Friday, Jan 02nd

Last updateThu, 25 Dec 2025 1pm

Buradasınız: Home Haberler

Sapro’dan kıyı temizliğine destek

Çevreye duyarlı üretim anlayışını ve sürdürülebilir ürünlere olan bağlılığını teyit eden Sapro, bu konudaki faaliyetlerini sürdürüyor. DenizTemiz Derneği / TURMEPA tarafından gerçekleştirilen kıyı temizliği etkinliğine sponsor olan marka, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusundaki projelere destek vermeye devam ediyor.

Sapro’nun sponsorluğunda gerçekleştirilen kıyı temizliği etkinliğinde toplamda 120 kg plastik, kâğıt, metal ve cam atık toplandı. Toplanan atıklar geri dönüşüm sistemine kazandırılmak üzere belediyeye teslim edildi.

Sapro Genel Müdürü Murat Gönül, “Öncelikle bu önemli etkinliği gerçekleştirdikleri için DenizTemiz Derneği / TURMEPA’ya teşekkürlerimizi sunuyoruz. Sapro olarak herkesi hem bireysel hem de kurumsal olarak çevresel ayak izini nasıl azaltabileceğine dair düşünmeye davet ediyoruz. Bu kapsamda; TURMEPA tarafından düzenlenen kıyı temizliği etkinliğine sponsor olmak bizler için büyük bir anlam taşıyor” dedi.

K 2025 plastik ve kauçuk sektörünün küresel buluşma noktası oldu

Dünya genelinde plastik ve kauçuk sektörünün en önemli fuarı olarak kabul edilen K 2025, 15 Ekim 2025’te sekiz günlük programının ardından başarılı bir şekilde sona erdi. Mevcut zor ekonomik koşullar göz önünde bulundurulduğunda, fuara katılan birçok firma Düsseldorf’a temkinli beklentilerle geldi. Ancak tamamen dolu sergi alanlarında hâkim olan atmosfer olumlu olarak değerlendirildi. Plastik ve kauçuk sektörü, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve sosyal sorumluluk alanlarındaki geçişi aktif şekilde şekillendirmeye kararlı, yenilikçi ve uluslararası bir imaj çizdi.

Fuarda, “Plastiğin Gücü! Yeşil – Akıllı – Sorumlu” sloganı altında 66 ülkeden 3.275 katılımcı, 18 salon ve açık alan boyunca tüm değer zincirleri için ileriye dönük teknoloji, ürün ve süreçlerini sergiledi. Yaklaşık 160 ülkeden 175.000’in üzerinde ziyaretçi fuara katıldı ve K’nın ziyaretçi sayısı istikrarlı kaldı. Fuara katılanların %73’ü yurtdışından gelirken, bu grubun üçte birinden fazlası kıta dışından geldi. Çin’den 6.300, Hindistan’dan 6.400 ziyaretçi katılım sağladı. ABD ve Brezilya’dan gelen ziyaretçi sayısı ise toplam 10.000 oldu. Fuarda karar verici pozisyondaki katılımcı oranı %67 ile ortalamanın üzerinde gerçekleşti.

İKMİB, ABD’ye sektörel ticaret heyeti düzenledi

Türk plastik ev ve mutfak eşyaları sektörü, küresel pazardan daha fazla pay almak üzere yeni pazar arayışlarını sürdürüyor. İKMİB’in 11-15 Kasım 2025 tarihleri arasında ABD’nin New Jersey- Newark şehrinde plastik ev ve mutfak eşyaları sektörüne yönelik düzenlediği sektörel ticaret heyeti başarılı şekilde tamamlandı. Türkiye’den 19 firmanın katıldığı heyete ABD’den 40’ın üzerinde firma katılarak toplamda 220’den fazla ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi.

Heyet çerçevesinde ABD pazarına yönelik retail tur gerçekleştirilerek, uluslararası perakende zincirleri Walmart, Target ve HomeGoods mağazaları ziyaret edildi. Katılımcı firmalar pazar trendlerini yakından inceleme fırsatı bulurken, ürün kategorilerini, fiyatlandırma politikalarını ve tüketici eğilimlerini sahada analiz etme imkânına sahip oldu.

İKMİB Yönetim Kurulu Üyesi Ali Küçük’ün katıldığı heyeti, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, T.C. Newyork Ticaret Ataşeleri Filiz Köseyener ve Muhammet Alper Atilla ziyaret ederek, pazar hakkında önemli bilgiler paylaştı.

FANUC Türkiye Teknoloji Merkezi hizmete açıldı

FANUC, 1993’ten bu yana Türkiye’de fabrika otomasyonuna kattığı yenilikleri Sancaktepe’deki 10.300 metrekarelik yeni Teknoloji Merkezi ile ileri taşıdı. Şirketin Türkiye’deki yatırımlarının en yeni adımı olan FANUC Türkiye Teknoloji Merkezi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışa FANUC Global Başkanı & CEO’su Kenji Yamaguchi, FANUC Europe Başkanı & CEO’su Marco Ghirardello, FANUC Türkiye & CIS Ülkeleri Genel Müdürü Teoman Alper Yiğit, sektör paydaşları, iş ortakları ve çok sayıda davetli katıldı.

Etkinlik, Türkiye ve globalden imalat, otomotiv, savunma, beyaz eşya, kalıp, plastik, makine ve elektronik sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların üst düzey yöneticilerini, karar vericilerini ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi.

“Türkiye sanayisinin geleceğine yatırım yapıyoruz”

FANUC Türkiye & CIS Ülkeleri Genel Müdürü Teoman Alper Yiğit, açılış konuşmasında merkezin yalnızca ürünlerin sergilendiği bir alan olmadığını, aynı zamanda sanayinin geleceğine katkı sağlayacak bir bilgi ve deneyim merkezi olacağını vurguladı. Yiğit, “FANUC Türkiye Teknoloji Merkezi, yerli üreticilerin dijital dönüşüm süreçlerinde ihtiyaç duyduğu bilgi, teknoloji ve uygulama desteğini bir araya getiriyor. Yeni yatırım, bizim için sadece bir bina açılışı değil; 32 yıldır ülkemizle birlikte geliştirdiğimiz vizyonun yeni bir adımı niteliğinde aynı zamanda. Bu binayı çözümlerin geliştirildiği bir merkez olarak konumlandırıyoruz. Yeni Teknoloji Merkezi ile Türkiye sanayisi için kısa vadede katma değer yaratmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Temel plastiklerden ileri teknoloji malzemeler

Florida Üniversitesi (University of Florida) kimyagerleri, bir tür ekleme-çıkarma yöntemiyle, günlük plastiklerin yapı taşlarını kullanarak yüksek gözenekli malzemeler üretmeyi sağlayan yeni bir teknik geliştirdi. Araştırmacılar, bu yöntemin elektronik, ayırma süreçleri ve batarya üretimi gibi alanlarda uygulanabileceğini belirtiyor.

Yeni teknik, eklemekten ziyade çıkarmaya dayanıyor. Florida Üniversitesi Kimya Bölümü profesörü ve çalışmanın kıdemli yazarı Dr. Brent Sumerlin, “Bir heykeltıraşın taş üzerinde aşamalı olarak malzeme çıkararak şekli ortaya çıkarması gibi, biz de malzemenin içinden gözenekler oluşturuyoruz. Bu, başka herhangi bir yöntemle mümkün olamazdı” diyor.

Yüksek gözenekli malzemeler özellikle bataryalarda talep görüyor. Ayrıca kirli suyun doğal filtrelenmesinde kullanılabiliyor. Küçük ayarlamalar, elektronik üreticilerinin yüksek yoğunluklu elektronik veya manyetik depolama uygulamaları için gerekli malzemeleri üretmesini de mümkün kılabiliyor.

ABS malzeme için RecyClass onayı

ELIX Polymers’in ABS HH 3110 reçinesi, RecyClass Teknoloji Onayı alan ilk ABS oldu. Ayrıca ABS geri dönüşüm uyumluluğu testlerinde kontrol malzemesi olarak belirlendi. Bu gelişme, RecyClass’ın plastiklerin geri dönüştürülebilirliği konusunda sektöre net ve özel öneriler sunma çabalarında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Proplast’ta, Otomotiv ve EEE (Elektrikli ve Elektronik Ekipman) Reçineleri için Geri Dönüştürülebilirlik Değerlendirme Protokolü doğrultusunda gerçekleştirilen kapsamlı testlerin ardından, geri dönüşüm akışıyla tam uyumluluk gösterdi ve resmi olarak onaylandı.

