Saturday, May 18th

Last updateWed, 15 May 2024 9am

Buradasınız: Home Teknoloji Haberler

Bakioğlu Holding’te 11. Gelişim Zirvesi Heyecanı…

Bakioğlu Holding’in 2013 yılından bu yana gerçekleştirdiği Gelişim Zirvesi bu yıl “Kendi Yolunu Aydınlatanlar” temasıyla, İzmir AOSB Atatürk Salonu’nda ve eş zamanlı canlı yayınla gerçekleşti.

Bakioğlu Holding Eğitim ve Organizasyonel Gelişim Müdürü Hande Işık’ın moderasyonunu gerçekleştirdiği zirvede, Bakioğlu Holding İnsan Değerleri ve Kurumsal Gelişim Grup Başkanı Özgür Güneri, Gelişim Zirvesinin 11 yıllık yolcuğunu aktarırken, Bakioğlu Holding İcra Kurulu Eş Başkanı Enver Bakioğlu, Bakioğlu Holding Grup Şirketleri’nin kuruluşundaki ilham verici hikayeleri aktararak köklü aile ve şirket tarihine ışık tuttu.

Bak Ambalaj Genel Müdürü Mehmet Emin Bozdağ, Bak Gravür Genel Müdürü Nedim Ahmet Genç ve Bareks Genel Müdürü Yiğitcan Çelikoğlu; moderasyonunu House of Human CEO’su Umut Ahmet Tarakçı’nın gerçekleştirdiği panelde, kariyer yolculuklarına ışık tutan konu başlıklarını Grup çalışanlarıyla paylaştı.

11. Gelişim Zirvesi’nde Bakioğlu Holding İnsan Değerleri ve Kurumsal Gelişim Başkanı Özgür Güneri, “Şirket akademimiz Bak Akademi ve Gelişim Seninle Baki alt markamız ile gelişmek&geliştirmek değerimize hizmet eden her türlü aracı, sistemlerimize dahil etmeye devam ediyoruz. Gelişim Zirvemiz de bu araçlardan birisi. Bu seneki Zirvede, kendi içimizden başarı hikayeleri dinleyerek ilham dolu ve keyifli bir zirveyi daha geride bırakmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” şeklinde paylaşımda bulundu. 

TOMRA, IFAT 2024’te yerini alıyor

Sensör tabanlı ayıklama teknolojilerinin global üreticisi TOMRA Recycling, en son teknoloji portföyü ile IFAT 2024'te (13-17 Mayıs, Münih, Almanya) kaynak geri kazanımındaki lider konumunu sergileyecek. 

IFAT 2024’te 'Kaynak Geri Kazanımını Dönüştürmek' temasıyla yer alacak TOMRA’nın uzmanları, şirketin kaynak devrimine liderlik etme konusundaki kararlılığını vurgulamak için B6.339/438 standında olacak. 

Sektörde gıdaya uygun ayıklamayı mümkün kılan en yeni, yapay zekâ destekli çözüm

Gıdayla temas eden geri dönüştürülmüş ambalaj atıklarına ve plastik malzemelere ilişkin AB mevzuatında yakında yapılacak değişiklikler doğrultusunda TOMRA, IFAT ziyaretçilerinin GAINnext™ teknolojisindeki en son gelişmelere büyük ilgi göstermesini bekliyor. TOMRA'nın yapay zekâ destekli derin öğrenme teknolojisine (AUTOSORT™ üniteleri için eklenti olarak sunulan) kesintisiz yatırımı sayesinde, artık PET, PP ve HDPE için %95'in üzerinde olağanüstü saflık seviyeleri ile gıdaya uygun plastikleri gıdaya uygun olmayan plastiklerden ayırmak mümkün oluyor. 

TOMRA, onlarca yıldır ayıklama performansını iyileştirmek için yapay zekâ teknolojisini kullanıyor ancak bu son çığır açan uygulama, aynı zamanda 2019'da atık ayıklama için ilk derin öğrenme teknolojisini de tanıtan TOMRA için sektörde başka bir ilki temsil ediyor. Derin öğrenme ve yapay zekânın bu en gelişmiş uygulamasıyla TOMRA, geri dönüşümün yapay zekâ destekli değişiminde öncü konumunu bir kez daha gösteriyor. 

IFAT'ta öne çıkacak diğer konular: Çapak ayıklamadan alüminyum alaşımı ayıklamaya

TOMRA standını ziyaret edenler, aynı zamanda şirketin yakın zamanda piyasaya sürdüğü plastik çapakların yüksek verimli saflaştırılmasına yönelik çözümü INNOSORT™ FLAKE hakkında da bilgi edinebilecek. Makine, polimer, renk ve şeffaflığa göre eş zamanlı olarak çapak ayıklamayı mümkün kılan gelişmiş özellikleri sayesinde, yüksek oranda kirlenmiş girdilerden bile rakipsiz çapak ayıklama performansı sağlıyor. Kasım 2023'te sunulan TOMRA'nın INNOSORT™ FLAKE çözümü, dünya çapındaki müşterilerin çok çeşitli atık akışlarından maksimum verimlilikle daha fazla geri dönüştürülebilir malzemeyi geri kazanmalarına yardımcı oluyor.

TOMRA'nın en yeni metal geri dönüşüm çözümleri hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için de TOMRA'nın metal uzmanları, şirketin AUTOSORT™ PULSE ünitesinin detaylarını aktarmak üzere fuarda bulunacak. Alüminyum alaşımlarının yüksek verimlilikte ayıklanması için tasarlanan AUTOSORT™ PULSE, dinamik lazer kaynaklı analiz spektroskopisi (LIBS) özelliğine sahip. Endüstri standartlarını yeniden tanımlayan bu çözüm, yüksek verimli yeşil alüminyum üretiminin yolunu açıyor. Yapay zekâ tabanlı nesneleri tekil algılama özelliği sayesinde, üst üste binen ve bitişik malzemeler bile verimliliği en üst düzeye çıkarmak için doğru bir şekilde ayrılabiliyor.

Proses ve malzeme akışını optimize etmek için dijital çözümler

TOMRA, ayıklama operasyonlarından elde edilen verilerin, tesis operatörlerinin minimum aksama süresi ve maksimum çıktı ile karlı bir iş yürütme arayışını kolaylaştırmada kritik bir rol oynadığının bilinciyle çözümler geliştiriyor. TOMRA uzmanları, IFAT 2024'te müşterilerinin süreç ve malzeme akışını optimize etmelerine yardımcı olan iki dijital çözümü de aktaracaklar: TOMRA Insight ve PolyPerception'ın atık analizörü.

TOMRA Insight, neredeyse canlı takip etme yoluyla ayıklama süreçlerinin veri odaklı optimizasyonuna olanak tanıyan bulut tabanlı bir veri izleme platformu. Kurulan eklenti sayesinde kritik ayıklama verilerine her yerden ve her zaman erişilebildiğinden operatörler, operasyonel sorunları ve gelecekteki bakım gereksinimlerini önceden tahmin ederek tüm ayıklama hattının kontrolünü sağlayabiliyor. 

TOMRA'nın, yapay zekâ tabanlı atık akışı izleme alanında öncü şirketlerinden PolyPerception'ın %25 hissesini satın almasının ardından, TOMRA müşterileri artık PolyPerception'ın gerçek zamanlı uçtan uca atık akışı izleme olanağından da yararlanabilecek. Atık analizi çözümü, ayıklama işlemi sırasında önemli noktalardaki verileri ölçerek izlenebilirlik ve şeffaflık sağlıyor. Ayıklama tesisi operatörleri, veriye dayalı kararları mümkün kılmak için ayıklanan akışların kalitesini ve kalan akıştaki iyi malzeme kaybını kesintisiz olarak değerlendirebiliyor. Teknoloji, aynı zamanda gıdaya uygun geri dönüşüm ve yerel mevzuatı düzenlemelerine uyumu sağlayabilen otomatik bir sistem olarak da işlev görüyor.

