaklıkları ve entalpileri hesaplanmıştır. Fourier InfraRed (FTIR) analizi kompozit filmlerin fonksiyonel gruplarını takip etmek için yapılmıştır. ASTM-D882 standardına göre filmlerin mekanik özellikleri ve katkı miktarının artışına bağlı olarak mekanik özelliklerdeki değişim incelenmiştir. Biyobozunurluk için filmler literatürde tanımlanan simüle toprağa gömülmüş, yüzde ağırlık ve kalınlık değişimleri incelenmiştir.

Birincil enerji kaynağı dönüştürücü sistemler

Özet

Enerji kaynaklarının neler olduğu ve bu kaynakların birincil olarak faydalı biçim ve hareketlere nasıl dönüştürdükleri önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada birincil enerji kaynakları verilirken, kaynak tarzına göre enerji dönüşüm metotları ve bazı önemli yöntemlerin temelleri verilecek ve sınıflandırılması yapılacaktır. Ayrıca dönüşüm metotlarında kullanılan sistem ve ekipmanlar tanıtılacaktır.

Endüstri 4.0 ve küresel kimya stratejisinde öncelikler

Bugün içinden geçmekte olduğumuz 4. Sanayi Devrimi’de aslında bizim için nanoteknoloji, yapay zekâ, nesnelerin interneti ve 3D baskılarından çok daha fazla anlam ifade ediyor. Bilginin sınırlarının kalktığı bu yeni dönemle birlikte; bilimin, rekabetin, gücün, uyumun, direncin, güvenliğin, adaletin ve eğitimin kuralları yeniden belirleniyor. 

PET şişelerden suya geçebilecek maddeler üzerine bir değerlendirme

Özet

Polietilen terefıtalat (PET), içme suyu ve meşrubat şişelemede yaygın olarak kullanılan bir termoplastiktir. Ticari PET yaygın olarak antimon trioksit katalizör kullanılan, iki aşamalı bir kimyasal süreç ile üretilmektedir. PET şişe üretiminde kullanılan temel maddeler, katalizör, katkı maddeleri ve bozunma ürünlerinin gıda ürünlerine geçişi bilimsel çalışmalarla incelenmiştir. Şişelerin bekleme sıcaklığı, bekleme süresi ve güneş altında kaldığı süre gibi farklı etkenlerin zararlı maddelerin geçişi üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Söz konusu çalışmalarda ortak olarak bu şişelerin içerdiği sağlığa zararlı madde miktarlarının belirlenen güvenlik limitlerinin çok altında olduğu saptanmıştır.

Ekstrüzyon koşullarının son ürüne etkisi üzerine bir uygulama

Özet

Bu çalışmada gıda endüstrisinde kullanılan çift vidalı ekstrüder ile mısır nişastasından cips üretilmiştir. Proses parametrelerinden vida dönme hızı, besleme hızı ve hammaddenin içerdiği su miktarının ürün özelliklerine etkisi ürüne verilen özgül mekanik enerji (ÖME) ile ilişkilendirilerek son ürünün su soğurma indisi, genleşme oranı ve gözenekliliği araştırılmıştır. Analiz sürecinde etken-yanıt fonksiyonu ilişkisi yüzey yanıt tasarım yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Cips hamurunun parçalanması mekanik enerji ile sağlanır. Verilen mekanik enerji arttıkça nişasta zincirleri kısalarak çözünmesi kolaylaşır. ÖME vida dönme hızı ile artarken besleme hızının artması ile azalır.  

Bu çalışma ekstrüzyon parametrelerini değiştirerek en uygun özellikleri taşıyan ürünün istatiksel bir yöntemle elde edilmesi açısından önem taşımaktadır.  

