Friday, Dec 03rd

Last updateThu, 02 Dec 2021 7am

You are here: Home Article Korkmayın ekonomi batıyor…

Korkmayın ekonomi batıyor…

 

İktisadın varlık nedeni, bireylerin ihtiyaçlarını temin etmek ve toplum bireylerinin tümünde bu doyumu artırmak şeklinde anlam bulsa da, en azından ülkemizde uygulanan bu şekilde değildir. İktisadın varlık nedeni ancak, bireylerin ihtiyaçlarını tatmin edecek mal ve hizmetleri temin etmek şeklinde düzeltilmelidir.  Ne acı ki siyasi aksiyon ülkede tüm dinamiklere saldığı korku ile gerçekler üretilememekte ve üretilmeye çalışılanlarında üzerleri tehditle örtülmektedir.

Ülkenin milli gelirini artırıp üretim seviyesini yükseltmek, toplumun ihtiyaçlarının tatminine yönelinmesi demektir. Bu düzeltmemizin artçı şoklarını ülkemizin sosyal dengesinde şu şekilde görebiliriz. 

Hükümetin bugünkü anlayışına göre; artan milli gelirin toplumun bireylerine dağıtılması, toplumun bireylerine çalışma ve mülk edinme hürriyeti aracılığı ile sağlanır. Böylece bireylere bu servetten sahip oldukları üretim güçleri oranında kazanma imkânı sağlar diye düşünülmekte ve uygulamaların bu perspektif üzerine inşa edildiği görülmektedir.  Oysa bugünkü çıkan sonuç çarpıktır, ülke varlık içinde fakirleşmektedir... 

Bu ekonomi politikası aslında bir yol haritası değildir. Çünkü bu düzeltmeyle bile ortaya çıkan sonuçları değerlendirdiğimizde,  bireylerin yaşam standartlarının yükseltilmesini sağlayamadığı gibi her birey için refahın da gerçekleştirilemediği görülür. Buradaki eksiklik değil yanlışlık şudur: Tatmini istenilen ihtiyaçlar insani ihtiyaçlar olmasına rağmen bireyseldirler. Bu uygulama bütün insanların, halkın ihtiyaçları değildir Doyuma ulaştırılması gereken ihtiyaçlar ister yemek gibi doğrudan doğruya bireysel olsun, isterse hükümetin savunmasındaki gibi toplumsal olsun; ihtiyaçları tatmine çalışılan tümüyle bireydir. Buradaki iktisadi problem doyumu sağlayacak araçların dağıtımının birey bazında ele alınmasında yani mal ve hizmetlerin halkın ihtiyaçları gözetilmeden bireylere dağıtılmasında yatmaktadır. Diğer bir deyişle problem, bireye düşen yoksulluktur. Problem, topluma isabet eden yoksulluk olmadığı gibi iktisadi değeri üretmek de değildir. Bu çarpıklığın anlayıştan uzaklığı, bireyin varlık sebebini korumak olarak değerlendirilir. Hükümet onun için tepkisiz kalmaktadır. Aslında  fert fert değil toptan toplum batmaktadır. 

Bundan dolayı milli üretim kapasitesine etki eden faktörleri incelemenin amacı bireylerin bütün temel ihtiyaçlarını fert fert tümüyle doyuma ulaştırmak sorunu olamaz. Çünkü birey battığının farkında değildir. Söz konusu olan, insanın insan olması bakımından temel ihtiyaçlarını incelemek ve servetin toplumun tüm bireylerine temel ihtiyaçlarını tatmini garantisi sağlamak için dağıtımı değerlendirilmektedir. Memleketin fakirliğine çözüm bulmak, bireylerin tek tek fakirliklerine çözüm olmaz. Halbuki memleketin bireylerinin fakirliklerine ve memleketin servetinin dağılımına çözüm bulmak, memleket insanını topluca veya tek tek milli geliri artırmaya yönlendirir. Fakat üretimin kapasitesini ve milli geliri artırmaya etki eden faktörleri incelemek, iktisadın konusu olup, iktisadi değerlerin çoğaltılması ile ilişkilidir yoksa iktisadi sistemin belirlediği ihtiyaçların tatmini konusu ile ilişkili değildir.

Mal ve hizmetlerin göreceli az bulunurluğuna gelince; onun, toplumun karşılaştığı bir ekonomik sorun oluşuna ve ihtiyaçların çokluğu karşısında doyum sağlayacak kaynakların azlığı yani mal ve hizmetlerin, insanın ihtiyaçlarını toptan doyuma ulaştırmada yetersiz kalacağı iddiasına gelince ki bu, ekonominin temel problemi olarak görülür, bu yanlış bir yargıdır ve gerçeğe terstir. Her ne kadar birey, ikincil veya lüks ihtiyaçlarını doyuma ulaştırmak istese de karşılanması zorunlu olan ihtiyaçlar, insan olmasından dolayı bireyin temel ihtiyaçlarıdır. Buna bağlı olarak temel ihtiyaçlar sınırlı sayıdadır ve dünyada mevcut mal ve hizmetler yani emek ve mallar, tüketici bireylerin ihtiyaçlarını toptan doyuma ulaştırmada yeterlidir. Onu toplumun karşılaştığı bir iktisadi sorun olmasının yanında temel ihtiyaçlarda bir sorun yoktur. İktisadi problem ancak bu emek ve paraların bireylerin her birine bütün temel ihtiyaçlarını toptan doyuma ulaştırmak için ve ikincil (lüks) ihtiyaçlarının doyuma ulaştırılmasına da yardımcı olacak biçimde dağıtılmasıdır.

Bilmem” korkuyla örülen ağları aralayabildim mi”!.?

Anlaşılmadıysa, uzmanlar tehdit altındadır !..

Şahin DUMAN / İşlt.Yük.Müh.

e-mail: sahinbey1@mynet.com