Clariant, DESVOCANT adsorbanlarını piyasaya sürüyor
Clariant sektörün merakla beklediği Uçucu Organik Kimyasal (VOC: Volatile Organic Compound) çözümlerini piyasaya sürdü. Sürdürülebilir yöntemlerle üretilmiş yeni bir kil minerali bazlı yenilikçi ürün yelpazesi DESVOCANT adsorbanlar ile Clariant, nakliyeciler, ticaretle uğraşanlar ve tüketicilerin kapalı bir ambalaj içerisinde imal edilmiş ürünlerden kaynaklı uçucu organik kimyasallara maruz kalma ihtimalini etkili biçimde azaltıyor.
Üretilen ürünler, kapalı alanlarda depolandığında veya ambalajlandığında VOC birikimi olasılığını artırıyor. Bu birikim tüketiciler arasında, belirli ürünleri paketten çıkarınca yayılan ve pekte hoş olmayan yeni ürün kokusu olarak da adlandırılabiliyor. Bazı durumlarda bu ürünler, VOC kaynaklı kalıcı kokular nedeniyle tüketici tarafından iade ediliyor. Daha da önemlisi, nakliyeciler, kargo taşıyıcıları ve ticaretle uğraşan kişiler, ürün denetim veya tahliyesi esnasında nakliye konteynerlerini açarken aniden salınan yüksek miktardaki VOC’lerini soluduklarında ciddi sağlık sorunları yaşayabiliyor.
Yüzde yüz dönüşümlü PP’den çevre dostu ambalaj kapları
Günümüzde plastik ambalaj üreticileri, geri dönüştürülmüş polipropilen gibi daha sürdürülebilir olan geri dönüştürülmüş malzemeye giderek artan taleplerle karşı karşıyadır. Bu konuda adım atan kuruluşlardan ikisi; Greiner Packaging ve SABIC, toz bulyon ambalajı için yüzde yüz sertifikalı geri dönüşümlü PP’den kap ve kapaklar üretmek üzere bir pilot projede bir araya geldiler. Yeni ambalaj çözümünün ise şu anda marketlerde yerini aldığı belirtiliyor.
Aralık ayında Greiner’ın Avusturya’daki tesislerinden verilen bilgiye göre firma, karton ve plastik birleşimlerinin üretimine uygunluğunu belirlemek için bir süredir çeşitli geri dönüştürülmüş malzemeleri test ediyor. Son olarak şirket, Unilever için bir test projesi gerçekleştirmek üzere SABIC’in TRUCIRCLE ™ portföyünden sertifikalı geri dönüşümlü polipropileni seçti. SABIC’in malzemesi, ham madde olarak tüketim sonrası karışık plastiği kullanıyor ve bu ham madde, moleküler yapı taşlarına ayrılıyor ve daha sonra bu yeni geri dönüştürülebilir kap ve kapakları üretmek için kullanılacak işlenmemiş plastikleri (hammaddeyi) oluşturuyor.
Atlas Copco Kompresör Tekniği’nden Enerji Geri Kazanım Sistemlerinin Önemi ve Faydaları
Enerji geri kazanım uygulamaları, kurumlara çok büyük enerji tasarrufu sağlayıp, enerji maliyetlerini önemli oranda azaltırken aynı zamanda karbondioksit salınımını da düşürür. İşletmeler, atık enerjiyi yeniden kullanarak hem çevre korumasına yardımcı olabilir hem de enerji tasarrufunu üst düzeye çıkarabilir. Endüstriyel hava kompresörler, elektrik enerjisini yüzde 80 ila 93 oranlarında ısıya dönüştürür. Düzgün tasarlanmış bir ısı geri kazanım ünitesi, mevcut termal enerjinin yüzde 50 ila yüzde 90'ını geri kazandırır ve bunu hava veya suyu ısıtmak için kullanır.
Kompresör tekniğinde sıkıştırma işlemi için kullanılan enerjinin yüzde 93’e yakın kısmının ısıya dönüştürülerek radyasyon yolu ile kaybedildiğini belirten Atlas Copco Kompresör Tekniği Ürün ve Pazarlama Uzmanı Erdem Enç, “İyi tasarlanmış bir enerji geri kazanım sistemi, kaybedilen bu enerjinin büyük bir kısmının geri kazanılmasını ve kullanılabilir bir enerjiye dönüşmesini sağlar. Doğalgaz ve fuel oil gibi geleneksel enerji kaynaklarının kullanımını azaltmak için uygulama sürecinde ön ısıtmaya tabi tutulmuş su kullanarak CO2 emisyonu azaltılabilir. Atlas Copco Kompresör Tekniği’nde hem hava hem de su soğutmalı vidalı kompresörlerin yanı sıra, santrifüj teknolojili turbo kompresörler için de ısı geri kazanım sistemleri mevcuttur. Bu kompresörler, enerji geri kazanımını sağlarken kurumlara önemli oranda tasarruf elde etmelerine olanak tanır. Kurumlar, ihtiyaçlarına uygun kompresör ekipmanlarını belirlemek ve ısı geri kazanım hakkında bilgilenmek için, alanında ileri bir teknolojiye sahip olan Atlas Copco Kompresör Tekniği olarak ücretsiz sunduğumuz mühendislik hizmetlerinden faydalanabilirler.” dedi.
Elif, WorldStar'21'de ElifGreen ile ödüle hak kazandı
Elif, Türkiye ve Mısır'da bulunan 2 benchmark üretim tesisinde geliştirdiği en son ambalaj teknolojileri ve çözümleri sayesinde marka sahiplerinin iş hedeflerine daha kolay ulaşılmasını ve ürünlerinin raflarda daha fazla ilgi görmesini sağlayan ambalaj seçenekleri sunuyor.
Esnek ambalaj konusunda küresel benchmark bir şirket olan Elif, en son yenilikçi ürünlerinden biri olan ElifGreen - Yenilenebilir Kaynaktan Üretilen PE Ambalaj Çözümü ile Worldstar'21'de Sağlık ve Kişisel Bakım kategorisinde ödüle hak kazandı.
Kazananlar, Mayıs 2021'de yapılacak prestijli WorldStar Ödül Seramonisi'nde onurlandırılacak.
ElifGreen, yenilenebilir kaynaklı ve sürdürülebilir esnek ambalaj film çözümü olarak şeker kamışından elde edilen yeşil PE granüllerin çeşitli oranlarda kullanılmasıyla üretiliyor. Fosil bazlı PE film yapıları ile aynı mekanik özellikleri korurken ambalaj için geri dönüştürülebilirlik, yenilenebilirlik ve sürdürülebilirlik özellikleri de sunuyor.
Yeni ürün müşterilerin sürdürülebilirlik beklentilerini karşılamasına yardımcı olurken AB Komisyonu'nun 2030 geri dönüştürülebilirlik hedeflerine uygun bir çözüm olarak da öne çıkıyor.
• Esnek ambalaj için poliolefin geri dönüşümüne uygun tesislerde tamamen geri dönüştürülebilirlik
• Yenilenebilir kanyaktan üretim
• Her çeşit esnek ambalaj filmi için uygulanabilirlik
• Geleneksel PE yapılarına göre %75 daha düşük Karbon Ayak İzi
• BonSucro sertifikalı hammadde ile uygulama seçenekleri
ELİF PLASTİK
Toyo Matbaa Mürekkepleri’nden yeni ofset mürekkep serisi
Japonya merkezli Toyo Ink Group’a bağlı olan Toyo Matbaa Mürekkepleri tarafından GMP (Good Manufacturing Practices - İyi Üretim Uygulamaları) standartlarına uygun şekilde üretilen, kâğıt ve karton gıda ambalaj malzemelerinin dış yüzeylerinde uygulanabilen, düşük koku ve migrasyon özelliklerine sahip LP-9000 TOYO LIFE PREMIUM FOOD LO/ LM yeni sheet-fed ofset mürekkep serisini pazara sundu.
“For A Vibrant World (Yaşayan Canlı Bir Dünya İçin)” mottosunu benimseyerek yaşamın her alanında inovatif teknolojileri ile öne çıkmayı hedefleyen Toyo Matbaa Mürekkepleri; gıda güvenliği, insan ve çevre sağlının korunmasına katkı sağlamak amacıyla gıda ve ilaç, kâğıt veya karton ambalajlarında kullanılabilir, LP-9000 TOYO LIFE PREMIUM FOOD LO/ LM yeni mürekkep serisini Manisa’da bulunan Toyo Matbaa Mürekkepleri Ar-Ge Merkezi’nde geliştirildi ve EuPIA GMP gereklilikleri çerçevesinde üretim yapılmasını sağlayacak gıda mürekkepleri üretim yatırımları yapıldı.
Ambalaj ve basım sektörlerine hizmet sunan Toyo Matbaa Mürekkepleri Ofset Ar-Ge Müdürü Rukiye Kıter “T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tescillenen Ar-Ge Merkezimizde Avrupa normlarına uygun olarak geliştirilen LP-9000 TOYO LIFE PREMIUM FOOD LO/ LM Serisi, TÜBİTAK tarafından desteklenen proje ile hayata geçirilmiştir. Pazara sunmuş olduğumuz yeni mürekkep serimiz ile başta Türkiye olmak üzere Avrupa Birliği dâhil (gıda güvenliğinin öncelikli olduğu) tüm pazarlarda yer alacaktır.”
IONPURE; Gümüş iyonlu, FDA onaylı, 500 °C’a dayanıklı antimikrobiyal
Kimyasal bileşik sektörünün gümüş iyonlusu olarak bilinen ve 500 derece sıcaklıklara dayanıklı olduğu kanıtlanan Ionpure, antimikrobiyal denildiğinde akıllara ilk gelen maddelerden bir olarak plastik sektöründe de kullanılıyor. Her türlü kimyasal bileşik hakkında bilgi ve tecrübesiyle faaliyetlerini sürdüren Eskiz Kimya ise Ionpure Türkiye satış ofisi olarak bu malzemenin teminini sağlıyor.
Ionpure ve Plastik Malzeme Bağlantısı
Ionpure, kablo ve plastik malzemelerde bakterilerin büyümesini kontrol ve bertaraf etmek suretiyle polimerin kendisinin de bozulmasını engelleyebiliyor.
Güçlü bir antimikrobiyal ajan olan Ionpure güvenilir bir koruma sağlayarak; bakteri, küf, pas hastalığı gibi leke, koku ve ürün bozulmasına neden olabilen mikroplar ürün yüzeyiyle temasa girdiklerinde, mikrobun hücre duvarından geçerek temel hücre faaliyetlerini sekteye uğratıyor ve böylece mikrop işlevlerini yerine getiremez, büyüyemez veya çoğalamaz hale geliyor.
Antimikrobiyal, havadaki nemle temasa geçtiğinde de etkisini gösteriyor. Nemin varlığında, cam matrisi kademeli olarak parçalanıyor ve Ionpure’nin gümüş iyonu serbest kalıyor. Malzemenin benzersiz güçteki özelliklerinden birisi de, etkinliğinin mevcut Na miktarından bağımsız olması olarak öne çıkıyor. Havada nem mevcut olduğu müddetçe, cam matrisi kademeli olarak parçalanmaya ve gümüş iyonu salmaya devam ediyor.
Clariant yeni nesil Tonsil 9193 FF’yi piyasaya sürdü
Clariant’ın kısa süre önce piyasaya sürdüğü Tonsil 9193 FF, çeşitli yağ ham maddelerin ön arıtma işlemine tabi tutulması için maliyet performans oranının iyileştirilmesine yardımcı oluyor. Bu yeni nesil adsorban; bitkisel yağlar, hayvansal yağlar veya diğer atıklar da dâhil olmak üzere çok çeşitli hammadde kaynaklarının saflaştırılmasına yönelik uyarlanabilir bir çözümle biyo ve yenilenebilir yakıt üretimine yönelik artan talebi karşılıyor.
Clariant Fonksiyonel Mineraller Arıtma Bölümü Global Pazarlama Başkanı Erik Wolski, yeni Tonsil 9193 FF hakkında şunları söyledi: “Müşterilerimiz, üretim süreçlerinden taviz vermeksizin ham madde kullanımı sırasında esneklik sağlamak açısından zorluklar yaşamaya devam ediyor. Clariant olarak hayata geçirdiğimiz yenilikler sayesinde müşterilerimizin yaşadığı bu zorluklara karşı çözümler üretiyoruz. Bu sayede müşterilerimizin artan çoklu ham madde kaynağı kullanımı gereksinimlerine yanıt olacak şekilde de arıtma portföyümüzü her daim geliştirmeye devam ediyoruz.”
Avrupa Birliği’nin Yenilenebilir Enerji Direktifi’nin (RED II) bir sonucu olarak, yenilebilir dizele olan talep, bitkisel yağ gibi geleneksel ham madde kaynaklarının arzını geride bırakıyor. Buna karşılık, yenilebilir dizel üreticileri, kullanılmış yemeklik yağ (UCO), hayvansal yağ ve işlenmiş palm yağı atığı (POME) gibi alternatif kaynaklara giderek daha fazla yöneliyor. Ancak bunlar, kalite açısından önemli ölçüde farklılık gösterir ve üretim prosesleri için yeni zorluklar ortaya çıkarır.
