Thursday, May 23rd

Last updateWed, 15 May 2024 9am

You are here: Home Interview “Amacımız fleksibıl ambalaj üreticisinin baskıya yönelik her türlü ihtiyacını karşılayabilmek”

“Amacımız fleksibıl ambalaj üreticisinin baskıya yönelik her türlü ihtiyacını karşılayabilmek”

 

1983 yılında baskı ve baskı sonrası matbaa endüstrisine yönelik üretim yapan yurtdışı firmaların Türkiye temsilciliğini yürütmek amacıyla kurulan Yıldız A.Ş., esnek ambalaj sektörünün dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla gelişmesiyle zamanla fleksibıl ambalaj sektörüne yönelik üretim yapan firmaların temsilciliklerini almaya başladı. Baba kız başarılı bir aile şirketi örneği sergiliyorlar ve 31 yıllık geçmişiyle sektörde önemli işlere imzalar atmayı hedefliyorlar. Yıldız A.Ş. Kurucu ve Genel Müdürü Sayın Taner Çelik ile esnek ambalaj sektörü üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Sizleri bu röportajımızla baş başa bırakıyoruz. 

Firmanız hakkında kısaca bilgi alabilir miyiz?

Firmamız 1983 yılında bir aile şirketi olarak kuruldu. Kızım, Sera Çelik Necipoğlu’nun da katılması ile birlikte faaliyetlerimizi genişlettik ve bu yıl 31. senemizi geride bıraktık. Sektörde oldukça eskiye dayanan bir mazimiz var. İlk kurulduğumuz yıllarda imalatçı bir firma olarak zarf üretiyorduk. Fakat 1990 yılından itibaren tamamen üretimden çıkıp sadece dış ticaret firması olarak faaliyetlerimizi devam ettirdik ve yurt dışı şirketlerin mümessilliklerine soyunduk. O günden bugüne de mümessilliklerimize devam ediyoruz. 

Hangi firmaların mümessilliğini yapıyorsunuz? Ağırlıklı olarak hangi sektörlere yönelik makinelerin satışını gerçekleştiriyorsunuz?

Bizim öncelikli amacımız esnek ambalaj sektöründe üretim yapan firmalara hizmet vermek. Bunun için de ağırlıklı olarak bu firmaların kullanmış oldukları makinelerin mümessillikleri portföyümüzde bulunuyor. Portföyümüzde bulunan firmaların en büyüğü İtalyan UTECO markasıdır. UTECO, flekso baskı makine imalatçıları arasında dünyanın en büyük firmasıdır. Hem son teknoloji hem de son jenerasyonda makine olarak dünyada çok tanınan bir marka. Şuanda dünyada kullanılmakta olan 2600’den fazla makinesi var. UTECO, flekso baskı makinelerinin yanı sıra, rotogravür makineleri ve film laminasyon makineleri de üretmektedir. Bu üç çeşit makine arasında da en fazla satışını yaptıkları makineleri flekso baskı makineleridir. Güney Amerika, Kuzey Amerika, Avrupa gibi hemen hemen dünyanın her yerinde ortalama yılda 80-85 adet flekso baskı makinesi satışı yapılan bir markadır. Bu rakama dünyada başka çıkan bir makine markası yoktur. Şu anda, Verona’da bulunan iki fabrika binasında üretimlerini gerçekleştiriyorlar. 2014 Temmuz ayında bunlara üçüncü bir fabrika binası daha eklenecek. Üçüncü fabrika ile çok daha rahat ve hızlı bir şekilde makine imalatları devam edecek. 

UTECO’nun yanı sıra diğer mümessilliklerimize gelince, bizim asıl amacımız bir fleksibıl ambalaj üreticisine gittiğimizde, firmanın üretim öncesi, üretim ve üretim sonrasındaki tüm süreçte baskıya yönelik her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilmektir.

Flekso baskı makinesi kullanan firmaların flekso klişe montaj masaları ile ilgili olarak, UTECO’da olduğu gibi yine İtalya’dan SYS TEC adında bir firma ile anlaşmamız var. SYS TEC, flekso baskı makinelerinde kullanılan klişelerin sleeveler üzerine montajını sağlayan masaların üretimini yapan bir firmadır. 

Bunların dışında, klişelerin takıldığı sleevlerin üretimini yapan Grafiche Tamburuni firmasının da Türkiye temsilciliğini yapıyoruz. Grafiche Tamburuni markası Avrupa’da oldukça bilinen bir marka olmasına rağmen ülkemizde bizimle birlikte yeni yeni tanınmaya başlandı. Çok farklı işlemlere hitap eden farklı sistemleri var. 

Aniloks merdaneler için, Güney Afrika’da faaliyette bulunan bir İngiliz firması olan CAE’nin Türkiye temsilciliğini yapıyoruz. CAE, flekso baskı makinelerinde kullanılan seramik aniloks merdanelerin üretimini yapmaktadır. Müşterilere birebir tanıtım ziyaretleri yaparak aniloksalar hakkında detaylı bilgiler aktarıyoruz. Ekip arkadaşlarımız Güney Afrika’ya giderek tesislerde verilen eğitimler sayesinde daha fazla bilgiye sahip oluyorlar.  

Yine bunların dışında, mümesilliğini yaptığımız Almanya merkezli LEMM Maschinenbau GmbH firması, müşterilerinin talepleri doğrultusunda bobin aktarma ve taşıma sistemlerine yönelik çözümler sunmaktadır. Ürettikleri kaldıraç ve besleme sistemleri ile birlikte uzun senelerdir kağıt, folyo ve ambalaj sektörüne yönelik hizmetler sunmaktadır. Bunun dışında, tabanlı, tabansız, pencereli her türlü kağıt torba makineleri imalatçısı grup Fransız HOLWEG ve Amerikan WEBER firmalarının da Türkiye temsilciliğini yürütmekteyiz.

Satışlarını yaptığınız markalar arasında en fazla rağbet gören makineniz hangisidir?

En fazla satışını gerçekleştirdiğimiz makinelerimiz UTECO’nun makineleridir. Özellikle UTECO’nun flekso baskı makineleri Türkiye pazarında oldukça beğeni topluyor. Flekso baskı makineleri 3 çeşide ayrılıyor. Biri merkezi tamburlu olarak tabir ettiğimiz dişlisiz makineler. Diğer bir türü daha çok aseptik veya sulu gıda üretiminde ve karton ambalaj üretiminde kullanılan inline makinelerdir. Son olarak da stack olarak tabir ettiğimiz üst üste dizili ünitelerden oluşan makineler var. Bunların tamamında en fazla satışı yapılan makine türü merkezi tamburlu olan makinelerdir. Son bir kaç yıla kadar UTECO Türkiye’de çok fazla söz sahibi değildi. Başka marka makineler burada daha çok faaliyette bulunuyorlardı. Ancak UTECO ne zaman ki Türkiye’nin bu ağırlığını hissetti, Türkiye pazarına açılmaya karar verdi. Sonrasında bizimle irtibata geçerek bizimle birlikte bu işe soyundu. Son 3 yıldan beri oldukça önemli satışlar gerçekleştirdik. Yılda satışı yapılan UTECO makinelerinin neredeyse %50’den fazlasını ONYX modeli oluşturuyor. Makinelerimiz genelde 8 ya da 10 renk olabiliyor. Minimum 6 renkli makinelerimiz de var. UTECO’nun özellikle İtalya’daki bazı üniversitelerle birlikte geliştirmiş olduğu bazı patentleri var. Bu patentler ile koruma altına alınmış aksam ve üniteler makinelerin üzerinde kullanılıyor. Kendi geliştirmiş oldukları ve sadece UTECO’ya ait makinelerin üzerinde görülebilecek bu özellikler, kullanıcılara da çok kolaylıklar sağlıyor. Anlayacağınız, UTECO devamlı yeniliklere açık, flekso baskı teknolojisini geliştirmekte olan bir firmadır. 

Türkiye pazarında, özellikle esnek ambalaj üreticileri arasında tercih edilen makinelerden ve makine trendelerinden bahsedebilir misiniz?

Türkiye’de fleksibıl ambalaj sektöründe yapılan işe göre, rotogravür veya flekso baskı makineleri tercih edilebiliyor. Eskiden 4-6 renklerle iş yapılırken şimdi artık onlar biraz demode kaldı. Şu anda minimum 8-10 renk makinelerle çalışılıyor. İşin gereğine göre bazı firmalar rotogravür ağırlıklı çalışıyor bazıları da flekso ağırlıklı çalışıyor. Eskiden rotogravürle fleksonun arasında baskı kalitesi olarak rotogravür lehine oluşan belli bir fark vardı. Şimdi flekso baskıda, özellikle klişelerin geliştirilmesi ve teknolojinin yükseltilmesinden ötürü aradaki bu fark oldukça kapandı. Flekso, rotogravürü neredeyse kalite anlamında yakalamaya çok yaklaştı. Mesela Kuzey Amerika pazarı ağırlıklı olarak flekso baskı makineleri kullanılıyor. Türkiye’de de flekso baskı makineleri alanında her sene birçok makine yatırımı yapılıyor. Türkiye bu konuda oldukça ciddi bir konuma geldi. Tahmin ediyorum eğer şartlar bugünkü gibi devam ederse, önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde de Türkiye Avrupa’da esnek ambalaj sektöründe en büyük tedarikçi ülke konumuna ulaşacak. Çünkü bizde hakikaten çok kaliteli firmalar var. Bu firmalarda kullanılan makinelerin hepsi çok kaliteli. Bu firmalar yatırım yaparlarken paradan ziyade teknolojiye göre hareket ediyorlar. Gerektiği zaman makinenin maliyetinden çok üzerindeki teknolojik detaylar, opsiyonlar, aksesuarlar oldukça önemli hale geliyor. Türkiye’de bu anlamda makine yatırımı yapan çok fazla firma var. Anadolu’da üretim yapan küçük ölçekli firmalar da bu büyük firmaları takip ediyorlar ancak İstanbul, İzmir, Gaziantep ve Konya gibi şehirler teknolojiye yatırım yapan firmaların bulunduğu, teknolojiyi hızlı takip eden firmaların yoğunlaştığı şehirlerdir.  

Satış öncesi ve satış sonrası hizmet ağınızdan bahseder misiniz?

Mümessilliğini yaptığımız firmaların temsilcileri sürekli olarak ülkemize ziyaretlerde bulunuyorlar. Gerek UTECO, gerek SYS TEC, gerek de CAE firmalarından olsun, yetkililer yıl içersinde periyodik olarak Türkiye’ye geliyorlar. Bu firmalar gelmeden önce kendilerine bir ajanda çıkartarak ziyaret edeceğimiz firmaları belirliyoruz. Firmalara birebir ziyaret gerçekleştirerek müşterinin ihtiyaçlarına göre proje geliştiriyoruz. Örneğin, UTECO’da flekso baskı makinelerinin hiç biri diğeriyle aynı değildir. Çünkü makinelerin temel özelliklerinin dışındaki özelliklerin hepsi müşterinin isteği üzerine geliştiriliyor ve makineye ekleniyor. Register sistemlerinin hangisini isterse onu koyabiliyoruz. İstediği aniloks merdaneyi koyabiliyoruz. Hangi sleeveleri isterse onları koyabiliyoruz. Makinede kullanılan motorun markasından sürücülerin markasına kadar her şeyi müşteriyle birlikte belirliyoruz. Makine ondan sonra konfigüre edilip çıktığı için her makine şahsına münhasır özel bir makine oluyor. Üzerindeki aksesuarlar, opsiyonlar farklı oluyor. Günün sonunda da müşterilerimizin istemiş oldukları ve onların tam olarak işine yarayacak olan bir makine çıkmış oluyor. Satış sonrasında da makinelerimizin garanti süresi zarfında, makinede olası çıkabilecek herhangi bir arızaya anında müdahale edebiliyoruz. Bütün makinelerimiz modem üzerinden İtalya’daki merkez fabrikaya bağlıdır. Oradan makineye diagonistik bakımı yapılabiliyor. Eğer müdahale gerekiyor ise oradan buraya anında müdahale edecek ekipler gelebiliyor. Türkiye’deki UTECO makine satışlarının artması ile beraber burada bir servis ağı kurulması üzerine çalışmalarımız var. Zaman içerisinde bu da gelişecek. Yakında buradan kendi elemanlarımızla daha da hızlı bir şekilde müşterilerimize servis sağlayabilecek konuma geleceğiz. 

Son yıllarda esnek ambalaj sektörü ülkemizde hızla gelişme gösterdi. Bu gelişmenin firmanıza katkıları neler oldu? Pazar payınızdaki katkısı nedir?

Yıldız A.Ş. olarak ilk başlarda rotatif baskı yapan veb ofset baskı makineleri satıyorduk. Ancak ne zamanki esnek ambalaj sektöründeki hızlı gelişmeyi gördük, ondan sonra işimizi biraz daha bu sektöre kaydırma yönünde karar aldık.  Bu bağlamda da son 10 yıldır makine satışlarımızda ve mümessillik portföyümüzde gözle görülür bir değişim oldu. Daha önce ofset matbaalarına yönelik firma temsilcilikleri yapıyorken şimdi ağırlığımızı en çok esnek ambalaj üreticilerine yönelttik. Firmamıza olan artısına bakacak olursak; esnek ambalaj sektörü ekonomi iyi gittiği zaman da geriye gittiği zaman da parlak bir sektör. Bunu yurt dışında da dile getiriyorlar. Yani bir kriz anında, ekonominin kötüye gittiği ülkelerde halk genelde dışarıya çıkmayı azaltmasından ötürü evlerinde oturup tasarruf yönüne gidiyor ve haliyle süpermarketlerden daha çok alışveriş yapıyor. Market raflarında gördüğünüz bütün ürünler de esnek ambalajın içersinde satılıyor. Bu tarz ekonomik sıkıntıların yaşandığı ülkelerde esnek ambalaj sektöründe yukarıya doğru bir çıkışın olduğu gözlemleniyor. 

Piyasadaki konumunuzu nasıl buluyorsunuz? Pazar geliştirme için faaliyetleriniz neler? 

Tabiî ki esnek ambalaj pazarına biraz geç girdiğimiz için, özellikle UTECO olarak, Türkiye pazarında olmamız gereken yerde değiliz. UTECO’nun dünyadaki hedeflediği ilk üç ülkeden biri Türkiye’dir. Bunun için de özellikle fuarlara katılarak ve reklâmlar vererek pazarda daha fazla yer edinmek için çalışıyoruz. Örneğin, bundan 2 yıl kadar önce Türkiye’de esnek ambalaj sektöründeki bütün firmalar İstanbul’da Radisson Otel’e davet edilerek UTECO’nun tanıtıcı semineri düzenlenmişti. Yine buna benzer seminer ve davetler yapmayı düşünüyoruz. Yılda iki defa İtalya’da toplantılar düzenleyip Türk firmalarını davet ederek bizzat yeni çıkan makinelerin tanıtımını yapıp yerinde görüp inceleme fırsatı veriyoruz. Pazardaki payımız için, ileriye dönük olarak baktığımda iyimser bir tablo görüyorum. Her yıl satışlarımız artarak yükseliyor. Siyasi ve ekonomik bir dalgalanma olmadığı müddetçe de pazar payımız her yıl daha da yükselecektir. UTECO’nun yanı sıra diğer temsilcisi olduğumuz firmaların da pazar payları giderek yükseliyor. Yakın gelecekte pazarda önde gelen firmalardan biri olacağımıza inanıyorum.

Sektör ile ilgili Avrupa ve Dünya’daki gelişmeleri nasıl buluyorsunuz?  

Sektörde en önemli etken şuanda maliyet. Esnek ambalaj sektöründe faaliyet gösteren bütün firmaların üzerinde durduğu konu maliyet konusudur. Şu anda firmaların elde ettikleri karın tamamı neredeyse maliyetlerin kısılması ile doğru orantılı, hammaddelerin ucuz alınması ile bağlantılıdır. Eğer hammaddeyi peşin değil de vadeli alıp daha yüksek ücret ödüyorsanız, makineleriniz yeni teknoloji değil de geri kalmış eski bir teknolojide ise rekabet etme gücünüz zorlaşıyor. Avrupa’da bu nedenle devamlı firmalar kapanıyor. Bunun yerine de Türkiye gibi maliyetlerin nispeten daha düşük olduğu ülkeler ön plana çıkıyor. 

Plastik ve ambalaj sektöründe kullanılan flekso baskıların teknolojik gelişmeler sayesinde geldiği son noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Az önce de belirttiğim gibi flekso baskı teknolojileri rotogravür baskı teknolojisini kalite anlamında neredeyse yakaladı. Bu da flekso baskı makinelerine yönelen firma sayısını giderek artırıyor. Rotogravürde aluminyum folyo basan müşterimiz bugün bizden UV baskılı flekso alıp aynı işleri flekso baskı makinesinde yapma yoluna gidebiliyor. Fleksonun rotogravüre göre daha avantajlı olmasından dolayı, zaman içerisinde fleksonun payı esnek ambalaj baskı sektöründe, rotogravürle kıyaslandığı zaman daha da artacaktır. 

Bu artışın esnek ambalaj üreticilerine ne gibi katkıları olur?

Flekso baskı makinelerinde fire oranları oldukça düşük oluyor. Dolayısıyla maliyetleri aşağı çekilmiş olacak. Artık kar payları çok düştüğü için makineler ne kadar az fire verirse  firmalar o kadar kara geçmiş oluyor. Bizim satışını yaptığımız 8 renk makinelerimizde fire renk başına 8 metre olabiliyor. 10 renkli bir makinede 80 - 100 metre arası bir fire vererek baskıya giriyoruz ama bu başka marka bir makinede 200-300 metreye kadar çıkabiliyor. Bu da fazla maliyete neden oluyor. Flekso baskı makinelerinde iş değişimleri de çok kolay. Çok daha çabuk ve hızlı bir şekilde değişiklik yapılabiliyor. Üzerinde çok fazla otomasyon olmasından ötürü operatörün makinede hata yapma oranı da düşüyor. Gündüz vardiyasının çıkarttığı ürün neyse gece vardiyasının da aynı ürünü çıkartması sağlanıyor. Çünkü bütün ayarları makine kendisi yapıyor. 

Sizce Türkiye’de sektörle ilgili ne tür çalışmalar yapılmalıdır? 

Türk firmalarının burada yeni teknolojiye yatırım yapmaları, Türkiye’de bazı maliyetlerin Avrupalı firmalara göre daha düşük olması, bize Avrupa’da ve dünya pazarlarında rekabet şansı tanıyor. Zaten İtalya’da başka firmalara gittiğimiz zaman sık sık karşılaşıyoruz, özellikle Türk firmalarının rekabetinden çok çektiklerini dile getiriyorlar. Az önce de belirttiğim gibi birkaç yıla kadar Türkiye Avrupa’nın en büyüğü olacaktır. Türkiye bugün Almanya gibi bir ülkeye esnek ambalaj alanında ürün ihraç ediyorsa Alman firmaları ile çok rahatlıkla baş edebilecek konumdayız demektir. Avrupa pazarına konum olarak yakın olmamız oradaki teknolojiyi de takip etme açısından oldukça avantajlı oluyor. 

Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

Eğer firmalar yaşamak istiyorlarsa teknolojiyi çok yakından takip etmeleri gerekiyor. Makinenin fiyatına göre değil de teknolojiye göre yatırım yapmaları gerekiyor. Karlılık hep yapılan tasarrufların içerisinde. Bu da ancak teknolojiyle sağlanıyor. Herkesin teknolojiyi ve fuarları yakından takip etmesi, planlarını da buna göre yapması gerekiyor.

Taner Çelik 

Yıldız A.Ş. Kurucu ve Genel Müdürü