Yeni proje ile 1600 ton karbon emisyonu engellendi
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
Form Endüstri Ürünleri, sanayide enerji verimliliği ve karbon azaltımı için yürüttüğü projelere bir yenisini daha ekledi. Şirket, otomotiv sektörünün önde gelen üreticilerinden Toyotetsu ile gerçekleştirdiği sürdürülebilirlik odaklı proje ile fabrikanın yaklaşık yüzde 30’unu oluşturan üretim alanlarını tamamen ısı pompalarıyla iklimlendirdi. Proje kapsamında 6 adet Clivet havadan suya ısı pompası, 5 adet Lennox havadan havaya ısı pompası, 96 adet Form yüksek statik basınçlı fancoil ve 9 adet Form klima santrali kullanıldı. Böylece doğal gaz tüketimi sıfırlanırken, yıllık yaklaşık 7.500 MWh doğal gaz tasarrufu sağlandı ve 1600 ton karbon emisyonun önüne geçildi.
Sıfır doğal gaz, maksimum verimlilik
Form’un bugüne kadar gerçekleştirdiği projeler içinde en büyük kapasiteli projelerden biri olan Toyotetsu projesi, enerji dönüşümünde otomotiv sektörünün öne çıkan örnekleri arasında yer aldı. Sahada yapılan sürekli ölçümler sonucunda, soğutma prosesinde 4 MW kurulu güç ile 4.26 sistem verimliliği, ısıtma prosesinde ise 4.8 MW kurulu güç ile 4.41 sistem verimliliği elde edildi. Enerji tüketimini minimize eden uygulama hem işletme giderlerini optimize etti hem de üretim alanlarında sürdürülebilir iklimlendirme için yüksek performanslı bir çözüm sağlamış oldu.
In Its 20th Year, Roboplas Showcased Its New Technologies at K 2025
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY

Founded on the production of robots, IML robots, automation, and camera-control systems, Roboplas has become one of the leading brands in the plastic packaging industry, turning its twenty-year journey into a success story driven by innovation and technology. Established in 2004 by its founders Onur Oral, Zafer Kirik, and Aydın Özkaymaz, the company has grown into a global brand exporting to 45 countries, operating over 950 robotic systems worldwide, and providing international technical support.
Since its establishment, Roboplas has invested not only in production but also in technology development. In 2014, the company launched its own camera-based quality inspection brand ROBOVISION, and strengthened its international presence with the creation of ROBOTER in 2017 and ROBOPLAS North America in 2019.
In 2024, the opening of the ROBOPLAS Robot Center in Silivri Çanta became a concrete symbol of this growth. With its 2,300 m² modern production area, assembly lines, machining and welding departments, the facility represents the second phase of Roboplas’ development. Additionally, the ARBURG ALLROUNDER 630H-2300-800 HP injection molding machine showcased in the showroom through the ARBURG partnership stands as one of the strongest indicators of the company’s technological and engineering capabilities. Onur Oral describes this investment as “Roboplas’ gateway to the future.”
Akıllı geleceğe doğru, fabrikalarda yeni dönem
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
Üretim tesisleri artık yalnızca iş makinaları ve operatörlerden ibaret değil; verimlilik ve otomasyon kavramları akıllı sistemlerin hayata geçmesi ile yeniden tanımlanıyor. Son yılların en popüler kelimeleri olan bu kavramlar günümüz gerçekleri ışığında ne anlama geliyor? Verimlilik sadece otomasyonla mı sağlanır, yoksa doğru ekipman seçimi ve entegrasyon da bu sürecin kritik bir parçası mı?
Bu yazıda, plastik enjeksiyon endüstrisinde endüstriyel robotlar ve kamera sistemlerinin üretim süreçlerine nasıl değer kattığını keşfedeceğiz.
Robot teknolojileri: Temel kavramlar
Endüstriyel robotlar, eksen sayısına göre sınıflandırılır. Üç eksenli robotlar XYZ düzleminde lineer hareket sağlar. Dört, beş veya altı eksenli robotlar ise rotasyonel hareket ekleyerek daha karmaşık uygulamalara olanak tanır. Bu robotlar, plastik enjeksiyon hattında parça alma, yerleştirme ve montaj gibi işlemleri hızlandırır, insan hatasını minimize eder ve üretim sürecini daha güvenli hale getirir.
Kolaboratif robotlar (COBOT) ve endüstriyel robotlar
İlk bakışta benzer görünseler de COBOT’lar ve endüstriyel robotlar arasında önemli farklar vardır. Kolaboratif robotlar, insanlarla aynı ortamda güvenli çalışabilme özelliğine sahiptir. Hızlı kurulum ve kolay programlama avantajı sunar. Endüstriyel robotlar ise yüksek ağırlık ve güç gerektiren işlemler için idealdir ve güvenlik kafesi içinde çalışmak zorundadır.
COBOT teknolojisi 1990’larda geliştirilmeye başlanırken, endüstriyel robotlar 1950’lerden beri üretimde yer alıyor. Kolaboratif robotlar, esnek kullanım özellikleri ve gelişen yapay zekâ yazılımları sayesinde yakın gelecekte daha fazla uygulama alanı bulacak. Endüstriyel robotlar ise insan için tehlikeli, yüksek ağırlık ve güç gerektiren işlemlerde kullanılmaya devam edecek.
Otomasyon yatırımlarıyla üretimde verimlilik artıyor
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
Tezmaksan, üretim süreçlerinde dijitalleşmeyi destekleyen yeni bir projeye imza attı. Şirket, Bursa merkezli UFC Otomotiv ile yaptığı iş birliği kapsamında ikinci CubeBOX™ otomasyon sistemini üretim hattına entegre etti. Bu sistemle, traktör debriyajı üretiminde yüzde 35’e varan verimlilik artışı ve yüzde 50’ye ulaşan maliyet iyileşmesi sağlandı.
Tezmaksan Grup CEO’su Hakan Aydoğdu, dijital dönüşüm projelerinin sanayide verimlilik açısından önemli kazanımlar sağladığını belirterek şunları söyledi: “OEM ve OES olarak traktör debriyaj sistemleri üreten UFC Otomotiv ile ikinci CubeBOX™ otomasyon hattını devreye aldık. Bu sistem, üç farklı markanın CNC tezgâhını 22 saat boyunca kesintisiz olarak robotla besliyor. Böylece daha önce üç personelle yürütülen süreç, tamamen otomasyona geçti. Türk sanayisinin önemli bir dijital dönüşüm potansiyeli bulunuyor. Biz de teknik bilgimiz ve deneyimimizle bu süreçte sanayicilerimizin rekabet gücünü artıracak sürdürülebilir çözümler sunmaya devam edeceğiz.”
Mimaki 50. yılını yeniliklerle kutladı
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
Geniş format inkjet baskı makineleri, kesim plotterları ve 3D baskı makinelerinin önde gelen tedarikçisi Mimaki Eurasia, Endüstriyel Reklam ve Dijital Baskı Fuarı SIGN İstanbul 2025’te, yeni UV DTF çözümü UJV300DTF-75 ve süblimasyon baskı makinesi TS200-1600 modellerinin Türkiye lansmanlarını gerçekleştirdi. Şirket ayrıca, Mimaki Global’in 50. kuruluş yılını bayileri ve kullanıcılarının katılımıyla özel bir gala yemeğiyle kutladı.
Fuarda 308 metrekarelik alanda kurulan Mimaki Eurasia standı, ziyaretçileri farklı segmentlerdeki baskı çözümleriyle karşıladı. Japon esintileri taşıyan stant konsepti, şirketin “Sıradışı Baskı” temasını öne çıkardı. Yeni dönemin “Sıradışı Güven”, “Sıradışı Miras” ve “Sıradışı Duyarlılık” mottoları da konseptte yer aldı. Fuar boyunca düzenlenen uygulamalarda ve promosyon ürünlerinde şirketin 50. yılına özel temalar işlendi.
Mimaki’nin fuarda tanıttığı UJV300DTF-75 modeli, doğrudan filme baskı teknolojisiyle farklı yüzeylerde kişiselleştirilmiş baskı imkânı sunuyor. Model, hatalı baskı riskini azaltan silikon film sıkıştırma ruloları ve şirkete özgü çekirdek teknolojilerle donatıldı. Şirketin orijinal ve sertifikalı ELF (sert) ve ELS (esnek) boyalarını kullanan sistem, yeni uygulama alanları açmayı hedefliyor.
Üretim firesinde 5 geri dönüşüm problemi ve çözümü
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
Üretim atıklarının geri dönüştürülmesi basit, döngüsel bir ideal gibi görünüyor: fire plastikleri alın, işleyin ve üretim hattınıza yeniden ekleyin. Ancak herhangi bir plastik üreticisi için gerçek, operasyonel zorluklarla dolu bir mayın tarlası olabilir. Öngörülemeyen atıklar, artan enerji faturaları, tutarsız verim ve sınırlı fabrika alanı, iyi niyetli bir geri dönüşüm programını maliyetli ve verimsiz bir probleme dönüştürebilir.
Geri dönüşüm bir süreçten daha fazlasıdır; kârlı, güvenilir ve sorunsuz olması gerekir. Repro-Flex gibi gelişmiş geri dönüşüm teknolojileri, yaygın zorlukları stratejik avantajlara dönüştürerek oyunu değiştiriyor. Üreticilerin karşılaştığı en yaygın beş problemi ve doğru yaklaşımın bunları nasıl çözebileceğini Repro-Flex granül makinesi üzerinden inceleyelim.
