Saturday, Dec 03rd

Last updateFri, 18 Nov 2022 1pm

You are here: Home Interview Türkiye Avrupa’nın Esnek Ambalaj üretim merkezi olma yolunda

Türkiye Avrupa’nın Esnek Ambalaj üretim merkezi olma yolunda


Enver Bakioğlu FASD ( Fleksibıl Ambalaj Sanayicileri Derneği) Genel Başkanı 2005 yılından bu yana Türk Fleksibıl Ambalaj Sanayinin tek ve en yetkili temsilcisi olan FASD Fleksibıl Ambalaj Sanayicileri Derneği 10 yıldır sektöre ve özellikle Türkiye Fleksibıl Ambalaj Sanayisine katkılar sunmaktadır. Üyesi olan kuruluşları dünya çapında en iyi şekilde temsil eden FASD, 2012 yılından beri düzenlemekte olduğu PACK-IST fuarıyla da sektöre nitelik kazandırmaya devam etmektedir. Üç yıldır FASD’ın Genel Başkanlığı’nı başarılı bir şekilde yürüten Sayın Enver Bakioğlu ile Fleksibıl Ambalaj Sektörünün ülkemizde geldiği son durumunu, Türk Esnek Ambalaj Sektörünün dünya çapındaki önemini ve PACK-IST Fuarı’nın bu süreçte sektöre olan katıklarını konuştuk. Sizleri röportajımızla başbaşa bırakıyoruz.

Son yıllarda oldukça yükselişe geçen esnek ambalaj sektörü Türkiye’de nasıl bir ilerleme kaydedecek, öngörüleriniz nelerdir?

Esnek ambalajlar, gıda ve gıda dışı ürünlerin tüketiciler ile sağlıklı koşullarda buluşturulması için en verimli ambalaj çözümü olma özelliği ile her geçen gün önemini arttırmaktadır. Nüfus yapısındaki değişim ve kentleşme, çalışma hayatındaki modern insanın hızlı tüketim ihtiyaçları, sağlık, hijyen ve çevre bilincinin artması gibi günümüz gerçeklerine en iyi yanıtı esnek ambalajlarla verebildiğimizi görmekteyiz. Bunun sonucu olarak esnek ambalaj pazarları hemen hemen bütün ülkelerde diğer ambalaj türlerinden de pay kaparak ülke ekonomilerinin genel büyüme oranlarından daha hızlı bir şekilde büyüme göstermektedir.

Türkiye’de de durum bu genel tablodan farklı değildir. Ülkemizde toplam nüfusun yüzde 49’u 30 yaşın altındadır. Bu genç ve dinamik nüfus tüketimin itici gücünü oluşturmaktadır. Artan hane halkı geliri, tüketici alışkanlıklarındaki değişim, kadınların iş gücüne katılım oranının artması, mutfakta geçen zamanın her geçen gün azalması, atıştırmalık ürünlerin porsiyonluk ölçülerde tüketiciye sunulması, süpermarket ve hipermarketlerin yaygınlaşması, kayıtdışı ekonominin azalması, yaş sebze meyve hariç açıkta gıda ürünü satışının hijyen, güvenlik ve raf ömrü sebeleri ile her geçen gün azalması gibi faktörler, esnek ambalaj pazarının kararlı bir şekilde büyümesine imkan sağlamaktadır.

FASD’nin yaptığı araştırmalara göre Türkiye’de 2014 yılında 190 bin ton esnek ambalaj tüketilmiştir. Bu da ülkemizdeki kişi başı tüketimin yaklaşık 8,29 Euro veya 2,48 kg olduğunu göstermektedir. Bu tüketim seviyesi ile Türkiye, Batı Avrupa ortalamalarının ancak yüzde 40’ı seviyesindedir. Buradan da görüleceği üzere ülkemizde esnek ambalaj tüketiminin daha da artması için potansiyel fazlasıyla mevcuttur.

Halihazırda Avrupa’nın yedinci büyük esnek ambalaj pazarı olan Türkiye’de önümüzdeki 5 yılboyunca yılda %4-%5 civarında bir büyüme öngörülmektedir. Görece doygun olan Batı Avrupa esnek ambalaj pazarında Türkiye, bu dinamik yapısıyla öne çıkmaktadır. 

FASD üyelerimizin 2014 yılı üretimden toplam satışlarının toplamı yaklaşık 7 milyar TL olup sektörümüzde 13 bin kadar kişiye istihdam sağlanmaktadır. 

FASD olarak sektöre olan katkılarınız yadsınamaz. Son çalış-malarınızdan bahseder misiniz?

Ne mutlu ki FASD olarak sektörümüzü büyük bir kapsama oranıyla temsil etmekteyiz. Bu durum, bizlere gerek içe dönük gerekse dışa dönük kimi görevler yüklemektedir. İçe dönük görev-lerimiz arasında üyelerimiz arasındaki sosyal ve ekonomik işbirliğini kuvvetlendirmek, üyeler arası iletişimi sağlamak, teknik ve ekonomik gelişmeler hakkında bilgi paylaşmak, eğitim çalışmaları yapmak, danışmanlık hizmetleri vermek gibi faaliyetlerimiz sayı-labilir. Üyelerimizden aldığımız geri dönüşler göstermektedir ki, teknolojik gelişmeler konusunda üyelerimizi bilgilendirdiğimiz semi-nerler büyük beğeni toplamakta ve fayda sağlamaktadır.

Dışa dönük faaliyetlerimiz arasında ise örgütlülüğümüzü arttırmak, sektörümüzü temsil edecek şekilde toplumla ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla iletişim kurmak ve son olarak özellikle kamu kurumları nezdinde sektörümüzü temsil ederek karar noktalarında sektörün sesi olarak bulunmak gibi çalışmalar başta gelmektedir. Ekonomi Bakanlığı; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı nezdindeki çalışmalarımız, TOBB Türkiye Ambalaj Meclisi üyeliğimiz, TSE, TÜBİTAK, meslek odaları gibi kurumlarla yapmakta olduğumuz işbirlikleri, bu çalışmalarımıza örnek olabilir. Bu çalışmalarla hedefimiz, doğal olarak, üyele-rimizin rekabet gücünü içinde bulunduğumuz tüm pazarlardaki  rakip meslektaşlarımıza karşı savunmaktır.

Son aylarda yoğun olarak gündemimizi işgal eden konular da kamu kurumları ile ilişkiler olmuştur. Bu noktada üzülerek belirtmek isterim ki yetişmiş iş gücü ve yüksek teknolojik olanaklarıyla tüm dünya pazarlarında başarıyla rekabet etme potansiyelini taşıyan esnek ambalaj sanayimiz, yurt içindeki birtakım mevzuat değişikliklerinden son derece olumsuz etkilenmektedir. Bu gibi durumlar son birkaç ayda sektörümüzün temel gündem maddeleri arasında yer almıştır. FASD olarak bu gelişmeler karşısında hem üyelerimizin haklarını savunmak hem de yasal mevzuatın Avrupa mevzuatıyla uyumlu, bilim ve tekniğin güncel gereklerini taşır hale gelmesini sağlamak amacıyla ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla yoğun temaslar içindeyiz. Bu durum, dernek merkezimizi Ankara’ya taşımış olmamızın da ana sebebidir. Bunun ne kadar yerinde bir karar olduğunu her geçen gün bir kez daha hissediyoruz.

Daha önceki röportajımızda esnek ambalaj üreticilerinin Türk sanayisinde oldukça önemli bir konumda olduğundan söz etmiştiniz. Bu durumda son rakamlarla açıklarsak esnek ambalaj sektörü özellikle ihracat konusunda nasıl bir gelişme kaydetti? 

Türkiye esnek ambalaj sanayii, know-how, tecrübe ve bilgi birikimi ile genç makina parkı, güncel üretim teknolojileri sayesinde yüksek üretim verimliliklerini yakalamış olup düşük malzeme firesi ve daha az zaman kayıpları ile çalışmaktadır. Bu faktörler, konusunda uz-manlaşmış, iyi yetişmiş insan kaynaklarıyla birleştiğinde, Avrupalı meslektaşlarına oranla yüksek rekabet gücünü de beraberinde getirmektedir.

FASD olarak yaptığımız hesap-lamalar, Türkiye’deki esnek ambalaj sanayicilerinin 2013 yılında birincil ve ikincil ambalajlar dahil olmak üzere 495 milyon Euro’luk toplam ihracat gerçekleştirdiğine işaret etmektedir. Bu ihracatın da ağırlıklı kısmının birincil ambalajlardan oluştuğunu söylemek mümkündür. İSO rakamlarına bakacak olursak geçtiğimiz yıl yalnızca Türkiye’nin İlk 1000 Sanayi Kuruluşu arasında yer alan esnek ambalaj firmalarımızın bildirdiği ihracat rakamı 1 milyar 287 milyon USD düzeyinde olup, bu firmalarımızın doğrudan ihracatı %50 dolayındadır. Esnek ambalaj ürünleri ile ambalajlanarak ihraç edilen ürünleri, yani dolaylı ihracatımızı da dikkate aldığımızda, bu rakamların çok daha büyük olacağını düşünebiliriz. 

Esnek ambalaj sektörünün yakın döneme ilişkin inovasyon teknoloji düzeyleri ne durum-dadır?  Bu düzeyler sektörde nasıl bir projeksiyon çiziyor?

Esnek ambalaj sektöründe farklı, yenilikçi fikirler geliştirip yeni ihtiyaçlara cevap vermek büyük önem arz etmektedir. Son dönemlerde ambalaj teknolojisi bir değişim içerisindedir. Kaynak verimliliğine ve endüstriyel faydalara odaklanarak her geçen gün yeni kompozit yapıları marka sahiplerine sunmaktayız. Bu doğrultuda, inovasyon teknoloji düzeyinin de bu değişen ihtiyaçları karşılamak üzere ilerlediğini, toplumsal ve ekonomik açıdan daha verimli, sürdürülebilir büyüme yönünde bir projeksiyon çizdiği söylenebilir.

Gelecek dönemde esnek ambalaj sanayiinde temel inovasyon alanlarının kullanım kolaylığı yaratan kolay açılıp kapanabilme, kolay yırtılma gibi malzeme özellikleri ve dik duran poşetler ve porsiyonluk ambalajlar gibi ürüne rafta rakiplerinden ayrışma imkanı veren tasarımlar üzerinde yoğunlaşacağını öngörebiliriz. Ayrıca, içindeki gıda ürününün ambalajı ile birlikte sterilizasyon prosesine tabi tutulmasına olanak sağlayan“retort” uygulamaları da her geçen gün yaygınlaşmaktadır. 

Türk sanayisinde oldukça önemli bir konumda olan ve dünya çapında önde gelen firmalar üyeleriniz arasında ve aynı zamanda PACK-IST katılımcıları arasındalar. Bu firmaların fuara olan katkıları hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Türkiye esnek ambalaj sektörünün önde gelen firmalarının hemen hepsinin fuarımızda yer alıyor olması, şüphesiz PACK-IST için bir gurur kaynağıdır. Bu yıl bu konuda başta FASD Yönetim Kurulumuz olmak üzere büyük emek harcadık. Tüm sektör bileşenlerini, tüm meslektaşlarımızı bu fuarda yer almaya davet etmek için önemli bir zaman ve kaynak ayırdık. Bu alandaki çabalarımızın sonuçsuz kalmadığını görmek bizleri mutlu ediyor. Her bir PACK-IST fuarının bir öncekinden daha başarılı geçeceğine inancımız tamdır. Zira üretici ve tedarikçiler bu fuarda ne kadar yoğun bir şekilde yer alırlarsa, müşteriler de o yoğunlukta ilgi gösterecek ve yeni iş ilişkilerinin kurulmasına imkan sağlanacaktır.

PACK-IST Fuarı bölgesinde ve esnek ambalaj alanında düzenlenen tek fuar bunun dışında alanında nasıl bir farklılık yaratıyor? Türkiye’deki sektörün büyümesi, rekabet açısından PACK-IST nasıl bir vizyon yüklenecek, sektöre nasıl bir heyecan getirecek?

Bu yıl üçüncüsünü düzenlemekte olduğumuz PACK-IST fuarı, derne-ğimizin büyük önem verdiği çalışmaların başında gelmektedir. Günümüzde genel amaçlı fuar-ların etkinliğini ve ilgi çekme yeteneğini hızla kaybetmekte olduğunu görüyoruz. Buna karşılık uzmanlık fuarları, günümüzde teknolojik iletişim olanaklarının bu denli ilerlemiş olmasına rağmen halen önemini korumakta ve beğeniyle takip edilmektedir. Sektörümüzün tüm bileşenlerini bir araya getireceğimiz, her türlü yenilik ve gelişmelerden haberdar olmayı sağlayacak, yurt içinden ve yurt dışından üretici firmalar ile müşterileri buluşturarak yeni ticaret olanakları yaratacak bir ortamı ancak böyle bir ihtisas fuarında yaratabileceğimize inanıyoruz.

Türkiye’nin Avrupa’nın esnek ambalaj konusunda önemli bir üretim merkezi olacağı yönündeki hedeflerimizden bahsetmiştik. PACK-IST’in kapsamlı tanıtımı ile önümüzdeki yıllarda özellikle Avrupalı, Afrikalı, Asyalı ve Orta Doğulu gıda üreticileri için cazip ve önemli bir fuar haline gelmesini amaçlamaktayız. Elbette bu durum, fuarın katılımcı ve ziyaretçi profili ile de doğrudan ilgilidir. Bu yıl bu konuda önemli bir başarı elde etmeyi beklemekteyiz.