Saturday, Dec 03rd

Last updateFri, 18 Nov 2022 1pm

You are here: Home Interview “Plastik sektörüne yeni bir soluk getireceğiz”

“Plastik sektörüne yeni bir soluk getireceğiz”

Rüştü Barkay - Nordmann, Rassmann - Türkiye Genel MüdürüEduard Nordmann ve Fritz Rassmann tarafından 1912 yılında kurulan, Nordmann, Rassmann, bugün kimyasal ve doğal hammadde dağıtımına odaklanan uluslararası bir grup. Avrupa’da on beş farklı ülkede faaliyette olan firma Türkiye’deki çalışmalarını sürdürecek şirketini açarak Avrupa’daki ülke sayısını da on altıya çıkartmış oldu. Şirket, İstanbul’da konumlanacak ve Nordmann, Rassmann Türkiye Dış Ticaret AŞ adı altında ticari faaliyetlerini sürdürecek. Nordmann, Rassmann Türkiye Genel Müdürü Sayın Rüştü Barkay ile genel olarak şirketin tarihi ve Türkiye’de kurulma aşamalarını konuştuk. Sizleri röportajımızla baş başa bırakıyoruz. 

Öncelikle sizi kısaca sizi tanıyabilir miyiz? 

İnnsbruck Üniversitesi İşletme Fakültesinde eğitimimi tamamladıktan sonra Amerika’da pazarlama üzerine ekstra bir eğitim aldım. Daha sonra Sabancı Holding’in çeşitli kademelerinde üst düzey yöneticilik yaptıktan sonra en son Gıda Grubunun Dış Ticaret Direktörlüğü’nden ayrıldım ve CNR Holding’de Genel Müdür olarak çalışmaya başladım. Daha sonra Sungur Grup’ta (Plastay, Tayplas, Askim) Genel Müdürlük yaptıktan sonra son olarak BAYEGAN’da Petrokimya Direktörlüğü yaptım. 

Nordmann Rassmann hakkında kısaca bilgi alabilir miyiz? 

Nordmann Rossmann 104 yaşında bir Alman firmasıdır. 1912 yılında Hamburg Almanya’da  Eduard Nordmann ve Fritz Rassmann tarafından kurulmuş. Daha sonra savaş döneminde Rassmann savaşta vefat etmiş. Dolayısıyla aslında şirket Eduard Nordmann tarafından geliştirilip büyütülmüş. 1915 yılında ticarete başlamışlar. Esas işleri uluslararası alanda doğal kauçuk ticareti. Şirketin kuruluşunda da kauçuk çok önemli bir yer almaktadır. Daha sonra ikinci nesil işin başına geçmiş. Büyüme çeşitli ülkelerde devam etmiş. Şirketin ana iştigal konusu kimyasal ve katkı malzemeleri satışı üzerine Avrupa’nın en büyük şirketlerinden birisi. Bu firma 104’üncü yılında Türkiye’de de kendi şirketini kurdu ve Almanya ile beraber Avrupa’daki 16. ülke olarak Türkiye’de faaliyete geçti. Nordmann Rassmann firmasının tarihçesine bakacak olursak firmamızın Almanya’daki merkeze bağlı olan ülkelerle beraber toplam 350 milyon avroluk bir cirosu ve 300 çalışanı var. Fakat esas olan bu 300 çalışanın 70 tanesi mühendis, firma sadece bir ticaret firması olmakla beraber firmanın kendi laboratuvarı mevcut ve kendi Ar-Ge çalışmalarımızı yürütüyoruz. Dolayısıyla biz Türkiye’de de müşterilerimize sadece bir malın tedarikini değil onlara teknik destek verebileceğimiz, nihai üründe erişmek istedikleri kaliteye veya sonuca ilişkin beklentilerini sağlayacak Ar-Ge desteğini verebilecek bir sistemimiz mevcut. Dünyanın ileri gelen birçok firmasının distribütörlüğünü yapıyoruz. Farklı ülkelerde farklı distribütörlüklerimiz var ama esas olarak firmanın aktif olduğu endüstriler plastik, kauçuk, boya, kozmetik ve ilaç ve son olarak da tabii yağlar endüstrileri. Türkiye’de biz özellikle plastik, kauçuk ve boya sektörlerinde aktif olarak çalışacağız.

Nordmann Rassmann henüz Türkiye pazarına yeni girdi, bu süreç nasıl gelişti kısaca bahsedebilir misiniz?

Nordmann Rassmann firmasının Türkiye’deki şirketinin kuruluşunu yaparken Almanya’daki merkez ile hiçbir zaman sadece Türkiye’yi konuşmadık. Türkiye’nin hitap ettiği bölgede çok önemli pazarlar var. Gerek komşu ülkelerimiz gerekse Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri de Nordmann Rassmann Türkiye’nin hitap ettiği pazarlar ve bölgeler olacaktır. İkinci bir vazifemiz de Türkiye’deki üreticilerin ürünlerini Nordmann Rassmann grubunun 16 ülkedeki dağıtım ağına sunmak. Türk üreticilerinin de nihai ürünlerinin o büyük pazarlarla bağlantılarını yapmayı hedefliyoruz. 

Sizin de söylediğiniz gibi Nordmann Rassmann Türkiye pazarına çok yeni girdi. Fakat aslında 4-5 yıldır Türkiye pazarını çok yakından inceliyorlardı. Bu pazarda aktif olmak istediklerini her zaman belirtmişlerdi ama 2016 yılında resmi olarak kuruldu. Pazara yeni girmiş olmakla beraber çok ciddi bir pazar araştırması yaparak girdikleri için hızlı bir şekilde ilerleme sağlayacağımızı tahmin ediyorum. Esas olarak bundan 5 yıl önce şirketin CEO’su Türkiye pazarının kendileri için öncelikle pazar olduğunu zaten Avrupa basınına da deklare etmişlerdi. Bu süre zarfında araştırmalar yapıldı, yapılması gereken yatırımlar gerçekleştirildi, insan yatırımı, personel araştırması, Türkiye’deki rekabet ve özellikle son kullanıcıları çok detaylı bir şekilde incelediler, yönetim kurulunda karar alındı. 2015 yılı içerisinde sıfırdan bir şirket kurma kararı aldılar ve 2016 yılında da şirket kuruldu. 

Geniş bir ürün yelpazesine sahip olduğunuzu biliyoruz, ürün çeşitleriniz nelerdir? Özelliklerinden bahseder misiniz?

Kişisel bakım, boya ve yapı kimyasalları, polimerler, kauçuk, oleokimya olmak üzere beş ana endüstride hizmet veren Nordmann Rassmann Group olarak Türkiye’deki faaliyetimize öncelikle polimerler, kauçuk, boya ve yapı kimyasalları sektörlerini hedef alarak başladık. 

Plastik endüstrisi başlığı altında yer alan polimerler ürün grubunda; termoplastikler, plastik katkı maddeleri, alevlenmeyi geciktirici ajanlar yer alıyor. 

Termoplastik ürün grubu bünyesinde; standart polimerler, yüksek performans polimerler, mühendislik polimerleri ve özel nitelikli kompound karışımlar yer alıyor. Plastik katkı maddeleri bünyesinde kısaca, çeşitli pe&pp waks, antioksidantlar, kalay stabilizatörü, proses iyileştiriciler, darbe mukavemeti artırıcıları, Tİ02, organik ve inorganik pigmentler bulunuyor.

Nordmann Rassmann kauçuk ünitesi; sentetik kauçuk, kauçuk kimyasalları ve poliüretan elastomerler ürün gruplarından oluşuyor. Boya ve yapı kimyasalları ürünleri esas olarak yapı, kompozit, boya ve mürekkep, yapıştırıcı olmak üzere 4 ana segmentte toplanmış durumda.

Yapı ünitesi, çeşitli sertleştiriciler, bağlayıcılar, plastikleştiriciler, yüzey düzenleyicileri ve katkılardan oluşuyor. Kompozit; reçineler, kürleme ajanları, mineral yağ, poliollerden oluşurken, boya ve mürekkep ünitesinde katkılar, çeşitli bağlayıcılar, fonksiyonel, organik ve inorganik pigmentler ve dolgu maddelerinden oluşuyor.

Öncelikli olarak Türkiye pazarında hedef aldığınız sektörler hangileridir?

Esas olarak pazarda hedeflediğimiz plastik sektörü, kauçuk sektörü ve boya sektörü. Plastik sektörü hepimizin bildiği gibi Türkiye’nin aslında çok güçlü üreticilerine sahip olduğu, ihracatının çok güçlü olduğu, ağırlıklı olarak hammadde ve katkı maddeleri de ithalata dayalı olan bir sektör. Yıllardır bu sektörde faaliyette bulunduğumuz için çok ciddi bir müşteri portföyüne sahibiz. Plastik sektörüne aslında yeni bir soluk getireceğimizi tahmin ediyorum. Malı aldık depomuzda var hadi satalım anlayışından ziyade teknik destekle, alıcılarımızın gücüyle tedarikçilerimizin olumlu yaklaşımlarıyla beraber hareket ediyoruz. Dolayısıyla biz teknik ekibimizi yurtdışındaki boyutumuzla veya tedarikçilerimizi ağırlayarak oradaki gelişmeleri de onlara aktarmak istiyoruz. Türkiye’de plastik sektöründe çok ciddi yatırımlar yapıldı. Bu yatırımların neticesindeki gerek ihracat gerek iç piyasada ürünler çok kaliteliler aynı kaliteye uygun katkı malzemelerini sunacağız. Burada hem Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde, İstanbul’da, İzmir’de, Mersin’deki depolarımızda hammaddelerimiz her zaman için hazır olacak. Bu malları millileştirerek müşterilerin fabrikalarına kadar teslim edeceğiz. 

