Saturday, Apr 13th

Last updateThu, 04 Apr 2024 8am

Buradasınız: Home Teknoloji

LİNEPLAS’tan “Yeni nesil geri dönüşüm”

Günümüz dünyasında artan rekabet koşulları ile imalat yapmak her geçen gün zorlaşmaktadır. Pazarda söz sahibi olmak isteyen sanayiciler maliyet kalemlerini çok detaylı bir şekilde kontrol altına almalıdır.

Plastik üretiminde aynı rekabet koşulları fazlasıyla mevcuttur. Avantajlı maliyet elde etmek için üretim firelerinin çok iyi kontrol edilip değerlendirilmesi gerekir. Plastik üretim fireleri farklı metotlarla geri kazanım yapılıp kullanılabilir.

LİNEPLAS’ın Türkiye'de bir ilk olarak imalatına başladığı Yeni Nesil Geri Dönüşüm makinelerinde %80 oranında enerji tasarrufu sağlanıyor. Vida-Kovan olmadan, herhangi bir rezistans ile ısı verilmeden geri dönüşüm yapılabiliyor.

Makine çalışma sistemi kısaca şöyle;

• Plastik fireler soğuk kırma sisteminden kırılır. 46mm elekten basılır. Üst silonun alt kısmında özel tasarım sıkıştırma sistemi ile plastik sıkışır ve 60-80 °C arasına kendiliğinden çıkar. Daha sonra delikli kalıptan dışarı doğru basınç ile çıkar dairesel bıçakla kesim yapılır. Hava ile taşınarak dolum bölümüne geçer.

• Kırma ve Agromel gibi sistemlerden yapılan geri dönüşümleri ''Hammadde'' olarak değerlendiremeyiz. ''Hammadde'' dememiz için bu malzemelerin ekstruder hatlarında tek başına çalışması gerekir, ya da gravimetrik dozajlama ünitelerinde çalışması gerekir. Yeni nesil geri dönüşümde bu mümkündür.

• Plastik üretimindeki fireler üreticiler tarafından orijnal hammadde gibi kullanılmaktadır.

• Plastik malzemeler her erime derecesine ulaştığında yapılarında bozulma meydana gelir. Yani her vida-kovan sisteminden geçince, renginde sararma, mukavemetinde azalma olur. Bu durum üretici için dezavantaj meydana getirir. Yeni sistemde plastik hammaddeler aynı ilk kullanım gibi renk ve mukavemete sahiptir.

LİNEPLAS

ETTLINGER ECO serisini yeniledi

Yüksek kapasite, yüksek ürün kalitesi, süper ince filtreleme, sabit basınçta çalışma endüstrinin en düşük eriyik kaybı ve haftalarca elek değiştirmeden çalışma – hepsi bir arada ETTLINGER ECO eriyik filtrelerinde

PET geri dönüşümünde kalite, maliyet ve kapasite ihtiyaçları artarken ekipman üreticileri de teknolojilerini geliştirmeye devam ediyorlar. ETTLINGER’in (Almanya) PET geri dönüşüm uygulamaları için geliştirdiği ECO serisi eriyik filtreleri de pazardan gelen talepler doğrultusunda yenilendi. 

ECO eriyik filtreleri düşük viskoziteli malzemeler (özellikle PET ve PA) için optimize edilmişlerdir. Kâğıt, tahta, silikon, alüminyum gibi kirlilikleri etkin bir şekilde filtrelerken, atmosfere kapalı tasarımı ve sabit basınçta sürekli temizleme prensibiyle çalışması sayesinde siyah nokta problemlerini de önemli oranda azaltıyorlar. Böylece granül üretiminde ürün kalitesini artırırken, PET levha, elyaf ve çember hatlarında kullanıldıklarında ise hat verimliliğini de önemli oranda artırabiliyorlar.

Yeni ECO Serisi

Ürün ailesine yeni eklenen ECO 500 4,000 kg/saat kapasiteye ulaşabilirken, ECO 250 modelinin yerine geçen ECO 350 modeli 2,000 kg/saat kapasitesi sahip. ETTLINGER filtreler endüstride en yüksek oranda kirliliklerle başa çıkabiliyorlar. Aynı zamanda tahliye edilen malzeme içindeki kirlilik zenginliğin maksimum olmasıyla da tanınıyorlar. Özellikle geri yıkamalı (backflush) filtrelerle karşılaştırıldıklarında çok yüksek oranda (yılda onlarca ton) hammadde tasarrufu elde edilebiliyor. Yeni seride daha da düşük eriyik kaybı elde edilirken, bakım hızı ve kolaylığı açısından da geliştirmeler sunuluyor.

60 mikron elek ile üstün ürün kalitesi

ETTLINGER PET geri dönüşümünde artan kalite beklentilerini geçtiğimiz yıl pazara sunduğu 60 mikron elek teknolojisiyle karşılıyor. Süper ince eleklerle filtrelenmiş eriyik içinde çok az miktarda kirlilikler ve siyah nokta barındırıyor. PET çember, elyaf, levha hatlarındaki verimliliği de farkedilir oranda artırıyor ve maliyet tasarrufları sağlıyor.

PET tozlarını da değerlendirin

Yeni 60 mikron filtreleme, ECO’nun yüksek kirlilik oranlarıyla başa çıkabilmesiyle birleşince geri dönüşüm hatlarının yan ürünü olan PET tozlarının da doğrudan, %100 kullanılmasını ve filtrelenmesini sağlıyor. Böylece ticari açıdan çok daha yüksek katma değer yaratmanın yeni bir yolunu sunuyor.

Haftalarca elek değiştirmeden sürekli çalışma

ETTLINGER’in etkin sıyırma mekanizması elek yüzeyinin sürekli temiz tutulmasını ve sabit basınçta çalışmasını sağlıyor. Bu sayede ECO filtrelerle PET uygulamalarında birkaç hafta ya da birkaç ay boyunca elek değiştirmeden çalışmak, hat verimliliğini artırmak ve elek temizliği maliyetlerini minimize etmek de mümkün oluyor.

Üstün performansıyla hızlı yatırım geri dönüşü ve üretim kalitesi sunan ECO eriyik filtresi serisi Türkiye’de de PET geri dönüşüm granül, PET çember, levha ve elyaf uygulamalarında yeni müşterilerini bekliyor.

MAAG Group Hakkında

MAAG Grubu, polimer, kimya, petrokimya, ilaç ve gıda endüstrilerinde kullanılan proses teknolojileri için geniş bir yelpazede entegre ve özelleştirilebilir sistemler üreten bir çözüm sağlayıcıdır. Pompa ve Filtreleme Sistemleri, Granül Kesme ve Pulverize Toz sistemleri, Geri Dönüşüm Sistemleri ve Dijitalleşme bölümleri AUTOMATIK, ETTLINGER, GALA, MAAG, REDUCTION, SCHEER ve XANTEC markaları altında uzun yılların tecrübe ve bilgi birikimini bir araya getirmektedir. MAAG Grubu’nun 1,100’ün üzerinde kişinin çalıştığı İsviçre, Almanya, İtalya, ABD ve Çin’deki üretim tesislerine ilave olarak Fransa, Malezya, Hindistan, Tayland ve Brezilya’da da müşterilerinin ihtiyaçlarına hizmet eden Satış ve Servis Merkezleri bulunmaktadır.

ETTLINGER Hakkında

1983 yılında kurulan ETTLINGER firması 2018 yılında MAAG Group’a katıldıktan sonra grup bünyesinde geri dönüşüm sistemleri çözümlerinin sunulduğu ürün markası olarak Augsburg, Almanya’da üretim ve geliştirme faaliyetlerini sürdürmektedir. 

P2B Makina Hakkında

Plastik sektöründe Avrupa’nın önde gelen ekipman üreticilerinin Türkiye temsilciliğini sürdüren P2B Makina, ETTLINGER filtreleme çözümlerinin Türkiye’deki sağlayıcısıdır.

ETTLINGER-P2B MAKİNA

İnan Makine, geri dönüşüm endüstrisine yenilik getirmeye devam ediyor

Şirket, 90 kişilik uzman ekibi ile 5 kıtada 67 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor

1962 yılında Levent’te küçük bir atölyede ilk üretimine başlayan İnan Makine, 59 senelik tecrübesi ile bu gün 15.000 m2 kapalı alana sahip fabrikasında ulusal-global plastik üreticileri ve geri dönüşüm firmalarının ihtiyaç duyduğu plastik boyut küçültme makineleri ile geri dönüşüm, yıkama, kurutma ve ekstrüzyon sistemlerinde sektörün önemli üreticileri arasında yer alıyor. Geri dönüşüm makineleri üretiminde yarım asrı geride bırakmanın gururuyla, sektörde iddialı bir isim haline gelen şirket, uzman kadrosu, imalat gücü, makine parkuru ve üretim teknolojileri ile kalite ve ilkelerinden ödün vermeden plastik sektörünün ihtiyacı olan çözümleri sunmaya devam ediyor.

İstatistiki verilere göre hali hazırda yıllık 850 bin ton üretim kapasitesine sahip olan plastik geri dönüşüm sektörünün mevcut büyüme hızı dikkate alındığında 2030 yılında 4,3 milyon ton kapasiteye ulaşacağı ve plastik hammadde ithalatından kaynaklanan cari açığı yüzde 35,1 azaltacağı tahmin ediliyor. Sektör faaliyetlerinin istihdam, katma değerli ihracat ve yatırımlarda kaldıraç etkisi yarattığının bilincinde olan İnan Makine istikrarlı bir büyüme modeli ile yatırımlarına devam ediyor. Şirket aynı zamanda ülke ekonomisine katkı sağlayarak yerli ve yabancı firmaların ihtiyaç duyduğu makine ve ekipman çözümlerini müşterilerinin hizmetine sunuyor.

Plastik kırma makinelerinde yaratıcı çözümler

Günümüzde hammadde fiyatlarından dolayı ve çevreyi korumak için geri dönüşüm olmazsa olmaz bir hale gelmiştir. Bununla beraber üretim maliyetlerinin düşürülmesi amacı ile çıkan fireli ürünler kırma makineleri ile kırılarak bazı proseslere belli miktarlarda katılmaktadır.

Kırma makinesi seçerken ürünün et kalınlığı, ebatları ve cinsi önem teşkil etmektedir. Buna göre kırma besleme ağzı uzunlukları ve motor gücü seçilmelidir.

Ürünün ve hammaddenin cinsine göre parçalı ya da düz bıçak diye adlandırılan kırma makieneleri seçilmektedir.

Genelde yumuşak ve naylon tarzı malzemeler için düz bıçaklı kırmalar kullanılması gerekirken, daha rijit ve takoz tarzı malzemeler için parçalı bıçaklı kırmalar tercih edilmelidir.

TG serisi kırma makineleri, makine yanı yolluk kırma için kullanılmaktadır.

XMG serisi kırma makineleri makine yanı, direk motordan tahrikli ve düşük devirli olması sebebiyle, daha az toz ve daha az ses yapmaktadır. Özellikle PC ve PA66 gibi kırılırken çok fazla toz yapan mühendislik plastiklerini kırmak için ve kauçuk tarzı malzemeleri kırmak için idealdir.

TGP Serisi kırma makineleri genel amaçlı kullanıma uygun olup, sert ve takoz tarzı malzemeleri kırmak için en uygun çözümdür. Kırılan malzemeler makinenin altındaki hazneye birikmektedir. Opsiyonel olarak akuple edebileceğiniz emiş grubu sayesinde kırılan malzemeyi otomatik olarak istediğiniz yere boşaltabilirsiniz.

TGD serisi kırma makineleri genellikle yumuşak ve naylon tarzı malzemeleri kırmak için uygundur. TG serisi kırma makineleri izolasyonlu seri olup, kendi üzerine akuple emiş grubu sayesinde kırılan plastiklerin otomatik olarak çuvala veya bir hazneye taşınmasını sağlamaktadır. Hidrolik olarak açılıp kapanabilen haznesi sayesinde temizlik ve bakım kolaylığı sağlamaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TEPRO MAKİNE

ZERMA GSH Model Ağır Yük Serisi Kırıcılar

ZERMA, Almanya’da kurulduğu 1941’den bu yana plastik geri dönüşüm ekipmanlarının imalatına ve geliştirilmesine kendini adamış bir firma olarak faaliyet gösteriyor. 80 yılı aşkın süredir yüksek kalite plastik geri dönüşüm ekipmanları yelpazesinin tedarikini sağlayan marka dünya çapında önde gelen imalatçılardan biri olarak gelişimini sürdürüyor.

Piyasa durumunun ve ihtiyaçlarının bütünü göz önünde bulundurduğunda ZERMA, Haziran 1999’da geri dönüşüm ekipmanı imalatını Çin’deki Şangay’a taşıyarak, tamamı kendine ait olan ZERMA Machinery & Recycling Technology (Şangay) Co. Ltd. şirketini kurdu. Yer değiştirme gerçekleştikten kısa bir süre sonra üretim kapasitesi 3000 üniteye ulaşan şirket, üretiminin %80’ini dünya çapında ihracat yaparak  %30 yıllık sabit bir hızla büyümeye devam ediyor. Şirket aynı zamanda Avrupa’daki birçok firmaya da fason üretim yapıyor. 2001’den beri ise, “Çin‘deki Seçkin Yabancı Yatırımlı Kuruluş” ve “İhracata Yönelik Teşebbüs” ödüllerine layık görülüyor.

GSH Model Ağır Yük Serisi Kırıcılar İşlevi ve Avantajları

GSH serisi kırıcılar yüksek üretim kapasitesi gerektiren, kalın etli veya aşındırıcı malzemelerin kırılmasında kullanılır. PET geri dönüşümünün vazgeçilmez makinelerinden birisidir. Ayrıca, PC etli boru gibi zor malzemelerin geri dönüşümünde de kullanılır. 

• Çok güçlü konstrüksiyon

GSH serisi kırıcılar özellikle ağır yüklere maruz kaldığından, çok güçlü ağır çelikten imal edilmiş konstrüksiyona sahiptir. 

Cam elyaflı malzemeler için çift gövdeli JUNIOR DOUBLE merkezi kırıcıları

’Plastiklerin Geri Dönüşümü ve Döngüsel Ekonomi’’ plastik sektörünün başlıca konuları arasında yer almaktadır. Döngüsel ekonomiyi kolay bir şekilde tanımlayabilmek için şunu söyleyebiliriz: ‘Üç yolu takip edin, ‘Azaltım, Yeniden Kullanım ve Geri Dönüşüm’  

Plastik hurdalarının geri dönüşümü ve yeniden kullanımı ile plastik atıklarının azaltılması, plastik sektörümüzün en önemli önceliklerinden biridir.

Plastik ürünler, günlük kullanımdaki birçok nesnenin yapımında bir tür plastik kullanılması nedeniyle günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Plastiğin diğer malzemelere göre; daha az maliyetli, korozyona karşı dayanıklı, esnek ve güçlü bir malzeme olması gibi birçok avantajı vardır. Ürettiğimiz büyük miktardaki plastik atığın çoğunu yeniden kullanabilir veya geri dönüştürebiliriz. Aynı zamanda maliyetleri azaltabilir, enerji tasarrufu sağlayabilir ve çevreyi koruyabiliriz. Plastiğin geri dönüştürülmesi, ekonomik ve çevresel açıdan büyük önem taşımaktadır. On yıllardır, atık plastiklerin; halı, giysi, dış mekân mobilyası vb. gibi yüzlerce ürüne dönüştürülebilmesi amacıyla çeşitli işlemler geliştirilmiştir.

Plastiğin geri dönüştürülmesinin genel faydaları;

- Enerji Tasarrufu: Geri dönüştürülmüş malzemelerden yeni plastik ürünlerin üretilmesinde, ham malzeme ile ürün üretiminden yaklaşık üçte iki oranında daha az enerji kullanılmaktadır. Dolayısıyla plastiklerin geri dönüştürülmesi, diğer ürün ve kullanımlar için tasarruf edilen enerjinin tüketilmesini mümkün kılar. 

- Azaltılmış Sera Gazı Emisyonları: Geri dönüştürülmüş malzeme, ham malzemenin yerine kullanıldığında; çıkarma, ön işleme ve üretimden kaynaklanan sera gazı emisyonları önemli ölçüde azalır.

Interroll’un yeni akıllı palet taşıyıcısı üretim lojistikleri için performans artışı sağlıyor

Akıllı Palet Taşıyıcı (SPM), üretim lojistikleri söz konusu olduğunda verimliliği arttırmak için geliştirilmiş yenilikçi bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.

Interroll, endüstriyel üretimde çok sayıdaki uygulama gereksinimlerini karşılamak üzere esnek ve modüler bir palet yönetim sistemi olarak uyarlanabilen ödüllü Yeni Akıllı Palet Taşıyıcı (SPM) çözümünü piyasaya sürdü.

Akıllı Palet Taşıyıcısı ile kullanıcılar artık kritik güvenliğe sahip alanlarda manuel olarak yapılan işlerden kaçınmak ve biriktirme, ayırma, sıralama ve taşıma işlemlerini doğru zamanda yürüterek palet iş akışını yönetmek için makine önünde iş süreçlerini otomatikleştirebilecekler. Böylelikle makine arıza sürelerinde ve makine üretim hücrelerinin yatırım getirisinde gözle görülür bir iyileşme sağlanacağı belirtiliyor. Bu da sadece makineye malzeme tedariki için maliyetli üretim kesintilerini ortadan kaldırmakla kalmıyor, aynı zamanda operasyon sırasında meydana gelebilecek kaza riskini de önlemiş oluyor. Bu sayede, manuel operasyona kıyasla yüzde 30'a varan verimlilik mümkün hale geliyor.

Akıllı Schunk tutucu Red Dot Tasarım Ödülü’nü kazandı

Robotlu otomasyon ekipmanları, CNC tezgâh iş parçası bağlama sistemleri ve takım tutucuları alanında faaliyet gösteren Schunk, akıllı tasarımıyla dikkat çeken EGH tutucusu ile Red Dot 2021’de "ürün tasarımı" kategorisinde ödül kazandı. Schunk’un geliştirdiği bu akıllı ve esnek tutucunun, gelişmiş konsepti ve estetik tasarımının yanı sıra işlevi sayesinde de göz doldurduğu belirtiliyor. Red Dot ödülünün 60 yıllık geçmişinde katılan şirketler ve tasarım stüdyolarının sayısı açısından rekor kırılan bu yılda jüri üyeleri EGH tutucusunu "ürün tasarımı" kategorisinde çok etkileyici buldu.  

Ergonomik tasarımlı akıllı tutucu

Ergonomik yapısı ve tasarımıyla son derece başarılı olan Schunk EGH akıllı tutucu, yumuşak bir dokunuş sağlayan malzemelerle donatılan yuvarlatılmış dış konturları sayesinde ekipmanı kolay ve rahat bir şekilde yönlendirebiliyor. Tutucunun mevcut durumunu entegre bir LED ışık şeridiyle gösterebilen Schunk, insanla cobotlar arasında sorunsuz bir etkileşim imkânı sunuyor. Özellikle insan ve robot çalışma alanları arasında doğrudan bir örtüşmenin mevcut olmadığı uygulamalarla koruyucu perdelere sahip hücreler için uygun olan tutucunun tipik uygulama alanları arasında; otomotiv ve elektrik endüstrisi veya metal kesimhaneleri gibi nispeten temiz veya hafif kirli ortamlardaki taşıma ve tut-yerleştir görevleri bulunuyor. 

Otomasyon dünyasına kolay giriş

Schunk EGH tutucu; yenilikçi ve ergonomik yapılarının yanı sıra hızlı devreye alma özellikleriyle de öne çıkan cobotlar ile otomasyon dünyasına kolay giriş imkânı tanıyor. Esnek parmakları, 80 mm'lik değişken bir şekilde ayarlanabilir kursu ve tutucu özellikleriyle de geniş parçalar için uygun olup çok yönlü bir kullanım alanı sunuyor. Tak-çalıştır özelliğindeki başlangıç kiti, montaj ve devreye alım için adaptör levhasından uygun parmak setlerine, montaj aletlerinden fişlere kadar gerekli tüm parçalarla birlikte kullanıma hazır halde teslim edilebilen Schunk akıllı tutucu, aynı zamanda Universal Robots veya Techman Robotlarının robot kontrol ortamında hızlı bir şekilde uygulamaya alınabiliyor. EGH evrensel tutucunun devreye alımı ve programlanması sezgisel olarak 30 dakika içerisinde tamamlanabiliyor. IO-Bağlantı üzerinden kontrol, her bir parmak konumunun ayrı ayrı tanımlanmasını sağlarken, tutucunun durumunu her bir tutma işlemi için ayrı ayrı değerlendirebiliyor. Paralel kinematik ise tüm kurs boyunca sabit bir tutma kuvveti sağlıyor.

KraussMaffei, tüm ekstrüzyon teknolojilerini tek bir çatı altında topluyor

KraussMaffei Group teknolojik bilgi birikimini ve onlarca yıllık ekstrüzyon deneyimini birleştirerek kurumsal ekstrüzyon operasyonlarını tek bir yerde bir araya getiriyor. Bu stratejik yaklaşımın, müşteriler için önemli ürün faydaları, şirket için değerli sinerji etkileri, gelecek için yeni fırsatlar ve araştırma alanları ile sonuçlanması bekleniyor. Şu anda şirketin Hannover Laatzen’deki yeni yerinde inşa edilen tesisin dünyanın en modern ekstrüzyon Ar-Ge merkezlerinden biri olacağı vurgulanıyor. Yeni tesis, KraussMaffei’nin tarihindeki en büyük yatırım programının bir parçası olarak görülüyor. Tüm ekstrüzyon bölümünün taşınmasının ise 2022’nin ikinci yarısında yapılması planlanıyor.

KraussMaffei Yeni Makineler Bölümü Başkanı Dr. Volker Nilles “KraussMaffei’nin ekstrüzyon faaliyetlerini tek bir konumda toplamak, sektörümüzdeki mevcut ve gelecekteki zorluklara karşı doğru stratejik yanıttır. Çok çeşitli ekstrüzyon uygulamaları için Hannover’deki teknoloji merkezimizle ve özellikle 2022’de yeni tesisimize taşınmamızla uzmanlığımızı yeni bir seviyeye taşıyoruz. Ürün portföyümüz boru ve profil ekstrüzyonundan levha ve düz filme, kauçuk ve köpük ekstrüzyonundan birleştirme ve geri dönüşüme kadar neredeyse tüm ekstrüzyon teknolojilerini kapsıyor ve bunu 20 yılı aşkın süredir yapmaktayız. Tüm bu farklı teknolojiler tek bir yerde bir araya getirilecek” diye açıklıyor.

Etiketleme için küçük bir robot yeterli

Otomotiv sektörüne özel olarak kurulan robotik etiketleme sistemleriyle hatlarda yavaşlama ve durmalar engelleniyor.

Robotik etiketleme sistemine geçiş yapan otomotiv firmalarının en büyük kazanımları etiket - stok maliyetlerinde sağlanan tasarruflar ve kalitede standardı yakalamak oluyor. Robotik etiketleme ile; yürüyen bant üzerinde ürünün yavaşlamasına gerek olmadan etiketlerin doğru pozisyonlarda yapıştırılması, esnek üretim ve sıfır etiketleme hatası avantajları sağlanıyor.

Zaman ve işçilik verimliliklerinin dışında kalitede standardı yakalamanın en büyük avantajlardan biri olduğu üretim süreçlerinde firmalar küçük bir robotla birlikte bile sistemlerini otomatize hale getirebiliyor.

Kaynak, iç lojistik, boyama ve etiketleme gibi daha birçok fonksiyon entegre sistemlerinin yer aldığı otomotiv sektöründe robotik etiketleme ile esneklik ve kalite standardı yakalanıyor. 

İki ve çok eksenli çalışabilen robotlarla farklı yüzeylerin farklı noktalarına etiketleme yapılmasının yanı sıra yürüyen bant üzerinde ürünün durdurulması gerekmeden etiketleme mümkün oluyor. Böylelikle hatlarda yavaşlama ve durmalar engelleniyor. Bu durumda robotik etiketleme ile zaman ve işçilikte verimlilik sağlanıyor. 

50 yılı aşkın bir süredir Türkiye pazarında hizmet veren Novexx Solutions otomotiv sektöründeki firmalara özel geliştirdiği projelerle etiketleme konusunda çözüm ortağı oluyor.

Üretimde optimum düzeyde otomasyon çözümü

FANUC DR-3iB/8L Delta Robotu hızıyla üretime yön veriyor

Dünya genelinde 650 bini aşkın endüstriyel robot ve 25 milyonun üzerinde toplam ürün kurulumuyla sektörün önemli üreticilerinden olan FANUC, DR-3iB/8L Delta Robotu ile optimum düzeyde otomasyon çözümü sunuyor. Birbirine 120 derece açı ile konumlandırılmış 3 ana mafsala sahip olan 4 eksenli DR-3iB/8L, esnek hareket kabiliyeti ve yüksek hızıyla paketleme, dizme, toplama, sınıflandırma, sıralama, ayırma gibi proseslerde kullanılıyor. Yüksek ivmelenmeye sahip model, bir hat üzerinde ihtiyaç olan robot sayısını minimize ederek kullanıcısına önemli ölçüde tasarruf sağlıyor. 

Kısıtlı alanlarda minimum seviyede yer kaplıyor

İlaç, gıda ve elektronik sanayisi, tıbbi uygulamalar gibi birçok farklı alanda tercih edilen DR-3iB/8L Delta Robotu’nun maksimum 8 kg taşıma kapasitesi bulunuyor. Maksimum lineer çalışma hızı ise 10.000 mm/sn olan ve çok yönlülüğü yüksek seviyeye çıkarmak için özel tasarlanan ürünün çalışma alanı yatayda 1.600 mm, dikeyde 500 mm olarak öne çıkıyor. Robotun kurulumu, üretim hattının üzerine monte edildiği için kısıtlı alanlara sahip fabrikalarda rahatlıkla kullanılabiliyor.  

Robotun 0,2 kgm2’lik yüksek bilek ataleti ve +/-0,03 mm’lik tekrarlanabilirlik özelliği, büyük parçaların taşınmasını ve çoklu ped tutucuların kullanımını destekliyor. Hizmet verecek ortamın özelliklerine göre ürünün dış yüzeyi boyalı veya kaplamalı olarak tercih edilebiliyor. 