Anahtar kelimeler: Ekstrüzyon, özgül mekanik enerji, vida dönme hızı, besleme hızı, öğütülmüş mısır, yüzey yanıt tasarımı

ENDÜSTRİ 4.0: Büyüme ve verimlilik için dijitalleşme

Özet

Avrupa’nın ileri sıçrama adımı olduğu düşünülen ve daha sonra Endüstri 4.0 adını alan yeni endüstriyel evrimin başında olduğuna inanılmaktadır. Sensörlerin yaygın kullanımı, kablosuz iletişimin ve ağların yayılması, akıllı robotların ve makinelerin yayılması Avrupa’da üretimi artırdı.  Bu yeni, dijital endüstri evrimi, üretimde esnekliği, müşteriye dayalı üretimi arttırır, üretim hızını arttırır, daha iyi kaliteli ve verimli üretimi sağlamaktadır. Ancak, bütün bu olumlu etkilerinin yanı sıra, işletmelerin ekipman, bilgi ve iletişim teknolojilerine yatırım yapmaları gerekmektedir. Avrupa Birliği, onun endüstriyel politikası ve araştırma ve altyapı kanalıyla endüstriyel değişimi desteklemektedir. Üye devletler, Almanya’da “Industrie 4.0”, Fransa ve İtalya’da “the Factory of the Future” ve Birleşmiş Milletlerde “Catapult Centres” gibi ulusal girişimler ile de desteklenmektedir. Ancak, karşılaşılan zorluklar devam etmektedir. Yatırım ihtiyacı, değişen iş modelleri, veri sorunları, sorumluluk ve entelektüel özelliklerin yasal soruları, standartlar, yetenek uyumsuzlukları bu zorluklardan bazılarıdır. Bu zorlukların da üstesinden gelindikten sonra, Endüstri 4.0 endüstrileşmede meydana gelen azalmayı tersine çevirebileceği ve 2020 yılına kadar toplam katma değeri arttıracağı düşünülmektedir. 

Anahtar Kelime: Endüstri 4.0; verimlilik, internet, swot analizi

UV sistemlerde 4 renk yerine özel renk

Yüksek mürekkep film kalınlığı, sadece baskı maliyetini etkileyen bir faktör olmayıp, aynı zamanda baskı performansını da olumsuz etkileyebilecek bir unsurdur. Her ne kadar ofset sistemi kendi doğası gereği düşük film kalınlığına sahip bir baskı olsa da, bazen yüksek renk şiddetine erişmek için CMYK baskı sisteminde renkleri daha yüksek turla basmayı gerektiren durumlar olabilmektedir. Bu gibi durumlarda istenilen renk değerlerine erişilirken, üst üste daha çok katmanlı bir baskı olacağı için, toplam film kalınlığı da artmaktadır. Her renk ünitesi arasında kurutucu UV lambaların olduğu sistemler yok denecek kadar azdır. Renk aralarında 1 adet UV lambanın bulunduğu sistemler çoğunluktadır. Hatta sadece mürekkep baskı çıkışında lamba bulunan sistemler bile mevcuttur. Özellikle bunlar gibi kurutma yeterliliği sınırda olan sistemlerde mürekkeplerin toplam film kalınlığı çok önem taşımaktadır. UV lak çıkışındaki lambaların enerjinin büyük bir çoğunluğu UV lak tarafından kullanıldığı için, toplam film kalınlığının yüksek olduğu bazı baskılarda; ortama, baskı altının özelliğine ve baskı sonrasındaki işlemlere göre kritik bir durum oluşabilmekte ve teknik bir problem ile karşılaşılabilmektedir. Sürtünme direncinin zayıf olması, baskı altına iyi tutunmama (emici olmayan baskı altlarında) bu sorunlardan en çok bilinenleridir. Ancak sıcak varak yaldız uygulamasında da yaşanabilecek, varak baskısının iyi transfer olmaması gibi bir sorun nadir olarak da olsa görülebilmekte ve kaynağı zor tespit edilebilmektedir. 

Plastik enjeksiyon kalıplama ile bir bardağın dolum analizi

Özet

Plastik ürünlerin üretilmeden önce analizinin yapılarak değerlendirilmesi üreticiler için pek çok kazanç sağlamaktadır. Bu çalışmada da günlük hayatta sıklıkla kullanılan plastik bir bardağın baskı analizi bilgisayar destekli programla (Autodesk Moldflow) yapılmıştır. Analiz için 16oz büyüklüğündeki bir bardak çizilmiştir. Enjeksiyon makinesinin değerleri ve PoliStiren (PS) malzemeyle bardağın kalıp içerisindeki dolumu analiz edilmiştir. Analiz sonucunda tam dolum olup olmadığı, baskı süresi, sıcaklık, basınç ve yoğunluk değerleri elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Enjeksiyonla Kalıplama Üretimi, Bilgisayar Destekli Mühendislik Programı, Plastik Akış, Dolum Analizi

Skin ambalaj teknolojisi

"Dünya koşuyor biz yetişmeye çalışıyoruz"

Gıda ambalajı konusunda uzun yılların getirdiği sektör deneyimine ve bilgi birikimine sahip APACK Kurucu Ortağı MUHARREM DEMİR, SKIN ambalaj konusunu değerlendiriyor.

1970’lerde geliştirilen Skin Ambalaj yöntemi, ürünün üzerini ikinci bir deri gibi koruyucu malzeme ile kaplama teknolojisidir. Ürünün şekli ile aynı biçimde hazırlanan plastik kılıflar ile kapatma yöntemi olan blister veya carded denilen ambalaj yöntemleri gıdalarda denenmiş ama istenilen sonuçlar alınmamıştı. Çünkü ürünün dış ortam ile bağlantısı kesilmiyordu. Bu yöntemler gıda dışı ürünlerde halen yaygın biçimde kullanılıyor. Market raflarında, kurşun kalemden makasa, tamir aletlerinden yedek parçaya kadar çok geniş bir yelpazede bu şekilde ambalajlanmış ürün bulabilirsiniz. 

Etiketler ve etiketleme makineleri

1.1.Etiket Formları

Bağlanan (asılan) etiketler: Süslemek amacıyla kullanılan bir kordon veya bant yardımı ile ambalaja iliştirilen sert, eğilip bükülmeyen etiketlerdir.

Yapıştırılan etiketler: Bir yapıştırıcı yardımı ile ambalaja uygulanan etiketlerdir.

Göğüs veya omuz etiketleri: Genellikle küçük boyutlu olan ve şişe gövde etiketinin yukarısına yerleştirilen etiketlerdir.

Güvenlik etiketleri: Ambalajın kapatma bölgesindeki dikişlerin veya katlama yerlerinin üzerine uygulanan etiketlerdir.

Dayanıklı etiketler: Cam, seramik veya diğer ambalajlara basılan, damgalanan veya kabartma şeklinde uygulanan etiketlerdir.

Kendinden yapışkanlı etiketler: Buna uygun bir yapıştırıcı katman içeren etiketlerdir.

Isıl yapışabilir etiketler: Arka yüzünde bulunan ısıl yapışabilir katman aracılığıyla yapıştırılan ve ısı etkisi ile aktive edilmesi gereken etiketlerdir.

Gömlek (kılıf) tip etiketler: Genellikle silindirik ambalajları çevreleyecek şekilde uygulanan etiketlerdir.

Gövde etiketleri: Şişelerin ön yüzüne yerleştirilen ve şişenin asıl etiketini oluşturan etiketlerdir.

Sırt etiketleri: Genellikle daha küçük boyutlarda olmak üzere gövde etiketinin karşı tarafına yerleştirilen etiketlerdir.

Uyarı etiketleri: Çoğunlukla kolilerde kullanılan, duyarlı gıdaların taşınması ve depolanması sırasında dikkatli olunması gerektiğini belirten ve belirgin renklerde hazırlanan etiketlerdir.

Güneş enerjisi

Giriş

Artan dünya nüfusu ve değişip gelişen tüketim alışkanlıkları enerji tüketimini doğrudan etkilemekte ve sarfiyatı sürekli artırmaktadır. Fosil yakıtların tükenmeye başlaması ve kullanımlarıyla ortaya çıkan çevre emisyonları ise önemli bir sorun oluşturmaktadır. Çözüm ise temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimde aranmaktadır. Özellikle çevrede olumsuz etkisi en az olanlarının kullanımları daha da önem kazanmaktadır. Güneş enerjisi bu manada öne çıkmaktadır. Uygulama ve yararlanma biçimleri bakımından güneş enerjisi kapsamlı ve geniş bir alan sunmaktadır. En eski ve basit biçimi olarak, binalarda pencere ve camekanların akılcı biçimde kullanılmasıyla hem aydınlatma hem de ısıtma gücü olarak değerlendirilmektedir.  Güneş enerjisi aslında yaşamın da kaynağıdır. Gelişmiş ülkelerde şehirler ve sokaklar dizayn edilirken, sokakların ve evlerin günün önemli bir kısmında güneş ışığını almasına önem verilmektedir.  Bu çalışmada güneş enerjisi büyüklüğü, sınıflandırılması ve yararlanma biçimleri verilecektir. 

Yeni nesil SABIC Flowpact PP ürünü sert ambalaj uygulamalarında ince cidar, gramaj azaltımı ve proses kolaylığı sunuyor

SABIC’in yeni nesil Flowpact polipropilen  blok kopolimerlerinin ilki, enjeksiyon kalıplı birçok sert ambalajın daha sağlam/mukavim üretilmesine yardımcı olmak üzere geliştirilmiştir. Ayrıca, üreticilerin maliyet tasarrufu yapmasına da imkan tanır. 

SABIC® PP FPC45 ile gerçekleştirilen sert ambalajlama, sıcak doldurma yapılan türler de dahil olmak üzere, piyasadaki standart malzemeler kullanılarak imal edilen muadil ürünlere kıyasla oldukça yüksek bir üstten yükleme mukavemetine sahiptir. Bu da istiflenebilirliği geliştirerek nakliye ve depolama sırasında daha iyi bir ergonomi sağlar. Polimer kimyasındaki önemli gelişmeleri bünyesinde barındıran SABIC PP FPC45, SABIC tarafından piyasada rakipsiz olduğu değerlendirilen, optimum mukavemet ve darbe dayanımına sahip bir malzemedir. 

Plastik sektöründe soğutma ihtiyaçları ve çözüm önerileri

Plastik üretiminde iyi bir soğutma sistemine sahip olmak, makinaların ömrünü, üretim kalitesini, işletme ve üretim maliyetlerini doğrudan etkileyen çok önemli bir unsurdur. Plastik makinalarında soğutulması gereken iki temel bölge vardır. Bunlar, hidrolik yağ ve kalıptır.

Çok bileşenli enjeksiyon kalıplama (Ko-enjeksiyon)

Günümüzde, çok bileşenli enjeksiyon kalıplama; malzemelerin işlenmesi için kullanılan teknolojilere yeni ufuklar açıyor.  Kompakt üretim birimleri, azaltılmış lojistik maliyeti ve optimize edilmiş üretim maliyetleri sunan bu tek adımlı proses son yıllarda gittikçe artan bir öneme sahip.

Otomotivden inşaata, ambalaj veya medikale hemen hemen tüm sektörlerde yenilikçi ürünler için etkin bir çözüm haline gelmiş durumda. Günlük hayatımızda da; bu yöntem ile üretilen araba arka farları, diş fırçaları, telefon ve bilgisayar kapakları veya renkli bardak ve tabaklarla hem estetik görünüşü hem de dayanıklılığı sunan bu teknolojiyi test etmiş oluyoruz.

Velox Türkiye

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı