Tuesday, Jun 18th

Last updateFri, 31 May 2024 12pm

You are here: Home Article Haberler

Firmalar haksız ardiye maliyetleriyle karşılaşıyor

Uzun yıllardır devam eden liman uygulamaları neticesinde firmaların haksız ardiye maliyetleriyle karşılaştığını dile getiren Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün, “Bu uygulamalar, ardiye işletmesine ödenecek haksız ilave ücretlerin yanı sıra ürünlerin kullanılamaması sebebiyle ortaya çıkan ek maliyetlere de sebep olmaktadır. Bir an önce sanayici üzerinde yük oluşturan konteyner bekleme ve gecikme uygulamalarının kötüye kullanımının engellenmesi yolunda adımlar atılmasını talep ediyoruz” dedi.

Üretim önündeki engeller kaldırılmalı

Ham madde ithalatında liman işlemlerinin uzatılması sebebiyle sanayi kuruluşlarının mağdur olduğunu belirten Gülsün, “Ülkemizin ithalat kompozisyonunu yakından incelediğimizde 2022 yılı itibariyle toplam ithalatımızın %13,8’inin yatırım mallarının, %75,8’inin ise ham madde mallarının oluşturduğunu görüyoruz. Yani üretim için gerekli malların ithalatı toplam ithalatımızın yaklaşık %90’ını oluşturuyor. Üstelik bu durum 2022 yılına özgü de değil 2021 yılında %90’ı da aşan bir oran söz konusuydu. Esasen bu tablo çok önemli bir verinin de ispatı niteliğinde; ülkemizde sanayi üretiminin gerçekleşmesi ithal girdiye bağlı. Bu kapsamda liman işletmelerinin kârlarını arttırmak adına konteyner bekleme ve gecikme uygulamalarını kötüye kullanarak ardiye sürelerini uzatması işletmelerimizin üretiminde durmalara ve aksamalara sebep olmaktadır. Oysaki takip sistemi ile ambar verilerinin eşgüdümlenmesi ve benzeri hızlandırıcı uygulamaların hayata geçirilmesi halinde söz konusu bekleme sürelerinin kısalması ve sanayi üretiminde meydana gelen nakdi kayıpların ve zaman kayıplarının asgari düzeye çekilmesi mümkün olacaktır” dedi.

Sanayi tesislerinin kâr marjı eriyor

Son yıllarda gerek girdi maliyetlerinde yaşanan sert artış, gerek iç pazarımızın daralmasına bağlı olarak sanayi tesislerinin kâr marjlarının hızla gerilediği bir süreçten geçildiğini ifade eden Gülsün, “Uzun bir süredir ÜFE ile TÜFE arasındaki makas açılmış ve rekor seviyelere gelmiş durumda. Üretici girdi maliyetlerinde yaşanan sert artışları, daralan iç pazar alım gücü sebebiyle fiyatlara yansıtamıyor ve bu durumun kaçınılmaz bir neticesi olarak sanayi tesislerinin kârlılığı düşüyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayınlanan verileri incelediğimizde 2021 yılında plastik mamul üretimi sektöründe kârlılığın %10 gerilediğini görüyoruz. Diğer imalat sanayi kollarında ise sektörümüze nazaran çok daha sert düşüşlerin olduğunu da dile getirmekte fayda var. 2022 yılı verileri ise henüz yayımlanmamış olsa da enerji fiyatlarında yaşanan sert artışların da etkisiyle kâr marjının daha da daraldığını öngörebiliriz. Tüm bu olumsuz şartlara rağmen ülke ekonomimiz için üreten sanayi tesislerimizin bir de bu tarz uygunsuz liman uygulamalarıyla haksız kazanç etme kapısı haline getirilmiş olması çok üzücü. Bu kapsamda liman işlemlerinin hızlandırılması adına bir an önce harekete geçilmeli” dedi.

Deprem alanlarında altyapı güçlendirilmeli

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çok sayıda ilimizi etkileyen depremlerin, ülkemiz hakkında önemli bir gerçekliği tekrar gün yüzüne çıkardığını dile getiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz: “Uzmanlar ülkemizin birçok farklı yerinde de yıkıcı depremler bekliyorlar. Özellikle İstanbul gerek nüfus yoğunluğu gerek ülke ekonomisi açısından önemi sebebiyle kritik bir yere sahip. Bu kapsamda uzmanların işaret ettiği bölgeler öncelik alınarak deprem alanlarında altyapımızın güçlendirilmesi ve can kayıplarının önüne geçilmesi için gerekli adımların atılması gerekiyor” dedi.

Deprem bölgesine yardımlar devam etmeli

Deprem bölgesine yardımların devam etmesi gerektiğine değinen Karadeniz, “Çok geniş bir coğrafyanın etkilendiği, oldukça yıkıcı bir deprem sonrasında Türk halkının tüm fertleriyle, tüm sivil toplum kuruluşlarıyla ve tüm kurumlarıyla halkın yarasını bir nebze olsun sarabilmek adına seferber olduklarını gördük. Bu durum bir yanıyla çok mutluluk verici olsa da yardımların kısa bir zaman dilimi içine yayılması rehavete de sebep olabilmekte. Ne yazık ki etkilenen nüfus ve bölge çok büyük ve önümüzdeki süreçte de bölgeye yardımların devam etmesi kritik öneme sahip. Bu süreçte özellikle iş insanlarımız sivil toplum kuruluşları marifetiyle çok ciddi desteklerde bulundular. Söz konusu yardım ve desteklerin gelecek süreçte de devam etmesi gerektiği ile ilgili olarak Federasyon olarak gerek üye derneklerimizi gerek sektör mensuplarımızı düzenli olarak bilgilendirerek bu konudaki farkındalığı arttırmaya çalışıyoruz” dedi.

Uzmanların yıkıcı deprem beklediği alanlarda can ve mal kaybını asgari düzeye indirecek önlemlerin bir an önce alınması gerektiğini belirten Karadeniz, “Bilhassa İstanbul’da gerçekleşecek büyük bir deprem bölgedeki yoğun nüfus yerleşimi ve bölgenin ulaştığı ekonomik büyüklük sebebiyle büyük bir tehdit oluşturuyor. Hızlı bir şekilde önlemler hayata geçirilmez ve ciddi bir yıkım gerçekleşirse ülkemizin altından kalkmasının çok ama çok zor olduğu bir sürece girilebilir. Başta yaşlı binalar olmak üzere hızlı bir tarama gerçekleşmesi ve bu yapıların gerek güçlendirme gerek yenileme sürecine girerek can kaybını azaltmanın yolları aranmalıdır. Diğer yandan İstanbul ve hinterlandının ülke ekonomisinden neredeyse %50 pay aldığı göz önünde bulundurulursa bu bölgede gerçekleşecek yıkıcı bir depreme ülkenin geri kalanının desteğinin de kısıtlı olacağı önümüzde duran bir gerçektir. Bu gerekçeyle her türlü senaryoya yönelik eylem planlarının oluşturulması, afet eğitimlerinin yaygınlaştırılması da büyük bir toplumsal fayda doğuracaktır” dedi.