Ön arıtma, dizel dönüşümünde kullanılan katalizörün ömrünü kısaltan ve ona zarar veren kontamitantların yok edilmesi için çok önemli bir adım. Clariant bu adım için güvenli bir bariyer olan özel Tonsil 9193 FF adsorbentini piyasaya sürüyor. Bu ürün ayrıca çok çeşitli ham maddelerde mevcut kontamitantlar yelpazesine uygun olacak şekilde tasarlandı.
SIBUR, portföyüne yeni rafyalık PP ürünleri ekledi
SİBUR, ekipman verimliliğini ve üretimde devamlılığı artıran PP H043FF/3 ve PP H063FF/3 kodlu yeni rafyalık PP hammaddelerini üretmeye başladı. Bu malzemeler, torba, çuval, su geçirmez çatı altı örtüleri gibi kumaş ve esnek ambalaj ürünlerinin imalatında kullanılan düz şerit ipliğinin yüksek hızlı üretimi için tasarlandı.
Yeni ürünler, yüksek akışkanlık değerleri sayesinde daha yüksek hızlarda üretim yapılmasına olanak sağlıyor: deneyen müşteriler, ağır ipliklerde %15'e ve hafif ipliklerde %23'e varan verimlilik artışı aldıklarını belirtmekteler.
Üreticiler, ekstruder bölgelerinde sıcaklığı %5 düşürerek, ekstruder kalıbı ve filtresi üzerindeki basıncı 10 bar indirerek ve kalsit dağılımını iyileştirerek elektrik maliyetlerini düşürme imkânına kavuşabiliyor.
SİBUR PolyLab Araştırma Merkezi’nin Reçete Geliştirme Bölümü tarafından geliştirilen özel katkı paketi, şerit ipliklerde olası fire oranını vardiya başına sıfır kopmaya kadar düşürebiliyor.
Polipropilen lotlarının kontrollü parametre aralığı dar olduğundan üretim sürecine yapılan ayar sıklığı azalmakta ve nihai ürünün kalite stabilizesi arttırılarak üretim sürecinde istikrar sağlanabiliyor.
Flokser Kimya, ortak poliol ve prepolimer ile geliştirilmiş taban sistemleri sunuyor
Poliüretan sistemler, avantajları sayesinde ayakkabı sektöründe de önemli bir role sahip oluyor.
Türkiye’nin bakanlık onaylı özel poliüretan Ar-Ge merkezine sahip şirketi Flokser Kimya, ürünleriyle birçok sektörün gelişimine katkı sağlıyor. Flokser Kimya’nın mobilyadan yapı sektörüne kadar farklı özellikleriyle farklı alanlara uygulama için formüle ettiği poliüretan sistemler, avantajları sayesinde ayakkabı sektöründe de önemli bir role sahip oluyor.
Günlük hayatın vazgeçilmezi ayakkabılar, görünümlerinin yanı sıra rahatlık ve sağlamlıklarıyla da tercih ediliyor. Birçok alanda kullanılan poliüretan sistemler ise ayakkabı üreticilerinin rekabet sağlayacağı rahatlık, esneklik, sağlamlık ve hafiflik gibi kriterleri eş zamanlı karşılayabiliyor. Şirketin aynı anda ikiden fazla taban grubu üreten firmalar için geliştirdiği ortak poliol ve prepolimerler ile çalışan sistemleri, üreticilerin yaşadığı üretim sorunlarını ortadan kaldırarak, üretim verimliliğinin artmasına destek olmayı hedefliyor.
MULTIVAC’tan yeni BASELINE doğrusal web yazıcı serisi
MULTIVAC, 2020’nin ikinci yarısında, düşük ve orta çıktı aralığındaki termoform paketleme makineleri için BASELINE marka adıyla yeni bir doğrusal web yazıcı serisi piyasaya sürdü.
Doğrusal web yazıcıları, paketleme makinelerinde filmlerin verimli ve güvenilir bir şekilde basılabilmesi için bir araç olarak kullanılmaktadırlar. MULTIVAC, kanıtlanmış DP 2x0 serisine ek olarak, optimum hijyen ve maksimum güvenlik standartları bakımından ödün vermeyen iki uygun maliyetli giriş seviyesi modeli olan DP 110 ve DP 130 doğrusal web yazıcılarını geliştirdi. Her iki model de R 0xx’den R 5xx serisine kadar tüm termoform paketleme makinelerine kurulabiliyor.
Kompakt ve yerden tasarruf sağlayan tasarımı, yükleme alanının tamamen boş bırakılmasına olanak sağlıyor. Kullanılan step motor sürücüleri nedeniyle herhangi bir muhafaza gerekmediğinden, yazıcıya erişim hızlı ve kolay.