Şirketin yüksek performanslı ABS reçinesi, poli(stiren-ko-maleimid) ile modifiye edilmiş ve yüksek ısı dayanımına sahip. Bu özellikleri sayesinde arka far gövdeleri ve spoyler gibi otomotiv dış mekân parçaları ile orta konsol kaplamaları, kapı bileşenleri ve gösterge paneli parçaları gibi iç mekân bileşenleri için ideal bir malzeme olmasını sağlıyor. Ayrıca priz ve anahtar gibi çeşitli elektrik uygulamalarında da kullanılıyor.

Bu onay, ABS malzemelerinin geri dönüştürülebilirliğini değerlendirmek için güvenilir ve test edilmiş kıstaslar oluşturma yolunda kritik bir adım olarak görülüyor. Elde edilen sonuçlar, Avrupa mevzuatı tarafından belirlenen geri dönüşüm hedeflerine ulaşmak için RecyClass’ın sağlam protokoller sunma taahhüdünü destekliyor ve sektörlerde döngüsel plastiklere geçişin hızlandırılmasına yardımcı oluyor.

Sarten ve Mitsui, 10 yıllık iş birliğini kutladı

Ambalaj sektöründe faaliyet gösteren Sarten, Japon ortağı Mitsui & Co., Ltd. ile 10 yıllık ortaklığını özel bir törenle kutladı. Sarten CEO’su Zeki Sarıbekir’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyona Mitsui Europe CEO’su Yukinobu Nakano ve iş dünyasından çok sayıda temsilci katıldı.

Törende konuşan Sarıbekir, 53 yıldır faaliyet gösteren Sarten’in çevre bilinciyle hareket eden, topluma katkı sunan ve paydaşlarıyla ortak büyümeyi hedefleyen projelere devam edeceğini belirtti. Sarıbekir, 10 yıllık ortaklık dönemine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Mitsui ile küresel bir ailenin parçası olduk ve birlikte büyüdük. Ciroyu önemli ölçüde artırdık. Başladığımızda 300 milyon dolardık, şimdi küresel olarak 700 milyon doların üzerine çıktık. Fabrika sayımız çoğaldı ve yeni şirketler kurduk. Bugün dünya genelinde 25 fabrikanın üzerinde bir yapıya ulaştık, geleceğe umutla bakıyoruz.”

Döngüsel plastikler için yeni proje

Avrupa Sağlık ve Dijital Yürütme Ajansı (HADEA) tarafından Horizon Europe kapsamında finanse edilen UPCYCLE projesi, Belçika’nın Gent kentinde düzenlenen iki günlük toplantıyla resmen başladı. Danimarka’daki Aalborg Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen proje, 12 ülkeden 19 ortağı bir araya getiriyor.

Dünya genelinde yılda 460 milyon tondan fazla plastik üretilmesine rağmen, yalnızca %9’u etkin şekilde geri dönüştürülüyor. Plastik ambalajlar, plastiğe olan talebin %40’ını ve Avrupa’daki plastik atıkların %60’ını oluşturuyor. Ambalajların çoğu tek kullanımlık ve üçte ikisi bir yıl içinde atılıyor. Çoğu zaman karmaşık veya kontamine plastik akışlarını kullanıyor ve çevrede yüzyıllarca kalabiliyor.

UPCYCLE, bu zorlukları ele almak için, günümüzün geri dönüştürülemeyen plastik atıklarını yüksek oranda geri dönüştürülebilir ve çevrede kalıcı olmayan ambalaj malzemelerine dönüştüren yenilikçi döngüsel değer zincirleri geliştirmeyi hedefliyor. Bu sayede projeyle, yakma ve çöp depolama alanlarına olan bağımlılık azalacak, AB döngüsel ekonomi hedefleri desteklenecek ve sürdürülebilir plastiklere geçiş için güvenilir bir yol yaratılacak.

Karvena Polymers faaliyete başladı

Plastik sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip Gizem Kar, Ekim 2025’te kendi şirketi Karvena Polymers’i kurarak sektördeki yolculuğuna yeni bir adım attı. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği mezunu olan Kar, mesleki hayatına sektörün öncü firmalarında devam etti ve termoplastik elastomerler, mühendislik plastikleri ve genleştirilmiş polistiren (EPS) hammaddeleri alanlarında uluslararası deneyim kazandı.

Şirketin öncelikli hedefi, Türkiye’de üretilen katma değerli plastik ürünlerin dünya pazarında daha güçlü bir şekilde yer almasını sağlamak. Karvena Polymers, markalaşma, sürdürülebilirlik ve ihracat odaklı stratejilerle Türkiye’nin rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor. Gizem Kar, şirketi rakiplerinden ayıran temel faktörleri iletişim gücü, kalite ve müşteri odaklı yaklaşım olarak öne çıkarıyor. “Doğru iletişimle güçlü ve anlamlı bağlar kurmak başarıda büyük rol oynuyor” diyor.

Karvena Polymers, farklı uygulamalarda teknik ve ticari çözümler sunan ürün portföyüne sahip. Termoplastik elastomerler (TPE-S, TPV, TPU), mühendislik plastikleri kompaundları (PA, PBT, PC, ABS, PP ve blendler), genleşebilir polistiren (EPS) ve özel polimer modifikasyonu şirketin sunduğu başlıca ürünler arasında bulunuyor. Şirket, ihracat ve ithalat faaliyetleriyle küresel tedarik zincirine katkı sağlamayı hedefliyor.

Sürdürülebilir palet sistemiyle verimlilik artıyor

Sürdürülebilir kaynak kullanımı ve geniş geri kazanım ağıyla çalışan PRS, atıkları ve karbon emisyonlarını azaltan yeniden kullanım odaklı palet sistemiyle polimer ve petrokimya endüstrisine maliyet avantajı sunuyor. Şirket, müşterilerinin operasyonel ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına destek oluyor.

PRS Pooling’in, 1990’lı yıllarda Avrupa’daki polimer üreticilerinin yüksek kaliteli CP palet ihtiyacına çözüm üretmek amacıyla kurulduğunu belirten PRS Türkiye Bölge Müdürü Sevil Söyleme Yurd, şirketin gelişim sürecini şu sözlerle aktarıyor: “Sektörde yeni ve kullanılmış paletlerin yönetilebileceği güvenilir bir sistem eksikliği vardı. PRS'nin ana şirketi Faber Group yüksek kalitede paletler üretiyordu ve bu ihtiyacı karşılamak amacıyla Avrupa genelinde depo, tedarikçi, taşıyıcı ve toplama hizmetlerinden oluşan geniş bir ağ kurarak kapsamlı bir çözüm sundu. Bu yapılanma, standart ve yeniden kullanılabilir CP ölçülerindeki paletlere dayalı ‘Palet İade Sistemi’nin (PRS) oluşmasına öncülük etti. Bugün 35 depo, 12.000’den fazla iş ortağı ve yılda 6 milyon sevkiyatın yönetildiği büyük bir palet havuzuna sahibiz.”

EMKO Elektronik ile sanayide dijital dönüşüm

EMKO Elektronik, başta makine imalat sanayi olmak üzere pek çok sektöre hizmet veriyor. Tasarımdan üretime kadar bütün zincirde çözüm ortaklığı sunan şirket, sanayi kuruluşlarının dijitalleşmesine katkı sağlıyor.

Sanayinin Endüstri 4.0 yatırımlarında etkin rol oynayan EMKO Elektronik, bir yandan da kendi tesisinde dijitalleşme çalışmaları yürütüyor. Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde, ileri teknoloji yatırım teşvik belgesi kapsamında kurdukları 16 bin metrekarelik tesislerinde bu alana sürekli yatırım yaptıklarını anlatan EMKO Elektronik Genel Müdür Yardımcısı Coşku Ispalar, dijitalleşmede yüzde 80’i aşan başarı sağladıklarını söyledi. Kendi tesislerinde bu alanda çalışmalar yürütürken, endüstriye de dijital çözümler ürettiklerini vurgulayan Ispalar, şunları aktardı:

“Üretim teknolojilerinde çıtayı yükseltmek için gerekli altyapıya sahibiz. Tozsuz alanlarda üretim, elektronik teknolojilerinde kalite unsurlarına uygun üretim yatırımlarımızı tamamladık. Dijital teknolojilere büyük ölçüde yatırım yapıyoruz. Bütün üretim alanları ve depolarda sıcaklık, toz kontrolleri ve elektrostatik koruma üst seviyede.”

Erkoç Kalıp, yeni fabrikasıyla Endüstri 4.0’a hazırlanıyor

Erkoç Plastik ve Kalıp Sanayi, 32 yıllık deneyimiyle Türkiye’de IML teknolojisine uygun ambalaj kalıplarını yerli olarak üreten ilk firma olma özelliğini taşıyor. Yenilikçi yaklaşımıyla sürekli gelişen şirket, 25 yılı aşkın süredir “bir kalıptan daha fazlası” sloganıyla ince cidarlı kalıp imalatında kalite odaklı üretim gerçekleştiriyor.

47 ülkeye ulaşan ihracat gücü

Sektörde öncü konumda bulunan Erkoç Kalıp, bugün ürettiği ambalaj kalıplarının yüzde 90’ından fazlasını ihraç ediyor. Şirket, plastik ambalaj kalıbı üretiminde 6 kıtada 47 ülkeye ulaşan ihracat ağıyla, girdilerin büyük bölümünün ithal edildiği IML ambalaj kalıbı sektöründe Türkiye’nin cari açığının azalmasına katkı sağlayan önemli üreticiler arasında yer alıyor.

Kuruluşundan bu yana geçen 32 yılda, sanat okulları ve üniversitelerde eğitim gören yüzlerce gence staj ve uygulamalı eğitim desteği sunan şirket, PAGEV ve UKUB gibi sektörün önde gelen derneklerinin de aktif üyesi olarak bu kuruluşların çalışmalarını desteklemeyi sürdürüyor.

Poliüretan endüstrisinin geleceği İstanbul’da şekilleniyor

Putech Eurasia 2025, Artkim Fuarcılık organizasyonuyla sektör profesyonellerini yeniden bir araya getiriyor.

Poliüretan, otomotivden inşaata, beyaz eşyadan mobilyaya kadar birçok sektörde yaygın şekilde kullanılıyor. 26–28 Kasım 2025 tarihlerinde İFM - İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Putech Eurasia - Uluslararası Poliüretan Endüstrisi Fuarı, üretimden tasarıma uzanan yenilikleri bir araya getirecek. Türkiye’nin yanı sıra Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinden sektör profesyonelleri fuara katılacak. Fuar, poliüretan teknolojilerinin sürdürülebilir üretimdeki rolünü tartışmak için bir platform sağlayacak.

Poliüretan teknolojilerinde kullanılan ham maddelerden üretim makinelerine, sistem evlerinden son ürün uygulamalarına kadar tüm tedarik zincirini kapsayan fuar, sektördeki önde gelen firmaların yanı sıra Ar-Ge merkezleri ve yeni girişimlere de ev sahipliği yapacak.

Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı, 30.yılında rekor katılımla sona erdi

Ambalaj sektörünün Avrasya’daki en büyük ticaret platformu olan Uluslararası Ambalaj Endüstrisi Fuarı Avrasya Ambalaj İstanbul, 22–25 Ekim 2025 tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. RX Tüyap ve Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) iş birliğiyle, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle düzenlenen fuar, dört gün boyunca Türkiye dâhil 141 ülkeden 77.165 sektör profesyonelini ağırlayarak ambalaj endüstrisinde uluslararası bir buluşma noktası oldu.

Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika’dan sektör temsilcilerini bir araya getiren fuar, 30. yılında uluslararası kimliğini daha da güçlendirdi. 140 ülkeden 14.017 uluslararası, Türkiye’den 63.148 ziyaretçiyle toplam 77.165 profesyonelin katıldığı etkinlik, ilave alanlarla birlikte toplam 16 salonda, 120 bin metrekarelik kapalı alanda gerçekleştirildi. 41 ülkeden 1.250’nin üzerinde yerli ve yabancı firmanın yer aldığı fuar, bölgenin en önemli ticaret platformu konumunu bir kez daha teyit etti.

Fuar kapsamında geri dönüştürülebilir ve sürdürülebilir ambalaj ürünlerinden ambalaj ve gıda işlem makinelerine, baskı ve konverting teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede binlerce ürün ve hizmet sergilendi. Bu yılın odağında “sürdürülebilirlik” ve “dijital dönüşüm” temaları yer aldı. Gıda, içecek, kozmetik, ilaç, temizlik ve lojistik gibi sektörlere yönelik çevre dostu ambalaj malzemeleri, akıllı ambalaj çözümleri ve gıda güvenliğini artıran yüksek teknolojili sistemler ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.

ÇEVKO Vakfı, EXPRA Balkan Çalıştayı’na ev sahipliği yaptı

ÇEVKO Vakfı’nın ilk düzenleyicileri arasında yer aldığı, ambalaj atıkları konusunda sanayi sorumluluğunu üstlenen geri kazanım örgütlerinin bölgesel Balkan toplantıları 2012 yılında başlatıldı. Bu toplantılar daha sonra EXPRA çatısı altında “Balkan Çalıştayları” olarak devam etti.

2013 yılında kurulan EXPRA (Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu Birliği), ambalaj atıkları yönetiminde sanayi sorumluluğunu temsil eden, Brüksel merkezli uluslararası bir çatı örgütü konumunda. Birlik; 19’u AB üyesi olmak üzere 31 ülkeden 34 kâr amacı gütmeyen geri kazanım örgütünü bünyesinde topluyor. ÇEVKO Vakfı ise EXPRA’nın kurucu üyeleri arasında yer alıyor.

Bu yıl ÇEVKO Vakfı’nın ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleşen EXPRA Balkan Çalıştayı’na 14 ülkeden 37 temsilci katıldı. Türkiye’den ÇEVKO yöneticilerinin yer aldığı etkinlikte, Balkan ve Avrupa ülkelerinden yetkili geri kazanım örgütlerinin temsilcileri görüşlerini paylaştı. Katılımcılar, ülkelerinde atık yönetimi alanında ortaya çıkan son gelişmeleri, Depozito İade Sistemleri ve Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (GÜS) başlıkları altında değerlendirdiler ve iş birliği kararı aldılar.

Türk plastik ambalaj sanayi için stratejik iş birliği

Certiloop, Türkiye plastik ambalaj sektörünün öncü sivil toplum kuruluşu SEPA (Sert Plastik Ambalaj Üreticileri Derneği) ile stratejik bir iş birliği protokolü imzaladı. Bu protokol kapsamında, SEPA üyeleri geri dönüştürülmüş içerik, geri dönüştürülebilirlik, geri dönüşüm prosesi ve eğitim konularında Certiloop’un Avrupa Birliği akreditasyonlu sertifikasyon hizmetlerinden özel indirimlerle yararlanacak. SEPA da bu iş birliği sayesinde üyelerine uluslararası sertifikasyon maliyetlerini düşüren, ihracat kabiliyetini artıran ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleriyle tam uyumlu bir çözüm sunacak.

Protokol ile SEPA üyesi firmalar belgelendirme hizmetlerinde yüzde 10, eğitimlerde yüzde 15 indirim kazanacak. Yıl sonunda SEPA’ya sektör bazlı sertifikasyon raporu sunulacak ve üyeler, AB uyumlu geri dönüştürülmüş içerik sertifikasıyla ihracat pazarlarında rekabet avantajı elde edecek.

Türk ihracatçısına Avrupa kapılarını açmanın ve standartları yükseltmenin en büyük amaçları olduğunu ifade eden CERTILOOP Genel Müdürü Yağmur Eroğlu, "Tüm Certiloop Ekibi olarak bu aşamaya gelene kadar, AB Akreditasyonlu sertifika programı oluşturma çabamızı milli bir mesele olarak görüp destek olan Ticaret, Sanayi, Dışişleri Bakanlıklarımıza ve TÜRKAK’a sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Türk üreticilerinin dünya standartlarında üretim yapmasını ve çevresel iddialarını bağımsız olarak ispatlamasını sağlamak, ülkemizin sürdürülebilirlik vizyonuna büyük bir katkı sunuyor" dedi.

SEPA Başkanı ve Jokey Plastik Genel Müdürü Hakan Özhuy da, “Bu protokol, SEPA üyeleri için hem çevresel hem ticari açıdan büyük bir kazanımdır. Avrupa pazarlarında yeni vergisel düzenlemelere karşı üyelerimizi rekabetçi kılacak önemli bir adım attık” ifadelerini kullandı.

OMÜD 38’inci yaşını kutluyor

Ambalaj sektörünün ilk meslek kuruluşu ve sürdürülebilir ambalaj oluklu mukavvanın sektör temsilcisi olan OMÜD, geleneksel hale getirdiği “OMÜD Sektör Buluşması”nı gerçekleştirdi. Yoğun bir katılımın olduğu geceye OMÜD asil ve sempati üyeleri, sektör duayenleri, tedarikçiler, paydaşlar ve basın mensupları katıldı.

Açılış konuşmasında bu sene derneğin 38’inci kuruluş yıldönümünü kutladıklarını belirten OMÜD Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Arslan, 38 yıl önce OMÜD kurulurken 312 bin ton mertebesinde olan satışların bugün 3,8 milyon ton ve 5,5 milyar metrekare seviyesine ulaştığını kaydetti. Bu rakamlarla Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük 5’inci pazarı konumunda bulunduğunun altını çizen Arslan, “Her yıl Türkiye ekonomisiyle paralel bir büyüme trendi izleyen sektörümüzün toplam cirosu ise yaklaşık 70 milyar TL seviyesinde. Bu rakamlar, bizden önceki kuşakların, sizlerin, hepimizin emeğinin ve katkısının somut bir göstergesidir. Bu yıl aramıza katılan yeni üyelerimize de tekrar hoş geldiniz demek istiyorum, birlikte büyüyor, gelişiyor ve güçleniyoruz. Sizler yalnızca OMÜD’ü değil, sektörümüzü de zenginleştiriyorsunuz. Elbette hem Türkiye hem de dünya zor bir dönemden geçiyor. Küresel ölçekte yaşadığımız jeopolitik gerilimler, savaşlar, bir türlü düşmeyen yüksek enflasyon ve tüketicinin alım gücündeki azalma hepimizi etkiliyor. Görünen o ki bir süre daha bu dinamiklerin etkisi altında kalacağız” dedi.

Flokser Kimya’dan 2026’da ihracat atağı

40 yılı aşkın tecrübesiyle 55’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Flokser Kimya, Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Afrika’dan Orta Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteriyor. Ürünleri hem doğrudan satış kanalları hem de yerel distribütör ağları aracılığıyla kullanıcılarla buluşuyor. Şirketin yurt dışı pazarlarında en çok tercih edilen ürünleri arasında buzdolabı sistemleri, sandviç ve soğuk oda panel sistemleri, polyester polioller, poliüre, yapıştırıcılar ve balistik kaplama çözümleri yer alıyor. Bu ürünler otomotiv, ayakkabı, yapı-yalıtım, savunma sanayi ve esnek köpük sektörlerinde yoğun talep görüyor. Özellikle enerji verimliliği sağlayan poliüretan yalıtım sistemleri ve balistik dayanım sağlayan Flokser Anafarta, uluslararası pazarlarda markanın öne çıkan yenilikçi çözümleri arasında bulunuyor.

Hedef ihracat oranını yüzde 45’e çıkarmak

Bugün Flokser Kimya’nın ihracat gelirleri, toplam satış gelirlerinin yaklaşık %35’ini oluşturuyor. Şirketin 2026 hedefi, bu oranı %45 seviyelerine taşımak ve ihracat pazarlarındaki büyümeyi sürdürülebilir kılmak. Aynı zamanda mevcut pazarlarda payını artırmak, marka bilinirliğini ve erişimini genişletmek ve global tanınırlığını pekiştirmek de hedefleri arasında yer alıyor.

‘Kullan-atma’ bardaklara 4,5 milyon dolarlık yatırım

Türkiye’de yeniden doldurulabilir (refill) ambalaj döneminin öncüsü SEM Plastik, 4,5 milyon dolarlık yatırımla ürettiği kahve bardaklarıyla “kullan-at” tüketim alışkanlığına çevreci bir alternatif geliştirdi. Şirket, 'kullan-atma' olarak yükselişe geçen bu dönüşümü Türkiye’den başlayarak çevre ülkelere ve küresel pazarlara taşımayı hedefliyor.

22–25 Ekim 2025 tarihleri arasında düzenlenen Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı’nda tanıtılan yeniden kullanılabilir kahve bardakları, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. SEM Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, Türkiye’de refill modelini endüstriyel ölçekte uygulayan ilk firma olduklarını belirterek, “Bu yatırım neredeyse bir fabrika büyüklüğünde. Sadece bir ürün değil, tamamen yeni bir üretim modeli kurduk” dedi.

Eroğlu, global markaların da refill sistemine yöneldiğini hatırlatarak, ‘“Kullan-at’ kavramı yerini ‘kullan-atma’ya bırakıyor. Örneğin global bir kahve zinciri bu bardakları teşvik etmek için kampanya başlattı. Belirledikleri üründen alan tüketicilere bu bardak ücretsiz verilmeye başlandı. Ayrıca bardakla geri gelen müşterinin indirimli kahve alacağı sistem ise devreye alınıyor. Bu pazar önümüzdeki 10 yılın en hızlı büyüyen alanlarından biri olacak. Refill sadece çevresel bir tercih değil, artık zorunluluk haline geliyor.”

Bu ürünü sadece Türkiye için geliştirmediklerini ve komşu ülkelerden başlayarak tüm dünyaya satış hedeflediklerini kaydeden Eroğlu, refill bardakların yalnızca bir ürün değil, bir dönüşüm hareketi olduğuna dikkat çekti. Eroğlu, şu anda global markalardan bazılarıyla çalıştıklarını, aynı sistem üzerinden diğer kahve ve fast food zincirlerinin de yakında bu uygulamaya geçmesini beklediklerini ifade etti. SEM standını ziyaret eden katılımcıların refill ürünleri bizzat test ettiğini anlatan Eroğlu, “Bardağımızla kahve ikram ettik, sonra geri getirip yıkadık ve tekrar kullandık. Dayanıklı, ekonomik ve çevreci bir çözüm sunduğumuz için büyük memnuniyet gördük. Bu, gerçek bir döngüsel ekonomi örneği ve herkes için kazan-kazan modeli” dedi.

Ambalaj Tasarımı Öğrenci Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu

Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) ve RX TÜYAP iş birliğiyle düzenlenen 21. Ambalaj Tasarımı Ulusal Öğrenci Yarışması 2025’in kazananları, Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı'nın 30. yıl resepsiyonunda açıklandı. Yarışmaya üniversitelerin tasarım bölümlerinden 137 proje başvurdu ve 18 proje finale kalmaya hak kazandı.

Yarışmada ilk üçe giren öğrenciler, sırasıyla 45 bin TL, 30 bin TL ve 22 bin 500 TL’lik ödüllerin sahibi oldu. Üç kişiye 15 bin TL’lik mansiyon ödülü, kalan 12 finaliste ise sertifika verildi. Ayrıca ilk üç sırayı alan yarışmacılar aynı zamanda “ASD & TÜYAP Öğrenim Bursu” kapsamında yıllık burs kazandılar.

Dereceye giren, mansiyon ve sertifika alan projeler, dilerlerseWPO – Dünya Ambalaj Örgütü’nün WorldStar Student ve APF – Asya Ambalaj Federasyonu’nun AsiaStar yarışmalarına katılabilecek ve bu yarışmalarda dünya derecesi alabilmek için yeniden yarışabilecekler.

DuPont™ Nomex® Asturias tesisi ISCC PLUS sertifikası aldı

DuPont, Tamón’daki Asturias üretim tesisinde yer alan Nomex® üretim hattının Uluslararası Sürdürülebilirlik ve Karbon Sertifikasyonu (ISCC PLUS) sertifikasını aldığını açıkladı. Bu başarı, şirketin sürdürülebilirlik hedeflerini ileriye taşıma ve dünya genelinde sürdürülebilir hammaddelerle üretilen güvenilir Nomex® çözümleri sunma kapasitesini güçlendirme konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor.

ISCC PLUS sertifikası, şirketin iklim eylemi ve döngüsel ekonomi odaklı sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Sertifikasyon, hammadde tedarikinden üretim ve dağıtıma kadar uzanan tüm süreçlerde kütle dengesi yaklaşımıyla ürünlerin sürdürülebilirliğinin şeffaf ve güvenilir biçimde doğrulanmasını sağlıyor.

ISCC PLUS sertifikasyonunun en önemli yönlerinden biri, ürünlerin karbon ayak izinin azaltılmasına ve fosil yakıt bazlı hammaddelerin daha sürdürülebilir alternatiflerle kademeli olarak ikame edilmesine katkı sağlaması; aynı zamanda daha döngüsel bir ekonomiye geçişi teşvik etmesi yer alıyor.

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı