Wednesday, Dec 08th

Last updateThu, 02 Dec 2021 7am

You are here: Home Article Yeni nesil `Biyoplastikler`hayatımızda

Yeni nesil `Biyoplastikler`hayatımızda

 

Plastik malzemeler hayatımızın her alanında tüketiliyorken biyoplastik kavramı adından hızla söz ettirmeye başladı. Plastik ambalajların faydaları hayatımızı çok kolaylaştırıyor. Gündelik kullanım malzemeleri olan poşetler, saklama kapları, şişeler, sıhhî ürünler, cerrahi malzemeler ve tek kullanımlık ürün uygulamaları alışkanlıklarımız arasında yer ediyor. 

Ancak doğanın korunmasını, yeni kaynak arayışlarını ve bilinçli kaynak tüketimini temel alan araştırmalar biyoplastiği geliştirdi. Diğer birçok madde gibi geleneksel plastiklerin doğada çözünmesi uzun yıllar aldığından, hızlı tüketimleri ciddi cevre tehditleri oluşturmaktadır. Son yıllarda küresel ısınma, azalan petrol rezervleri ve yükselen fiyatlar, alternatif enerji kaynaklarına olan yönelimi artırmaktadır. Tüketim hızı gün geçtikçe artarken geri kazanımı mümkün doğa dostu malzemeler sektörde talep edilmeye başladı.  Yenilenebilen biyokütleden elde edilen biyoplastikler, günümüzde büyük bir ilgi odağı haline gelmekte ve çevreye duyarlı potansiyel çözümlerle karşımıza çıkmaktadır.

Biyo-bazlı plastikler parçalanarak biyokütleye dönüşebilmekte, tekrar toprağın bir parçası haline gelmekte ve bitkisel kaynaklı  `sürdürülebilir ambalaj` cazibesiyle diğer plastik malzemelerin yerini alabilmektedir. Geleneksel plastikler fosil kaynakların islenmesiyle elde edilirken biyoplastiklerin yapıtaşı doğal kaynaklardan, biyopolimerlerden elde edilmektedir. Bu anlamda yağ içeren petrol ürünleri ve geri dönüşümü yüzyıllar süren plastiklerden ayrışmaktadır. Biyoplastikler de kendi içinde farklılık göstermektedir. Ağırlıklı olarak nişastadan üretilen, hammaddesi için gereken kaynak gıda hurdalarından (mısır koçanı, muz kabuğu gibi) elde edilen hidro-biyoplastikler ve petrol bazlı ancak özel katkılar sayesinde hızlı bozunabilen oxobiyoplastikler (biyobozunur) vardır. Biyoplastikler, hammaddesini karşılayacak kaynakların genişliği açısından büyük avantaj taşımaktadır. Pamuk sapı, mısır koçanı gibi tarımsal atik maddeler değerlendirilerek biyoplastiklere kaynak oluşturmaktadır. Tonlarca plastik doğada çözünmeyi bekler ve çevremizi atıklarıyla kirletirken, biyoplastikler çok önemli bir alternatif olma yolunda ilerlemektedir.  Biyoplastikler daha kolay geri dönüştürülebilir, daha az is gücü ve enerjiyle elde edilebilirken, petrol bazlı ürünlerin dezavantajları ambalaj sektörünü değişime itmektedir. Yaygın kullanımlarının önündeki engel olan dayanıklılık, maliyet ve geri dönüşümündeki verimlilik soru işaretleri de otoritelerce yanıtlanmayı beklemektedir.

Biyoplastikler için zamanın henüz erken olduğunu söylemek mümkündür. Şuan için pahalı bir secim olmasıyla birlikte, tüm tarım alanlarının bu talebe karşılık veremeyeceği düşünülürse biyoplastiklerin ihtiyacın tamamını karşılaması çok mümkün değildir. Ancak biyoplastikler; zeki, çevreci ve bilinçli bir tercihtir. Petrol esaslı plastiklere alternatif olarak artan cevre kirliliği sorunlarına temel bir çözüm sunmaktadır. Geleceğimizin kaygısı olan enerji güvenliği, fiyat artışları ve çevreci tüketim algısı biyoplastiğin kullanımını kısa surede trend haline getirmeye başlayacaktır.  Yenilikçi biyo-bozunur ve gübrelenebilir plastiklerle atik sorunları ve sınırlı petrol kaynaklarına olan bağımlılık azalacak, ambalaj sektörü cevre bilincine destekte büyük bir adim atacaktır.

Y. Yudum ÖZTÜRK

Biyomühendis

Öznur Plastik