DR-3iB/8L Delta Robotu’ndaki kaplamalı varyant, boyanın yiyeceklere dökülmesi riskini engelliyor. Gıda sınıfı yağlama ile donatılan robot, asit ve alkali temizleyiciler ile dezenfektanlara karşı üst düzey dayanıklılık sunuyor.

Tederic yeni NEO makine serisini piyasaya sürüyor

Tederic Machinery Co., Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenen Chinaplas 2021’de tamamen yeni premium enjeksiyon kalıplama makinelerinin lansmanını yaptı.

NEO serisi Tederic ekibi ve dünyanın dört bir yanından bir grup üst düzey tasarımcı tarafından ortaklaşa oluşturuldu ve şirket mühendislik deneyimini Avrupa’nın önde gelen tasarım bilgisi ile bir araya getirdi. Endüstriyel stil kombinasyonu, gelişmiş elektro-mekanik tasarım ve marka bileşenlerinin birleşimi, yüksek performans ve kullanıcı deneyimine sahip bir makineyle sonuçlandı.

Tüm makinelerde 12 inç, 15 inç ve 21 inç dokunmatik ekran konfigürasyonları seçeneğiyle gelişmiş bir Keba kontrolü bulunuyor. Kontrolörler OPC, UA ve Modbus veri protokolleri için destek sunuyor ve çeşitli özel proses gereksinimlerini karşılamak için ücretsiz programlama özelliklerini barındırıyor.

Yeni nesil servo pompalar, sistemi ultra yüksek tepki hızlarıyla çalıştırabiliyor (maks. basınca 28 ms’de ulaşılabilir) ve geleneksel hidrolik sistemlere kıyasla %30 ila %80 enerji tüketimi tasarrufu sağlayabiliyor.

Makine koruması, yeni Tederic markasıyla uyumlu olacak şekilde ve estetik açıdan hoş bir görünümün yanı sıra güvenli, pratik ve kullanıcı dostu olacak şekilde tamamen yeniden tasarlandı. Tüm makineler, Tederic’in satıldığı çeşitli uluslararası pazarlardaki yerel güvenlik standartlarına uygun şekilde yapılandırıldı.

Fuarda NEO-T, NEO-E, NEO-Ec, NEO-H, NEO-Mv ve NEO-Ms olmak üzere altı yeni üretim hattı tanıtıldı.

Yeni üretim hatlarından NEO-E’nin özellikleri

55t ila 460 ton aralığında tamamen elektrikli makinelerin özellikleri arasında daha geniş kolon aralığı, levha kılavuzu için NSK lineer rulman, standart 15 inç dokunmatik ekran, en yeni nesil motorlar ve DC Bus teknolojisine sahip sürücüler bulunuyor. 500 mm/sn’ye kadar enjeksiyon hızları, <1 bar’a kadar basınç doğruluğu, mükemmel düşük hız kontrolü ile mevcuttur. Hassas teknik, tıbbi ve yüksek hacimli ince cidar uygulamaları için idealdir.

Tetra Pak’tan sürülebilir peynir ürünleri için uçtan uça çözümler

Gıda işleme ve paketleme çözümleri şirketi Tetra Pak, sürülebilir peynir teknolojisi konusundaki uzmanlığıyla üreticilere son derece esnek ve maliyet avantajlı bir süreç sunuyor. Çok sayıda farklı tarif ve kapasite ile üretim yapabilen yüksek esneklik düzeyine sahip işleme hatlarında, gelişmiş karıştırma ve UHT teknolojileri kullanan marka, yenilikçi ve amaca uygun ambalajlama olanakları ile tüketicilere kullanım kolaylığı sağlarken üreticilerin de dağıtım ve depolama maliyetlerinin azaltılmasına yardımcı oluyor. 

Aseptik ambalajlarla, ürünlerin tazeliğinin ve kalitesinin soğutma olmadan korunabilmesini sağlayarak yüksek düzeyde gıda güvenliği ve kalitesi sunan Tetra Pak aynı zamanda, büyük oranda yenilenebilir kaynaklar kullanarak ürettiği ambalajlarla, üreticilerin sürdürülebilirlik vaatlerini yerine getirebilmelerine de katkı sağlıyor.

Sürülebilir peynir ürünleri yıllık yaklaşık 2,2 milyar kilogramlık bir pazara sahip

Dünya genelinde ev dışı tüketimde meydana gelen artış, sağlıklı, pratik ve uygun fiyatlı atıştırmalık ürünlere olan ihtiyacın artmasına yol açıyor. Taze lezzetlerin yanı sıra ağızda cazip bir his bırakan yeni çeşit ve aromalara yönelik artan tüketici talebinin yanı sıra tüketicilerin temiz etiket, sağlıklı ürün ve sürdürülebilir üretim konularına verdikleri önem de giderek artıyor. Bunun sonucunda, gıda üreticileri üretim sırasında gıda ve bileşen israfını engellemeyi ve enerji tasarrufunu iyileştirerek karbon ayak izlerini azaltmayı öncelik haline getiriyorlar. 

Geleceğin otomasyonu için Schunk’tan inovatif çözümler

Schunk Türkiye, 5 yıl içinde mevcut organizasyonunu en az iki katına çıkarmayı ve genel merkez içindeki payını ise 10 yıl içinde yaklaşık yüzde 65 artırmayı hedefliyor.

1945 yılında Friedrich Schunk tarafından bir aile şirketi olarak kurulan Schunk, robotlu otomasyon ekipmanları, CNC tezgâh iş parçası bağlama sistemleri ve takım tutucuları alanında faaliyet gösteriyor. Almanya Stuttgart merkezli bir şirket olarak dünya çapında 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren Schunk’un 9 fabrikada ve 35 ülke şirketinde 3 bin 500'den fazla çalışanı bulunuyor. 2007 yılında Türkiye pazarına giriş yapan şirketin, her yıl ortalama yüzde 30 büyüme sağladığı belirtiliyor. Schunk Türkiye, gösterdiği bu başarıdan dolayı Schunk global tarafından 2015 yılında Ortadoğu’nun merkez üssü seçildi. Önümüzdeki dönemde Türkiye organizasyonunu daha da büyüterek çok daha fazla şirkete inovatif ürün ve çözümleriyle katma değer katabilmeyi amaçlayan Schunk Türkiye, 5 yıl içinde mevcut organizasyonunu en az iki katına çıkarmayı ve genel merkez içindeki payını ise 10 yıl içinde yaklaşık yüzde 65 artırmayı hedefliyor.

Otomotiv yan sanayisi başta olmak üzere havacılık, savunma sanayi, plastik gibi çok sayıda sektöre çözüm sunan Schunk’un “takım tutucu ve iş parçası bağlama sistemleri” ve “otomasyon’’ olmak üzere iki ayrı ana faaliyet alanı bulunuyor. Takım tutucu ve iş parçası bağlama sistemlerinde; takım tutucular, torna aynaları, ayna çeneleri, sabit iş parçası bağlama sistemleri, çabuk palet değiştirme sistemleri, manyetik tablalar, manyetik kaldıraçlar ve özel hidrolik genleşme teknolojisi ürünleri yer alıyor. Otomasyon sistemlerinde ise robot elleri, tutucular (gripperlar), döner modüller, lineer eksenler, robot aksesuarları, modüler montaj teknolojisi ve modüler robotik ürünler mevcut.

Dünya genelinde robot şirketlerine en yüksek oranda gripper satışı gerçekleştiren şirket olarak dikkat çeken Schunk, Türkiye pazarında ise otomatik takım değiştiricinin adet bazında en çok kullanıldığı marka konumunda. Talaşlı imalat alanında da manyetik tabla ve hidrolik takım tutucuda pazar lideri olan Schunk; akıllı gripperlar, çapak alma, zımparalama ve taşlama uygulamaları için kullanılan robotik tesviye ekipmanlar, plug&play ve adheso tutucuları kategorileri altında pek çok inovatif ürün ve çözümler sunuyor. 

Schunk’tan her uygulama için ideal çözümler

Schunk’un ürün grubunda yer alan akıllı gripperlar; gripper çenelerinin pozisyon, hız ve kuvvet kontrolünü sağlıyor ve bu ürünler Profinet, EtherCat, Profibus ve CAN haberleşme ara yüzleriyle çalışıyor. Bu teknoloji; entegre motor ve kontrol teknolojisiyle Schunk tutucularının uzun ömürlü, güçlü ve yüksek hassasiyetli yapısının bir araya gelmesiyle oluşturuldu. Çapak alma, zımparalama ve taşlama uygulamaları için kullanılan robotik tesviye ekipmanları ise birçok sektörde zor, kirli ve insan sağlığını tehdit eden uygulamalar olduğu için robotlu çözümlere daha hızlı entegre edilebilir durumda. Bu ürünlerin Türkiye pazarındaki potansiyeli ise oldukça yüksek.

Aynı zamanda plug&play ürün grubunun dünyadaki ilk üreticisi olan Schunk; tutucudan takım değiştirmeye, kuvvet tork ölçümü yapan sensörlerden kolaboratif ve hafif robotlara kadar geniş bir yelpazede ürünler sunuyor. Bu ürün grubundaki özel olarak ayarlanmış mekanik ara yüzler ve adaptörler, tüm modüllerin bir araya gelmesini ve değiştirilmesini kısa zaman içinde mümkün kılıyor. Bu sayede otomasyona yeni başlayanlar için uygun hale geldiği gibi metal işleme, otomotiv, elektronik ve benzeri birçok sektördeki profesyonellere hitap ediyor. Adheso tutucuları ise temiz çalışma ortamlarında, pürüzsüz ve düzgün yüzeye sahip parçaların üzerinde kalıcı gerilim bırakmadan ve enerji verimliliği sağlayarak taşınmasını sağlıyor. Bu ürün; çoğunlukla elektronik, gıda, medikal ve tekstil sektörlerinde tercih ediliyor.  

SCHUNK

Merkezi plastik hammadde taşıma ve besleme sistemleri

Günümüz Türkiye’sinde hammaddeden maksimum tasarruf sağlamak şarttır. Çünkü hammadde fiyatlarının ciddi artışı hammaddenin en efektif ve tasarruflu şekilde kullanılmasına yol açmıştır. Bu vesile ile merkezi besleme otomasyonu sayesinde hammaddeden kayıpsız şekilde üretim yapılabilir. Yapılacak olan yatırım da çok kısa bir sürede kendini amorti etmiş olacaktır.

Avantajları

  • Optimum seviyede alan kullanımı
  • Karışıklık tehlikesi olmadan merkezi malzeme yönetimi
  • Daha az personel ile maliyet tasarrufu
  • Makine ve boru hatlarında malzeme kalmaması sebebiyle temiz ve sorunsuz üretim
  • Kısa amortisman süresi
  • Kurutma ve merkezi mikserlerin kolay entegrasyonu
  • Merkezi hammadde kontrol sistemi
  • Kesintisiz üretim
  • Modüler yapı sayesinde sistemin genişletilebilmesi mümkün

Masterbatch Otomasyonu

Üretimlerimize renk katan masterbatchi de en verimli şekilde kullanmalıyız. Masterbatch fiyatları hammadde fiyatlarının da üstünde bir maliyete sahip olduğu için her masterbatch tanesini en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Günümüz teknolojisinde el ile karıştırma yöntemi veya mobil mikserler hala kullanılmakta fakat verimi oldukça düşük seviyelerde çözüm sunmaktadır. Bunun yerine volümetrik (hacimsel) veya daha hassas üretim için gravimetrik (kütlesel) dozajlama sistemleri kullanılmaktadır. Bu sayede üretimde kullanılan her masterbatch granül tanesini en verimli şekilde kullanıp üretimin maliyetini ciddi şekilde azaltmak mümkün olabilir.

Aksoy Plastik ve Makine

Sergen Sarıdikmen

Satış Müdürü

Universal Robots, Siemens Mühendislik Portalı için arayüz geliştiriyor

Universal Robots, cobot’ların yaygınlaşması ve zorlu üretim süreçlerinde kullanımının kolaylaşması için dünyanın önde gelen otomasyon platformlarından Siemens TIA (Tamamen Entegre Otomasyon) portalı ile iş birliği yaptı. Bütüncül TIA Portalı mühendislik sistemi, kullanıcıların kapsamlı üretim otomasyon projelerini planlamalarına yardımcı olacak. Universal Robots, cobot’larını karmaşık makinelere ve üretim hatlarına Siemens TIA (Tamamen Entegre Otomasyon) portalı ile entegre edecek. Cobot’lar, 2021 yılsonunda tamamlanması planlanan yorumlamalı ara yüzüyle Siemens’in TIA ortamında Simatic Robot Kütüphanesi’nin bir parçası haline gelecek. Böylece makinelerle cobot entegrasyonu daha da kolaylaşacak.

Cobot teknolojisinden faydalanacak firma sayısı önemli ölçüde artacak

Siemens, Kasım 2020’de bu uygulamaya ek olarak Simatic Robot Kütüphanesi’ni tanıttı: Kapsamlı ‘robot kütüphanesi’ kullanıcıların cobot’larını doğrudan TIA programı içerisinde birleşik bir kullanıcı arayüzü üzerinden programlamasına ve planlamasına izin verecek. Universal Robots’un cobot’larını da dâhil edeceği kütüphane sayesinde cobot teknolojisinden faydalanacak firma sayısının önemli ölçüde artması bekleniyor. Tüm sektörlerden kullanıcılar cobot’larını tüm tesis mühendisliği çözümlerinde kullanabilecek.

Cobot’ların karmaşık üretim hatlarına entegresi hızlanacak

“Cobot’larımız her zaman sezgisel hareketleriyle bilinir” diyen Universal Robots OEM Direktörü Bernd Meier, “Cobot’larımızın TIA entegrasyonundan makine ve fabrika mühendislerinin yanı sıra geniş üretim tesislerine sahip imalatçılar da yararlanabilecek. Yeni arayüz sayesinde, cobot’larımız işlevsel çeşitlilik, hassasiyet ve tekrar edilebilirlik özelliklerini karmaşık üretim hatlarında kullanabilecek ve böylece, dijital planlamadan entegre mühendisliğe ve operasyonlara kadar dijital otomasyondan tam anlamıyla faydalanabilecek. Simatic Robot Kütüphanesi entegresiyle de cobot’ların, TIA portalına uyumu sayesinde karmaşık üretim hatlarına entegresi ve buralarda kullanılma süreci daha da hızlanacak. Kütüphane aynı zamanda cobot’ların EDGE data analizleri ya da bulut hizmetleri gibi teknolojilerle birleştirilmesini ve tesis şartlarının izlenmesi sürecine dahil edilmelerini de kolaylaştıracak” diye konuştu.

Geleceğe yönelik çözümler sunacağız

Siemens Digital Industries Pazarlama Direktörü Tobias Fengel ise iş birliğiyle ilgili şunları söyledi, “Yeni Simatic Robot Kütüphanemizin ilk dönemlerinde yeni ortağımız Universal Robots’a hoş geldiniz demek istiyorum. Cobot sektör lideri Universal Robots ile çok yakında müşterilerimize geleceğe yönelik çözümler sunacağız ve bundan memnuniyet duyuyoruz.”

Cobot’lar büyük üretim hatlarında bağımsız olarak kullanılabilecek 

TIA portalının entegre tasarımı sayesinde kullanıcılar, cobot’larını büyük üretim hatlarında bağımsız olarak kullanabilecek ve cobot’ların yörünge oluşturma fonksiyonlarını öğrenebilecek. Yeni kapsamlı kütüphane sayesinde programlama örneklerini indirerek, cobot’larını kontrol etmek için kullanabilecek.

Universal Robots

Ripack Isı Tabancalarından 3 önemli yenilik!

Ripack, 2021 yılına iki yeni modeli Ripack 2500 ve Ripack 2100 ile giriş yaptı. Amiral gemisi Ripack 3000 modelinin de gücünü, fonksiyonel eklentiler ile daha da üst seviyeye taşıyan Fransız Ripack, her üç ürünü 2021 yılının ilk çeyreğinde endüstriyel pazarın kullanımına sundu.

1970'lerde, palet üzerine dizilmiş ürünlerin ısıyla büzülebilir plastik bir örtü ile kaplanması fikri ortaya çıktı ve bu düşünce ile yükü stabilize etmek ve onu kötü hava koşullarından ve hırsızlıktan korumak için çalışmalar başladı.

Birkaç yıl sonra Ripack, shrink tabancalarının tasarımına ve üretimine başlayan ilk şirketlerden biriydi. Shrink Isı Tabancası olarak da bilinen Ripack araçları, yüksek güvenlik düzeyi ve verimliliği vurgulayan ekipmanlar olarak pazarda yerini aldı.

Bugün, mevcut Ripack shrink tabancaları yelpazesi endüstriyel pazarın tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek niteliklerde sunulmakta. Standart bir euro paleti 1,5-2 dakika gibi kısa bir sürede shrink ambalajlayabilen Ripack Isı Tabancaları, başta güvenlik, aynı zamanda güvenilirlik gereksinimlerine göre operatörü yanma riskine karşı koruyan patentli "soğuk nozul" teknolojisi ile öne çıkıyor. Geleneksel bir tabancayla ulaşılması zor olan yükseklikler için uzatma boruları, kısa, sert alev teknolojisi, Ripack 3000'de 360° dönen başlığın çıkarılabilir olması, piezo ateşleyicinin 15 saniye gibi kısa bir sürede değiştirilebilmesi, opsiyonel tüp taşıma arabası gibi özellikler Ripack Shrink Isı Tabancalarının piyasadaki çok yönlü ekipman ve geniş bir ayarlanabilir güç aralığında olduğunu teyit eder nitelikte.

Park Endüstriyel Ürünler

Endüstriyel ambalajlama makinelerinde, bir araya getirme sanatı

1985 yılında kurulan Keramik Makina, 2012 yılından beri aileden tek temsilci olarak Cem Büyükçıngıl’ın yönetiminde tamamen profesyonel ve uzman bir ekip ile Ambalajlama ve Paketleme sektöründe global bir marka olma yolunda büyük bir hızla ilerliyor.

Sektörlere özel paletleme ve paketleme çözümleri sunan şirket,

  • Sunta ve MDF sektörüne anahtar teslimi çemberleme ve streçleme hatları,
  • Taşyünü sektörüne 1300 mm x 3.600 mm ebatlarında 3.000mm yüksekliğe kadar levhaların tam otomatik istiflenmesi, paletsiz çemberlenmesi ve stretch hood hatları,
  • Gıda, madeni yağ, temizlik ürünleri ve kimya sektörüne teneke, şişe ve kutu istifleme, etiketleme ve streç sarma/ stretch hood hatları,
  • Çimento ve alçı sektörüne paletsiz paletleme ve paketleme hatlarını anahtar teslimi çözüm olarak tasarlayıp üretiyor.

FANUC SCARA SR-20iA modelini endüstriyle buluşturuyor

FANUC, SCARA robot ailesine yeni bir üye daha eklediğini duyurdu. 20 kg’a kadar taşıma kapasitesi sunan SR-20iA modelinin, 0,45 kgm2 bilek ataleti ve az yer kaplama özellikleriyle montaj, malzeme taşıma, toplama ve ambalajlama gibi geniş bir sektör yelpazesine fayda sağlayacağı belirtiliyor. 280 x 360 mm boyutlarına, 64 kg ağırlığa ve 1100 mm erişim mesafesine sahip model, hareket aralığı açısından maksimum verimlilik sunmayı hedefliyor. Yeni modelin yüksek taşıma kapasitesi ve bilek ataletinin kombinasyonu ile daha büyük parçaların montajlarını kolay hale getireceği ifade ediliyor.

