Friday, Sep 17th

Last updateTue, 31 Aug 2021 8am

You are here: Home Interview

Deren Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Doğan Levi

“Endüstriyel ambalaj sanayinde birçok ilke imza atmış firmayız”

Deren Ambalaj, 30 yılı aşan tecrübesi ile kimya ve gıda sektörlerinin endüstriyel ambalaj ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak üzere faaliyet gösteriyor. Yıllar boyunca yapılan yatırımlarla, plastik endüstriyel ambalaj konusunda birçok konuda ilkleri gerçekleştiren şirketin ürün portföyünde IBC (Intermediate Bulk Container), L-ring® Plus variller, Kapaklı variller ve Çanta bidonlar bulunuyor. Firmalarının 1000 litreden 5 litreye kadar geniş bir ürün yelpazesi ile birçok sektöre hizmet verdiklerini belirten Deren Ambalaj Genel Müdürü Sayın Doğan Levi ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz.                                                        

Endüstriyel ambalaj pazarında 1985’ten bu yana varlık gösteriyorsunuz. Deren Ambalaj’ın kuruluş ve başarı hikâyesinde neler var, biraz bahseder misiniz?

Deren Ambalaj 1985 senesinde, Türkiye’nin gelişen endüstriyel gıda ve kimya sektörleri hedef alınarak, uluslararası standartlara uygun ambalajlar üretmek amacı ile kuruldu.

Endüstriyel ambalaj alanında, son kırk yıldaki gelişmeler ve bugün gelinen süreçte, özellikle sert plastiklerin metal ve ahşap ambalajın yerini büyük oranda aldığını biliyoruz. Deren Ambalaj ülkemizde ve dünyada gelişen bu pazar sürecinde nasıl bir vizyon oluşturdu.

Firmamız, 1000 litreden 5 litreye kadar geniş bir ürün yelpazesi ile kimya ve gıda sektörleri başta olmak üzere, birçok sektöre hizmet vermektedir. Her pazar, her ürün gibi Deren Ambalaj’ın da ürettiği ürünler, evirilerek bugün ki ürün portföyümüz oluşmuştur. 220 LT sac variller tarafından tercih edilen birçok ürün, IBC’ye konularak sevk edilmeye başlanmıştır. Çanta bidon ürün gamımızda ise iş sağlığı ve güvenliği hassasiyetlerinden dolayı daha hafif ve az hacimli ambalajlar tercih edilmektedir.

Geniş hacimli, paletli konteyner ambalajlardan çemberli varillere kadar farklı ihtiyaçlara yönelik ürün çeşitliliğiniz var. Öncelikle IBC sınıfındaki ambalajların özelliklerini ve kullanıldıkları sektörleri öğrenebilir miyiz?

IBC ambalajlar, tehlikeli (ADR kapsamına giren) veya standart sıvı ürünler için tasarlanmış ürünlerdir. Endüstriyel tasarımı sayesinde alternatif olarak kullanılan ambalajlara karşı ekonomik avantajlar sağlamaktadır. Dolum, kalite güvence ve elleçleme süreçlerini basitleştirip, yalınlaştıran bir ambalaj olarak karşımıza çıkmaktadır.

Diğer varil/bidon tipi ambalajlarınızın kullanım özellikleri, teknolojik yenilikleri ve ideal kullanım alanları nelerdir?

Varil ve bidonlar ise, kimya sektörü tarafından özellikle tercih edilen, müşteri taleplerine göre (kendi standartları içinde) hacimsel esneklik sağlayabilen ürünlerdir. Tüm ürünlerimiz, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler tarafından onaylı, uluslararası dolaşımda kabul gören ambalajlar olarak tescillenmiştir.

Lojistik maliyetleri açısından şişirme tip endüstriyel ambalaj alanında İhracat olanaklarının geniş olmadığını biliyoruz. Yine de ihracat yaptığınız ülkeleri ve ihracat-pazar çalışmalarınızı sormak istiyoruz.

İhracatımız, yakın bölge ülkeler ile kısıtlı, sektörel bazda hedef firmalar ile iletişime geçip onların ihtiyaçlarını anlamaya çalışıyoruz. İhracat yaptığımız ülkelerin başında Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya geliyor.

Üretim teknolojinizde hangi kalıplama-şişirme yöntemlerini tercih ediyorsunuz? İnovasyon ve Ar-Ge süreçlerini nasıl yönetiyorsunuz?  Sektörde yeni gelişen ihtiyaçlara yönelik çözümler konusunda gerek hammadde gerek makine/teknoloji yönünden ortak hareket ettiğiniz çözüm ortaklarınız var mı?

30 senelik geçmişi ile Türkiye’de endüstriyel ambalaj sanayinde, kendi branşımızda birçok ilke imza atmış bir firmayız. Birçok ürünü Türkiye pazarına tanıtarak imalatının başlamasından öte, yönetsel olarak ta sürekli kendimizi geliştirmek için çalışıyoruz.

Genel dünya kalite standartları, Avrupa Birliği mevzuatları ve standartları açısından ürünlerinizin kalite sertifikalarından bahseder misiniz?

1994 senesinden itibaren ISO 9001 çatısı altında kurguladığımız kalite yönetim sistemimizi, ISO 14000 Çevre Yönetim Sistemi, ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi, ISO 45000 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri ile destekliyoruz. Bunların yanında Türkiye’de TSE, Almanya’da BAM tarafından RID/ADR kapsamında UN’li ürün imalat belgelendirmelerimiz var.

Son bir yıl içerisinde, pandemi dolayısıyla; dünyadaki petrol rafinelerindeki üretim düşüşü plastik hammadde arzının düşmesine ve fiyatların aşırı yükselmesine neden oldu. Bu durum firmanınız nasıl etkiledi? Yine konuya dair PAGEV gibi sektör kuruluşlarının ortak tutum geliştirme konusunda girişimleri ortaya çıktı. Bu konuda görüşleriniz nelerdir? Bu krizle ilgili hükümetten beklediğiniz politika ve kararlar var mı? 

Pandemi 2020 yılının gerçekten çok zor geçmesine sebep oldu. Tedarik zincirimizi, süreçlerimizi ve sürelerimizi baştan gözden geçirmemiz gerekti. Kısa süreli darboğazlarla karşılaşmamıza rağmen üretimimizi aksatmadan müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılayabildik. Ambalaj Sanayi ülkemizde cari fazla veren ender sektörlerden biridir. Bizlerde katma değerli ürün yaparak müşterilerimizin ihracat pazarlarında sağlam bir şekilde bulunmalarına aracı oluyoruz. Sanayide yatırımların geri dönüş süreleri pazar koşullarındaki değişimlerden dolayı sürekli olarak uzuyor. Pandemi sayesinde imalat sektörünün ekonomide ne kadar önemli olduğu, sürekliliğini sağlamak konusunda bir temel unsur olduğu anlaşıldı pekiştirildi.

Sürdürülebilir bir büyüme için gerekli olan inovasyon, işlevsellik, endüstriyel tasarım, rekabet gücü için yakın ve uzak geleceğe dair Deren Ambalaj odağında neler söylemek istersiniz?

2022’de yeni bir yatırım ile IBC ürünlerimizi çok daha verimli bir şekilde imal etme imkânı bulacağız. Bu yatırımla hem malzeme verimliliği hem enerji verimliliği hem de üretim verimliliği sağlayarak ürün portföyümüzü genişleteceğiz.

Son olarak rekabet gücü açısından marka kimliği geliştirme vizyonunuzdan bahseder misiniz?  Özellikle sektörel yayınları ve fuarları bu kimliğin güçlenmesine katkıları yönünden nasıl görüyorsunuz?

Derin Ambalaj 30 senedir endüstriyel ambalaj sektörü içinde bulunan sektörün birçok ilkini başarıyla tamamlamış öncü bir firmadır. 2015 senesinde IBC konusunda dünyanın lider firması Schütz ile yaptığımız lisans anlaşması ile marka tanınırlığımızı uluslararası bir zemine taşıdık. Sektörel yayınlar ve fuarlar spesifik ihtiyacı olan çözüm arayışı içinde bulunan kişi ve firmalar için en ideal buluşma noktaları olarak ortaya çıkıyor.

Deren Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Doğan Levi

KOLBAY Danışmanlık Mümessillik Ceo’su Hasan Melih Beşkazalıoğlu

“Plastik enjeksiyon makineleri ve anahtar teslim enjeksiyon tesisleri kurulumunda iddialıyız”

25 yıldır plastik sektörüne hizmet vermiş, verdiği hizmetlerle plastik üreticisi firmaların Türkiye’de ve dünyada söz sahibi olmasına büyük katkılar sunan, plastik sektöründeki bilgisi ile tanınan Sayın Hasan Melih Beşkazalıoğlu tarafından kurulan KOLBAY Danışmanlık Mümessillik, 2019 yılında tescil edilmiş çok yeni bir firma. Geniş bir kadroya sahip teknik servisi ile sadece bakım onarım hizmetleri değil; enjeksiyon, ekstrüzyon, granül hatları gibi plastik makinelerinin kullanım eğitimi hizmetlerini de sunduklarını belirten Hasan Melih Beşkazalıoğlu ile KOLBAY’ın kuruluş amacı, plastik sektörüne yönelik sunmuş oldukları çözümleri ve hedefleri hakkında keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz.

Öncelikle sizi tanımak isteriz. Okurlarımıza kendinizden ve profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?

Yaklaşık 25 yıllık profesyonel çalışma yaşantım var, bunun hemen hemen 23 senesi doğrudan doğruya plastik sektörü ile ilgili çalışmalardır. 1998 yılından itibaren plastik sektöründeki profesyonel kariyerim başladı. Plastik enjeksiyon kalıpçılığı ve plastik enjeksiyon prosesleri hakkında çalışmaya başladım. İlerleyen senelerde plastik ekstruzyon tekniği hakkında profesyonel kariyerim devam etti. Bir süre sektöre teknik danışman olarak da hizmet sundum.

Plastik Enjeksiyon, Boru – Profil ve Levha Ekstruzyon, Vakum Form, Kaplama (coating) gibi farklı proseslerde deneyim sahibi oldum ve 2019 senesinde KOLBAY’ın yolculuğu başladı.

Jokey Turkey Ambalaj Bölge Satış Müdürü Betül Uzer

“30 yılı aşkın bir süredir, sürdürülebilir ambalaj sektörünün öncüsüyüz”

Sert plastik ambalaj sektörünün önde gelen üreticilerinden Jokey grubu, 12 farklı ülkede 15 fabrikası, 90 ülkede 2000’i aşkın çalışanı ile plastik enjeksiyon üretimi alanındaki faaliyetlerine uzun yılardır başarılı bir şekilde devam ediyor. 100 ml’den 35 litreye kadar her şekil ve ebattaki IML dekorasyonlu kova ve kapaklarını yeniden değerlendirilmiş sürdürülebilir hammaddelerle ürettiklerini belirten Jokey Turkey Ambalaj Satış Müdürü Betül Uzer ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Okurlarımıza kısaca kendinizden ve profesyonel öz geçmişinizden bahsedebilir misiniz?

Tekstil sektörü ve ambalaj sektörünün çeşitli alanlarında olmak üzere, toplam 13 yıllık iş tecrübesine sahibim. Bunun son 8 yılı esnek ve rijit ambalaj olmak üzere ambalaj sektörüne aittir. Hali hazırda Jokey Turkey Ambalaj’da Bölge Satış Müdürü olarak çalışmaktayım.

TOMRA Sorting Geri Dönüşüm Türkiye ve Ortadoğu Satış Müdürü Serkan Orhan

“Yapay zekâ, derin öğrenme gibi teknolojileri geri dönüşüm sektöründeki günlük kullanıma uygun hale getirdik”

TOMRA Sorting Geri Dönüşüm, küresel geri dönüşüm ve atık yönetimi endüstrisi için sensör tabanlı ayıklama teknolojileri üretiyor. Geri dönüşüm sektöründe atık sınıflandırma uygulamaları için dünyanın ilk yüksek kapasiteli yakın kızılötesi (NIR) sensörünü geliştiren şirketin patentli teknolojileri sayesinde işletme maliyetleri azalıyor ve son ürün kalitesi artırılarak müşterilerin maksimum kazanca ulaşması sağlanıyor. Şirket olarak sürdürülebilirliğe ve döngüsel ekonomiye büyük katkı sunduklarını belirten TOMRA Sorting Geri Dönüşüm Türkiye ve Ortadoğu Satış Müdürü Sayın Serkan Orhan ile firmalarının yeni nesil teknolojileri ile ilgili gerçekleştirdiğimiz röportajımızla sizleri baş başa bırakıyoruz.

TOMRA Geri Dönüşüm hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? 

TOMRA olarak sensör bazlı ayıklama çözümlerimiz ile geri dönüşüm alanında öncüyüz. Atık ve metal geri kazanımı sektörlerine yönelik sensör tabanlı ayıklama çözümleri sunuyoruz. TOMRA ayıklama makinelerimiz, geri dönüşümün birçok alanında kullanılıyor. Temel olarak atık ve metal geri dönüşümü şeklinde ikiye ayırabiliriz. Atık sektöründe evsel katı atık tesisleri, ambalaj atığı, kâğıt ayıklama ve PET, PE, PP gibi plastik grubu geri dönüşüm tesislerinde ve diğer bazı özel uygulamaları olan birçok alanda ayıklama makinelerimiz kullanılıyor.

RTS Robotics Firma Sahibi Tayfun Kesimoğlu

“Ülkemizde 400 adetten fazla endüstriyel robotun satış ve kurulumu ile ilgili hizmet sağlamış bulunmaktayız”

Deneyimli mühendisler tarafından 2010 yılında İstanbul’da kurulan RTS Robotics endüstriyel robotik uygulamaları alanında faaliyet gösteriyor. Müşterilerinin nezdinde güvenilir ortak olmaya büyük önem veren şirket yürüttüğü projeleri sadece Türkiye’de değil aynı zamanda yurtdışı pazarlarda da gerçekleştirmek istiyor. Firmaları hakkında bilgiler aldığımız RTS Robotics Firma Sahibi Sayın Tayfun Kesimoğlu: “Yakın gelecekte, sistem entegrasyonu yanında kendi özgün ürünlerimizle de pazarda rekabet etmeyi hedefliyoruz” diyor.

Öncelikle okurlarımıza kısaca kendinizden ve profesyonel öz geçmişinizden bahsedebilir misiniz?

1979 İstanbul doğumluyum. Kırıkkale Üniversitesi Mekatronik bölümünü bitirdikten sonra iş hayatımın başında iki sene elektronik tasarım ile ilgili çalıştım. Daha sonra robotik sektörüne yöneldim. 2011 yılından beri kendi firmamda robotlu otomasyon sistemleri entegrasyon işlerini yürütmekteyim.

RTS Robotics ’in kuruluş aşamaları ve gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz?

Firmamız, faaliyetine robot ve bağlı birimlerin bakım, servis ve kurulum işlerini yapmak amacı ile kurulmuştur. İlerleyen süreçlerde müşteri talepleri ve piyasa şartlarından dolayı robot satış ve anahtar teslim proje koluna yönelmiştir. Şu anda ülkemizde 400 adetten fazla endüstriyel robotun satış veya kurulumu ile ilgili hizmet sağlamış bulunmaktayız.

FANUC Türkiye RM (Robomachine) Satış Müdürü Osman Özgür BAĞ

“FANUC, ROBOSHOT ile sektördeki farkını ortaya koyuyor”

Dünya çapında 7 kıtada 650 bini aşkın robot ve 25 milyonun üzerinde toplam ürün kurulumu ile kapsamlı çözümler sunan FANUC, tüm ana bileşenleri kendi bünyesinde geliştiren ve üreten bir firma olarak sektörde öne çıkıyor. 264’den fazla şubede 7000’den fazla personeli ile otomasyon sistemlerinin gelişimi, kullanım kolaylığı ve üretim kalitesinin artması adına hizmet verdiklerini belirten FANUC Türkiye RM (Robomachine) Satış Müdürü Sayın Osman Özgür BAĞ “Müşterilerimize satış, teknik destek, Ar-Ge ve müşteri hizmetleri alanlarında 360 derece hizmet ağı sağlıyoruz” diyor.

Okurlarımıza kısaca kendinizden ve profesyonel öz geçmişinizden bahsedebilir misiniz?

1979 İstanbul doğumluyum. 2003 yılında Cumhuriyet Üniversitesi İİBF fakultesinden mezun olarak Yapı Kredi Bankası’nın çeşitli iştiraklerinde çalıştım. Sektöre CNC İleri Teknoloji firmasında finans danışmanı olarak girdim. Sonrasında çeşitli firmalarda sahada satış temsilcisi, bölge müdürü, ürün müdürü vb. pozisyonlarda çalıştım. Robocut ve Roboshot ürünlerinin faaliyetlerinin yürütüldüğü makina bölümünden sorumluyum.

FANUC Türkiye’nin kuruluş aşamaları ve gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz?

FANUC olarak 1993 yılında Türkiye’de müşterilerimize hizmet vermeye başladığımız günlerden bugünlere kadar faaliyet alanlarımızda etkili biçimde rol almaya devam ettik. Müşterilerimize satış, teknik destek, Ar-Ge ve müşteri hizmetleri alanlarında 360 derece hizmet ağı sağlıyoruz. FANUC üretim merkezinde 72 saat insan müdahalesi olmadan kesintisiz bir üretim kapasitesiyle ürün kullanıcıların beklentilerini karşılayabilmek ve daha fazla talebe cevap verebilmek adına sürekli olarak yeni robot modelleri geliştiriyoruz. 

FANUC, Avrupa’daki hizmet ağını daha da güçlendirmek üzere Türkiye’de çalışmalarına ve yatırımlarına büyük önem veriyor. 2020 yılı Şubat ayı itibarıyla müşterilere hizmet vermeye başlayan FANUC Tamir Merkezi de Avrupa’daki ikinci merkez olmasıyla Türkiye’ye biçilen değerin önemli bir göstergesi. 

FANUC’un plastik sektörüne yönelik enjeksiyon makinesi Roboshot’un teknik özellikleri, avantajları ve farklıları hakkında neler söylersiniz?

FANUC ROBOSHOT, 60 yıllık sürekli gelişimin bir sonucu olarak dünyanın en güvenilir CNC kontrol ünitesi, tüm standart ara yüzleri içeren kapsamı,  hızlı işlem süreleri ve tutarlı parça kalitesiyle kullanıcı dostu bir yapı sunuyor. ROBOSHOT’un eksen hareketleri tamamen FANUC tarafından tasarlanıp üretilen CNC kontrolör ve servo sürücüler tarafından kontrol ediliyor. Bu sayede piyasadaki en hızlı ivmelenme, sıra dışı güvenilirlik için yüksek hassasiyette eksen hareketleri, pozisyonlama ve basınç kontrolü sağlanıyor.

Gaz tahliyesi, enjeksiyon süresi ve hacmi gibi sorunları engellemek üzere özel tasarlanan fonksiyonlarıyla büyük ölçekli parçaların üretiminde ideal çözüm olan ROBOSHOT; parça ve yüzeyindeki gaz  oluşumu, düzgün olmayan enjeksiyon süreci ve süresi, parçanın ağırlığındaki gravimetrik değişimleri ortadan kaldırmak için optimum düzeyde çevrim süresi sunarken üründen beklenen kalite beklentisini üst düzeye çıkarıp kullanıcısına minimum bakım maliyeti oluşturuyor.

150 kN’den 4500 kN’ye kadar kilitleme kuvveti uygulayabilen modelleriyle FANUC ROBOSHOT, çeşitli basit enjeksiyon görevlerinin yanı sıra komplike görevler için de ideal bir çözüm oluyor. Yüksek seviyede çok yönlülük sağlayan ROBOSHOT, fotoğraf makinesi mercekleri gibi son derece hassas ürünlerden pil kutuları üretmek için yüksek düzeyde zorlayıcı güç gerektiren ürünlere kadar, tek bir makine kullanarak neredeyse her şeyin üretilebilmesini mümkün kılıyor. Yüksek teknik özellikleri sayesinde, standart ROBOSHOT makineleri; mikro bileşenler, muhafazalar ve hatta metal ve seramik parçalar gibi özel ürünler üretmek için de kullanılabiliyor.  Yeni ara yüzler, entegre sıcak yolluk ve kalıp sıcaklık kontrolleri gibi akıllı işlevler, FANUC ROBOSHOT’un mevcut üretim sistemlerine esnek entegrasyonunu kolaylaştırıyor. Kendi türündeki diğer makinelerin aksine, FANUC ROBOSHOT, en yaygın enjeksiyon kalıplama uygulamaları için kapsamlı bir işlevler paketi içeriyor.

Elektrikli makineler içerisinden FANUC Roboshot’u özel kılan nedir?

FANUC’un üstün servo teknolojisi ve akıllı enerji geri kazanımı, ROBOSHOT’un enerji tüketimini, hidrolik makinelerle karşılaştırıldığında yüzde 50-70 oranında ve diğer üreticilerin elektrikli makinelerine kıyasla ise yüzde 10-15 oranında azaltıyor. Çok düşük bakım maliyetleri, uzun çalışma süreleri, daha az yedek parça değişimi ve daha az aşınma göz önüne alındığında FANUC ROBOSHOT, piyasadaki en düşük toplam sahip olma maliyeti ile elektrikli makineler içeresinde en az enerji tüketen makine konumunda yer alıyor.

Roboshot’un Endüstri 4.0 uygulamaları konusundaki yeterliliği ne düzeydedir?

Fanuc’un ürünleri, birbirini tamalayan ve tam olarak Endüstri 4.0 uygulamalarına hizmet edecek bir akış ile planlanmıştır. Bizde olmayan bir makinaya beyin ve kaslar dediğimiz kontrol sistemi ve servo motorlar ile hayat veririz, kalıplarını yapar, plastik aksamlarını Roboshot ile basarız. Yani hepsi mantıklı bir akış içerisinde birbirine bağlı, veri alınabilir ve bu veriler işlenerek geliştirmeye açık sistemler, üretim hatları yaratmaya yöneliktir. Kullandığımız birçok verimlilik, alan kontrol ve yönetim programları da tamamlayıcı unsur olarak yine tamamen bizim tarafımızdan geliştirilmektedir.

Satış, servis ve yedek parça konusunda müşterilerinizle iş süreçleriniz nasıl ilerliyor?

FANUC; müşterilerinin satış, destek ve servis beklentilerine Avrupa'da güçlü bir büyüme gerçekleştirerek karşılamayı hedefliyor. Bu doğrultuda FANUC olarak Zero Downtime (ZDT) ile duruş maliyetlerini sıfıra indirmeyi garanti ediyoruz. Bu teknoloji sayesinde her robotun mekanik yapısını, bakımını ve üretim sürecinin sağlığını kesintisiz bir biçimde gerçek zamanlı olarak izliyoruz. Proaktif olarak potansiyel robot, kontrolör ve süreç problemlerini beklenmeyen bir duruş öncesi tespit eden teknoloji, aynı zamanda robot konfigürasyonu seçimi gibi çevre için en uygun konfigürasyonun seçimini de mümkün kılıyor. Ekipman faydasını optimize etmek için yüksek analiz ve raporlama kullanımı da sağlayan ZDT, akıllı bakım bilgilendirmeleri ile ekipman ömrünü uzatmak, bakım maliyetlerini düşürmek, robot ömrünü uzatmak, cycle-time süresini ve enerji tüketimini azaltmak gibi gerekli aksiyon önerileri de sunarak sistem verimliliğini optimize ediyor.

Otomasyonun uygulandığı tüm alanlarda hizmet verebilen FIELD isimli sistemimiz ise robotların birbiriyle haberleşmesine olanak sağlayarak kullanıcılarına otomasyon verimliliği sağlıyor. Kendi tasarladığımız arayüz sayesinde makine ve robotlar bu sisteme entegre edildiğinde ne kadar parça üretildiğini, ne kadar duruş gerçekleştirildiğini, cihazların hangi arızaları verdiğini veya robot verimliliği gibi proseslerin verileri elde edilebiliyor.

Diğer bir önemli hizmetimiz ise FAR (Fanuc Assisted Reality) teknolojisi. Koronavirüs salgının hayatımıza etki etmesiyle birlikte FAR teknolojisi üzerinden müşterilerimize uzaktan servis ve teknik destek hizmeti sağlamaya başladık. Bu teknoloji sayesinde özel bir ekipmana ihtiyaç duymadan uzaktan yardım hattımız üzerinden  akıllı telefon veya tabletle video görüşmesi yapabiliyor ve video üzerinde işaretlemeler yaparak müşterilerimizin kontrol etmesi gereken noktaları kendilerine gösterebiliyoruz. Ayrıca ekran üzerinden yapabildiğimiz anlık resim ve doküman paylaşımları ile hızlı bilgi akışı sağlayabiliyoruz. Böylelikle arızaların hızlı şekilde çözümlenmesi ve ön analizlerinin yapılması konusunda ciddi zaman kazancı oluşturuyoruz. Başka bir deyimle üretimin kesintisiz olarak ilerlemesini destekliyoruz.

Satış sonrasındaki kalitemiz bizi rakiplerden ayıran en önemli noktalardan biri. Güçlü yedek parça stoğumuz ve deneyimli servis personellerimiz ile müşterilerimize satış sonrasında en hızlı ve uygun çözümleri sunuyoruz. 

Özellikle üzerinde durduğunuz sektörler hangileridir?

Fanuc robotlar, beyaz eşya sektöründeki ana ve yan sanayi firmalarda yaygın olarak kullanılıyor. Öte yandan otomotiv üretiminde cobot kullanımı gittikçe artıyor. Yine robot kullanımında otomotiv, metal endüstrisi, gıda, ilaç ve kimya gibi geniş bir alan üzerine yoğunlaşarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

Pazar payınızı artırma adına yurtiçinde yürüttüğünüz çalışmalar nelerdir?

FANUC Global, Avrupa hedefleri doğrultusunda ülkemizde merkez ofis inşa etmek üzere yatırımlarına başladı. 2020 yılı içerisinde İstanbul Sancaktepe’de 15 milyon euro yatırımla 10 bin metrekarelik bir alana FANUC Türkiye’nin yeni akıllı bina yatırımı gerçekleştirilecek. FANUC’un Türkiye’deki partnerleri ve çözüm sağlayıcılarının da ürünlerini sergileyebileceği teknolojik bir showroom alanı, öğrencilerin ürünlere rahatça erişip yeni projeler gerçekleştirebilecekleri çalışma alanları, teknolojik eğitim salonları ve seminer organizasyonları için bir konferans salonu içeren yeşil bina konsepti planlanlıyoruz. Bu doğrultuda FANUC Global ile Türkiye pazarı arasındaki gelişmelere katkı sağlayarak karşılıklı ortak fayda yaratabileceğimiz projeler ortaya çıkarıyoruz. Bu kapsamda yeni akıllı binamıza en geç 2022 yılında geçmeyi hedefliyoruz.

Önümüzdeki dönemde hedef ve beklentileriniz nelerdir? Sırada yeni ürün, yatırım veya projeleriniz var mı?

2021 yılından oldukça umutluyuz, çünkü otomasyon sistemleri ve robotize olmuş süreçler artık bir ihtiyaçtan ziyade zorunluluk haline geldi. Firmalar döneme uyum sağlamak, rekabetçi konumunu korumak ve yarıştan kopmamak için otomasyon yatırımlarını hızlandırdı.  Türkiye’de var olan fabrikaların ve iş yeri sahiplerinin de bu konuyu sağlıklı bir biçimde analiz ettiğini düşünüyorum. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde yeni üretim teknolojilerine yapılacak yatırımların hızlanacağını ve otomasyona olan talebin hiçbir dönemde olmadığı kadar yoğun olacağını öngörüyoruz. Biz de bu doğrultuda pazarın ihtiyacına uygun yeni yatırımlar gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Geçen yıl 10 kg taşıma kapasitesi ve 2 farklı erişime sahip CRX Serisi Light Weight Kolobratif robotları pazara sunmuştuk. Bu yıl ise CRX Serisi’ne yeni modelleri ekleyeceğiz. CRX Serisi piyasaya çıktığı ilk andan itibaren kolay kullanım ve hızlı devreye alma özellikleriyle dikkat çekti. Bu arayüzü sağlayan Tablet Pendant özelliği müşterilerimiz tarafından çok sevildi ve hiç robot kullanmayı bilmeyen bir kişiye bile birkaç saat içinde robot programlayabilme imkânı sağladı. FANUC bu geri bildirimlerden yola çıkarak Tablet Pendant’ı tüm modellerde yıl içinde kullanıma sunuyor olacak.

Firmanızın sürdürülebilirlik çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

FANUC, kurulduğu günden bu yana sürdürülebilirliğe ve ekolojik dengeye yönelik hassasiyetini koruyor. FANUC ürünlerinin tüm üretim süreçlerinde, enerji tüketimini ve atıkları azaltmaya, yenilenebilir enerji kullanımına, geri dönüşümü öne çıkarmaya ve kimyasal madde kontrol süreçlerini sürekli geliştirmeye odaklanılıyor. Mevcut arızalı ürünlerin Tamir Merkezi’nde onarılarak yeniden hayata kazandırılması için inşa ettiğimiz ayrıştırma tesislerimiz de yine aynı bilincin ürünü olarak dikkat çekiyor. FANUC’un her kademesindeki çalışanlarına bu bilinci yaymak ve yerleştirmek şirket kültürümüzün merkezinde yer alıyor. ISO 14001 akreditasyonuna sahip olan FANUC, dünya çapında en düşük enerji tüketimiyle çalışma kabiliyetine sahip olan ROBOSHOT ile sektördeki farkını da ortaya koyuyor.

2020 yılını firmanız ve sektör açısından değerlendirirseniz neler söylemek isterseniz?

Yukarıda değindiğim üzere firmalar2020 yılı içerisinde gerekli yatırımları zamanında yapamadıkları durumda küresel yarıştan kopma, yanlış yatırım yaptıklarında ise rekabetçiliklerini kaybetme riskini yakından hissetti. Bu durum geçtiğimiz yıl otomasyon sektörünün oldukça hareketli geçmesine olanak sağladı. Dolayısıyla pandeminin, beklenenin aksine otomasyon yatırımlarına olan ilgiyi artırdığını gördük. FANUC olarak 2020 yılında müşteri kapasitemizde bir artış yaşandı. Yeni müşteri portföyümüz bir önceki yıla göre yüzde 30 arttı. FANUC, ürün gamı dolayısıyla fabrika otomasyonunun farklı alanlarına dokunarak yine farklı ürün gruplarını ortak bir sistem üzerinden buluşturabiliyor. Bu avantajımızı sektördeki hareketlilikle birleştirerek yılı hedeflerimizin oldukça üzerinde kapattık. Sipariş anlamında yüzde 187, satış anlamında ise yüzde 167 oranında artış yakaladık.

Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

Üretim merkezimizde karanlık fabrika otomasyonuna yapmış olduğumuz yatırımlar sayesinde ileri teknolojili robotların yeni robotların üretimini yapabildiği, yani robotların hem robotları hem de makineleri üretebildiği gelişmiş bir fabrika sistemi içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 264’den fazla şubede 7000’den fazla personel hizmetimizle otomasyon sistemlerinin gelişimi, kullanım kolaylığı ve üretim kalitesinin artması adına hizmet veriyoruz.

Dünya çapında 7 kıtada 650 bini aşkın robot ve 25 milyonun üzerinde toplam ürün kurulumumuzla kapsamlı bir çözüm sunan FANUC, tüm ana bileşenleri kendi bünyesinde geliştiren ve üreten tek şirket olarak sektörde öne çıkıyor. Tüm FANUC ürünleri aynı dili konuşarak ortak bir servo ve kontrol platformunu paylaşıyor. Bu sayede kesintisiz bağlanabilirlik vasıtasıyla tüm otomasyon süreçleri daha basit hale kavuşuyor.

Öte yandan özellikle yakın gelecekte Endüstri 5.0 ile birlikte gelişen ileri teknolojilere hayatımızın her alanında rastlayacağız. İnsan-robot etkileşimini içeren akıllı teknolojileri üretim hatlarına entegre ederek verimliliği artırmak günümüzde ihtiyaçtan ziyade bir zorunluluk haline geldi. Dolayısıyla üretim teknolojileri anlamında bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını rahatlıkla belirtebiliriz. 

FANUC Türkiye RM (Robomachine) Satış Müdürü Osman Özgür BAĞ

Erensoy Gıda ve Ambalaj Makinaları Yönetici Ortağı Erol Erensoy

“Şu an Türkiye’de ve hatta çevre ülkelerde kullanılan damacanaların %95’i ASB makinelerinde üretilmektedir”

Şişirme makineleri satışındaki 25 yıllık uzmanlık ile Erensoy Ltd, Balkanlardan Orta Asya’ya kadar yayılmış geniş bir coğrafyada, başlıca iki imalatçısının (Nissei ASB ve Kai-Mei) distribütörlük faaliyetlerini 50 yılı aşan tecrübesiyle yürütüyor. Ambalaj üretimi yapan ve kâr etmek isteyen müşterilerine düşük fire oranları, yüksek verimlilik ve farklı ambalajları entegre kalıplar ile üretme kolaylığı ile çözüm sunan Erensoy’un Yönetici Ortağı Sayın Erol Erensoy “Ambalajın her adımı üzerindeki bilgi birikimimiz, makine ve kalıbın bir bütün halinde sunulması sayesinde, bu zamana kadar herhangi bir başarısız projenin parçası olmadığımızı gururla söyleyebiliriz” diyor.

Öncelikle okurlarımıza kendinizden bahsedebilir misiniz?

Dış ticarette ailenin 3. kuşağını temsil ediyorum. 1984’te Saint-Joseph Fransız Lisesini bitirip İ.T.Ü. İşletme Mühendisliği Bölümünü kazandığımı öğrendiğimden beri aile mesleğini devam ettirme arzusu ile, 2020 yılında vefat eden, babam Nuri Erensoy ile beraber çalışmaya başladım. 

Erensoy’un kuruluş aşamaları, yapılanması ve gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz? 

Erensoy’un hikâyesi 1926 yılında Ragıp Erensoy’un mühendislik gereçlerinin dış ticareti ile başlamıştır ve bu hikâye üç nesildir acentelik ve distribütörlük olarak devam etmektedir. 1964- 1990 yılları arasında yoğun bir şekilde pamuk çırçırlama ve bitkisel yağlı tohum kırma, presleme ve ekstraksiyon tesisleri imal eden firmaların temsilciliği yapılmıştır. Son dönemlerde bu tesislerin kurulumu, azalan iş hacmine rağmen devam ettirilmektedir. 90’lı yılların başından beri Erensoy Ltd, ortağımız Sn.Yusuf Sayah ile birlikte, yoğunlukla plastik şişirme makineleri ve çevre ekipmanlarının satış faaliyetini sürdürmektedir. Pazarlama, satış ve proje olarak hizmet veren şirketimizi iki uzman teknisyen desteklemektedir. Şişirme makineleri satışındaki 25 yıllık uzmanlık ile Erensoy Ltd, Balkanlardan Orta Asya’ya kadar yayılmış geniş bir coğrafyada, başlıca iki imalatçısının (Nissei ASB ve Kai-Mei) distribütörlük faaliyetlerini yürütmektedir. Plastik şişirme makinelerinin yanı sıra, müşterilerimizin çözüm bulamadığı bazı otomasyon projelerinde, müşterilerimize destek sunuyoruz. Sektördeki gıda işleme, dolum, etiketleme, paketleme vb konulardaki geçmiş projelerimize ek olarak, plastik kulp takma, teşhir paleti, dizme, cips torbalarına çoklu ambalajlama makineleri destek verdiğimiz otomasyon projeleri arasında sayılabilir. 

PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu

“Üretici elindeki parayla dün 100 kilo aldığı hammaddeden bugün 50 kilo bile alamıyor”

Plastik sektöründe üretim, istihdam ve ihracatı zorlayan hammadde fiyatlarındaki yüzde 150’ye varan artışlar gündem maddesi olmaya devam ediyor. Mart ayında gerçekleştirilen PAGEV Genel Kurulu’nda “Hammadde Güç Birliği Platformu” oluşturularak zamlara karşı üretici firmaların oy birliği ile hammadde alımını durdurma kararı alınmıştı. Haziran ayına kadar boykot kararını devam ettireceklerini belirten PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu Mart’ın ikinci yarısı sonrası hammadde fiyatlarının kısa sürede ortalama %15 gerilediğine dikkat çekti. Konunun başından beri takipçisi olarak sektörün sorununa yönelik çözüm önerilerini dile getiren Yavuz Eroğlu astronomik artışların plastik üreticilerine etkileri ve sonuçları ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

Plastik hammadde de ortalama yüzde 150’ye varan astronomik artışın nedenleri nelerdir?

OPEC’teki kartel yapıya benzer şekilde hareket eden petrokimya şirketlerinin, çeşitli bahaneleri gerekçe göstererek üretimlerini kısmaları sonucunda hammadde fiyatları dolar bazında ortalama yüzde 150 oranında zamlandı. Astronomik fiyat artışlarının perde arkasındaki asıl sebep birilerinin iddia ettiği gibi navlun fiyatlarındaki artış değil tam olarak petrokimya kartelinin, çeşitli bahanelerle arzı kısmasıdır. Bazı tesislerini tamamen kapatarak hammadde arzını kısan ve neticede piyasadaki malın azalmasına, böylece hammadde fiyatlarının rekor seviyelere çıkmasına yol açan petrokimya şirketleri bu zamların müsebbibidir.

 

BHRT Sıcak Yolluk Sistemleri İş Geliştirme Müdürü Zeki Başakar

"Ürün standardizasyonuna çok önem veriyoruz"

BHRT Sıcak Yolluk Sistemleri, plastik enjeksiyon kalıpları için sıcak yolluk sistemleri ve bu sistemleri kontrol eden gelişmiş kontrol ekipmanlarının satış ve satış sonrası destek hizmetleri ile yıllardır başarılı bir şekilde faaliyet gösteriyor. 4 farklı lokasyonu ile sektörde en çok noktadan çözüm üreten firma olarak gelişimlerine devam ettiklerini belirten İş Geliştirme Müdürü Sayın Zeki Başakar ile BHRT’nin inovatif çözümleri ve farklılıkları hakkında gerçekleştirdiğimiz röportajımızla sizleri baş başa bırakıyoruz.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

BHRT Sıcak Yolluk Sistemleri firmasında 2014 yılından beri İş Geliştirme Müdürü olarak görev yapmaktayım. Makine Yüksek Mühendisiyim, aynı zamanda Doktora eğitimime de devam ediyorum. 10 yıldır plastik enjeksiyon ve enjeksiyonla kalıplama sektörünün içindeyim. Diğer bir yandan da akademik alanda özellikle bilgisayar destekli sonlu eleman simülasyonları üzerine çalışmalar yapıyorum. Aynı zamanda benzer sektörlerde faaliyet gösteren BNC Teknoloji firmasının da İş Geliştirme Müdürlüğü görevini yürütüyorum.

Ekin Makina Dış Ticaret Müdürü Latife Karabulut

“Türkiye’de 3900, yurtdışında 850 adet aktif şekilde plastik enjeksiyon makinamız bulunuyor”

Üretim hayatına başladığı 1994 yılından beri sürekli büyüme ve Ar-Ge’yi firma hedefi haline getiren Ekin Makina, günün tüm modernizasyonunu bünyesinde bulunduran yeni fabrikasında faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Plastik enjeksiyon makinaları sektöründe Türkiye’nin önde gelen yerli üreticileri arasında yer alan şirketin Dış Ticaret Müdürü Latife Karabulut LSR silikon enjeksiyon makinalarını da çok yakında müşterilerinin kullanımına sunacaklarını belirtiyor.

Latife hanım öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Kocaeli Üniversitesinden mezun olduktan sonra Ekin Makina’da çalışmaya başladım. Aslında hep çalışıyordum, hep buradaydım çocukluğumdan beri. Abdullah Karabulut’un kızı olmam vesilesiyle çocukluğum makinalar arasında geçti. Şu anda firmanın Dış Ticaret Müdürüyüm ve bu sektörde bir kadın olarak bulunmaktan son derece mutluyum. Yaptığım işi çok seviyorum, işimin bana kattıklarını seviyorum. Dünyanın birçok yerinde makinalarımız var, buralarda makinaların kullanım eğitimlerini veriyoruz. Böylelikle birçok coğrafyadan insanlarla tanışma fırsatım oluyor. Firmanın fuar organizasyonlarıyla da ilgileniyorum. Son zamanlarda çok ciddi fuarlarda katılım gösterdik. Ve bu işin bir parçası olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Almak Ateş Makine Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ateş

"Türkiye’nin ilk ve tek entegre vida kovan tesisi olduk”

Plastik sektörüne 1968 yılında adım atan, çalışkanlığı, azmi, sabrı ve girişimciliğiyle sektörün duayen isimlerinden Almak Ateş Makine Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ateş, yarım asrı geride bırakan şirketinin geçmişten günümüze başarılarla dolu hikâyesini bizlerle paylaştı. Çalışma hayatı boyunca yaşanan ekonomik krizlerden en az hasarla, hatta çoğu zaman büyüyerek çıktıklarına dikkat çeken Ali Ateş, “Hayatım boyunca bir daire, bir dükkân daha alayım diye düşünmedim, elimde avucumda ne varsa işime fabrikama harcadım ve gelişmeye devam ettim” diyor.

Ali Bey öncelikle bize biraz kendinizi anlatır mısınız?

1951 yılında Elazığ’ın 20 km yakınında merkez Dereboğazı köyünde dünyaya geldim. İlkokuldan sonra, 13 yaşında babam Elazığ’da küçük bir torna atölyesine beni çırak olarak verdi. Tabi o dönemlerde bir meslek öğrenmek için çıraklık yaparak para kazanmanız söz konusu değildi. Babam ayrıca ustamıza bir şeyler verirdi ki biz meslek sahibi olalım diye. 16 yaşında İstanbul’a çalışmak için memleketten ayrılarak yola çıktım. İstanbul’a gelir gelmez bir yakınım vasıtası ile bugün de iş hayatına devam eden İnci Plastik Jüt A.Ş. firmasında işe girdim. Plastik sektörü ile tanışmam 1968 yılında oldu. Patronum; Allah uzun ömürler versin Taki Vatandost’un yanında kendi atölyemi kurana kadar; yani 1974 yılına kadar çalıştım. Kendi atölyemde yoğun bir çalışma temposuna girdim. Gündüz piyasayı gezip iş bakarken, akşamları atölyede çalışmaya devam ettim. O dönemlerde iş seçme olanağımız pek yoktu üretimimiz farklı plastik makinaları ve yedek parça imalatı ile devam ediyordu. 1974 yılında Topkapı’da 60 m2 bir alanda başlayan üretim alanımız; şu anda Esenyurt’ta 10.000 m2’lik bir alanda devam ediyor. 

ARGE Robotik Satış Mühendisi Oğuz Canavar

“Temel odağımız plastik enjeksiyon robotları ve otomasyon sistem çözümleridir”

ARGE Robotik kendi öz sermayesi ile kurulmuş bir mühendislik firması olarak faaliyetlerini 2007 yılından bu yana başarılı bir şekilde sürdürüyor. Firma, Güney Kore menşei YUDO plastik enjeksiyon robotlarının Türkiye’de satış ve servis konusunda yetkili distribütörü olmasının yanı sıra, plastik ambalaj sektörüne yönelik tasarlamış olduğu yerli ATAK ve YAMAN IML robotlarının da üretimini kendi tesislerinde gerçekleştiriyor. Bu zamana kadar 20’den fazla ülkeye yapmış olduğu anahtar teslim projeler ile müşterilerinin çözüm ortağı olmanın haklı gururunu yaşadıklarını belirten ARGE Robotik Satış Mühendisi Oğuz Canavar firmalarının ürün yelpazesi, çözümleri ve hedefleri ile ilgili sorularımızı yanıtladı. 

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Oğuz Canavar, 31 yaşındayım ve Elektrik-Elektronik mühendisiyim. Plastik sektörü ile 10 yaşında, halen faaliyetini sürdüren ve aile firmamız olan Akcan Plastik ve Ambalaj sayesinde tanıştım. Bu süreçte geri dönüşümden, üretime ve kullanıcıya teslim edilmesine kadarki geçen sürecin tamamını öğrenmeye ve uygulamaya çalıştım. Geçen sürede hem üretimde hem de satış ve pazarlama süreçlerinde bulundum. Daha sonra kendime bir kariyer planı yaparak, yaklaşık 3 sene TOYO-MITSUBISHI Full Elektrikli Enjeksiyon Makinesi ve Harmo Robot’larının satış mühendisliğini yaptım. Şu anda ise oluşumuna ve altyapısına çok inandığım ARGE Robotik bünyesinde YUDO Robotları Satış Mühendisi olarak görevime devam ediyorum.

Net Plasmak A.Ş. Dış Ticaret Satış Müdürü İsmail Pınarlı

“Firmamız ürettiği makinaların %60’ından fazlasını 30’a yakın ülkeye ihraç etmektedir”

Plastik geri dönüşüm makinalarının ilk üreticilerinden olan Net Plasmak 20 yılı aşkın süredir faaliyetlerini sürdüren sektörün önemli firmalarından biri. İlk ihracatını 1992 yılında gerçekleştiren firma ileri teknoloji kullanarak uluslararası standartlarda makina üretiyor. Net Plasmak Dış Ticaret Satış Müdürü Sayın İsmail Pınarlı ile firmaları hakkında kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Net Plasmak’ın kuruluş aşamaları, yapılanması ve gelişim süreci hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Semih Ulusan tarafından kurulan Net Plasmak, 1980 yılından bu yana plastik sektöründe faaliyet gösteriyor. Geri dönüşüm makinaları üretimi yapan firmamız,70’i aşkın kaliteli uzman kadrosuyla İstanbul- Hadımköy’deki 12,500 m²’lik fabrikasında hizmet vermektedir. Firmamızın başarısının özünde daima kaliteyi ön planda tutan üretim anlayışı ve ürettiği makinaları müşterilerinin ihtiyaçları doğrultusunda tasarlaması yatıyor.

DTR Turkey Makine Satış Sorumlusu Mustafa ERGİN

DTR Turkey Makine Satış Sorumlusu Mustafa ERGİN“Üstün teknolojili makinelerimiz ile müşterilerimizin en kaliteli malzemeyi elde etmelerini sağlıyoruz”

2015 yılında Almanya’dan Türkiye’ye ofisini taşıyan DTR Turkey Makine dünyaca ünlü ve yüksek teknolojiye sahip olan 13 farklı Alman şirketinin temsilciliği ile faaliyet gösteriyor. Şirket ağırlıklı olarak geri dönüşüm, yapı endüstrisi, maden, plastik, enerji ve demir-çelik sektörlerine hizmet veriyor. DTR Turkey Makine Satış Sorumlusu Sayın Mustafa Ergin firmalarının kuruluş aşamaları, ürün grupları, hedefleri ve temsilciliğini üstlendikleri Herbold Meckesheim makineleri hakkında sorularımızı yanıtladı.

Öncelikle firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz? DTR Turkey Makine’nin kuruluş aşamaları, yapılanması ve gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz?

DTR Turkey Makine, 2009 yılında Almanya’da kurulmuş sonrasında 2015 yılında Almanya’dan Türkiye’ye ofisini taşımış bir firmadır. Firmamız temelde teknolojiyi ve özelde Alman teknolojilerini takip etmekte olup, teknoloji transferi yapmaktadır. Türkiye’de yer alan lokal firmaların, teknolojik anlamda yetersiz kaldıkları noktaları tespit edip, lokal firmalara rakip olmadan ve firmaları olumsuz etkilemeksizin bayilik anlaşmaları yapmaktadır. Örneğin, müşteri beklentilerini karşılamakta yetersiz kalan lokal firmaların benzer makinelerini, teknolojik anlamda çok daha ileride olmaları şartıyla Almanya’dan getirmektedir. Ağırlıklı olarak geri dönüşüm, yapı endüstrisi, maden, plastik, enerji ve demir-çelik sektörlerine hizmet veriyoruz. Merkez ofisimiz İstanbul Kurtköy’de bulunmaktadır. 13 farklı Alman firmasının Türkiye distribütörlüğünü yapmaktayız.

Favori Grup Firma Ortağı Erhan Gürasi

“Yeni nesil hizmet-Yeni nesil tedarikçi mottomuzun hakkını vermeye son derece kararlıyız”

Plastik sektöründe tüm makine ve donanım gereksinimlerini karşılamak amacı ile kurulan Favori Grup, verim odaklı hizmet anlayışı ile Türk plastik sanayicisinin güncel ve ileride oluşabilecek ihtiyaçlarını doğru ve hızlı bir şekilde analiz ederek kalıcı çözümler sunuyor. Ürün gamında titizlikle seçilmiş Avrupa, Uzakdoğu ve Türk menşeli markalar bulunan Favori Grup, teknoloji ile birlikte hizmeti de en hızlı şekilde müşterilerine sunabilecek üreticiler ile çalışıyor. Plastik sektöründe tecrübeli ve koşulsuz müşteri memnuniyetini ilke edinmiş genç bir ekip olduklarını belirten Favori Grup Firma Ortağı Sayın Erhan Gürasi ile firmanın kuruluşu, ürün grupları, çözümleri, yenilikleri ve hedefleri hakkında gerçekleştirdiğimiz röportajımızla sizleri baş başa bırakıyoruz.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Erhan Gürasi, Favori Grup Plastik ve Makine’nin firma ortağıyım. 42 yaşındayım. Makine mühendisiyim. Yaklaşık 20 yıl önce plastik sektörüne gönül verdim. Halen aynı heyecanla ortaklarım Kerem Yeşilçimen ve Fatih Beşe ile birlikte tüm ekip arkadaşlarımızın desteğini arkamıza alıp sektörümüze hizmet etmeye devam ediyoruz.

Polimer Teknik Satış ve Pazarlama Direktörü Reha Yelken

“Alman, İtalyan ve Amerika menşeili ekstrüder üreticilerinin kalitesinde makine üretiyoruz”

Polimer Teknik, poex markası ile aynı yöne dönen çift vidalı ekstrüder hatlarını ve ekipmanlarını Türkiye’de ilk üreten firma olarak uluslararası deneyime sahip bir firma. Güvenilirliği prensip edinmiş olan, ürünlerini hem iç hem dış pazarda müşterilerine profesyonel olarak sunan Polimer Teknik Satış ve Pazarlama Direktörü Sayın Reha Yelken ile firmanın kuruluşu, ürün grupları, çözümleri, yenilikleri ve hedefleri hakkında gerçekleştirdiğimiz röportajımızla sizleri baş başa bırakıyoruz.

Öncelikle sizi ve firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz? Firmanızın kuruluş aşamaları, yapılanması ve gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz?

2007 yılında resmi kuruluşu tamamlanan Polimer Teknik, poex markası ile aynı yöne dönen çift vidalı ekstrüder hatlarını ve ekipmanlarını Türkiye’de ilk üreten firmadır. 2006 senesinde ilgili alanda yedek parça üretme gayesi ile çalışmalarını başlatan ve çıkılan yolda kısa sürede ekstrüderleri de üretme hedefi konuldu. İlk makine 2008 yılında 25 mm vida çapında bir ekstrüder üreterek makine hatları üretimi başlamış oldu. Bugün yaklaşık 50 kişiye ulaşan her biri kendi alanında uzman kadromuzla, mühendislik plastikleri, masterbatch, toz boya, sıcak tutkal, ileri geri dönüşüm uygulamaları gibi pek çok alanda sektörde uzun yıllardır üretim yapan küresel rakiplerine eş değer ve onlardan daha iyi ürünler üretebilme kabiliyetindedir. Bugün Dünya üzerinde 200 dolayında poex ekstrüder hattı çalışıyor. Genç bir şirket olmamıza karşın hem iç piyasada sunduğumuz çözümlerle döviz çıkışına engel olmanın yanı sıra hem de poex markalı çift vidalı ekstrüderlerin ihracatıyla önemli miktarda döviz girdisi sağlamaktayız.

Ben de şirketin profesyonel kadrosu içerisinde Satış ve Pazarlama Direktörlüğünü üstlenmemin yanı sıra vekâleten Genel Müdürlük görevini sürdürmekteyim.

Wetec Europe Otomasyon Genel Müdürü Burak Boray

“Güncel olarak Türkiye’de 80’den fazla müşterimiz ve 450’den fazla çalışan robot sistemimiz bulunmaktadır”

WETEC, Tayvan merkezli bir firma olarak kurulduğu 1986 yılından bu yana plastik enjeksiyon makineleri için robot sistemleri üretiyor. Türkiye pazarına ise 2013 yılı sonunda giren firma, 7/24 servis desteği, maksimum müşteri memnuniyeti felsefesi, stoktan hızlı ürün tedariki ile her türlü müşteri ihtiyacını karşılamak için sürekli gelişen ve büyüyen bir yapı ile İstanbul merkezli WETEC EUROPE şirketi ile hizmetlerine devam ediyor. Firmalarının geçen 7 yıllık zaman diliminde başta otomotiv ve beyaz eşya olmak üzere, sektörde tercih edilen bir marka haline geldiğini belirten WETEC Europe Otomasyon Genel Müdürü Sayın Burak Boray ile plastik sektörüne yönelik ürünleri ve yenilikçi çözümleri ile ilgili keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Sizleri röportajımızla baş başa bırakıyoruz.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? 

Burak Boray, Wetec Europe Otomasyon şirketinde Genel Müdür olarak görev yapmaktayım. Makine ve Endüstri Yüksek Mühendisiyim. 20 yıldır plastik enjeksiyon sektörünün içindeyim. Çalışma hayatıma plastik enjeksiyonda üretim mühendisi olarak başladım. Zaman içinde plastik enjeksiyon kalıp tasarımları, proses tasarımları, kalıp ve ekipman yatırımları, proje yönetimi olmak üzere yine plastik ekseninde bir dönem geçirdim. Son olarak, 7 yıl önce plastik enjeksiyon robotlarının üretimini yapan WETEC firmasında göreve başladım.

Geri dönüşümde yılların verdiği bilgi ve tecrübe ile İnan Plastik Makinaları

İlk olarak küçük bir mühendis atölyesi olarak plastik kırma makinesi üretimine başlayan, zaman içerisinde gelişen teknolojiye uyum sağlayarak ürün gamını daha da genişleterek geri dönüşüm hatlarını tesis olarak kuran İnan Plastik Makinaları çeyrek yüzyılı aşan tecrübesi ile yıllardır başarılı bir şekilde faaliyet gösteriyor. Plastik geri dönüşüm sektörüne yönelik makine ve ekipmanlarıyla sektörün önemli firmalarından biri olan İnan Plastik Makinaları Uluslararası Satış Temsilcisi Sayın Ali Aziz Gündoğdu ile firmalarının yenilikleri, hedefleri ve sektörün durumu hakkında keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Makine sektöründe çalışmaya başlama süreciniz hakkında bilgi verir misiniz?

1988 Niğde doğumluyum fakat asıl memleketim Mersin ilinin Anamur ilçesidir. Evli ve biri kız birisi erkek olmak üzere 2 çocuk babasıyım.

Lisansımı Fırat Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nde yaptıktan sonra kendimi geliştirmek adına Malta’da yurtdışı İngilizce eğitimimi tamamladım. 2 çocuk sahibi olduktan sonra da yüksek lisansımı da Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği üzerine yapmış bulunmaktayım.

Tasarım ve teknolojiye yatırımla güçlü büyüyoruz

Tulipack Ambalaj “Thinwall” ve “Lightweight” olarak adlandırılan ince cidarlı plastik gıda ambalajı ürünleri ile müşterilerine sürdürülebilir ambalaj çözümleri sunuyor. Kurulduğu ilk günden bu yana müşteri memnuniyeti ve operasyonel mükemmeliyeti, kaliteli, değer katan ürün üretme hedefi ile sürdürdüklerini belirten Tulipack Ambalaj Genel Müdürü Sayın Bekir Öktenoğlu firmalarının başarısını “Her zaman sektörümüzdeki gelişmeleri, yenilikçi çözümleri ve güncel teknolojileri takip ederek, ambalaj pazarına yeni bir bakış açısı kazandırdık” sözleriyle ifade ediyor.

Öncelikle okuyucularımızın sizi daha yakından tanıyabilmesi için kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Kimya, otomotiv ve ambalaj sektörlerinde ve uluslararası şirketlerde olmak üzere toplam 30 yıllık iş tecrübesine sahibim. Bunun son 14 yılı flexible ve rijit ambalaj sektöründe geçmiştir. Tulipack’ın kuruluşundan itibaren, Genel Müdür olarak devam ediyorum.

“Müşterilerimizin kalıp tasarımından polimer seçimine, pilot üretiminden test sonuçlarına kadar destek oluyoruz”

Vinokem Kimya; enjeksiyon, ekstrüzyon, blow-moulding, thermoforming gibi uygulamalarda kullanılan her nevi komodite ve mühendislik plastikleri için sürdürülebilir tedarik hizmetleri ile sektörde yeni bir firma olarak faaliyetlerine başladı. 2014 yılından beri plastik sektöründe aktif olarak yer alan Vinokem Kimya Kurucu Müdürü Sayın Gökhan Berker yeni firmasının ürün grupları, çözümleri ve hedefleri hakkında sorularımızı yanıtladı.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Vinokem Kimya’nın Kurucu Müdürü’yüm. 1990 İstanbul doğumluyum. Kocaeli Üniversitesi Rafineri ve Petrokimya Bölümü ve Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü mezunuyum. 2014 yılından beri plastik sektöründe aktif rol oynuyorum.

Vinokem Kimya’nın kuruluş aşamaları, yapılanması ve gelişim süreci hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Plastik sektörüne Türkiye’de bilinen bir kompaund firmasında başladım. Aldığım eğitimler doğrultusunda otomotiv ve beyaz eşya gibi sektörlerde çeşitli ve prestijli projelerde görev aldım. Sonrasında bazı kişisel sebeplerden dolayı iş değişikliği yapıp piyasanın en bilinen komodite olarak adlandırılan ticari ürün ithalatçı firmalarından birisini tercih ettim. Burada edindiğim tecrübede, sektörün ticari ürün tarafında teknik eksikliğinin olduğunu ve teknik firmaların da ticari ürün eksiği olduğunu farkettim. Vinokem Kimya’yı bu iki ayrı cepheyi ortak paydada buluşturmak hedefiyle kurdum. Buna teknik hizmet veren ticari ürün firması veya ticari ürün tedariki sağlayan teknik firma da diyebiliriz.

Ekstrüzyon hatlarında 36 yıllık tecrübesiyle Damla Plast

 

Damla Plast, damlama sulama boruları üreten ektrüzyon hatlarıyla sektörde adından en çok bahsedilen firmalardan biri olarak faaliyetlerini 2002 yılından beri Konya’da başarılı bir şekilde sürdürüyor.

Damla Plast firma kurucusu Sayın Ahmet KON; “Bu başarıyı kurulum öncesi gerçekleştirdiğimiz performans testlerine, hızlı servis ağımıza, kalitedeki ısrarımıza, yenilikçi çalışmalarımıza, işimizi çok sevmemize ve değerli müşterilerimize borçluyuz” ifadeleri ile açıklıyor.

Damla Plast Makina’nın kuruluş aşamaları, yapılanması ve gelişim süreci hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Damla Plast Sulama Sistemleri San. Tic. A.Ş. 2002 yılında Konya Organize Sanayi Bölgesi’nde Türkiye’nin ilk yerli damla sulama boruları üretim fabrikası olarak kurulmuştur. Kurulum aşamasını takip eden yıllar içerisinde geçmişten gelen tecrübelerden de faydalanarak ürün gamını ağırlıklı olarak sulama borularını üreten makinelere çevirmiştir ve anahtar teslimi boru üretim tesisleri kurma alanında uzmanlaşmıştır.