Problem 1: Çeşitli plastik atık türlerinin karmaşıklığı
Fabrikalar çok çeşitli atıklar üretir. Örneğin, bazen bir PE film hattından kenar düzeltmesi, bazen de yoğun yüzey baskılı PP hurdaları, reddedilen BOPP ruloları ve hatta yıkanmış tüketici sonrası filmler. Geleneksel geri dönüşüm kurulumları genellikle sert plastikler için ayrı kırıcılar, daha hafif filmler için aglomer ve ekstra emek gerektiren zaman alıcı ayırma işlemleri gibi farklı malzemeler için birden fazla makine gerektirir.
BOY 50 Electric, Plast Eurasia fuarında tanıtılacak
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
Tamamen elektrikli enjeksiyon kalıplama makinesi BOY 50 Electric, fuar boyunca canlı üretimle sergilenecek ve yeni elektromekanik tahrik teknolojisinin avantajlarını gösterecek.
BOY, 3–6 Aralık tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek Plast Eurasia 2025 fuarına, uzun yıllardır Türkiye temsilciliğini yürüten Polmak Plastik ile birlikte katılacak ve plastik işleme sektörüne yönelik en yeni teknolojilerini ziyaretçilere sunacak.
Şirket, fuarda tam elektrikli enjeksiyon kalıplama makinesi BOY 50 Electric modelini sergileyecek. Yüksek hassasiyetli hareket kontrolü ve enerji verimliliğiyle öne çıkan makine, etkinlik süresince espresso fincanlarını canlı olarak üretecek ve yeni elektromekanik tahrik teknolojisinin avantajlarını uygulamalı olarak gösterecek.
BOY’un elektromekanik enjeksiyon kalıplama makineleri, üretim süreçlerinde verimlilik, hassasiyet ve temiz çalışma koşulları sağlayan çeşitli teknik özellikler sunuyor. Bunlar arasında; kalıp hareketlerine paralel dozajlama, iki plakalı makinenin kompakt tasarımı, yüksek dinamik enjeksiyon ünitesi, yağsız kalıp montaj alanı, çıkarma işlemi sırasında paralel hareketler, kapama kuvveti oluşumuna paralel enjeksiyon, maksimum konumlandırma hassasiyeti ve aktif frenleme imkânı yer alıyor.
BOY Uluslararası Satış Proje Müdürü Florian Schäfer fuar katılımına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “K fuarında aldığımız olumlu tepkiler ve yoğun ilgi, stratejimiz ve yeniliklerimizle doğru yolda olduğumuzu açıkça gösterdi. Şimdi bu ivmeyi İstanbul'daki Plast Eurasia'da da sürdürmek istiyoruz. BOY 50 Electric ile yalnızca güçlü bir yenilik sunmuyoruz, aynı zamanda elektrikli makine portföyümüzün istikrarlı gelişimini de sergiliyoruz – bu da verimlilik, hassasiyet ve sürdürülebilirlik yönünde atılmış önemli bir adımdır.”
Polmak Plastik iş birliğiyle Türkiye’deki müşterilerine yalnızca en son makine teknolojilerini değil, aynı zamanda güvenilir servis, teknik danışmanlık ve kapsamlı destek sunan BOY, ziyaretçilerini fuardaki 12. Salon – 1213 numaralı standında ağırlayacak.
DVT DEVOTRANS, Plast Eurasia İstanbul 2025’te yerini alıyor
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
3–6 Aralık 2025 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan Plast Eurasia İstanbul, bu yıl 34. kez sektör profesyonellerini bir araya getirmeye hazırlanıyor. Türkiye’nin test cihazları alanındaki öncü markalarından DVT DEVOTRANS, sektöre yön veren yenilikçi çözümleriyle fuarda yerini alacak.
Plastik, ambalaj, otomotiv ve kimya gibi birçok endüstri kolunda kullanılan test cihazlarıyla uluslararası standartlarda üretim yapan DVT DEVOTRANS, fuarda geniş ürün gamını ve yüksek teknolojiyle donatılmış yeni modellerini sergileyecek. Şirket, bu yıl da ziyaretçilerini Salon 5, Stand 515A’da ağırlayacak.
DVT DEVOTRANS Genel Müdürü Hakan Ulutaş, fuar öncesinde yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Fuarlar üreticiler açısından birer bayram niteliğindedir. Biz de her yıl olduğu gibi bu yıl da hedef kitlemizle buluşmaktan, ürünlerimizi yakından tanıtma fırsatı bulmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. DVT DEVOTRANS olarak, Türk mühendisliğini ve üretim gücünü dünya pazarına taşımaya devam ediyoruz.”