FANUC’un bu zamana kadarki en dayanıklı SCARA robotu olan ve yüksek hızlı montaj ihtiyaçlarını kolayca karşılayacağı belirtilen SR-20iA, sunduğu 250 N azami bastırma kuvvetiyle son zamanlarda önemi artan güneş panelleri ve batarya grubu gibi uygulama alanları için ideal bir robot olarak ön plana çıkıyor.

Performanstan ödün vermeyen özelliklerinin yanı sıra uygun maliyeti de endüstriyle buluşturan SR-20iA modelinde, şirketin tüm robotlarında olduğu gibi son teknoloji FANUC yazılımı ve özellikleri bulunuyor.

FANUC SCARA SR-20iA modelinin diğer özellikleri ve avantajları 

•Sert ortam ve/veya temiz oda taleplerini karşılayabilmek için su geçirmez beyaz epoksi boyalı IP65 varyant sunulur.

•FANUC görüntü işleme aracı iRVision®, lojistik yazılımı iRPickTool®, konveyör takibi, çok çeşitli endüstriyel haberleşme ağları desteği, entegre güvenlik fonksiyonları (örneğin DCS) ve hemen hemen mevcut tüm robot yazılımı seçeneklerini destekleyen R-30iB Compact Plus Kontrolör ile donatılmıştır.

•Kolay robot kurulum ve programlama işlemleri için El Terminali ile veya El Terminali olmadan teslim edilebildiğinden FANUC tablet veya bilgisayarlarda kullanılabilen ve çeşitli tarayıcılarla (Safari, Chrome, Internet Explorer, vb.) erişim sağlanabilen iRProgrammer® programlama yazılımını sunar.

•FANUC’un fizibilite çalışmalarına yönelik RoboGuide® simülasyon yazılımı toplama veya ambalajlama projesini finansal risk almadan veya pahalı mekanik tasarımlar oluşturmadan verimlilik, erişim mesafesi ve robot dayanıklılığı açılarından önceden kontrol edebilmektedir.

FANUC

Sensör teknolojileri ve cobot’ların iş birliği

SICK ile online webinar düzenleyen Universal Robots, sensör teknolojisinin kolaboratif üretime sağladığı avantajlarını ele aldı.

Universal Robots, SICK ile gerçekleştirdiği “Sensör Teknolojileri ve Cobot’lar: Kolaboratif Üretim ve Güvenli Verimlilik” konulu webinarda; cobot’ların geleceğine yönelik önemli açıklamalarda bulundu. “TakÇalıştır ve Üretime Başla” konseptiyle üretimde kolaboratif esneklik sağlayan cobot’ların, sensör teknolojileriyle birlikte, üretimdeki tüm birimlerin birbirleriyle her an haberleşeceğini vurgulayan Gök, bu teknolojilerle üretimde verimlilik, güvenlik ve kalite artışının da yaşanacağını söyledi.

“Sektörlerin Endüstri 4.0’a geçişini hızlandırıyor”

Sensörlerle birlikte cobot’ların yetenek ve kabiliyetlerinin daha da artacağının altını çizen Universal Robots Türkiye&MEA Ülke Müdürü Kandan Özgür Gök, “SBOT Speed ve SBOT stop gibi SICK’in geliştirdiği sensör teknolojileri sayesinde cobot’lar algılama ve bir nevi görme yeteneği kazanıyor. Sensörlerle donatılan cobot’lar üretim hattında yer alan ürünlerin yerini tespit edebiliyor, çevrelerini algılayarak çalışıyor. Robot Vision PIM60 UR+ekipmanı cobot’lara kameralarla görüş ve algılama yeteneği veriyor. SBOT Speed ve SBOT stop UR+ sistemleri, cobot’un insanlarla güven içinde çalışmasına yardımcı olurken tüm bu sensörler, cobot’ların kullanım alanlarını yaygınlaştırırken aynı anda kalite ve güvenlik artışı sağlıyor. Ayrıca sektörlerin Endüstri 4.0 dönemine geçişini de sağlıyor” dedi.

Universal Robots 

Kozmetik ambalajda PCR? Hepsi bir teknoloji meselesi

Resim1: Test serisi için, şişeler saf PCR’den (solda) ve ayrıca içinde ve dışında işlenmemiş bir malzeme tabakası bulunan şişelerden yapılmıştır.Şişirme kalıplama uzmanı W.MÜLLER, ambalajda tüketim sonrası geri dönüştürmelerin (PCR) kullanımı için iki yöntemi test etti. İlk incelenen varyantta, Polikloropren kauçuk (PCR) katmanı iki yeni malzeme katmanı ile çevrilidir, ikinci varyantta iç kısım dâhili bir plazma kaplaması ile korunmuştur. Her iki varyant, saf PCR'den yapılmış içi boş gövdelere göre önemli ölçüde daha düşük migrasyon değerlerine sahipti.

W. MÜLLER, şişirme kalıplama prosesinde, içi boş nesnelerin üretiminde PCR kullanımı konusunda uzun yıllara dayanan deneyime sahiptir. 3 katmanlı koekstrüzyon sistemi olarak adlandırılan yapıda ReCo3 ile, içi ve dışı işlenmemiş bir katmanla çevrelenmiş bir PCR katmanından oluşan şişeler üretilebilir. Bu şekilde, işlenmemiş malzeme, işlem sırasında PCR ile değiştirilebilir ve yine de PCR’den istenmeyen göç azaltılabilir.

% 100 geri dönüştürülmüş 1 litre hacimli yuvarlak şişelerin göç (migrasyon) davranışının ReCo3 işlemiyle üretilenlerden ne kadar farklı olduğu yapılan bazı testler sonucunda ortaya kondu. İki sertifikalı PCR tipi seçildi ve bir şişe saf malzeme ve bir şişe dış tabakada normal işlenmemiş bir tabaka ile üretildi. SGS INSTITUT FRESENIUS, Taunusstein’da, küresel migrasyon (madde geçişleri) ve potansiyel olarak etkileşebilecek safsızlıklar, reaksiyon ve bozunma ürünleri (NIAS) için taramalar gibi çeşitli migrasyon testleri gerçekleştirildi. Küresel migrasyon, DIN EN 1186 2002-07’ye göre test edildi ve sonuçlar, her durumda 10 mg / dm2’lik (AB) 10/2011 sayılı yönetmeliğin yasal gerekliliğinin altındaydı.

Ancak W. MÜLLER, testlere dayanarak ReCo3 şişelerinin saf geri dönüştürülmüş şişelere kıyasla daha düşük bir küresel geçiş sergilediğini gösterebildi. Bu aynı NIAS testinde, geçiş konsantrasyonlarındaki önemli bir azalma ile de doğrulanmaktadır.

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı