Thursday, Sep 29th

Last updateMon, 19 Sep 2022 7am

You are here: Home Interview Atlas Copco Kompresör Tekniği Ürün ve Pazarlama Müdürü Erdem Enç

Atlas Copco Kompresör Tekniği Ürün ve Pazarlama Müdürü Erdem Enç

“Yenilikçi ürünlerimiz ile sektörün gelişimine katkı sunuyoruz”

Atlas Copco Kompresör Tekniği’nin yeni ürünü Chiller Grubu TCX serisi, başta yiyecek, içecek, ilaç, plastik, baskı olmak üzere birçok sektörde üretim süreçleri ve soğutma uygulamaları için özel olarak tasarlandı. Özellikle proses suyunu soğutmak amacıyla kullanılan yeni ürün ailesi, hava soğutmalı kondensere ve entegre hidro modüle sahip. Proses suyu soğutucu serisi, maksimum güvenilirliğiyle öne çıkıyor.

Öncelikle Atlas Copco’yu ve ürün gruplarını tanıyabilir miyiz? Sanayiye ne tür ürünlerle hizmet sunuyorsunuz?

Sürdürülebilir verimlilik çözümleri sağlamada dünya lideri olan Atlas Copco, 1873 yılında İsveç’te kurulmuş bir marka. Kompresör Tekniği, Endüstriyel Teknik, Güç Ekipmanları ve Vakum Çözümleri alanlarında 180’den fazla ülkede bulunan şirketimiz, Türkiye’de Atlas Copco Kompresör Tekniği olarak 1950’den beri faaliyetlerini sürdürüyor. 

Atlas Copco Kompresör Tekniği olarak; basınçlı hava çözümlerindeki geniş ürün yelpazemiz ile demir-çelik, otomotiv, tekstil, petrokimya, çimento, yiyecek & içecek, atık su arıtma, ilaç endüstrileri gibi birçok farklı sektöre hizmet vermekteyiz. Ürün ve hizmetlerimizi sürdürülebilir verimlilik, enerji tasarrufu, güvenlik ve ergonomiye odaklanarak geliştiriyoruz. Her sektör ve uygulama için farklı ihtiyaç ve öncelikler söz konusu olduğundan, her biri için özel çözümler sunabildiğimiz bir teknolojiye sahibiz. Ürünlerimiz arasında; yağ enjeksiyonlu vidalı, yağsız vidalı, santrifüj (turbo), yağsız hava blowerları, pistonlu yüksek basınçlı kompresörler, azot ve oksijen jeneratörleri, merkezi kontrolörler, gazlı ve kimyasal tip hava kurutucular, marin tipi kompresörler gibi çok farklı ihtiyaçlara çözümler bulunmakta. 

Enerji verimliliği konusu sanayi için son derece büyük önem taşımakta. Atlas Copco Kompresör Tekniği’nin endüstride enerji verimliliğini sağlamak için sunduğu çözümler nelerdir?

Kompresör dendiği zaman hiç kuşkusuz ilk akla gelen başlık enerji verimliliği oluyor. Dünya genelinde, sanayinin ihtiyaç duyduğu enerji gereksiniminin çok büyük bir maliyet kalemi oluşturduğunu biliyoruz. Enerji maliyetlerinin de her geçen gün arttığı ve önem kazandığını düşünecek olursak, enerji verimliliği yüksek sistemlerin kullanılması endüstri için neredeyse bir mecburiyet haline geliyor. Yalnızca basınçlı havayı değil, enerji tasarruflu basınçlı havayı sağlamak bir öncelik haline gelirken yatırımların da bu yönde yapılması önem kazanıyor. 

Enerji verimliliği, doğru teknolojilerin seçilmesi ve basınçlı hava konusunda bilincin artırılması Atlas Copco Kompresör Tekniği olarak en çok önem verdiğimiz konuların başında yer alıyor. Yenilikçi ürünlerimiz ile kompresör odalarında yapılacak iyileştirmelerin hem ülke ekonomisine hem de işletmelere katacağı değeri önemsiyor ve sunduğumuz teknolojik çözümlerle sektörün gelişimine katkı sunuyoruz.

Bunun yanı sıra, dijitalleşen dünyada birçok sektör ve iş alanı, teknolojik gelişmelerle enerji kaynaklarını daha verimli kullanarak işletme maliyetlerini azaltmayı, karbon ayak izini en aza indirmeyi hedefleri arasına almış durumda. Biz de sanayinin ve ticaretin hızlanan akışını, taleplerini karşılayabilecek, hatta önüne geçecek şekilde dijital yatırımlarımızı sürdürmeye devam ediyoruz.

Ürün portföyüne yeni eklediğiniz Atlas Copco Chiller Grubu TCX serisi hakkında bilgi verir misiniz? Özellikleri nelerdir?

Atlas Copco Kompresör Tekniği’nin yeni ürünü Atlas Copco Chiller Grubu TCX serisi, başta yiyecek, içecek, ilaç, plastik, baskı olmak üzere birçok sektörde üretim süreçleri ve soğutma uygulamaları için özel olarak tasarlandı. Özellikle proses suyunu soğutmak amacıyla kullanılan yeni ürün ailesi, hava soğutmalı kondensere ve entegre hidro modüle sahip. Proses suyu soğutucu serisi, maksimum güvenilirliğiyle öne çıkıyor. Paslanmaz çelik bileşenlere sahip TCX, bu özelliğiyle proses suyunun pas parçacıklarıyla kirlenmesini önlüyor, daha yüksek düzeyde güvenilirlik ve sıcaklık kontrolü sağlıyor. 

En son teknoloji ürünü, gelişmiş nesil endüstriyel chillerlerin tasarımında; bakım kolaylığı, işletim güvenliği, akıllı kontrol ve bağlantı sistemleri gibi özellikler öne çıkıyor. Örneğin bu chillerlerin yapımında, -10°C’ye kadar düşen ortam sıcaklıklarında bile iç veya dış mekânlarda çalışmasına imkân veren IP54 sınıfı, ses seviyesini azaltan kanopiler kullanılmıştır. Bunlar, ön kısımda soğutma sistemleri ve arka kısımda soğutma suyu devirdaim tertibatı gibi bileşenlere kolay erişim sağlanabilmesi için özel olarak tasarlanmıştır. Geniş kanopi kapakları ve akıllı yerleşim düzeni, bakım sürelerinin azaltılması, arızaların önlenmesi açısından kolay inceleme imkânı sağlar.

Enerji verimliliği noktasında TCX serisi sanayiye ne tür avantajlar sağlıyor?

Kompresörde olduğu gibi soğutma tarafında da üreticilere enerji verimli çözümler sunmayı önemsiyoruz. TCX serisiyle, verimliliği en üst düzeyde tutarak, bir Atlas Copco ürününden beklenilen güvenilirlik ve performansı bir arada sağlıyoruz. Artan enerji maliyetleri göz önüne alındığında tüm ürünlerimizle olduğu gibi TCX serimizle de müşterilerimize üretim süreçlerinde önemli bir maliyet avantajı sağlıyoruz. 

Daha az enerji demek sadece ekonomik değil, aynı zamanda daha yaşanabilir bir dünya için de en önemli unsurlardan biri. Tamamen alüminyum mikro kanala sahip olan TCX serisi, hem hafif hem de korozyon olmadan uzun ömürlü bir çalışma prosesine olanak tanıyor. Bu da, diğer standart tip ısı eşanjörlerine kıyasla yüzde 30 daha az soğutucu şarjı sağlayarak, TCX’i daha çevre dostu hale getirirken bakım maliyetlerini de düşürüyor. Ayrıca, sesi azaltan kanopisiyle gürültü seviyelerini önemli ölçüde düşürerek, çalışma ortamlarında kullanılmasına olanak tanıyor. TCX Chiller’in bir diğer özelliği ise kolay tak-çalıştır tipi yapısı sayesinde soğutma sisteminin hızlı kurulumuna olanak vermesi.

İşletmeler soğutma uygulamaları için en uygun chilleri nasıl belirlemeli? 

Öncelikle doğru boyutta bir chillerin seçilmesi çok önemlidir. Küçük boyutta bir ürün proses ekipmanını asla gerektiği gibi soğutamayacağından ve bu nedenle proses suyu sıcaklığı sabit düzeyde tutulamayacağından daima sorunların yaşanmasına neden olacaktır. Buna karşılık, büyük boyuttaki bir chillerden ise hiçbir zaman en üst seviyede verimlilik alınamayacak ve kullanımı daha maliyetli olacaktır. Uygulama için doğru ünite boyutunu belirlemek üzere, akış hızının ve proses ekipmanının soğutma ortamına kattığı ısı enerjisinin, yani ΔT olarak ifade edilen giriş ve çıkış suyu arasındaki sıcaklık değişiminin bilinmesi gerekir.

TCX modellerinde; akış ve seviye anahtarları, termal problar, basınç probları, karter ısıtma ve chillerin güvenli bir şekilde çalışmasını sağlayan filtreler gibi çok çeşitli güvenlik cihazları kullanılmaktadır. Bununla birlikte tamamen hava sızdırmaz şekilde tasarlanmış bir soğutma sistemi, soğutucu akışkanın sızmasını önler ve bakım gerektirmez. Faz sırası rölesinin kullanımı, hatalı kablolama durumunda chiller içerisindeki kompresörün hasar görme riskini ortadan kaldırır. Bu yeni tasarım sistemlerde, dokunmatik ekranlı kontrolör, enerji bakımından verimlilik sağlayan algoritmalarla çalışır, tüm chiller sensörlerini tek bir sistemde birleştirir ve çalışma parametrelerinden sapılması durumunda uyarı verir. 11 Kw ve üzeri chillerlerde yerleşik akıllı uzaktan izleme özelliği sayesinde tam bağlantı sağlanır. Bu sayede optimum verimliliğin sağlanabilmesi için kullanıcının makine verilerine gerçek zamanlı olarak net bir biçimde erişim sağlanabilir.

Son olarak, bir chillerin işletmelere maliyet açısından ne tür faydalar sağladığından bahsedebilir misiniz?

Özellikle proses ekipmanının günde birkaç vardiya çalışması durumunda, soğutma suyu maliyetleri hızla artmaktadır. Sisteme eklenen bir chiller, şebeke suyu teminine ve atık su deşarjına ilişkin maliyetleri ve ihtiyacı azaltarak üretim bütçelerinde önemli miktarlarda tasarruf gerçekleştirilmesine katkıda bulunmaktadır. Ayrıca, chiller teknolojisindeki en son gelişmeler sayesinde, sermaye yatırımı geri dönüşü, ekipmanın çok kısa süreli kullanımı sonucunda gerçekleşmektedir.