Wednesday, Dec 08th

Last updateThu, 02 Dec 2021 7am

You are here: Home Article Ekonominin rayları sökük..

Ekonominin rayları sökük..

Yanlış yönetimden kaynaklanan tahribatı göremeyen, bilgisi çenesine vurmuş ve çağın bilgi nimetlerinden nasiplenmemiş yönetim; bu milletin kaderi değildir. Maalesef günlük işlerle oynaşta olan köprübaşını tutmuş; siyasiler, bürokratlar, önemli kurum kuruluş sahibi işadamları, bakanlar, komutanlar ve başbakanın bilgisiz ve art niyetinin tahripleri milletin kara bahtını açacakların önüne takoz olmuştur. 

Ülkede istihdam ve istihdamın devamlılığını sağlayacak gelir getirici faktör kombinasyonları; hükümet tarafından burnunun ucunu görmeme beceriksizliği nedeniyle tesadüflere kalmıştır.

Ülkede yerli sermayeli üretim, kısılmak ya da durmak zorunda kalacak bir sarmala doğru gitmektedir. 

Kredi ile varlıklarını devam ettirmek firmalara altından kalkılması amansız bir maliyet yüklediğinden yeni istihdam da ülkede durma noktasına gelmiştir.

Devleti güçlü kılan önemli bir gereklilik olan ileri teknoloji ile çalışan birçok sanayi kuruluşu da bu krediler ile kapanma noktasına gelme gibi bir tehlikeyi de yaşayacağı malum. Kredi yerine daha az maliyetle bir kısım sübvansiyonlar firmaların yeniden hayat bulmasına vesile olur. Bu durumu kavrayamayan hükümet ya da onları yanlı ve yanlış yönlendiren bürokratlar; ülke için adı konmuş talihsizliktir.

Sübvansiyonlar…

Sosyal güvenlik ağı!..

Gerek firmaların, gerekse çalışanların bu tür talihsizliklere karşı kendisini yalıtacağı ülkede anlamlı bir sosyal güvenlik ağı yoktur. Bizde bir türlü revize edilemeyen sosyal güvenlik ağı eski dönemden kalma geleneksel devlet işletmesi kimliği ile iktidarların yemleme boruları olmuştur.

İflas politikası!..

Güçlü bir iflas politikasının olmamasından ötürü özel mülkiyet sorumsuzca büyümektedir. Borcun tahsil kabiliyeti zayıf ve karmaşık olduğundan, risksiz bir sektör ortaya çıkmaktadır. (mafya ve bundan daha tehlikeli özel finans şirketleri) 

Öyle strateji geliştirilmelidir ki devlet ekonomisi aralıksız düşüşe geçerken özel sektör göz kamaştırıcı bir canlanma içerisinde olmalıdır. Yanlı yanlış yada doğru şekilde 1980 yılından sonra yapılan özelleştirme sonucu, ticaret ve hizmet sektörleri artık hemen hemen tümüyle özel teşebbüsün eline geçmiştir. Ama en büyük suç olan yönetilememe hastalığı özel teşebbüse de sıçramış olmalı ki, bilgi birikiminin eksik olması sebebiyle ne yazık ki özelleşen mülkiyetin büyük bölümü özel teşebbüste reel olmaktan çok kurgusaldır. 

Baktığınızda klasik işletmelerin yanı sıra dev özel finans yapıları adı altında, Hükümetin yanı ya da yanlışı ile bir kısım talan yeri işletmeciliği ortaya çıkmıştır. 

Maalesef bu dönem zenginlerinden oluşmuş özel işletmelerin büyük çoğunluğu devlet garantisinin kurumsal kimliği altına girmiş sahte birer özel işletmeler niteliğindedir. 

İzzet ve şerefi sadece mal ve servette, fazilet ve yüksekliği makamda görünüşte bilen bakan ve başbakanlar kendini sorgulama sanatına erişememiş insandır.

Çok sayıda oyuncunun sonucu etkileyebildiği, çok karmaşık bir nitelik kazanan bu piyasalardaki kırılganlık noktalarını ve olası depremleri kestirmek mümkün ama büyük sarsıntının anını saptamak imkânsız. Ancak bu gergin bekleyiş sürerken sergilenen davranışların yarattığı küçük sarsıntıları büyük sarsıntının habercisi olarak algılamak mümkün. 

Öncü Sarsıntılar: Bunun ilginç bir örneği dünya döviz piyasalarında yaşanıyor. Amerikan dolarının son hızla değer kazanması: Amerika-Avrupa Savaşıdır. Tahminler bir süreden beri yapılıyor ama olası bir dolar depreminin ne zaman ve hangi büyüklükte olacağını kestirmek kısa vadede endişe yaratıyor. Ancak son aylarda döviz piyasalarında sarsıntılara yol açan söylentilerin sıklaştığını ve bu söylentilerin, Dolar ile her değeri kemirmeye devam ettiğini görüyoruz. 

Dolar’ın gözle takip edilen bir hızla yükselişi sorusunun cevabı; ABD’nin savaş platformunu finansal araçlarla kurduğudur. Bizdeki cari işlem açığının büyümesi ise olası bir dolar depreminde bizde yaratacağı emeğin ve paranın marjı yeni bir siyasi çalkantıya sebep olur. 

Bu arada TCM de temkinli davranarak böyle bir durumda Euro tahvillerinin vurgun yemesine fırsat vermeyecek tedbir almalıdır. 

Unutulmamalıdır ki, para yaşayan canlı bir mikroorganizmadır. Amerika bu organizmanın dumura uğramaması için kıtalar arası savaşı kapitalizmin gereği kabul etmektedir. Diğer bir deyişle doların çöküşüne Amerika’nın izin vermeyeceği ve bunu savaş nedeni sayacağı açık bir diplomasidir. 

Şahin DUMAN / İşlt.Yük.Müh.