Teknoloji, dayanıklılık ve yerli mühendislik gücü
Yaklaşık bir asırlık geçmişe sahip olan DVT DEVOTRANS, çekme-basma test cihazlarından torkmetrelere, UV test kabinlerinden yanma test sistemlerine kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle Ar-Ge, kalite kontrol ve üretim süreçlerine yönelik çözümler geliştiriyor.
Yer aldığı her organizasyonda yoğun ilgi gören şirket, yalnızca test cihazları üreticisi değil; aynı zamanda kalite, hassasiyet ve dayanıklılık konusunda küresel ölçekte bir temsilci konumunda. Ürünleri 100’e yakın ülkeye ulaşan şirket, yerli üretim kabiliyetiyle Türk sanayisinin katma değerli üretim gücünü de temsil etmeyi sürdürüyor.
Starlinger, K 2025'te başarılı bir performans sergiledi
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
Dokuma plastik ambalaj ve plastik geri dönüşüm makineleri alanında faaliyet gösteren Avusturyalı üretici Starlinger, çok sayıda iş anlaşmasının imzalandığı oldukça olumlu bir fuar geçirdiğini bildirdi. Starlinger CSO'su Harald Neumüller, fuar sonrası yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Viyana yakınlarındaki fabrikamızda K fuarından önce ve sonra her zaman düzenlediğimiz Open House-Ev Fuarı etkinliğine, fuar öncesindeki günlerde bile yoğun bir katılım oldu ve bu durum Düsseldorf'ta da devam etti."
Otomasyon ve proses desteği alanındaki güncel yeniliklerine odaklandıklarını ve müşterilerine kapalı ambalaj döngüleri için çözümlerin yanı sıra, gıda ambalajları için geliştirilmiş bariyer özelliklerine sahip çuvallar da sunduklarını belirten Neumüller, sürdürülebilir üretim anlayışlarını şu sözlerle ifade etti: "Döngüsel ekonomi ve plastik ambalajın sürdürülebilir kullanımı yıllardır bizim için önemli bir konu. Dokuma çuval üretiminde, bir çuvalın üretiminden yeniden kullanımına kadar her şeyi dikkate alıyoruz. Plastik geri dönüşüm tesislerimizle, PET şişeler veya big bag’ler gibi kapalı ambalaj döngüleri oluşturuyoruz; bu bilgi birikimi, müşterilerimize fayda sağlayan bir avantaj."
Makine üretiminde dijitalleşmeye yön veren ağ teknolojisi
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
CLPA’nın gelişmiş ağ çözümleri, endüstriyel makine üretiminde yüksek performans ve düşük mühendislik maliyetini bir arada sunuyor
Makine üretiminde verimlilik, hız ve maliyet etkinliği giderek daha kritik hâle geliyor. Bu doğrultuda, endüstriyel haberleşme alanında faaliyet gösteren Japonya merkezli CLPA’nın (CC-Link Partner Association) geliştirdiği CC-Link IE TSN teknolojisi, üreticilere tasarımı sadeleştirme, mühendislik maliyetlerini düşürme ve yüksek veri aktarım performansı sağlama imkânı sunuyor.
CLPA Türkiye Müdürü Önder Şenol, “CC-Link IE TSN, üretim hatlarındaki tüm verilerin tek bir ağ üzerinden yönetilmesine olanak tanıyor. Sistemlerin devreye alınması ve bakım süreçleri hızlanıyor, böylece üreticiler ürünlerini daha kısa sürede pazara sunabiliyor. Makine tasarımlarının basitleşmesi ve operasyonel süreçlerin daha şeffaf hâle gelmesi, üretim verimliliğini artırıyor ve hatalı üretim riskini azaltıyor” dedi.
CC-Link IE TSN, 100 Mbit hızında veri iletimi sağlayan altyapısı sayesinde fabrikalarda gerçek zamanlı ve deterministik veri aktarımını mümkün kılıyor. Veriler kaynağından alınarak işleniyor ve üretim süreçlerine geri besleme olarak aktarılıyor; bu sayede operasyonlar optimize ediliyor, verimlilik artıyor ve enerji ile kaynak kullanımı daha etkin hâle geliyor. Ayrıca teknoloji, operasyonel teknolojiler (OT) ile bilgi teknolojilerinin (IT) entegrasyonunu kolaylaştırıyor, makineler ve üretim hatları arasında kesintisiz veri paylaşımı sağlıyor.
Makine dinleme teknolojisi alümina üretiminde devreye girdi
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
RUSAL, alümina üretiminde makine dinleme sistemini uygulayan ilk şirket oldu. Yeni sistem, ses verilerini analiz ederek öğütme sürecinde enerji verimliliği ve kalite optimizasyonu sağlıyor.
Alüminyum üreticisi RUSAL’ın Mühendislik Departmanı, öğütme ünitesini kontrol etmek üzere bir makine dinleme sistemi geliştirdi ve bu sistemi Krasnoturinsk alümina tesisindeki küçük ölçekli bir yaş öğütme ünitesinde başarıyla test etti.
Bugüne kadar birçok makine görüsü teknolojisi geliştiren ve uygulamaya alan şirket, şimdi ilk kez makine dinleme teknolojisini hayata geçiriyor. Öğütme ünitesine yerleştirilen vibroakustik sensörler, operasyonel sesleri kaydedip dijital sinyallere dönüştürüyor. Matematiksel bir algoritma bu sinyalleri analiz ederek, titreşim frekansı ve büyüklüğüne göre öğütme ünitesinin cevher yükünü belirliyor. Ardından sistem, öğütme ünitesine otomatik ayarlamalar yapması için talimat veriyor. Algoritma, ses örüntüleri ile öğütme ünitesi yüklemesi arasındaki kesin ilişkiyi tanıyacak şekilde eğitildi ve süreçle ilgisi bulunmayan gürültüleri yok sayabiliyor.
Yeni nesil endüstriyel hidrolik pompa
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
Yüksek performanslı hassas hareket ve akışkan kontrol sistemleri tasarımı, üretimi ve entegrasyonu konusunda dünya çapında faaliyet gösteren Moog Inc., endüstriyel uygulamalar için optimize edilmiş performans, güvenilirlik ve maliyet verimliliği sunacak yeni nesil hidrolik çözümü AXP Eksenel Pistonlu Pompa Serisi’ni piyasaya sürdüğünü duyurdu.
Yeni seri, iç dişli ve pistonlu pompa teknolojilerinin güçlü yönlerini birleştiren, patentli kaydırmasız (slipper: piston kaydırma elemanı bulunmayan) 15 pistonlu yüzer düzenek tasarımına sahip. Bu tasarım, düşük gürültüyle çalışan, kavitasyon ve kirlenmeye karşı üstün direnç gösteren kompakt ve yüksek hızlı bir pompa ortaya çıkarıyor.
Elektrohidrolik Ürünler ve Çözümler Başkan Yardımcısı Harald Kurz, konu ile ilgili şunları söylüyor:
“Servo valfi biz icat ettik ve makine tasarımlarını tamamen değiştirdik. Şimdi, OEM’lerin gerçekten ihtiyaç duyduğu yenilikçi bir pompa ile bunu bir kez daha yapıyoruz. AXP, mühendislerin beklediği performansı ve operasyonların talep ettiği güvenilirliği sunarak sektörde yeni bir standart belirliyor.”
Bu lansman, Moog’un verimliliği, güvenilirliği ve müşteri kârlılığını artıran yenilikçi, kritik öneme sahip çözümler sunmada güvenilir bir iş ortağı olarak konumunu pekiştiriyor. AXP Serisi ile şirket, hidrolik teknolojisinde yeni standartlar belirlemeye devam etmeyi hedefliyor.
CANNON, yeni termoform serisini piyasaya sürüyor
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
CANNON e-Forming termoform makine serisi, enerji tüketimini azaltmayı hedefleyen yeni bir standart oluşturmak için tasarlandı. Makine, optimize edilmiş geometriler, akıllı güç yönetimi ve yapay zekâ destekli otomatik parametre ayarı gibi yenilikçi çözümleri bir araya getiriyor. Şirket tarafından piyasadaki en kompakt termoform makinesi olarak tanımlanan e-Forming, patentli “Triplo” teknolojisine dayanıyor. Triplo, en geniş ayarlanabilir kalıp değişim sistemiyle maksimum güvenlik ve uyumluluk sağlıyor.
CANNON Termoform Satış Müdürü Giuseppe Dall’Ora, “Sürdürülebilirlik sektörümüzde öncelik taşıyor ve enerji verimliliği inovasyonlarımızın temelini oluşturuyor. Yeni e-Forming makinelerimiz, CANNON’un güçlü performans geleneğini korurken akıllı otomasyon, sezgisel kullanım ve artırılmış esneklik sunuyor. Bu özellikler, küçük parti üretim taleplerini karşılamada kritik öneme sahip” dedi.
e-Forming serisi, ev ve ticari soğutma bileşenleri, soğutmalı araçlar, kamyonlar, endüstriyel ve tarımsal ekipmanlar, toplu taşıma ve uçak iç mekanları gibi büyük termoform parçaları üreten üreticiler için ideal. Ayrıca termoplastik palet ve tepsi üretimi için de uygun. Makinenin sezgisel arayüzü, kurulum ve çalıştırma sırasında operatörlere en uygun işlem parametrelerini öneriyor. Sisteminin merkezinde yer alan patentli “Easy Power Mapping” teknolojisi, yapay zekâ destekli olarak makinenin başlangıç ayarlarını optimize ediyor; süreç kararlılığını artırıyor, malzeme dağılımını iyileştiriyor, tabaka kalınlığını azaltıyor ve enerji tüketimini düşürüyor.
Öne çıkan diğer özellikler arasında CANNON’un tanınmış “Easy Tool Change” sistemi bulunuyor. Bu sistem, hızlı, güvenli ve eksiksiz kalıp değişimlerine olanak tanıyor; yüksek çeşitlilik ve düşük hacimli üretim için önemli bir avantaj sağlıyor. Yeniden tasarlanan mekanik düzenleme, bileşenlere erişimi kolaylaştırarak bakım işlemlerini basitleştiriyor. Makinenin kompakt tasarımı, sınırlı alanlarda kullanım imkânı sunuyor. Ayrıca, “Connect-IT” teknolojisi sayesinde makineler, standart endüstriyel iletişim protokolleri üzerinden fabrika bilgi sistemlerine kolayca entegre edilebiliyor.
CANNON e-Forming makineleri, dünya genelinde satışa sunulmuş durumda ve şirketin uluslararası servis ve dağıtım ağı tarafından tam destek sağlanıyor.
Yeni modüler etiketleme makinesi
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
Ambalaj ve şişeleme teknolojilerinde uluslararası tanınırlığa sahip ACMI, Omnia Technologies’in İçecek Bölümü’nün markası olan Opera Omnia’yı Drinktec 2025 fuarında tanıttı.
Opera Omnia, ACMI’nin en çok satan etiketleme makinesi olan Opera modelinin tamamen yeniden tasarlanmasının bir sonucu olarak ortaya çıktı. Modüler, evrensel ve son derece esnek bir platform olarak öne çıkan makine, rulo beslemeli, soğuk tutkallı, kendinden yapışkanlı ve sıcak tutkal (hot melt) dahil tüm temel etiketleme teknolojilerini, hatta bunların birleştirilmiş uygulamalarını yönetebiliyor. Bu yaklaşım, kullanım kolaylığı, hızlı teslimat ve üretim gereksinimlerine maksimum uyum sağlama özelliklerini bir araya getiren bir paradigma değişimini temsil ediyor.
Otomotiv endüstrisinden ilham alan şirket, makinenin yapısını baştan aşağı yeniden tasarlayarak yüksek güvenilirlik ve kalite seviyeleri sundu. Kompakt tasarım, alan gereksinimlerini azaltırken, ergonomi ve erişilebilirlik her işlemi kolaylaştırmak için geliştirildi. Tak ve çalıştır teknolojisi sayesinde kurulum son derece hızlı gerçekleşiyor. Yeni HMI arayüzü, sezgisel gezinme, özelleştirilebilir gösterge panelleri ve öngörücü teşhis ile otomatik format değişimi için yapay zekâ entegrasyonu sunuyor.
Yeni tek gövdeli MacroPower
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
Wittmann, K 2025 Fuarı’nda ziyaretçilerine “Smart Choices – Smart Savings” (Akıllı Tercihler – Akıllı Tasarruflar) temasıyla en son geliştirdiği yeni MacroPower modelini tanıttı. Bu model, kullanıcıların üretimde pek çok avantajla birlikte zaman ve alan kazanmalarını sağlıyor.
Yeni MacroPower, Wittmann Battenfeld’in fuardaki sunumunun öne çıkan yeniliği oldu. 400–600 ton kilitleme kuvveti aralığında sunulan MacroPower, fuardan itibaren tek parça makine gövde tasarımıyla piyasaya sunulacak. Bu yeni yapı, makinenin taşınması, müşteri tesislerinde kurulumu ve devreye alınması süreçlerinde önemli kolaylıklar sağlıyor. Ayrıca, “Tak ve Çalıştır (Plug & Play)” prensibiyle üretim tesisine tamamen test edilmiş şekilde, montaj gerektirmeden sevk edilmesi sayesinde kurulum süresi kısalırken, hata riski de azalıyor. Yeni tasarım, makineye daha kompakt bir alan avantajı da kazandırıyor.
Tek parça gövdeli MacroPower’ın enjeksiyon ünitesi döndürülebilir yapıda ve hem kontrol paneli tarafında hem de kontrol paneli karşı tarafında rahatlıkla erişilebiliyor. Bu sayede vida değişimlerinin kolay ve hızlıca gerçekleştirilmesine olanak sağlıyor.
Endmaksan Mühendislik robot kol torba açma sistemi, üretim süreçlerini geleceğe taşıyor
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
Endmaksan Mühendislik tarafından geliştirilen Robot Kol Torba Açma Sistemi, torbalı hammaddelerin güvenli, hızlı ve hatasız biçimde açılıp boşaltılmasını sağlıyor. PLC kontrollü ve görsel tanıma destekli tam otomasyon altyapısına sahip bu teknoloji, üretimde süreklilik, yüksek kalite ve düşük fire oranı sunarak yatırımın kısa sürede geri dönüşünü mümkün kılıyor.
Neden Endmaksan Robot Kol?
Üretimde verimlilik: Robot kol torba kesme ve boşaltma sistemi, günümüz üretim anlayışında rekabetin en önemli belirleyicileri arasında yer alan verimlilik, süreklilik ve güvenlik kavramlarını merkezine alıyor. Hammadde yönetiminden iş güvenliğine, alan kullanımından Endüstri 4.0 entegrasyonuna kadar geniş bir yelpazede avantaj sağlayan çözüm, üretim süreçlerini geleceğe taşıyor. Sistem, saatte 180–200 torba (≈5.000 kg/saat) kapasiteyle çalışabiliyor. 150 kg kaldırma kapasitesine sahip robot kol, 20–30 kg aralığındaki torbalar için ideal çözümler sunuyor.
Alan ve işçilik verimliliği: Kompakt tasarımı sayesinde üretim alanında maksimum etkinlik sağlayan sistem, elle taşıma ve elleçleme operasyonlarını ortadan kaldırarak işçilik maliyetlerini düşürüyor. Verimli alan kullanımı ile üretim hattında daha akıllı yerleşim imkânı sunan bu çözüm, hızlı ve kolay montaj özelliğiyle de devreye alma süresini kısaltıyor. Bu sayede üretim hatları kısa sürede kesintisiz çalışmaya geçebiliyor.
Roboplas, 20. yılında K Fuarı’nda yenilikçi çözümleriyle dikkat çekti
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
Plastik ambalaj sektörünün öncü firmalarından Roboplas, 8–15 Ekim tarihleri arasında Düsseldorf’ta düzenlenen K 2025 Fuarı’nda üst üste 5. kez güçlü bir şekilde yerini aldı. Firmanın sergilediği son teknoloji robot sistemi, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü ve Roboplas’ın sektördeki yenilikçi yaklaşımını bir kez daha kanıtladı.
Bu yıl fuarda öne çıkan çözümler arasında Compact, az yer kaplayan Boxing Unit ve insanla birlikte güvenli şekilde çalışabilen Cobot sistemleri yer aldı. Bu kompakt tasarımlar, üretim alanında maksimum verimliliği minimum alan kullanımıyla birleştirerek Roboplas standında büyük ilgi topladı.
Fuarda sergilenen üretim hattında 125 ml Round Cup ürünü, Erkoç Mould tarafından geliştirilen 8 gözlü kalıp ile üretildi. Sistemde Arburg 820 A 4000-2100/1300 model enjeksiyon makinesi kullanılırken, MCC Label tarafından sağlanan IML Full Wrap-Around etiketleme teknolojisiyle yüksek kalite ve estetik bir sonuç elde edildi. Üretim hattı ayrıca I-Tech soğutma sistemleri sayesinde enerji verimliliği ve proses stabilitesi açısından da öne çıktı. Tüm üretim süreci 4.9 saniyelik çevrim süresiyle tamamlanarak verimlilik açısından dikkat çekti.
Gözle görülemeyen yenilik: Dijital filigranlar + endüstriyel otomasyon
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
Modern üretimde ürün doğruluğunu, kaliteyi ve sürdürülebilirliği sağlamak her zamankinden daha kritik bir öneme sahip. Sağlam ancak insan gözü tarafından görülemeyen dijital filigranlar, özellikle endüstriyel otomasyon çözümleriyle birlikte gelecek vaat eden bir teknolojidir. İzlenebilirliği geliştirirken QR ve DataMatrix gibi geleneksel kodların bazı sınırlamalarına da çözüm getirirler. Bu teknolojinin üretim ortamını nasıl yeniden şekillendirdiğine bakalım.
Dijital filigranlar nedir?
Dijital filigran teknolojisi gözle görülemez, makine tarafından okunabilen bilgileri doğrudan paket veya ürün etiketleri gibi öğelerin içine işler. Görünür kodların aksine, bu filigranlar tasarım estetiğini korurken otomasyon sistemlerinin verileri algılaması ve analiz etmesi için sorunsuz bir yöntem sağlar. Birçok yerde kullanılabilme ve yedeklilik özellikleri, silindirik şişeler veya şeffaf filmler gibi karmaşık paketlerde bile güvenilir algılama sağlar.
Dijital filigranlar, okunabilirlik için hassas hizalama gerektiren geleneksel kodların aksine bir paketin tüm yüzeyi boyunca algılanır. Bu da etiketleme veya paketlemedeki küçük hataların bile maliyetli geri çağırma ve verimsizliklere yol açabileceği yüksek hızlı ve hacimli üretim ortamları için dijital filigranları ideal hale getirir.
Sürdürülebilir soğutma teknolojisinde yeni dönem: Manyetik yataklı chiller çözümleri
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
Çevresel sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve düşük bakım maliyetleriyle öne çıkan manyetik chiller teknolojisinin önemine değinen Form Endüstri Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Orhan Bağran, iklimlendirme dünyasında yeni bir dönemin başladığını anlattı.
Manyetik chiller sistemleri, çevre dostu yapısı, yüksek enerji verimliliği ve düşük bakım maliyetleriyle iklimlendirme alanında yeni bir çağ başlatıyor. Geleneksel soğutma teknolojilerine kıyasla pek çok avantaj sunan bu sistemler, özellikle veri merkezlerinden hastanelere, endüstriyel tesislerden büyük ticari yapılara kadar geniş bir kullanım alanı buluyor.
Manyetik chiller’ların çalışma prensibi, magnetokalorik etki (MCE) olarak bilinen fiziksel bir olguya dayanıyor. Belirli manyetik malzemeler manyetik alanla temas ettiklerinde ısınırken, bu alan kaldırıldığında soğuma gerçekleşiyor. Bu sayede, sera gazı içermeyen, hareketli parçaya ihtiyaç duymayan çevreci bir soğutma döngüsü sağlanıyor.
Yeni nesil insansı robot: AEON
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
Hexagon, sanayi için geliştirdiği yeni nesil insansı robot AEON’u tanıttı. Robot, işgücü eksikliklerini gidermek ve endüstriyel görevlerde verimliliği artırmak amacıyla gelişmiş hareket kabiliyeti, sensör füzyonu ve yapay zekâ tabanlı uzamsal zekâyı bir araya getiriyor. Hexagon’un gelişmiş sensör teknolojileri ile donatılan robot, otomotiv, havacılık, üretim, lojistik ve depolama gibi zorlu endüstriyel ortamlarda görev yapabiliyor.
Uçtan uca otomasyon
Şirket, müşterilerine dijitalleşme süreçlerinde uçtan uca otomasyon odaklı bir yapay zekâ destekli çözüm sunuyor. Sistem iş süreçlerini hızlandırıyor, maliyetleri düşürüyor ve verimliliği artırıyor. Kullanıcı dostu arayüz ve sektöre özel ön tanımlı süreçler zaman tasarrufu sağlarken, açık mimari farklı sistemlerle entegrasyonu kolaylaştırıyor. Bulut tabanlı altyapı esneklik sunuyor ve güvenlik standartlarını karşılıyor; böylece işletmeler çevik ve güvenli bir dijital dönüşüm süreci yaşayabiliyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hexagon Yönetim Kurulu Başkanı Ola Rollén, “Hassas ölçüm ve sensör teknolojilerindeki amacımız, yeni nesil otonom sistemleri gerçeğe dönüştürmek oldu. AEON, insansı robotik alanında sanayiye özel geliştirilmiş ve gerçek operasyonel sorunlara yanıt veren bir teknoloji” dedi.
Tek ve çift vidalı ekstruder bir araya geliyor
- JACOM_CONTENT_CREATED_DATE_ON
- JACOM_CONTENT_WRITTEN_BY
İki Uzman - Tek Hedef: Yüksek kaliteli regranüller
Almanya’nın Nürnberg kentinde faaliyet gösteren Leistritz Extrusionstechnik GmbH ile Avusturya’nın Feldkirchen/Donau bölgesinde yer alan Next Generation Recyclingmaschinen GmbH (NGR), plastik işleme sektöründe yakın iş birliği başlattıklarını duyurdu.
Ortaklığın amacı, plastik geri dönüşümü ve kompaund üretimi alanındaki uzmanlıklarını birleştirerek, döngüsel ekonominin artan gereksinimlerine uygun yüksek performanslı, entegre çözümler geliştirmek.
Bu iş birliği, Ağustos 2026’da yürürlüğe girecek yeni AB Ambalaj ve Ambalaj Atığı Yönetmeliği (PPWR) kapsamında önem kazanıyor. Yeni düzenlemelerle plastik ambalajlarda kalite gereklilikleri artacak; zorunlu geri dönüştürülmüş içerik, üretici sorumluluğu ve malzeme kısıtlamaları tüm değer zincirini etkileyecek. Bu çerçevede, iki şirketin ortaklığı geri dönüşüm süreçlerini daha verimli, hassas ve sürdürülebilir hâle getirmeyi amaçlıyor.
Teknoloji