Teknolojik gelişmeler, Ar-Ge çalışmalarınız hakkında biraz bilgi verir misiniz? Almanya’daki merkezde kendi laboratuvarımız var. Plastik, kauçuk ve boya için ayrı ayrı laboratuvarlarımız mevcut. Burada çalışan 70 mühendis kadrosu var. Aynı zamanda bu laboratuvar üreticilerimizin laboratuvarlarıyla da beraber çalışıyorlar. Dolayısıyla çok ciddi bir bilgi sunabiliyoruz. Türkiye’deki üreticilerin teknik anlamdaki sorunlarının hepsine cevap verebilecek bir altyapıya da sahibiz. 

Tesisleriniz, istihdam profiliniz ve sahip olduğunuz kalite belgeleri ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

Almanya ile birlikte 16 ülkede hizmet veriyoruz. Daha önce Fransa, Avusturya, İsveç, Çek Cumhuriyeti, Bulgaristan, Sırbistan gibi birçok ülkede Nordmann Rassmann’ın kendi şirketleri var. Üreticilerimiz ise Amerika’dan Japonya’ya Çin’den Avrupa’ya kadar dünyanın dört bir yanında o katkı malzemesini en yeni teknolojilerle en iyi üreten şirketler. Bu şirketlerle çok uzun yıllara dayanan ortaklıklarımız var. Bizim bütün tedarikçilerimizle ilişkilerimiz on yılları geçmiş bir vaziyette. Bunların arasında 60-65 yıldan beri birlikte çalıştığımız üreticiler var. Türkiye’de hizmetimiz Maslak’taki ofisimizden idare edilecek. Burada kurduğumuz ekiple müşterilerimize hizmet vereceğiz. 

Sektör ile ilgili Avrupa ve dünyadaki gelişmeleri nasıl buluyorsunuz?

Ben açıkçası Türkiye’ye çok inanıyorum. Türkiye’deki sanayicilerin yatırım iştahına, kendi endüstrilerine, kendi pazarlarına, sahip çıkışlarına ülkelerine yaptıkları yatırımlarına ve özellikle bakış açılarına çok inanıyorum. Tek istediğimiz biraz daha yurt dışındaki son kullanıcıların talep ettikleri ürünleri rekabetçi fiyatlarla onlara sunabilmemizi sağlamak. Ben Türkiye’nin özellikle plastik konusunda çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Bu başarı da uzun yıllar boyunca devam edecek. Açıkçası bazı konularda Türkiye’yi rakipsiz hatta Avrupa’daki bazı yatırımların Türkiye’ye geleceğini tahmin ediyorum. Dünyaya bakacak olursak Çin’in başını çektiği ve dünyanın geri kalanını etkileyen güçlü bir pazar var. Eğer Çin’de işler iyi gitmezse dünya ekonomisi zorlanıyor, Çin’de işler iyi giderse dünyadaki bütün ekonomiler iyi gidiyor. Çin talepkar olursa Uzakdoğu’da işler artıyor, Amerika’yı, Japonya’yı etkiliyor. Avrupa avro-dolar paritesiyle de rekabetçi veya gayri rekabetçi duruma gelebiliyor. Özellikle lokomotif Çin’in ekonomisi, Çin’in talepleri. Gördüğüm kadarıyla 2016 bekle ve gör yılı. 2016’nın son çeyreğinde piyasalarda çok daha olumlu gelişmeler olacağını tahmin ediyorum.

Sizce Türkiye’de sektörle ilgili ne türlü çalışmalar yapılmalı? Siz firma olarak bu süreç için neler yapıyorsunuz?

Türkiye’deki yapılan yatırımlarda genel olarak bir yenilikten ziyade birbirinin aynısı şeklinde ilerliyor. Ancak biliyoruz ki önemli olan birinin taklidi değil birçok alanda olduğu gibi yatırım alanlarında da farklılık ortaya koyabilmek. Yatırımlarımızın biraz daha farklılaşmaya yönelik olması, biraz daha çevre dostu ekonomiye yönelik olması gerekiyor. Bizim Nordmann Rassmann olarak da hedefimiz bu amaca bu farklılaşmaya uygun katkı malzemelerini veya dünyadaki trendlere uygun katkı malzemelerini Türkiye’deki üreticilere sunmak.  

Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

Plastik&Ambalaj Teknolojisi Dergisi her zaman yakından takip ettiğim ve sektörde önemli bir boşluğu doldurduğunu düşündüğüm referans bir yayın. Sektörel yayıncılığın ülkemizde ne denli zor şartlarda yapıldığını hepimiz biliyoruz ve sizlerin bu çabasını da çok takdir ediyorum. Şirketimizin faaliyetlerine başlamasıyla birlikte de işbirliğimizin artarak devam edeceğine inancım sonsuz. Bu vesileyle sayfalarınızda bizlere de yer verdiğiniz için teşekkür ediyor, sizin aracılığınızla da okuyucularınıza saygılarımızı sunuyorum.

Rüştü Barkay  

Nordmann, Rassmann 

Türkiye Genel Müdürü