Şubat ayında kimya ihracatı 2,25 milyar dolar oldu

Kimya sektörü şubat ayında 2,25 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Sektörün bu yıl ilk iki aylık ihracatı ise 4,55 milyar dolar oldu. Bu yıl Ocak-Şubat döneminde yüzde 0,52’lik ihracat daralması gerçekleşti. Sektör şubat ayında gerçekleştirdiği ihracat ile ülke ihracatından yüzde 13,6 pay aldı.

Kimya sektörünün Şubat ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Şubat ayında büyük bir felaket yaşadık. Bu üzücü sürecin hepimizi derinden etkilediği bir gerçek. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve ülkemize baş sağlığı diliyorum. Depremden etkilenen bölgelerde acil ihtiyaçları karşılamak üzere sektör üretici ve ihracatçılarımız ilk günden itibaren destek sağladı ve sağlamaya devam ediyor. Yüzyılın felaketi olarak nitelendirilen bu büyük acının yaralarını hep birlikte sarmaya çalışıyoruz. Şubat ayında ülke ihracatımız 18,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Kimya sektörümüzün ihracatı ise 2,25 milyar dolar oldu. Depremden etkilenen bölgelerdeki ekonomiyi, üretimi tekrar canlandırabilmenin en önemli desteklerinden birinin ihracat olduğunu görüyoruz. Bu bakımdan ihracatçılar olarak üzerimize düşen sorumluluk bilinciyle daha fazla çalışacağız. Şubat ayında Ambiente 2023 fuarına katıldık, ECRM Fransa Ticaret Heyeti ve Cosmeet Afrika Ticaret Heyetini gerçekleştirdik. Suudi Arabistan’da düzenlenen The Big 5 Saudi fuarı ve Rusya’da düzenlenen Interlakokraska fuarına info stand katılımını gerçekleştirdik. İngiltere’de düzenlenen White Label World Expo 2023 fuarının milli katılım organizasyonu gerçekleştirerek bu yıl ilk kez katılım sağladık. Önümüzdeki dönemde yurt dışı etkinliklerimize yoğun olarak devam edeceğiz. Ekonomik kalkınmaya en önemli katkıyı veren ve 27 sektöre dokunan bir sektör olarak ülkemizin yaralarını sarmak için devletimiz ve kurumlarımız ile birlikte hareket ederek bu zorlu süreci aşacağımıza inanıyorum. Hem İKMİB olarak hem de ihracatçılarımızın çatı kuruluşu TİM olarak her türlü desteği vermeye devam edeceğiz” dedi.

Şubat ayında en çok “plastikler ve mamulleri” ihracatı gerçekleştirildi

Şubat ayında kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında plastikler ve mamulleri ihracatı, 715 milyon 819 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 515 milyon 426 bin dolarlık ihracatla mineral yakıtlar ve ürünler yer alırken, anorganik kimyasallar ihracatı 249 milyon 612 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. ‘Anorganik kimyasallar’ı takiben ilk onda yer alan diğer sektörler ise; ‘uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun’, ‘eczacılık ürünleri’, ‘kauçuk, kauçuk eşya’, ‘boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları’, ‘muhtelif kimyasal maddeler’, ‘organik kimyasallar’ ve ‘yıkama müstahzarları’ oldu.

Epsan’ın otomotiv sektöründeki satış hedefi yüzde 50

Şirket, mühendislik plastikleri kompaund üretimiyle yüksek katma değerli sektörlerin çözüm ortağı olarak büyümeye devam ediyor.

Otomotiv başta olmak üzere; elektrik elektronik, beyaz eşya, inşaat, tarım ve mobilya gibi hayatın içinde yer bulan ve katma değeri yüksek olan tüm endüstrilere yönelik çözümlerini 50 ülkeye ulaştıran Epsan, hem iç pazarda hem de dış pazarda büyümesini sürdürüyor. Geçtiğimiz yılı yüzde 30 büyümeyle geride bırakan şirket, yeni yatırımlarla birlikte üretim kapasitesini artırarak ihracatta yeni pazarları hedefliyor. 

2022 yılında ihracatının yüzde 35’ini otomotiv, yüzde 15’ini ise elektrik ve elektronik alanında gerçekleştiren Epsan, 2023 yılında ihracata katkı sağlayacak yeni yatırımlara hazırlanıyor. Yeni kurulacak üretim hattıyla kapasitelerini 10 bin ton artırarak büyümesini sürdürmeyi planlıyor.

Avrupa’nın ağırlık kazandığı 50 ülkeye ürünlerini ulaştırdıklarını ve cirolarının yüzde 65’ini ihracattan karşıladıklarını belirten Epsan Yönetim Kurulu Üyesi Bora Efe, “Almanya, Fransa İtalya ve İspanya’daki satışlarımızda artış var. Otomotiv sektörüne satışlarımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 35 artarken, elektrik elektronik ve inşaat sektörlerinde ise yaklaşık yüzde 25 artış gösterdi. Üretim kapasitesi ve pazar payında Türkiye’de lider konumdayız. 2023 ve 2024 yılında üretim sahamıza yeni ekstruder makineleri ekleyeceğiz. Bu sayede makine parkurumuzu ve kapasitemizi geliştireceğiz. Hâlihazırda kullandığımız paketleme ve ham madde taşıma otomasyon sistemlerinin yanı sıra, ham madde yükleme ve mamul taşıma için yeni robotlar devreye alacağız. Yeni adımlarımızla birlikte otomotiv sektöründeki satışlarımızı yüzde 50’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Ayrıca beyaz eşya ve elektrik elektronik sektöründe de daha aktif olmayı planlıyoruz” diye konuştu.

Sıfır emisyon araç üretimine katkı sağlayarak pazar payının artması hedefleniyor

Yeni regülasyonlara uygun sürdürülebilir, yüksek teknoloji çözümleriyle ana sanayinin sıfır emisyon araç üretimine de önemli bir katkı sağlamayı hedeflediklerini dile getiren Efe, “Elektrikli araçlarda, elektrik elektronik sektöründe kullanılan Avrupa standartlarıyla uyumlu poliamid pazarında da büyümeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki yıllarda elektrik ve elektronik sektöründe sayısı artan UL sertifikalı alev geciktiricili ürün portföyümüzle pazar payımızı hızla artırmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. 

WITTMANN Grup geleceğe iyimserlikle bakıyor

Dilovası’ndaki yeni WITTMANN tesisi 2022 mali yılında satış rakamlarını bir önceki yılın seviyesinde tutmayı başaran şirket, 2023 yılı için ise yaklaşık %10'luk bir artış bekliyor.

WITTMANN Grup, şirketin mevcut durumuna ilişkin bilgilerin yer aldığı bir basın açıklaması yayınladı. Basın açıklamasında yer alan bilgilere göre, WITTMANN Grubu için 2022 mali yılı; bir yandan özellikle yılın ilk yarısında ortalamanın çok üzerinde olan yüksek sipariş alımıyla karakterize edildi. Öte yandan başta elektronik komponentler olmak üzere satın alınan parçaların tedariğindeki sıkıntılı durum, geçen yıla göre satış artışının gerçekleşmesine engel oldu. 2022 yılı için 376 milyon €'luk toplam satış rakamı, bir önceki yıl ile yaklaşık aynı seviyedeydi.

Bununla birlikte, WITTMANN Grup çok sayıda yatırım ve inşaat projesinde önemli ilerlemeler sağladı. Üç farklı üretim tesisinde, ultra modern makine işleme merkezlerine yapılan yeni yatırımların yanı sıra, Kottingbrunn/A'daki WITTMANN BATTENFELD ve WITTMANN Robottechnikai Kft. Mosonmagyarovar/Macaristandaki tesisler 2022 yılında tamamlandı. Şu anda mevcut olan ek üretim alanları, öncelikle plastik enjeksiyon makinelerinin üretim kapasitesini artırmaya hizmet edecek. Macaristan tesisinin genişletilmesi, Tempro model sıcaklık kontrol cihazlarının ve R9 kontrol sistemleriyle donatılmış yeni seri robotların üretiminde de artış sağladı.

Guzman Polymers Türkiye’den otomotiv sektörüne yönelik seminer

Guzman Polymers Türkiye, günümüzde çok ilgi çekici konulardan biri olan ve yeni araçlarda talep gören Elektrikli Bataryalar konusunu gündeme taşıyarak; SABIC SHPP işbirliği ile “TECHDAY- EV BATTERY/Elektrikli Araçlar için Elektrikli Bataryalar” teknik seminerini 8 Mart 2023 tarihinde Workinn Hotel-Gebze’de gerçekleştirdi.

Etkinliğe 13 otomotiv ve motorlu taşıt firmasından toplam 30 kişi katılım sağladı. Etkinlik Guzman Polymers Türkiye Genel Müdürü Yeşim Kangal’ın açılış konuşması ile başladı. Sunumu SABIC SHPP’den Emrah Uzun gerçekleştirdi.

Sunumda başlıca şu konular ele alındı;

•EV Global Regülasyonları 

•Uygulamalar ve Malzeme Çözümleri 

•UL Kart Okuma ve Değerlendirme

Etkinlik Yeşim Kangal’ın Emrah Uzun’a takdim ettiği plaketin ardından, katılımcılar için hazırlanan öğle yemeği ile son buldu.

Guzman Polymers Türkiye Hakkında

Guzman Polymers Hammadde Ticaret Ltd. Şti. kuruluş tarihi 1939’lara dayanan Guzman Global İspanya firmasının 2013 yılında Türkiye’de kurduğu bir aile şirketidir. Guzman Global/İspanya firmasının Guzman Polymers adı ile kayıtlı tüm iştirakleri 2022 yılının Mart ayında Avrupa’da teknik plastik hammadde distribütörlüğünün önde gelen ve 23 ülkede faaliyet gösteren HROMATKA GROUP tarafından satın alınmış olup, faaliyetlerine günden güne daha da güçlenerek devam etmektedir. Uluslararası tanınmış hammadde üreticilerini İspanya, İtalya ve Türkiye’de temsil edip; birçok değişik endüstrideki müşterisinin ihtiyaçlarına göre portföyündeki çok geniş yelpazedeki teknik plastik, hammadde ve levha/film ürünlerinin tanıtımını, dağıtımını ve teknik desteğini yürütmektedir.

SEYAD 2022 Yılı Mali Genel Kurulu gerçekleştirildi

Alanında ilk ve tek olma özelliğiyle sektörel yayıncılık alanında faaliyet gösteren firmaları tek bir çatı altında toplayan Sektörel Yayıncılar Derneği’nin (SEYAD) 2022 Yılı Mali Genel Kurulu, 28 Şubat 2023 tarihinde gerçekleştirildi.

SEYAD Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Kul’un açılış konuşmasıyla başlayan, ardından yoklama ve saygı duruşu ile devam eden Genel Kurul’da, SEYAD’ın Kongre Başkanlık Divanı seçimi gerçekleştirildi. 2000 yılında kurulan ve üyelerinin yayımladığı 65 sektör dergisiyle Türkiye’de faaliyet gösteren yayıncıların yaklaşık yüzde 60’ını temsil eden derneğin Genel Kurul’unda, gündem hakkındaki değişikliklerin görüşülmesinin ardından önceki dönem faaliyet raporu ve gelir-gider bilançosu beyan edilerek onandı. Geçmiş dönem denetim kurulu raporlarının okunmasıyla devam eden Genel Kurul’da, tahmini bütçe de görüşülerek onaylandı.

2022 yılında Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ‘Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un sektörel yayıncılar üzerindeki etkilerinin de gündeme getirildiği Genel Kurul’da, sektörü ilgilendiren birçok konu masaya yatırıldı.

Metro Türkiye’den, depozito toplama projesi ile geri dönüşüme destek

1990 yılından bu yana sürdürülebilirliği tüm işlerinin merkezine koyan ve bu alanda öncü projeler geliştiren Metro Türkiye, geri dönüşüm ve atık azaltımı alanında yeni bir çalışmasını daha hayata geçirdi. Şirket, Kozyatağı mağazasındaki Depozito Toplama Projesi ile Türkiye’de bir ilk olarak hem makine ile hem de manuel olarak depozito toplamaya ve şişelerin geri dönüşümüne iş ortakları ile birlikte katkı sağlamaya başladı. 

Cam, alüminyum ve pet şişelerin manuel ve makine yolu ile toplandığı projede ilk etapta bir yıl içerisinde yaklaşık 3,5 milyon şişenin geri dönüşüme kazandırılması hedefleniyor. Bu proje ile ambalaj atıklarının doğaya kazandırılmasının yanında toplumdaki geri dönüşüm bilincinin artırılması da amaçlanıyor. Depozito Toplama Projesi ile 2024 yılında Çevre Ajansı tarafından yürürlüğe girecek olan Depozito Yönetim Sistemi’nin ön hazırlığını yapan ve bu projesi ile sektöre yön gösteren Metro Türkiye, aynı zamanda geri dönüşüme gönderilen her 10 şişe için 2 TL değerinde tüm mağazalarında geçerli kupon sunduğu bir kampanya da başlattı. 

Prysmian Group, Global Sürdürülebilirlik Akademisi'ni hayata geçirdi

Grup bünyesinde sürdürülebilirlik kültürünün ve yetkinliklerinin güçlenmesini hedefleyen akademi, çalışanlara da gelişim fırsatı sunacak.

Prysmian Group, 50'den fazla ülkede 29.000 çalışanı kapsayacak bir Küresel Sürdürülebilirlik Akademisi’ni kurdu. Bu girişim ile sürdürülebilirlik kültürünün dünya genelindeki tüm şirket çalışanlarına anlatılması, grubun iklim ve sosyal hedeflerine yönelik çalışmalarını güçlendirmesi amaçlanıyor.

Türkiye’nin de içinde bulunduğu MEAT Bölgesine dahil olan Umman’da kurulan Sürdürülebilirlik Akademisi, uluslararası düzeyde en etkili işletme fakültelerinin eğitim programlarını sunacak. Akademi ayrıca, ticari rekabet edebilirliğin stratejik itici güçlerinden olan sürdürülebilirlik kültürünün ve yetkinliklerinin çalışanlar tarafından daha iyi benimsenmesini sağlayacak. 

2023 yılı boyunca derslerin verileceği program, hedef kitleye göre oluşturulan Farkındalık, Bilgi, Etki, Liderlik ve KPI'lar olmak üzere beş modülden oluşuyor. İlk modül olan “Etki” dünyanın dört bir yanından 30 yöneticinin katılımıyla üç gün boyunca "organizasyonlarda sürdürülebilirlikle ilgili ne gibi inovasyonların yapılabileceği ve sürdürülebilirliğin nasıl yaygınlaştırılabileceği" konusunu ele aldı. Modül sunumları hibrit bir yöntemle, fiziksel katılım veya online katılım ya da podcastler aracılığıyla tüm şirket çalışanlarına ulaşmaya devam edecek.

Kimya sektörü ihracatını Ocak ayında yüzde 8 artırdı

Kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında plastikler ve mamulleri ihracatı, 731 milyon 985 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin ihracatı Ocak ayında geçen yıl aynı döneme göre yüzde 10,4 artışla 19,4 milyar dolar oldu. Kimya sektörü ise Ocak ayında yüzde 7,94 artışla 2,3 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. 2022 yılını ihracat şampiyonu olarak tamamlayan kimya sektörü, bu yıl da lider olma hedefini sürdürüyor.

Kimya sektörünün Ocak ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Kimya sektörümüz pandemi sonrası hızlı bir büyüme gerçekleştirerek 2022 yılında zirveye oturdu ve ilk defa ihracat şampiyonu oldu. Kimyevi maddeler ve mamuller ihracında miktar bazında yüzde 4,2 büyürken, sektörümüzün kilogram başı ihracat bedeli ise 1 dolar sınırını aşarak yüzde 27’lik artış ile 1,16 dolara yükseldi. Ülke ihracatından yüzde 13,2 pay aldık. Bu yıl Ocak ayında ise yüzde 8 artış ile 2,31 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Bu yıl küresel büyümede yavaşlama ve daralma beklentileri bulunuyor. AB ve ABD’de 2022 yılının son çeyreğinde başlayan durgunluğun 2023 yılının ilk yarısı devam edeceğini öngörüyoruz. Kimya sektörümüz açısından 2023 yılının ilk yarısı hem iç hem de dış pazar ile ilgili bir yavaşlama olabilir ancak yılın ikinci yarısının daha pozitif olacağına inanıyorum. İKMİB olarak üye ihracatçılarımızı desteklemek adına bu yıl 21 farklı ülkede 21 fuar milli katılımı, 6 info stand ve 6 ticaret heyeti düzenleyeceğiz. 24-27 Ocak 2023 tarihleri arasında Rusya’da Ruplastica/Upakexpo/Recycling Solutions fuar info stand katılımını, 30 Ocak-2 Şubat tarihleri arasında Birleşik Arap Emirlikleri’nde Arab Health 2023 fuar milli katılımını ve ABD Las Vegas’ta NAHB IBS 2023 Fuarı info stand katılımını gerçekleştirdik. Şubat ayı içinde fuar milli katılımı, ticaret heyeti, info stand katılımı olmak üzere 7 farklı etkinliğimiz olacak. İhracatımızı istikrarlı bir şekilde artırmak için durmadan çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

KASAD Yönetim Kurulu Başkanı Alican Duran

“Üretim ve ihracatta yakaladığımız istikrarı 2023’te de sürdürmeyi hedefliyoruz”

Karton ambalaj sanayisinin gelişimine destek olarak üreticileri ulusal ve uluslararası arenada temsil eden Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (KASAD), 2023 yılının ilk üye tanıtım toplantısını gerçekleştirdi. Yeni yılın ilk toplantısında karton ambalaj sanayisinin geçmiş yıl rakamları ve gelecek planları üzerine değerlendirmelerde bulunan KASAD Başkanı Alican Duran, “Yeni yıl yeni başlangıçlar da demek. Geçtiğimiz yıl resesyondan enerji krizine, enflasyonist baskıdan lojistik sıkıntılara kadar birçok sektörü zorlayan bir dönem oldu ancak karton ambalaj sanayisi olarak yüksek enerjimiz ve üretim gücümüz sayesinde tüm sıkıntıları aşmayı başardık. Kağıt-Karton Ambalaj sektörü olarak bir önceki yıla göre ihracatımızı yüzde 14,3 artırdık ve 1,2 milyar dolarlık ihracata ulaştık” dedi. 

“Zorlu süreçleri en az hasarla atlatmak istiyoruz” 

Karton ambalajda ise yüzde 38 büyüme kaydettiklerinin altını çizen Alican Duran, “2023 yılı dünya ticaretinde zorlu bir yıl olacak. Bizim ülkemiz içinde zor olacak. Ancak Rusya-Ukrayna savaşının etkileri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri ile geliştirdiğimiz pozitif ilişkiler sektöre olumlu yansıyacak. Bununla birlikte ihracatımızı büyütecek yatırımları da sürdüreceğiz. Ur-Ge projemiz kapsamında ABD pazarına çıkarma yapacağız ve gelecek 5 yılda 500 milyon dolarlık bir ticaret hacmi hedefliyoruz. Zorlu süreçleri en az hasarla atlatmak istiyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yılında büyük bir enerji ve kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürerek hedeflediğimiz noktalara ulaşacağız” diye konuştu. 

Üye ve sektör temsilcilerinin katıldığı toplantıda REBA Kağıt Ürünleri kurucusu Recep Orhan, firmanın ürün yelpazesi ve başarı yolculuğu üzerine sunum gerçekleştirdi. Toplantının ikinci oturumunda ise KOSGEB İmes Bölge Müdürlüğünden Uzman Mehmet Anıl Aygün, KOSGEB hizmetleri, destekleri ve iş birlikleri ile ilgili sunum yaptı. Ayrıca toplantıda COFACE Türkiye Genel Müdürü Ali Gençtürk ve Ekonomist Seltem İyigün "2023 yılında küresel ekonomi ve Türkiye ekonomisine ilişkin beklentiler" konulu bir sunum gerçekleştirirken katılımcılardan gelen sorulara da yanıt verdi.

FANUC’tan yerli makine üreticisine güç katacak bir proje

E. Çağtay Güleç FANUC Türkiye FA Departman Müdürü ve Avrupa Satış KoordinatörüTüm ürün gamında uygulanabilir sürekli iyileştirmeler yapmayı sürdüren FANUC, imza attığı projelerle de ilkleri gerçekleştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Türkiye’de son yıllarda hızla büyüyen makine imalatının globaldeki rekabeti için “FANUC Yerli Makine Üreticisinin Yanında” projesini hayata geçiren firma, dünyanın önde gelen CNC üreticisi olarak sahip olduğu bilgi birikimini ve teknolojiyi Türkiye’deki makine imalatçılarıyla paylaşacak. Yerli makine üreticisinin dünya sanayisindeki paylarını artırmalarına fayda sağlayacak proje, uzun süreli gerçekleştirilecek anlaşmalarla imalat sürecini sürdürülebilir ve verimli hale getirecek. Proje doğrultusunda son yıllarda hızla gelişen Türkiye’nin 2023 yılı makine üretiminde, FANUC’un desteği sayesinde büyümeye yüzde 7-8 oranında katkı sağlaması bekleniyor.

Atık yönetimi güçlendirilmeli

Depozito sisteminin hayata geçirilmesinin ülkemiz açısından büyük önem taşıdığını dile getiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz: “Öte yandan, sağlıklı bir atık yönetimi açısından kaynağında ayrıştırma projeleri de bir an önce hayata geçirilmeli. Sadece merkezi ve yerel kamu otoritelerinin yapacağı altyapı yatırımları değil bilinçlendirme faaliyetleri de projelendirilmeli. Unutulmamalı ki bugün çalışılmaya başlansa dahi kaynağında ayrıştırmanın kabul edilebilir bir seviyeye çekilmesi uzun yıllar alacaktır. Bu sebeple hiç zaman kaybetmeden bu yola girmek gerekiyor” dedi.

Sıfır atık projesi hızlandırılmalı

Sıfır atık projesinin ülkemiz için önemine değinen Karadeniz, “Katı atık depolama yerine geri dönüşümü öne çıkararak çevresel sorunların önüne geçmek mümkün. Bu kapsamda ilk adımları atılan sıfır atık projesinin hızlandırılması büyük önem taşıyor. Bilhassa konunun muhatabı olan yerel yönetimlerin yatırımlarını hızlandırması gerekiyor. Ayrıca bu yatırımların eğitimlerle ve kamu spotlarıyla desteklenmesi de kritik önemi haiz. Hemen hemen tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de atığın kaynağında ayrıştırılması neticesinde çevresel sorunların asgari düzeye çekilmesi mümkün olacaktır. Ayrıca kaynağında ayrıştırma yöntemi sayesinde temiz şekilde toplanan atıkların geri dönüştürülmesi ekonomik açıdan da önemli bir kazanç sağlayacaktır. Plastik sektörü özelinde baktığımızda hammaddede %85’in üzerinde ithalata bağımlı bir yapımız olduğu bir gerçek. Eğer yurtiçinde etkin bir kaynağında ayrıştırma sistemi kurup piyasaya sürülen plastikleri geri dönüştürebilirsek sektörümüzün ithalat ihtiyacı çok daha azalacak ve bu katma değer ülkemizde kalacaktır. Benzer bir durum kağıt, metal vb. ürün grupları için de geçerlidir” dedi.

Projelerin finansmanı desteklenmeli

Yerel yönetimlerin kaynağında ayrıştırma projelerine finansman desteği sağlanması ve toplama ayrıştırma sektörünün sübvanse edilmesi gerektiğini belirten Karadeniz, “Avrupa’da olduğu gibi ambalajı piyasaya sürenler üzerinden toplanan kaynaklar, proje finansmanına ve sistemin işlemesi için gerekli sübvansiyonlara aktarılmalı. Zira bu sektörler kâr marjı yaratamadıkları için verimsiz çalışmaya her daim meyilliler. Ayrıca unutulmaması gereken bir diğer husus ise depozito sisteminin hayata geçmesinin akabinde ülkemizdeki atıkların en değerli kısmını oluşturan PET ve alüminyum ambalaj atıklarının toplama-ayrıştırma sisteminin dışına çıkacağı ve bu tesislerin kârlılığını daha da düşüreceğidir. Bu sebeple ciddi bir sübvansiyon sistemi mutlaka hayata geçirilmelidir. Zaten hali hazırda toplanmakta olan GEKAP’ın kaynak olarak bu sisteme aktarılması dünyadaki diğer iyi örnek uygulamaları ile de paralellik arz etmektedir” dedi.

Geri dönüşümün önemi artacak

Önümüzdeki yıllarda geri dönüşüm malzemenin öneminin artmaya devam edeceğinin altını çizen Karadeniz, “İngiltere’nin ardından İspanya’da da birincil hammaddeden üretilen ürünlere ilave vergiler getirilerek geri dönüşüm malzeme kullanımı özendiriliyor. Önümüzdeki süreçte diğer ülkelerin de bu trendi paylaşacağını öngörebiliriz. Bu kapsamda gelecek süreçte daha fazla miktarda ve daha yüksek nitelikte geri dönüşüm malzemeye ihtiyaç duyacak olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ülkemiz eğer bu paradigma değişikliğini doğru okuyamayıp sağlıklı bir kaynağında ayrıştırma sistemi kurarak ikincil hammadde kaynağımızı güvence altına alamazsa bugün en büyük ihracat pazarımız konumunda bulunan Avrupa’da ve diğer ihracat pazarlarımızda ciddi pazar kayıpları yaşamamız işten bile değil” dedi.

PAGEV Başkanlığına oy birliğiyle yeniden Yavuz Eroğlu seçildi

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Genel Kurulu’nda Başkanlığa oy birliği ile yeniden Yavuz Eroğlu seçildi. Küçükçekmece PAGEV Plastik Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen Genel Kurul’da oyların tamamını alan Eroğlu, tarihi seviyede geniş katılımla gerçekleştirilen seçimde güven tazeledi. Gaziantep’ten İstanbul’a, İzmir’den Kayseri’ye, Adana’dan Konya’ya kadar Türkiye’nin dört bir yanından Genel Kurul’a katılan tüm sektör mensuplarına gösterdikleri yoğun teveccüh için teşekkür eden Eroğlu, bugüne kadar ortaya koydukları faaliyetlerde olduğu gibi bundan sonraki süreçte de mücadeleci, etkin ve değer üreten çalışmalara imza atmayı sürdüreceklerinin altını çizdi. Sektörel sorunlara çözüm odaklı yaklaşımlar ürettiği için marka değeri yükselen PAGEV’in, ülkemizdeki önemli sivil toplum kuruluşlarından biri haline dönüştüğüne vurgu yapan Eroğlu, “İnşası devam eden PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi, yeni dönemde hayata geçirmeyi hedeflediğimiz en önemli projelerimizden biri olacak. Türk plastik sektörünü, dünyadaki önemli üretim üslerinden biri haline dönüştürmeyi amaçlayan PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezimiz, 3 Etap ve 11 binadan oluşacak. Teknoloji üssü olacak merkezimiz tamamlandığında sektörümüzdeki katma değerin artmasına katkı sağlayacak. Ar-Ge faaliyetlerinin yanı sıra Test, Laboratuvar, Belgelendirme, Sertifikasyon, Prototip Üretim ve Danışmanlık hizmetleri sunacak merkezimiz ile sektörümüz adına ilk olacak önemli bir ekosistem sistemi kurmayı hedefliyoruz” dedi. 

Türk öğrencilerin ambalaj tasarım projelerine uluslararası ödül

Sensodyne Mixed - Altın Ödül / Zeynep ÖzelAmbalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından her yıl düzenlenen ve 2022’deki 18. Ambalaj Tasarımı Ulusal Öğrenci Yarışması’nda dereceye giren 15 öğrenci projesi, Dünya Ambalaj Örgütü (WPO) tarafından düzenlenen WorldStar Student’ta yarıştı. 30 ülkeden 272 projenin yer aldığı uluslararası yarışmada, Türkiye’den 16 tasarım ödüllendirildi. Türkiye’den İstanbul Medipol Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü’nde eğitim gören Zeynep Özel, projesiyle ‘WorldStar Student’ yarışmasında birinci oldu ve Altın Ödül almaya hak kazandı. Zeynep Özel aynı yarışmada Pazarlama kategorisinde de Gümüş Ödül aldı. Türkiye’yi ikincilik ödülüyle ABD, üçüncülük ödülüyle ise Çin takip etti. Kategori ve Sertifika ödülleriyle birlikte Türkiye’den ödül alan proje sayısı ise toplamda 16 oldu.

WorldStar Student 2006 yılından bu yana Dünya Ambalaj Örgütü (WPO) tarafından yalnızca öğrencilerin katılımına açık olarak organize ediliyor. WorldStar Student Yarışması'na ülkemizden öğrencilerin katılımını sağlayan tek yarışma olan Ambalaj Tasarımı Ulusal Öğrenci Yarışması ise Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı katkısıyla, Reed TÜYAP iş birliğinde her yıl düzenleniyor.

GF Hakan Plastik Yurt İçi Satışlar Grup Müdürü Ozan Hatipoğlu

“İnovasyon yarışı, kazan kazan stratejisi ile pazarı ve sektörü çok farklı bir noktaya taşıyacaktır”

GF Hakan Plastik Yurt İçi Satışlar Grup Müdürü Ozan Hatipoğlu, 2023 yılı için yaptığı değerlendirmede sektör sorunlarına değinirken, inovasyonun fark yaratan değer olacağının altını çizdi. Üst yapı, alt yapı ve endüstriyel segmentlerindeki geniş ürün yelpazeleri ile iş ortaklarını gözetmeye ve geliştirmeye 2023 yılında da devam edeceklerini belirten Ozan Hatipoğlu şu açıklamalarda bulundu:

“İnşaat sektörünün GSMH içindeki doğrudan payı her ne kadar ~5% olarak hesaplansa da, bu sektöre bağlı 200'den fazla alt sektör üzerindeki direkt ve dolaylı etkisi ile ekonomi içindeki payı %30’lara ulaşmaktadır. Ancak ülkemiz ekonomisinin lokomotifi konumundaki inşaat sektörü, çeyrek bazlı bakıldığında, 2018 yılından bu yana düşüşünü sürdürmektedir. 

Özellikle pandemiyle başlayan süreçte uluslararası pazarda yaşanan ham madde tedariği problemleri ve paralelinde başlayan lojistik kriz, kur etkisi ile harmanlanarak 2021 sonuna dek girdi maliyetlerindeki artış sorununu tetiklemiştir. 2022 yılında dünya ekonomisinde yaşanan istikrarsızlık ve bunun Türkiye üzerindeki etkisi ile finansmana erişimdeki zorluklar, enflasyon ve enerji maliyetlerindeki artış ön plana çıkmış durumdadır. 2023 yılında ise yurt içi pazarda inşaat sektörünün rotasını, seçim öncesi ve sonrası uygulanacak olası destekleyici ve genişletici politikaların belirliyor olması muhtemeldir.

GF Hakan Plastik olarak bu son 5 yıllık süreçte, tüm negatif koşullara rağmen, stratejik hedeflerimize uygun ilerlemeye ve gelişmeye devam ettik. Bir GF şirketi olmanın verdiği güven ve ayrıcalıkla, katma değerli projelerle büyümeye, müşteri yakınlığını artırmaya, Georg Fischer Global ile olan iş birliğimizi artırmaya ve üst yapı, alt yapı ve endüstriyel segmentlerindeki geniş ürün yelpazemizle iş ortaklarımızı gözetmeye ve geliştirmeye 2023 yılında da devam ediyor olacağız.

2022 yılında Çerkezköy tesisimizde %100 Yeşil Enerji kullanılmaya başlanmış olması, enerji verimliliği açısından tesislerimizde elektrik ve su tasarrufu odaklı projelere yapılan yatırımlar hem kaynakların verimli kullanılması, hem de sürdürülebilir bir dünya adına atılmış önemli adımlar oldu. 2022 yılında çeşitli ödüller almamıza vesile olan, doğayla dost, karbon ayak izi düşük ürünlerimiz Aquayststem PP-RCT boru sistemimiz, bina güvenliğini ve yaşam konforunu artırmaya yönelik geliştirilmiş PP bazlı halojen içermeyen Silenta Extreme boru sistemimiz, enerji tasarrufu için Cool Fit, su hijyeni ve enerji tasarrufu için Hycleen Otomasyon Sistemi gibi pek çok inovatif ürünümüzle de müşterilerimize ihtiyaçları doğrultusunda en doğru çözümleri sunmaya devam etmekteyiz. Ayrıca 2023 yılında PVC ürün gamımızın tamamını doğaya duyarlı, kurşunsuz olarak piyasaya sunuyor olacağız.

Dünyada enerji tasarrufu sağlayan, doğaya dost, karbon ayak izi hesabı yapılan yeşil binaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu projelerde kullanılacak inovatif ürünlere ve üreticilerine sağlanacak çeşitli devlet teşvikleri, sektörü bu konuda daha da motive edecektir. Böylece firmalar tasarruf odaklı ve katma değerli ürünlere yönelerek ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır. İnovasyon konusundaki bu yarışın, kazan kazan stratejisi ile pazarı ve sektörü çok farklı bir noktaya taşıması kaçınılmazdır.”

Depremzede minikler için “Çocuksu Mutluluk” kampanyası

Türkiye’yi derinden etkileyen depremin ardından yaraları sarmak için harekete geçen Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), marka sivil toplum örgütü olmanın gereği aksiyon almayı sürdürüyor. AFAD ve Kızılay iş birliğiyle depremzedelere yardım elini uzatan PAGEV, “Acil Eylem Planını” devreye almıştı. Nakdi Yardımlar direkt AFAD banka hesabı üzerinden koordine edilirken, üyeler ve sektör mensuplarından gelen Ayni Yardımlar Kızılay üzerinden depremzedelere ulaştırılıyor. PAGEV, yaraların sarılması için etkin çalışmalar yürüterek; tek kullanımlık ambalaj ürünlerinden deprem bölgesinde mutfak kurulumlarına, battaniyeden kışlık montlara, bebek-kadın hijyen kitlerinden ısıtıcılara, konteynerden çadıra ve gıda kolilerine kadar ihtiyaç duyulan yaşam malzemelerini deprem bölgesine TIR’lar ile göndermeye devam ediyor. Öte yandan bakanlıkça talep edilen acil ihtiyaçlar, direkt fabrikalardan bölgeye yollanıyor. Ayrıca İstanbul Küçükçekmece’deki PAGEV Plastik Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, öğretmen ve öğrencilerin ürettiği tek kullanımlık ambalaj ürünleri de yine depremzedelere gönderiliyor.

PAGEV şimdi de çadırkentlerde yaşayan çocukları mutlu etmek için Oyuncaklarla dolu TIR’larını bölgeye sevk ediyor. Çocuklara birbirinden güzel oyuncaklar hediye ederek, minik kalpleri sevindirmeyi istediklerini söyleyen PAGEV Oyuncak Komitesi Başkanı ve aynı zamanda PİLSAN Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğuzcan Çetinalp, “Çocuksu Mutluluk” kampanyasını başlattıklarını açıkladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile koordineli yürütülen kampanyaya ilk desteği Pilsan markası üzerinden vermekten mutluluk duyduğunu söyleyen Çetinalp, Hatay, Adıyaman ve Malatya illerindeki deprem çadırlarında yaşayan çocuklara oyuncak gönderme kararı aldıklarını söyledi. Çetinalp, PAGEV-Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle bölgedeki çeşitli yaş gurubundaki miniklere dağıtılacak oyuncaklarla deprem travmasını bir nebze olsun hafifletmeye çalışacaklarına vurgu yaptı.

“Çocuksu Mutluluk” kampanyasını hazırlarken pedagog, psikolog ve sosyolog görüşlerini de dikkate aldıklarını dile getiren Çetinalp, depremi hatırlatabilecek puzzle ve yap-boz gibi oyuncaklar hariç değişik yaş gruplarına yönelik oyuncakları bölgeye ulaştırdıklarını söyledi. Dünyadaki en saf sevginin çocukların kalbinde saklı olduğunu anımsatan Çetinalp, “Yaşanan bu zor günlerde yavrularımızı mutlu etmek ve onların gözlerindeki sonsuz pozitif enerjiden yararlanmak adına sektörümüzün bütün oyuncularına sesleniyorum; gelin birlikte PAGEV Oyuncak Komitesi’nin, Çocuksu Mutluluk kampanyasına destek verelim. Bu mutluluğa hepimiz ortak olalım” çağrısında bulundu.

Plastik sektörü büyük yıkıma karşı tek yürek

Kahramanmaraş'ta meydana gelen ve çok sayıda şehrimizi etkileyen depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar dileyerek sözlerine başlayan Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün, “Sektör mensupları olarak ilk andan itibaren hızla aksiyon aldık ve AFAD’ın öncelikle ihtiyaç listesinde yer alan ürünlerin teminine başladık. Bu kapsamda derneğimizin Genişletilmiş Yönetim Kurulu üyeleri hem dernek kanalıyla hem bireysel olarak büyük bir çabanın içine girdiler” dedi.

İlk andan itibaren girişimde bulunduk

Yönetim organlarında yer aldıkları Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) ve İstanbul Sanayi Odası (İSO) gibi çatı kuruluşlar vasıtasıyla da yardım sürecini sürdürdüklerini belirten Gülsün, “İlk etapta bebek maması, gıda, battaniye, tek kullanımlık plastik ürünler ve jeneratör gibi daha elzem ihtiyaçlara yöneldik. Öte yandan, Yönetim Kurulumuzda yer alan firmalar deprem bölgesine ekskavatör ve diğer gerekli iş makinelerinin gönderiminin yanı sıra makine tamirine yönelik teknik personel görevlendirmesi de yaptı. Tüm Türkiye’nin tek yürek olduğu bir süreçten geçiyoruz. Herkes elinden geldiğince yaptığı yardımlarla depremzedelerin yaralarını sarmaya çalışıyor. Tabi önemli bir mevzu da yardımların önümüzdeki aylar boyunca da sürmesi zira karşı karşıya olduğumuz yıkımın boyutu çok büyük ve bölge insanlarının ihtiyaçları devam edecek” dedi.

Diğer STK’larla iş birliği yapıyoruz

Plastik sektörü olarak özellikle yönetiminde yer aldıkları ihracatçı birlikleri marifetiyle diğer öncelikli ihtiyaçlara yönelik olarak çalışmalar yaptıklarını dile getiren Gülsün, “İlk etapta deprem bölgesinde ihtiyaç duyulan ilaçların temini için İKMİB Yönetim Kurulu’nda yer alan plastik sektörü temsilcileri olarak katkıda bulunduk. Deprem bölgesinde havaların soğuk olması sebebiyle çadırların kurulmaya başlaması ile birlikte çadır altına yalıtım malzemesi konulması ihtiyacı ortaya çıktı. Plastik sektörü olarak bu noktada da inisiyatif alıp girişimlerimizi başlattık. Son olarak ise deprem bölgesindeki çocuklara yönelik olarak oyuncak temini için girişimde bulunduk. S.S Toptan Oyuncakçılar Birlikteliği Toplu İş Yeri Yapı Kooperatifi (Toy-Koop) vasıtasıyla bu alanda da bir yardımı organize ediyoruz. Yardımların daha etkin olması ve belli ürün gruplarına yığılmaması adına diğer STK’larla da yakın temasımızı sürdürüyoruz” dedi.

Yardımlar gelecek aylarda da devam etmeli

Gelecek aylar boyunca da yapacakları yardımları planlamaya başladıklarını ifade eden PAGDER Başkanı, “Büyük bir yıkım ve insanlık dramıyla karşı karşıyayız. Çok sayıda bina içinde oturulamayacak düzeyde hasar görmüş durumda bu sebeple tüm insanlarımızın ikamet edebileceği evlerin inşa edilmesi uzun bir süre alabilir. Önümüzdeki aylar boyunca da bu bölgemize yardım ulaşması elzem. Biz de gerek PAGDER gerek plastik sektörü olarak gelecek süreçteki yardımlarımızı planlıyoruz” dedi.

Atık piller fidana dönüşüyor

Doğaya karşı sorumluluklarının bilinciyle hareket eden VARTA, çevreyi koruma ve sürdürülebilirlik kapsamındaki faaliyetlerini genişletiyor. 

2017 yılından bugüne üretim tesislerine yaptıkları yatırımlarla üretimini sürdürülebilirlik çerçevesinde devam ettiren firma, 2021 yılında karton ambalaj kullanımına geçti. Firmanın, pil ürünlerinin ambalajları, %100 geri dönüştürülebiliyor ve ‘FSC’ sertifikalı karton malzemeden üretiliyor. 

Daha da yüksek geri dönüşüm oranlarına ulaşmak ve yenilikçi, akıllı ambalaj çözümleri geliştirmek için geri dönüştürülebilir ambalaj projelerinde sürekli iyileştirmeler yapan firma, yenilenen ambalajları sayesinde, 2021 yılının son çeyreğinde 94 tonun üzerinde plastik tasarrufuna ulaşmış oldu.

Üretim tesislerinde ihtiyaç duyulan elektriğin %92’sini yenilenebilir enerjilerden karşılayan VARTA’nın vizyonu, 2027 yılına kadar PAS-2060'a göre CO2 nötr üretime ulaşmak.

Suyu geri dönüştüren su dostu fabrika

Dünyada ve Türkiye’de su tasarrufu konusunda acilen harekete geçilmesi gerektiğini savunan L’Oréal Türkiye, ülkemizin güzellik pazarında bir ilke daha imza atıyor ve İstanbul’daki üretim tesisini “Suyu Geri Dönüştüren Su Dostu Fabrika”ya dönüştürüyor. Her yıl 51 milyon adet şampuan ve saç kremi üreten L’Oréal Türkiye İstanbul Tesisi, üretim aşamasındaki endüstriyel suyun %100’ünü, kapalı devre bir sistem içerisinde geri dönüştürerek yeniden kullanacak. 

L'Oréal Türkiye, toplam 40 fabrikası bulunan L'Oréal Grup’un suyu geri dönüştüren su dostu fabrikaya dönüşümü tamamlanan 7’inci ülkesi oldu. Meksika, İspanya, Rusya, İtalya, Belçika, Çin ve son olarak Türkiye’den sonra L'Oréal Grup fabrikalarının %100’ü, 2030 yılına kadar suyu geri dönüştüren su dostu fabrika haline getirilecek. 

Sanayiciler EYT konusunda destek bekliyor

Uzun yıllardır talep edilen EYT konusunda yaş sınırlaması olmaksızın hak tanınmasının imalat sanayine etkilerini değerlendiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz: “EYT ile emekli olacak vatandaşlarımız, sanayi kuruluşlarımızda görev alan en nitelikli personellerden. Böylesi toplu bir emeklilik dalgası yaşanması neticesinde verimlilikte düşüşler yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Diğer taraftan ise EYT sebebiyle işverenlerin bir anda karşı karşıya kalacakları kıdem tazminatı ödemeleri büyük tedirginliklere yol açmakta. Hali hazırda işletme sermayesi sıkıntısı çeken imalat sanayinin daha fazla sorun yaşamaması adına kamunun kredi desteği vermesi büyük önem arz ediyor” dedi. 

Nitelikli işgücü kaybını telafi etmek zor olacak 

Plastik sektörü olarak personel konusunda büyük sıkıntılar yaşadıklarının altını çizen Karadeniz, “Ülkemizde nitelikli ara eleman konusunda genel bir sıkıntı olduğu hepimizin malumu lakin plastik sektörü gibi 300.000’in üzerinde istihdam sağlayan bir sektöre personel yetiştiren meslek liselerinin sayısının iki elin parmağı kadar olması orta ve uzun vadede sorunun çözüleceği konusundaki umutlarımızı azaltmakta. Mevcut sorunun üstüne bir de EYT dolayısıyla kısa bir zaman aralığında işgücünden çekilecek olan nitelikli ve genç personel dolayısıyla kısa vadede yaşanacak sıkıntıları da eklediğimizde daha karamsar bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Emeklilik hakkının kademeli olarak tanınması ve bu süre zarfında işbaşı eğitim programlarıyla ihtiyaç duyulan sektörlerde personel yetiştirilmesi mümkün olacaktır. Bu sayede sanayi üretimimizin ve rekabet gücümüzün düşmesi olasılığı da azalacaktır” dedi.