TOMRA standı, B6 salonunda

TOMRA Recycling Sorting Global Satış ve Pazarlama Müdürü Fabrizio Radice, fuar öncesinde yaptığı açıklamada; "TOMRA'da sektörümüzdeki pek çok oluşumun çözmeye çalıştığı şeyi başardık: PET, PP ve HDPE için gıdaya uygun plastikleri gıdaya uygun olmayan plastiklerden ayırmak. Yeni GAINnext™ uygulamamızı sunduğumuz için çok heyecanlıyız ve IFAT 2024, bu harika gelişmeleri paylaşmak için mükemmel bir platform. Mevcut ve potansiyel müşterilerimiz ile iş ortaklarımızı, gelişmiş çözümlerimizin tesis operatörlerinin ayıklama performanslarını yükseltmelerine, yeni gelir akışlarını keşfetmelerine ve kaynak geri kazanımını dönüştürmelerine yardımcı olabileceği birçok yolu vurgulayacağımız standımızda görebilmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz” diye belirtti. 

TOMRA Recycling, tüm IFAT katılımcılarını ayıklama zorluklarını görüşmek üzere TOMRA B6.339/438 numaralı standına davet ediyor.

Karbon ayak izini azaltmamanın ihracattaki yıllık maliyeti 3.3 milyar euro

Avrupa Birliği'nin iklim değişikliğiyle mücadele çerçevesinde karbon emisyonlarını azaltmak amacıyla getirdiği ‘Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması’ (SKDM), 2026’da tamamen hayata geçirilecek. Hazırlık ve geçiş sürecini kapsayan son 2 yılda emisyon ticaret sistemini kurması gereken Türkiye, sisteme entegre olamazsa ihracatta önemli sıkıntılar yaşayacak.

Türkiye’nin ilk sürdürülebilirlik yönetim şirketi Altensis’in Yönetici Ortağı Dr. Emre Ilıcalı, “ Karbon maliyetlerinin 2022 yılı düzeyinde kalması durumunda SKDM’nin Türkiye'nin AB-27'ye ihracatına olası etkisi, yıllık yaklaşık 3.3 milyar euro. Çimentodan tarıma kadar pek çok sektörü bir dizi önlem bekliyor” dedi.

Avrupa Birliği’nin (AB) iklim değişikliğiyle mücadele çabasını küresel düzeyde artırmak amacıyla karbon emisyonlarını azaltmak için getirdiği ‘Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması’ (SKDM), 2026 yılında tamamen hayata geçirilecek. Bu mekanizma ile AB içinde uygulanan Emisyon Ticaret Sistemi’ne eşdeğer bir karbon fiyatlandırmasının SKDM kapsamına giren ürünlerin ithalatı aşamasında da uygulanması, Türkiye’yi ihracatta önemli bir eşiği geçmeye hazırlıyor. 

Emisyon ticaret sistemi kurulup uyum sağlanmalı 

Yeşil binalar ve sürdürülebilirlik alanında danışmanlık veren Altensis’in Yönetici Ortağı Dr. Emre Ilıcalı, ülkemizin 2023 yılında başlayan hazırlık ve geçiş sürecini tamamlaması için sadece 2 yıl kaldığını, bu sürede emisyon ticaret sistemi kurması ve uyum sağlaması gerektiğini hatırlattı. 

Türkiye'nin SKDM sürecini sorunsuz atlatmak için herhangi bir mali yükümlülüğün söz konusu olmadığı bu dönemde gerekli olan önlemleri almasının elzem olduğuna dikkat çeken Ilıcalı, “Yapılan araştırmalar, karbon maliyetlerinin 2022 yılı düzeyinde kalması durumunda SKDM’nin Türkiye'nin AB-27'ye ihracatına olası etkisinin, yıllık yaklaşık 3.3 milyar euro olarak hesaplandığını gösteriyor. Bu durum, özellikle çimento, elektrik, diğer mineral ürünleri, tarım ve demir-çelik sektörlerinde ihracat gelirinde düşüş yaşanabileceğini bize gösteriyor” değerlendirmesini yaptı.

 

Döngüsel ekonominin ağırlık noktası: Atık Yönetimi

ÇEVKO Vakfı tarafından Küresel Isınma Kurultayı Komitesi iş birliğiyle düzenlenen "İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler" başlıklı çevrimiçi söyleşi gerçekleşti. Moderatörlüğünü Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak’ın gerçekleştirdiği etkinlikte, Anadolu Efes - Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi, İTÜ - Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdem Görgün, AB Komisyonu İklim Elçisi - Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi Seren Anaçoğlu ve ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer konuşmalarıyla yer aldı. 

ÇEVKO Vakfı Söyleşileri’nde gündem atık yönetimiydi. İklim kriziyle mücadele ve döngüsel ekonomiye geçişte en önemli uygulamaların başında gelen atık yönetimi konusuna dikkat çekmek istediklerini belirten ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer söyleşinin açılış konuşmasını yaptı.

“Belediyelerden atık yönetimine gerekli ilgiyi göstermelerini bekliyoruz”

İklim krizi ve sürdürülebilirliğin atıkların kaynağa, yani ham maddeye dönüştürülmesiyle yakından ilgili olduğunu belirten Mete İmer, “Ülke olarak dört-beş yıldır içecek ambalaj atıkları için zorunlu depozito sistemine geçmeye çalışıyoruz. Bizde tüketim sonrası atıkların yönetiminden ana sorumlu belediyeler. Son yıllarda ambalaj atıklarının belediyelerce kaynağında ayrı toplanıp geri dönüşüme sevk edilmesinde aksaklıklar yaşanıyor. İçecek dışı ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanıp geri dönüştürülmesi için Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu modelini savunuyoruz. Yerel seçimlere giderken önümüzdeki dönemde tüm belediyelerden atık yönetimine gerekli ilgiyi göstermelerini rica ve talep ediyoruz” şeklinde konuştu. 

Woojin Plaimm, dünyanın ilk çevrimiçi satış sistemini tanıttı

Enjeksiyon makine siparişinizi online hale getirin

Küresel enjeksiyon kalıplama makinesi tedarikçisi Woojin Plaimm, yenilikçi bir hamleyle, 1 Mart 2024'ten itibaren dünya çapındaki şubeleri aracılığıyla dünyanın ilk çevrimiçi satış sistemini tanıttı. Bu yenilikçi sistem, çeşitli kullanıcı hizmetleri sunarak müşteri rahatlığını artırmayı amaçlıyor. Kullanıcı dostu özellikleriyle sistem, kullanıcıların uygun makine fiyatlarına her yerde ve her zaman kolayca erişmesine olanak tanıyor.

Sistemin Temel Özellikleri:

- Hızlı Teklif Sistemi: Müşteriler artık ayrı oturum açmaya gerek kalmadan makine fiyat tahminlerini alabiliyor. Bu özellik, kullanıcıların çeşitli makinelerin fiyatlarını hızlı ve kolay bir şekilde kavramasını sağlıyor.

- Detaylı Fiyat Teklifi Sistemi: Kullanıcı kaydı gerektiren bu sistem, kullanıcıların paket seçeneklerini keşfetmesine olanak sağlıyor. Müşterilerin gereksinimlerine uygun seçenekleri seçmesine ve buna göre ayrıntılı teklifler almasına olanak tanıyor.

- Karşılaştırmalı Fiyatlandırma: Kullanıcılar aynı makinenin çeşitli modellerinin ayrıntılı özelliklerini ve fiyatlarını karşılaştırabilecekler. Bu özellik, müşterilerin çeşitli seçenekleri değerlendirmesine ve en uygun seçimleri yapmasına olanak tanıyor.

- Gerçek Zamanlı Sorular ve Destek: Kullanıcılar, olabilecek ek soruları için gerçek zamanlı cevaplar ve ayrıntılı fiyat teklifleri alabilecekler. Bu, müşterilerin gerekli bilgilere hızlı erişimini kolaylaştırıyor.

Woojin Plaimm, bu çevrimiçi satış sistemini uygulayarak müşterilerine gelişmiş hizmetler sunmayı ve onlara bilinçli satın alma kararlarını kolaylaştıracak bilgiler sağlamayı amaçlıyor. Bu girişim, makine endüstrisinde çevrimiçi satış sistemleri alanında ileriye doğru atılmış önemli bir adım anlamına geliyor.

https://woojinplaimm.com

CLPA güvenli haberleşme için gerekli alt yapıyı sunuyor

Karmaşık üretim süreçleri, büyük makineler ve yoğun insan etkileşiminin olduğu fabrikalarda güvenli haberleşme ve veri güvenliği öncelikli konuların başında geliyor. Özellikle de hassas verilerin korunması için birinci kriter olan doğru iletişim alt yapısının kurulması ve güvenlik protokollerinin uygulanması, işletmenin sürdürülebilirliğini ve rekabet gücünü de artırıyor. Bu noktada veri güvenliğini artırmak için devreye giren CLPA imzalı CC-Link IE Safety’nin güvenli haberleşme fonksiyonu, uluslararası standartlarda güvenlik alanı oluşturarak işletmelerin bu konudaki ihtiyaçlarını karşılıyor. 

Modern üretim çağında fabrikalarda üretilen ve işlenen veriler işletmenin en değerli varlıklarından biri olarak önemini koruyor. Üretim verileri, müşteri bilgileri, finansal bilgiler ve diğer hassas bilgilerin yetkisiz kişilerin erişimine karşı korunması her geçen gün daha da kritik hale geliyor. Bu aşamada verilerin güvenli bir şekilde aktarılması ve saklanması için güvenli haberleşme sistemlerini birinci basamak olarak gördüklerini ifade eden CLPA Türkiye Müdürü Önder Şenol; CC-Link IE Safety güvenli haberleşme protokolünün güçlü bir güvenlik duvarı oluşturarak verileri koruma altına aldığını vurguladı. 

Güvenlik standartlarını yükseltmek isteyen tesisler için ideal

CLPA’nın geliştirdiği endüstriyel haberleşme protokolü CC-Link IE’deki Safety fonksiyonunun güvenli haberleşme için gerekli alt yapıyı oluşturduğunu söyleyen Önder Şenol; “Güvenli haberleşme uygulamaları, işletmenin rekabet gücünü artırıyor ve pazarda güvenilir bir oyuncu olarak konumlanmasına yardımcı oluyor. CC-Link IE Safety ise güvenli kontrol, genel kontrol ve hareket kontrolü sisteminde bir arada kullanılabiliyor. Bu fonksiyon tüm CC-Link IE ağlarında yüksek hızda, kritik sorumluluğa sahip güvenli bir sistem oluşturulabiliyor. Uluslararası standartlarla uyumlu bu sistem, IEC 61508'de belirtilen SIL3 uyumu için gereksinimleri karşılıyor. CC-Link IE Safety, güvenilir veri aktarımı sağlayarak veri bütünlüğünün korunmasına ve bilgi kaybının önlenmesine katkı sağlıyor. Bu da tesislerde güvenlik açısından kritik öneme sahip olan acil durumlarda güvenilir iletişim sağlanmasında önemli rol oynuyor. Tüm bu nedenler göz önüne alınınca CC-Link IE Safety’nin endüstriyel otomasyon dünyasında güvenlik standartlarını yükseltmek isteyen tesisler için yerinde bir tercih olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.

Etiket Sanayicileri Derneği'nin yeni yönetim kurulu belirlendi

25 yıldır üstlendiği sorumluluk ile üyelerine ve sektöre fayda sağlayan Etiket Sanayicileri Derneği – ESD, 12. Olağan Genel Kurul Toplantısını 6 Mart 2024 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirdi. Genel Kurulda yapılan seçim sonucunda ESD’nin 2024-2027 dönemi Yönetim Kurulu belirlendi. Genel kurulda Yönetim Kurulu’nun yanı sıra ESD yönetiminde önemli rol üstlenen Denetim Kurulu, Sicil Kurulu ve derneğe uzun yıllar katkı ve değer sunmuş isimlerden oluşan Danışma Kurulu da belirlendi.

Etiket Sanayicileri Derneği’nin yeni başkanı Merve ERGENÇ şunları söyledi: “Geçmiş dönemlerde başarılı projelerin hayata geçmesini sağlayan, derneğimize büyük katkıları bulunan Sayın Aydın OKAY ve değerli kurullarımızdan devraldığımız bayrağı, 12. Dönem Yönetim Kurulu olarak daha ileriye taşımak adına büyük çaba sarf edeceğiz. Yeni dönemde devraldığımız projelerin sürdürülebilirliğini sağlarken,  hızla değişen dünya ile uyumlu şekilde yeni çalışmalarımızı da hayata geçireceğiz. Bu süreçte en büyük destekçimiz üyelerimiz ve sektör paydaşlarımız ile katma değer üretmeye devam edeceğiz. Ülkemize ve sektörümüze olan sorumluluğumuzla, geçmiş yönetim kurulunun tecrübeleri ışığında, deneyimlerimiz ve yenilikçi bakış açımızla tüm sektörün sesi olarak hep beraber çalışacağız. Sektörümüzü temsil eden, Türkiye’de tek ve köklü dernek olan ESD’yi bugünlere taşıyan geçmiş dönem başkanlarımıza ve yönetimlerine teşekkür ediyor, yeni dönem Yönetim Kurulu üyelerimize başarılar diliyorum.”

Başkan                       

Merve Ergenç - Reslan Etiket Baskı ve Ambalaj San. Tic. A.Ş.

Başkan Yardımcısı     

Murat Olcay  - Olcay Ambalaj A.Ş.

Genel Sekreter           

Zeynep Lakerta Gökçe  - Uze Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

Sayman                      

Ahmet Uzun – Dereli Graphic Matb. Malzemeleri San.  Tic. A.Ş.

Üye                            

Orhun Çapanoğlu – CCL Label Ambalaj A.Ş.

Üye                            

Murat Demir -  Sade Ofset Matb. Amb. San. Tic. Ltd. Şti.

Üye                            

Hakan Çiçek - SPS Etiket Baskı ve Amb. San. ve Tic. Ltd. Şti.

Üye                            

Doğa İpek – Jetron Makine San. ve Tic. A.Ş.

Üye                            

Selkut Engin – Heidelberg Grafik Ticaret Servis Ltd. Şti.

Üye                            

Fatih Güven – Sancak Etiket Matb. Amb. İnş. San. ve Tic. A.Ş.

Konica Minolta Türkiye’nin Avrasya Teknoloji Merkezi, yeni deneyimlere hazır

Şirket, günümüz ve geleceğin dünyasında iş akışlarını her geçen gün iyileştirmek ve verimliliğini arttırmak adına, tüm iş birimlerini tek bir noktadan yönetme stratejisi ile yeni kampüsünü genel merkez olarak konumlandırdı.

Konica Minolta Türkiye, teknoloji tabanlı esnek ve sürdürülebilir çözümlerle donatılmış daha uyumlu bir anlayıştan yola çıkarak, iş yerlerinin dijital dönüşümüne etki edecek bir yaklaşımla Konica Minolta Avrasya Teknoloji Merkezi kampüsünü hazır hale getirdi. İstanbul Ataşehir’de bulunan teknoloji merkezinin 17 Nisan Çarşamba günü gerçekleştirilen açılışına, teknoloji ve iş dünyasından konukların yanı sıra Konica Minolta İş Çözümleri Avrupa Başkanı Suhara Kiyotaka, Japonya İstanbul Konsolosluğu Ekonomi Bölümü Sorumlusu Konsolosu Machida Yutaka ve Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel katılım gösterdiler. İstanbul Ticaret Odası Başkan temsilcileri adına İdari İşler ve Satınalma Müdürü Dr. Şaban Eyüpoğlu ve Satınalma Birim Yöneticisi Ümit Koldemir de törene katılım gösterdi. 

Törenin ilk açılış konuşmasını gerçekleştiren Konica Minolta Türkiye Genel Müdürü Mustafa Yılmaz, sözlerine şöyle başladı; “Konica Minolta Türkiye olarak ülkemize çok büyük katkılar sağlamasını hedeflediğimiz Avrasya Teknoloji Merkezi’nin açılışını gerçekleştirmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu merkezi, tüm iş birimlerini tek bir noktadan yönetme stratejisi ile yeni deneyimler kazanmak adına genel merkez haline getirdik. 6.000 m2'lik kapalı alanda konumlanan bu alanın 2500 metrekarelik kısmının yalnızca müşteri deneyim merkezine ayrıldığı kampüste, 1 adet ışık ve renk ölçüm laboratuvarı, 3 adet showroom, 7 iş kolu, 50’den fazla marka, 100’den fazla yazılım, 300’den fazla da cihaz modeli bulunuyor. Geleceğin iş dünyasına yeni teknoloji merkezimizle birçok katkıda bulunacağız. Bugün bizlere eşlik eden sektör dernekleri başkanları ve bürokrasi temsilcilerimize de bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Avrasya Teknoloji Merkezi’nin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.” 

Türk ev ve mutfak eşyaları sektörü ABD pazarında büyümeyi hedefliyor

Ev gereçleri, mutfak gereçleri ve pişirme ekipmanları konularında sektörün önemli fuarlarından biri olan ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Şikago şehrinde düzenlenen The Inspired Home Show 2024 fuarının Türkiye milli katılım organizasyonu, bu yıl 18’inci defa İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ve İstanbul Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği ortaklığında gerçekleştirildi. 37 Türk firmasının katıldığı fuarda plastik, döküm, teflon, paslanmaz çelik, melamin, metal ve camdan mamul mutfak, banyo ve ev eşyaları tanıtıldı. Dünyanın çeşitli ülkelerinden yaklaşık 1.600 firmanın katılım sağladığı fuar, yaklaşık 30 bin kişi tarafından ziyaret edildi.

Fuara katılan İKMİB Yönetim Kurulu Üyesi Ali Küçük, T.C. Şikago Başkonsolosu Engin Türesin ve T.C. Şikago Ticaret Ataşesi Dr. Ahmet Samet Tekoğlu ile birlikte katılımcı firmaları ziyaret ederek başarı dileklerini iletti.

Adil Pelister: “ABD pazarında Türk ev ve mutfak eşyaları sektörümüzün büyümesini hedefliyoruz”

Türk ev ve mutfak eşyaları sektörünün ABD pazarında güçlü bir oyuncu haline gelmesi için fuarların büyük önem arz ettiğine dikkat çeken İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “İKMİB ve İDDMİB ortaklığında bu yıl 18’inci defa milli katılım organizasyonunu düzenlediğimiz, ev ve mutfak eşyaları sektöründe ABD’nin en önemli fuarları arasında olan The Inspired Home Show (IHS) 2024 fuarına 37 firmamız ile katılım sağladık. Sektörün ABD’ye ihracatı 2023 yılında 223,7 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2022 yılına göre yüzde 13,36’lık bir gerileme söz konusu. ABD’ye yapılan plastikten mamul sofra, mutfak ve ev eşyaları ihracatı 2023 yılında 26,9 milyon dolar olarak gerçekleşirken, 2024 yılı iki aylık dönemde ise yüzde 13,38 artışla 5,8 milyon dolar oldu. Ev ve mutfak eşyaları sektörünün dış ticaret rakamlarına baktığımızda, 2022 yılında dünyada 212,5 milyar dolar tutarında ithalat yapılırken ABD’nin 59,1 milyar dolar tutarında ithalat gerçekleştirerek dünya ithalatından aldığı yüzde 27,8’lik pay ile ilgili sektörde dünyanın en fazla ithalat gerçekleştiren ülkesi olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bizim için büyük bir potansiyel sunan ABD pazarında Türk ev ve mutfak eşyaları sektörümüzün büyümesini hedefliyoruz. Türk firmalarımızın geniş ürün yelpazesiyle Amerikan pazarında yer edinmeleri için fuar katılımları önemli. Firmalarımız bu tarz fuarlara katılarak ürünlerini sergileme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektördeki güncel gelişmeleri yakından takip etme fırsatı buluyor. Bizler de bu yönde faaliyetlerimizi artırarak ihracatçı firmalarımızı desteklemeye devam edeceğiz. İhracatçılarımızın İKMİB sosyal medya hesaplarından yapacağımız faaliyetlerin duyurularını takip ederek, faaliyetlerimize katılmalarını öneriyoruz” dedi.

Depart, yeni işbirlikleri ile ürün yelpazesini genişletmeye devam ediyor

Depart’ın paketleme sistemleri üzerine çalışan birimi Depart Paketleme Çözümleri; paketleme ihtiyacı olan tüm sektörlere hizmet vererek paketleme alanında da müşteri memnuniyetini ön planda tutuyor.

Depart’ın yeni iş ortağı Dolzan Packaging; granül, toz ve sıvı ürünlerin farklı şekil ve boyutlardaki ambalajlarda paketlenmesini sağlayan otomatik paketleme makineleri ve yarı otomatik dozajlama makinelerinden oluşan geniş bir ürün yelpazesine sahip. Altmış yılı aşkın geçmişinde biriktirdiği deneyim, gıda ve gıda dışı ürünlerin paketleme sistemlerinde öne çıkmasını sağlıyor. 

Depart Genel Müdürü Cengiz Tiryakioğlu, anlaşmaya dair yaptığı açıklamada yaptıkları iş birliklerinde oldukça seçici davrandıklarını belirterek anlaşma detaylarına değindi: “İtalya’nın güvenilir, deneyimli ve önde gelen firmalarından Dolzan Packaging ile bir işbirliği anlaşması imzaladık. Bu bizim paketleme makineleri alanındaki beşinci çözüm ortaklığı anlaşmamız oldu. Depart Paketleme Çözümleri beklediğimizden çok daha hızlı ivme aldı. Dünya çapında aldığımız talepleri en uygun makine sistemleri ile karşılamaya aynı hızda devam edeceğiz. Şimdiden; şrinkleme makineleri, vakum makineleri, tesis ve üretime özel dikey ve yatay flowpack paketleme makineleri, palet boşaltıcılar, karton kutulama makineleri, kolileme makineleri, paletleyiciler, robot üniteleri, taşıma sistemleri, otomatik koli kapatıcılar, paletleyiciler, streç sarıcılar ve daha birçok çözümü sunuyoruz. Paketleme alanında artık adımızı duyurduk. Şimdi sıra tüm paketleme ihtiyaçları için ürün yelpazemizi daha da genişletmekte.”

Dolzan Packaging makinelerinin de satış ve pazarlama faaliyetlerini birçok ülkede yönetecek olan Depart Paketleme Çözümleri, dünya çapındaki dağıtım ağı, satış sonrası hizmetleri ve müşteri memnuniyeti odağıyla paketleme sistemleri kullanan tüm sektörlerin ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor.

Kimya sektörünün Mart ihracatı 3 milyar doları aştı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin ihracatı Mart ayında geçen yıl aynı döneme göre yüzde 4,1 azalışla 22,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Kimya sektörü ise 3 milyar dolardan fazla ihracat gerçekleştirerek Mart ayında en çok ihracat yapan ikinci sektör oldu. Mart ayında genel ihracatta gerileme olurken kimya sektörü ihracatını yüzde 5,6 artırmayı başardı.

Kimya sektörünün Mart ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Mart ayında kimya sektörümüz geçen yıl aynı aya göre yüzde 5,6 artışla 3 milyar doları aşan ihracat gerçekleştirdi ve ülkemiz ihracatından yüzde 13,5 pay alarak ikinci sektör oldu. Genel ihracatta Mart ayında gerileme olurken kimya sektörümüzün pozitif tarafta kalması ve performansını artırması memnuniyet verici. İlk çeyrek rakamlarına baktığımızda ise ihracatımızın 8 milyar doları aştığını görüyoruz. Bu dönemde sektör ihracatımız yüzde 7,7 büyüdü. Mart ayında en çok ihracat yapılan alt sektörlerimizde ilk üçte mineral yakıtlar, yağlar ve ürünler, plastikler ve mamulleri ile anorganik kimyasallar yer aldı. En çok ihracat yapılan ülkeler sıralamasında ise Hollanda, Romanya ve İtalya ilk üçte yer aldı. İKMİB olarak faaliyetlerimize yoğun bir şekilde devam ediyoruz. Artık seçim belirsizliğinin ortadan kalkması ile birlikte ekonomi ve ihracata daha fazla ağırlık verileceğini öngörüyoruz. Her ay bu ihracat artışını sürdürebilmek için daha fazla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Mart ayında en çok “mineral yakıtlar ve ürünler” ihracatı gerçekleştirildi

Mart ayında kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında mineral yakıtlar ve ürünler ihracatı, 1 milyar 82 milyon 391 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 811 milyon 326 bin dolarlık ihracatla plastikler ve mamulleri yer alırken, anorganik kimyasallar ihracatı 232 milyon 274 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. ‘Anorganik kimyasallar’ı takiben ilk onda yer alan diğer sektörler ise; ‘uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun’, ‘kauçuk, kauçuk eşya’, ‘eczacılık ürünleri’, ‘boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları’, ‘muhtelif kimyasal maddeler’, ‘yıkama müstahzarları’ ve ‘organik kimyasallar’ oldu. 

Hollanda, Mart ayında en çok ihracat yapılan ülke oldu

Mart ayında en çok ihracat yapılan ilk on ülke Hollanda, Romanya, İtalya, Mısır, İspanya, Rusya, ABD, Almanya, Belçika ve Irak oldu. Mart ayında ilk 10 ülke arasında en çok artış yüzde 275,52 ile Romanya’da oldu.

BYCHEM, yeni TPU ürünlerini tanıtacak

Şirket, 23-25 Nisan 2024 tarihleri arasında Hollanda'nın Maastricht şehrinde gerçekleşecek olan, küresel poliüretan endüstrisinin önemli uluslararası buluşmalarından biri olan UTECH Europe Fuarı’nda yerini alacak.

80 yılı aşkın deneyime sahip ve 120 ülkeye yayılan küresel operasyonlarıyla petrokimya sektöründe faaliyet gösteren BAYEGAN’ın iştiraki BYCHEM, 2019 yılından bu yana plastifiyan üretim faaliyetleri gerçekleştiriyor; ürün portföyünü genişletirken yenilikçi, doğa temelli çözümler geliştirme misyonunu da sürdürüyor.

Farklı endüstrilere ve uygulamalara yönelik BYFLEXX Termoplastik Poliüretanlar, TPU Yapıştırıcılar, E-TPU ve Polyester Poliol içeren yeni seri ürünlerini tanıtmak üzere uluslararası çaptaki UTECH Europe Fuarı’na katılacak olan şirket, müşteri ihtiyaçlarına özel çözümleriyle öne çıkıyor.

Orta Doğu, Avrupa ve Türkiye'de önde gelen DOTP üreticilerinden biri olan BYCHEM, yeni girişimiyle yerel ve ihracat pazarlarını hedeflerken, Gebze’deki Gebkim Organize Sanayi Bölgesi'nde 35.000 metrekarelik alana kurulu yeni tesisinde Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını odağına alarak uluslararası kabul görmüş yönetim ve kalite sistemlerini benimsiyor; global ve sektöre özel standartlara uygun olarak faaliyet gösteriyor. Ar-Ge, endüstri-akademi iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan disiplinlerarası bir yaklaşımla yeşil teknolojilere ve doğa temelli çözümlere odaklanıyor. Ar-Ge faaliyetleri, müşteri taleplerini etkili bir şekilde karşılamak için özelleştirilmiş çözümler sunmayı ve formül ayarlamaları yapmayı amaçlıyor.

Sürdürülebilirlik yaklaşımını “Çevreye saygı” ve “İnsan sağlığına ve güvenliğine saygı” temel ilkelerine dayandıran şirket, müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere güçlü lojistik ağını ve çeşitli nakliye yöntemlerini kullanıyor. 

Ambalaj sektöründen 2,2 milyar dolarlık dış ticaret fazlası

Türkiye’nin 2023 yılı ambalaj ihracatı 6 milyar 856 milyon dolar olarak gerçekleşti. İhracat 2022 yılına göre yüzde 8 gerilerken, sektör 2 milyar 257 milyon dolarlık dış ticaret fazlası verdi.

Ambalaj sektörünün 2023 yılı ihracat verileri açıklandı. 2022 yılında 7 milyar 467 milyon 945 dolarlık ihracata imza atan sektörün 2023 yılı ihracatı 6 milyar 856 milyon 237 bin dolar olarak gerçekleşti. Miktar olarak bakıldığında 2022 yılında 3 milyon 257 bin 692 ton olan ambalaj ihracatı 2023 yılında 3 milyon 12 bin 142 tona geriledi. Hem miktar hem de değer bazında 2023’te 2022’ye göre yüzde 8’lik kayıp yaşayan sektörün ithalatı da 4 milyar 832 milyon 483 bin dolardan 4 milyar 598 milyon 564 dolara indi. İthalatta miktar bazında da düşüş yaşandı. 2022’de 2 milyon 117 bin 56 ton olan ithalat, 2023’te 1 milyon 994 bin 206 ton oldu. Böylece ambalaj sektörünün toplam ithalatı 2022 yılına göre miktar olarak yüzde 6, değer olarak yüzde 5 azaldı. Söz konusu dönemde ambalaj sektörü 2 milyar 257 milyon 672 bin dolarlık dış ticaret fazlası verdi. 

Ambalaj ihracatında ilk sıra Birleşik Krallık’ın

Ambalaj türüne göre genel toplamlara bakıldığında plastik ambalajlar yüzde 63’lük payla ilk sırada, yüzde 23 ile kağıt/karton/oluklu mukavva ambalajlar ikinci sırada, yüzde 9’luk payla metal ambalajlar üçüncü sırada, yüzde 4’lük payla cam ambalajlar dördüncü sırada, yüzde 1’lik payla ahşap ambalajlar beşinci sırada yer aldı. 2023 yılındaki toplam ambalaj ihracatında ülke sıralamasında ise ilk sıra Birleşik Krallık’ın, ikinci sıra Almanya’nın, üçüncü sıra İtalya’nın, dördüncü sıra Irak’ın ve beşinci sıra ABD’nin oldu. 

2024 yılından umutluyuz

Türkiye ambalaj sektörünün katma değeri yüksek, kaliteli ürünleriyle dünyada söz sahibi olduğunu ifade eden Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, “2022 yılını sektör olarak ihracatta ciddi yükselişle kapatmıştık. İhracattaki artışta pandemi sürecinden çıkan dünyanın ambalaja ve ambalajlı ürünlere ilgisinin artması en büyük etkenlerin başında geliyordu. Ancak 2023 yılı tüm dünya için farklı senaryoların gerçekleştiği bir yıl oldu. Tüm dünyada enflasyon oranları artarken, faizler yükselişe geçti. Ekonomilerde sıkılaşmalar görüldü. Ülkelerarası yaşanan krizler ve savaş ortamı, gemi trafiğinde yaşanan problemler gibi sebepler de eklenince tüketimde azalmalar görüldü. Tüm bunlar bir araya gelince ambalaj ihracatında gerileme yaşandı. Ancak biz bu durumun geçici olduğunu düşünüyoruz. Özellikle 2024’le birlikte ekonomilerde toparlanma sinyalleri gelmeye başladı. 2024’ün ikinci yarısından itibaren talepte artış görüleceğini tahmin ediyoruz. Tüm bunlarla birlikte ambalaj sektörümüzün kaliteli yapısı ve üretimdeki gücüyle hem üretimde hem de ihracatta yeniden yükselişleri göreceğimize inanıyoruz” diye konuştu.  

Avrupalı Dernekler, Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Yönetmeliği üzerine bir karar çağrısında bulundular

Herkes için aynı kurallar: AB iç pazarını malzeme tarafsız/adil ambalaj düzenlemesi ile güçlendirin!

GKV Alman Plastik Dönüştürücüleri Derneği, PAGEV’in paydaş kuruluşu olan IKV Alman Plastik Ambalaj ve Filmler Derneği ve VDMA Plastik ve Kauçuk Makine Derneği, Avrupa Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Düzenlemesi'nin (PPWR) son aşamasındaki karar vericilere ortak bir mesaj gönderiyor.

Eğer PPWR, AB ekonomisi ve aynı zamanda iklim koruma için bir başarı olacaksa - ki bu potansiyeli olduğuna inanıyoruz - o zaman temel bir gereklilik var: herkes için aynı kurallar uygulanmalı. Bu, tek iç pazarın standartlaştırılmış düzenlenmesine ve malzeme tarafsız gerekliliklere plastikler veya kağıtlar için özel kurallar veya muafiyetler olmaksızın uygulanır. AB genelinde bağlayıcı ve uygulanabilir koruma korkuluklarına ihtiyacımız var.

Bir uzlaşıyı müzakere etmeyi kolaylaştırabilirse de, kararları üye devletlere devretmek hepimiz üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olacaktır. Lütfen AB düzeyinde standartlaştırılmış ve uygulanabilir çözümler için savaşın. Ve bu kısa sürede tüm konularda mümkün değilse, özellikle kritik ve yaygın konuları bir sonraki adımda düzenleyin. Sonuçta, AB'de 27 farklı döngüsel ekonomi olamaz!

Plastikler, malzeme olarak maalesef politik kararlarda bile yüksek itibara sahip değildir. Sanayi olarak, döngüsel ekonomiye ve plastik uygulamalarının sürdürülebilir performansına yönelik dönüşümümüzü göstermek için elimizden geleni yapıyoruz. Burada, kararlarınızın plastik hakkında güncellenmiş çekinceler veya hatta önyargılar tarafından yönlendirilmesine izin vermemeniz için size çağrıda bulunuyoruz. Ekolojik olarak gerekçesiz malzeme özel kuralları ve yasaklara, azaltma hedeflerine, geri dönüşülebilirlik gereksinimlerine, geri dönüştürülmüş içeriklere ve yeniden kullanıma muafiyetleri iptal edin.

Bir örnek: Yıllardır uzmanlar, kolayca geri dönüştürülebilen plastik ambalajların zor geri dönüştürülebilen plastik kaplı kağıt ambalajlarla değiştirme eğilimine karşı uyarıyorlar. PPWR'daki plastik için azaltma hedefleri ve kağıt kompozitlerde geri dönüştürülebilirlik veya geri dönüşümler kullanımına muafiyetler, bu istenmeyen eğilimi büyük ölçekte teşvik edecektir. Bu kesinlikle sizin çıkarınıza olamaz. *Bağımsız uzmanlara sesleniyoruz; bunlar arasında çevre STK'larından olanlar da dahil olmak üzere, dinleyin! Malzemelerin kendi özellikleri ile adil bir rekabet içinde olduğu bir düz zemini yaratın.

Malzemelerin kendi özellikleri ile adil bir rekabet içinde olduğu bir düz zemini yaratın. Geri dönüşüm, kaynak koruma, Co2 azaltma ve doğrulanabilir gerçekler, herkesin uymak zorunda olduğu kurallar olsun. Bu şekilde, AB'yi ekonomik bir yapı, bir yaşam alanı ve iklim koruma açısından büyük bir fark yaratma şansınız olacaktır.

2024-2025 dönemi TÜSİAD Yönetim Kurulu belli oldu

Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) 8 Şubat Perşembe günü gerçekleştirdiği Genel Kurul Toplantısı’nda yeni Yönetim Kurulu belli oldu. Genel Kurul’da; Yüksek İstişare Konseyi Başkanlık Divanı, Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu asil ile yedek üyeleri belirlendi. Yeni yönetimde Toyo Matbaa Mürekkepleri CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Yakup Benli TÜSİAD Yönetim Kurulu Yedek Üyesi seçildi. 

Aynı zamanda Genel Kurul’da Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Orhan Turan seçilirken, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerine Serpil Veral, B. Can Yücaoğlu ve Ozan Diren geldi. TÜSİAD’ın Yüksek İstişare Konseyi Başkanlığı’na ise Ömer Aras seçildi.

Basım ve ambalaj sektörlerine yönelik üretim gerçekleştiren ve dünyanın önde gelen mürekkep üreticilerinden Japonya merkezli artience group’a bağlı olan Toyo Matbaa Mürekkepleri CEO’su Yakup Benli, 32 yıllık kariyer hayatı boyunca hem sektörel hem de iş derneklerinde aktif olarak çalıştı.

Daha önce Türkiye Kimya, Petrol, Lastik ve Plastik Sanayii İşverenleri Sendikası (KİPLAS) Yönetim Kurulu Üyeliği, Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) Yönetim Kurulu Üyeliği ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Nijerya İş Konseyi Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlenen Yakup Benli, TÜSİAD’a ek olarak başta Ege Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (ESİAD) Muhasip Yönetim Kurulu Üyeliği, Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Yönetim Kurulu Üyeliği, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kimya Meclisi Üyeliği, Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği (TKSD) Yönetim Kurulu Üyeliği ve Basım Sanayi Eğitim Vakfı (BASEV) Yüksek Danışma Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerini ise aktif olarak yürütüyor.

Eaton, Türkiye’deki dijital dönüşüm çalışmalarını desteklemeye devam ediyor

Akıllı güç yönetimi şirketi Eaton, 29 Şubat 2024 tarihinde düzenlenen, dijital dönüşüm konusunda uzman konuşmacıların sunumlar gerçekleştirdiği Dijital Dönüşüm Zirvesi’ne katılım gösterdi. Dijital Dönüşüm Zirvesi, sektörlerin dijital dönüşüm sorularına çözümler üreten firmaları bir araya getirerek geleceğin teknolojilerini katılımcılarla buluşturuyor.

İlginin yüksek olduğu etkinlikte imalat endüstrisi üzerinde derinden etkileri olan dijital dönüşümün yeni trendleri üzerinde duruldu. Katılımcılar, zirvenin düzenlendiği lokasyona çevre illerden gelen birçok farklı konuda uzman üreticiler ile tanışma fırsatı yakalayarak yuvarlak masa uygulamaları ile sektörel sorunlara karşı üretilen çözümleri örneklerle takip edebilme imkanı buldular.

Endüstride dijital dönüşüm, makine emniyeti, Scada ve endüstride haberleşme, endüstriyel otomasyon, robotik sistemler, sensör ve uygulama gibi özellikle dijital dönüşümün en sıcak konularına yer verilen etkinlikte, söz konusu sektörlerin önde gelen çözüm sağlayıcıları çok değerli güncel bilgiler paylaştı.

Eaton Türkiye’den Kıdemli Uygulama Mühendisi Ulaş Cihangir, “Eaton ile Dijital Dönüşüm” başlıklı konuşmasından sonra “Endüstri Sektörü Eaton Güç Kalitesi Ürün ve Çözümleri” sunumu ile Güç Kalitesi Ürün Grubu Kıdemli Satış Mühendisi Kerim Çelik etkinlikte yer aldı. Sektör adına değerli uzman görüşlerinin paylaşıldığı panelde, daha yalın, daha verimli ve daha güvenilir uygulamalar geliştirilmesini mümkün kılacak Eaton’ın Akıllı SmartWire-DT teknolojisinin yanısıra Eaton’ın kesintisiz güç kaynağı, akıllı güç dağıtım üniteleri, uzaktan izleme yazılımları ve Microdata çözümleri tanıtıldı. 

Ulaş Cihangir, etkinlik ile ilgili görüşlerini şu cümlelerle paylaştı: “Katılımcıları, dijital dönüşüm uzmanları ile bir araya getiren bu etkinlikte Eaton olarak yer almaktan dolayı çok memnunuz. Endüstriyel sektörlerin geleceği dijtal dönüşümden geçiyor. Akıllı kablolama çözümümüz SmartWire-DT, makinelerinizin sistemlerinizin veya fabrikalarınızın daha güvenli, verimli ve sürdürülebilir olmasını sağlıyor.”

Dijitalist firması tarafından gerçekleştirilen Dijital Dönüşüm Zirvesi programı yıl boyunca Türkiye’nin farklı illerinde devam edecek. Eaton 2024 yılı boyunca düzenlenecek Dijital Dönüşüm Zirvesi programında yer alarak, endüstri sektöründeki paydaşlara ulaşmayı ve endüstride dijital dönüşüme olan desteğini sürdürmeyi amaçlıyor.

Kimya sektörü ihracatını yüzde 15 artırdı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin ihracatı Şubat ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,6 artışla 21 milyar dolar olarak gerçekleşti. Kimya sektörü ise, ihracatını yüzde 15 artırma başarısını göstererek, 2,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek Şubat ayında en çok ihracat yapan ikinci sektör oldu. 

Kimya sektörünün Şubat ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Şubat ayında kimya sektörümüz geçen yıl aynı aya göre yüzde 15 artışla 2,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi ve ülkemiz ihracatından yüzde 12,4 pay alarak ikinci sektör oldu. Geçen yıl Şubat ayında yaşadığımız yıkıcı deprem felaketi ihracatımızı da olumsuz etkilemişti. Bununla birlikte küresel savaş ve gerilimler, enflasyon, lojistik ve tedarik zinciri sorunlarından etkilendik. Yılın son çeyreğinde toparlanma süreci başladı. Nitekim ülkemiz yaşanılan zorluklara rağmen yüzde 4,5 büyümeyi başardı. Biz de kimya sektörü olarak yılı 30,6 milyar dolar ihracatla tamamladık. Bu yıl Ocak ayından sonra Şubat ayında gerçekleştirdiğimiz ihracatımızdaki artış performansından memnunuz. Kimya sektöründe faaliyet gösteren ihracatçılarımızı milli katılım fuarları, ticaret heyetleri, alım heyetleri, fuar info ziyaretleri, eğitim ve seminerler ile desteklemeye devam ediyoruz. Şubat ayında BAE, Suudi Arabistan, Kazakistan, İspanya ve ABD olmak üzere 5 farklı ülkede aynı anda 6 etkinlik gerçekleştirdik. Mart ayında Panama- Expocomer 2024 Fuarı, ABD- IHS 2024 Fuarı ve İtalya- Cosmoprof Worldwide Bologna fuarı milli katılım organizasyonlarını gerçekleştireceğiz. 16 alt sektörümüzle birlikte ülkemize değer katan güçlü kimya sektörü olarak ihracata daha fazla katkı sağlamak üzere çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Şubat ayında en çok “plastikler ve mamulleri” ihracatı gerçekleştirildi

Şubat ayında kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında plastikler ve mamulleri ihracatı, 767 milyon 638 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 756 milyon 438 bin dolarlık ihracatla mineral yakıtlar ve ürünler yer alırken, anorganik kimyasallar ihracatı 229 milyon 821 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. ‘Anorganik kimyasallar’ı takiben ilk onda yer alan diğer sektörler ise; ‘uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun’, ‘kauçuk, kauçuk eşya’, ‘eczacılık ürünleri’, ‘boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları’, ‘muhtelif kimyasal maddeler’, ‘yıkama müstahzarları’ ve ‘organik kimyasallar’ oldu. 

Şubat ayında en çok ihracat yapılan ilk on ülke Romanya, İtalya, Hollanda, ABD, Almanya, Rusya, Irak, Libya, Belçika ve Lübnan oldu. Şubat ayında ilk 10 ülke arasında en çok artış yüzde 192,19 ile Libya’da oldu.

Yapay zekâ projesi ile ürün maliyeti 60 saniyede hesaplanabilecek

Boğaziçi Üniversitesi Veri Bilimi ve Yapay Zekâ Enstitüsü’nden bilim insanları, “Teknik Resimden Yapay Zekâ Destekli Maliyet Tahmini Yazılımı Geliştirme Projesi” için çalışmalara başladılar.

Boğaziçi Üniversitesi Veri Bilimi ve Yapay Zekâ Enstitüsü öğretim üyeleri Doç. Dr. Şener Özönder ve Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Oktay Altun’un yürütücü, İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Berk Ayvaz’ın da danışman olarak yer aldığı, “Teknik Resimden Yapay Zekâ Destekli Maliyet Tahmini Yazılımı Geliştirme Projesi” ile işletmelerin üretmeyi planladıkları ürünler için maliyet tahmini ve uygun fiyatlandırma politikası belirleme süreçlerinin makine öğrenmesi ile hızlandırılması hedefleniyor.

Mali zarar ve zaman kaybı azalacak

TÜBİTAK’ın rekabetçi programları arasında yer alan TÜBİTAK 1711 Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı tarafından desteklenecek projenin, 18 ay süreceği bilgisini paylaşan Dr.Öğr.Üyesi Hüseyin Oktay Altun proje fikrinin ortaya çıkış sürecini şöyle anlattı: “Şirketlerin ürettikleri ve üretecekleri ürünlerin fiyatlarını belirlemeleri uzun zaman alabiliyor. Bununla birlikte hatalı maliyet analizleriyle ortaya çıkan fiyat teklifleri de şirketleri mali açıdan olumsuz etkiliyor. Geliştirdiğimiz yazılım bu işi makine öğrenmesine bırakıyor. Böylece mali zarar ve zaman kaybının azaltılması da mümkün hale geliyor.”

Proje kapsamında geliştirilen yazılımın fiyat belirlemesi için şirketin ilgili tüm verilerinin yapay zekâ algoritmaları ile çözümleneceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Altun şöyle devam etti: “Yazılım, şirketin yeni veya hâlihazırda pazarda yer alan ürünü için yapmak istediği maliyet tahminini, firmada bulunan ürünlerin teknik resimlerini inceleyerek otomatik olarak gerçekleştirecek. Makine öğrenmesi sayesinde üretim süreçlerinin gelişmesi sağlanacak. Bu çözüm şirketlere yol gösterici bir nitelikte olurken karar alma süreçlerini de hızlandıracak.”

Türkiye’de yapay zekâ ekosistemi ivme kazanıyor

Boğaziçi Üniversitesi Veri Bilimi ve Yapay Zekâ Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şener Özönder de TÜBİTAK 1711 Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı’nın, Türkiye’de hem derin teknoloji alanında faaliyet gösteren girişimlerin ürün geliştirmesi hem de kamuda ve özel sektörde yapay zekâ temelli etkin çözümlere olan ihtiyacın giderilmesi açısından çok kritik bir rolü üstlendiğini ifade etti. Geliştirilecek makine öğrenmesi destekli yazılım için kurulan iş birliği hakkında da şunları söyledi: “Bu proje, benim de öğretim üyesi olduğum Veri Bilimi ve Yapay Zekâ Enstitüsü, girişimim ArtificaX Bilişim ve geliştirdiğimiz yazılımın müşterisi olacak olan araç yönlendirme ve süspansiyon parçaları üreten Teknorot’ın, ortak bir üniversite-sanayi iş birliği projesi olacak. Hedefimiz; üretim aşamasında ve maliyet tahmininde kullanılan parçalara ait teknik resimlerden geometri, metin ve parça görsellerini aynı anda işleyecek çok kipli (multimodal) bir makine öğrenmesi algoritması geliştirmek. Bu algoritmanın gömülü olduğu yazılım, işletmenin ERP sisteminden üretilecek ürünün teknik resmini çekecek. Yapay zekâ algoritması ile maliyet tahmini, enerji kullanımı, üretim süresi ve karbon salınımı gibi nicelikleri tahmin edecek ve sonuçları yine ERP sistemine geri iletecek. Böylece normalde manüel olarak yapıldığında 10 güne kadar süren maliyet tahmini analizleri, 60 saniyeye indirilecek. Buradaki amaç; hem işletmenin bu süreçlerdeki maliyetini düşürmek hem de hızlı maliyet tahmini ve müşteri teklifi oluşturma ile işletmenin global rekabetçiliğini artırmak. Geliştirdiğimiz yazılım, otomotivden havacılığa kadar üretimde teknik resmin kullanıldığı her endüstri için fayda üretecek.”

Plastik sektörü yıla hızlı başladı

Plastik sektörünün 2024 yılına hızlı bir giriş yaptığını ve ihracatını artırdığını dile getiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, “Yılın ilk iki ayında sektörün ihracatının miktar bazında %15’in üzerinde arttığını gözlemledik. Tüm bölgesel gelişmelere rağmen ihracatımızı artırıyor oluşumuzu, sektörümüzün dinamik yapısını ortaya koyması açısından da önemsiyoruz” dedi. 

Kriz, fırsatlar da getirdi 

Plastik sektörünün ihracatının artışının arkasındaki en önemli nedenlerden birinin de Kızıldeniz’de yaşanan kriz olduğunu belirten Karadeniz, “Kızıldeniz krizi sebebiyle lojistik maliyetlerin artması ve teslimat sürelerinin uzaması yakın coğrafyamızdaki pazarlarda rekabet gücümüzün yükselmesini mümkün kıldı. İhracat verilerini incelediğimizde de en önemli pazarımız olan Avrupa’ya ihracatımızın payının hızlı bir şekilde arttığını görüyoruz. Türk plastik sektörü lojistik avantajının yanı sıra dinamik yapısı sayesinde ortaya çıkan bu tedarik zinciri değişimini de iyi değerlendirmekte. Tabi ihracatta yaşanan bu nevi konjonktürel artışlar kök nedenin ortadan kalkması akabinde hızla eriyebilir. Bu sebeple kazandığımız bu pazar payını kalıcı hale getirmek için daha büyük çaba göstermeliyiz” dedi. 

Sektör pozitif ayrışıyor 

Plastik sektörünün diğer imalat sanayi kollarından pozitif ayrıştığını dile getiren Karadeniz, “İSO PMI verilerini incelediğimizde sektörümüzü de barındıran kimyasal, plastik ve kauçuk ürünleri sektörünün geçen ay olduğu gibi bu ay da eşik değer olan 50’nin üzerinde yer aldığını görüyoruz. Ne yazık ki 14 sektör arasından sadece 3 sektör şubat ayında eşik değerin üstüne çıkabilmiş durumda. Zira tüm krizi fırsata çevirme yönündeki girişimlere rağmen imalat sanayinin potansiyelini gerçekleştirmesi önündeki temel sorunların hala çözülememiş olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor. Yüksek finansman maliyetleri firmaların rekabette ayakta kalabilmek adına gerçekleştirmesi gereken yatırımların ertelenmesine sebep olurken, işletme sermayesi sıkıntısı çeken kimi işletmelerin ise kapasite düşürmesine neden olmaktadır. Bu kapsamda kalıcı büyümenin yegâne anahtarı olan üretimi önceleyeceksek mutlak suretle finansman maliyetlerini düşürmemiz ve finansmana erişim kanallarını kolaylaştırmamız gerekmektedir” dedi. 

Kurun gevşetilmesi gerekiyor 

Mevcut döviz kurunun ihracatın artışını yavaşlattığını söyleyen Karadeniz, “Döviz kurunun güncel pozisyonu ve üretici fiyatlarında yaşanan enflasyon, ihracat pazarlarında rekabet gücümüzü olumsuz etkileyerek ihracat artışımıza ket vuruyor. Döviz bazında tüm girdi kalemlerinde çok hızlı bir artışla karşı karşıyayız. Örneğin asgari ücrete yapılan son zam sonrası asgari ücret döviz bazında çok sert bir artış yaşadı. Buna mukabil verimlilikte böylesi bir artış gerçekleşmedi. Bu durum özellikle emek yoğun sektörlerin ihracatının istenilen seviyelere gelebilmesi adına büyük bir engel teşkil ediyor. Eğer büyüme yolunda ihracatın gücünü tam anlamıyla almak istiyorsak kurun biraz daha gevşemesi gerekiyor” dedi.

NPP Polyplastic ve Polimer Teknik’ten işbirliği

Rusya merkezli kompaund üreticisi NPP Polyplastic, aynı yöne dönen çift vidalı ekstrüderler üreticisi Polimer Teknik ile termoplastik elastomer üretim hattı tedarik edilmesi üzerine anlaşma imzaladı. Termoplastik elastomer bazlı malzemelerin üretimi için tasarlanan üretim hattı, şirketin her türlü TPE kompaund üretimini üretmesine olanak sağlayacak.

Anlaşma, 24 Ocak 2024’te Rusya Moskova’da düzenlenen Ruplastica Fuarı’nda bulunan NPP Polyplastic standında törenle imzalandı. Kompaund üreticisi şirket; otomotiv endüstrisinde, elektronik üretiminde, büyük ev aletleri, kablo endüstrisi ve demiryolu makası imalatı için kullanılmak üzere geliştirilen birçok TPE markasını piyasaya sürüyor.

Anlaşmaya ilişkin açıklama yapan NPP Polyplastic Genel Müdürü Alexander Pavlov: “Rusya pazarının termoplastik elastomerlere olan ihtiyacı artıyor. Kaliteli malzemelerin geliştirilmesi ve üretilmesi için bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç var. İyi bir bilimsel temel, deneyim ve özel ekipmanlar bu noktada önem arz ediyor. Üretim hattı tedarikinde güvenilir bir tedarikçi arayışında büyük bir çalışma yürüttük ve önde gelen Türk ekipman üreticisi ile anlaşmaya varmaktan memnuniyet duyuyoruz” dedi.

Polimer Teknik Genel Müdürü Ersel Filiz ise, önde gelen Rus kompaund üreticisi ile iş birliğinin şirketleri için büyük önem taşıdığını belirtti: “NPP Polyplastic’e güveni için minnettarız, tedarik süreleri ve ekipman kalitesine tam güvenimizi ifade ediyoruz” dedi.

CUTMETALL, Türkiye’deki varlığını genişletiyor

CUTMETALL Şirketler Grubu, geçen yıl İtalya pazarına girmesinin ardından, Türkiye'ye de yerel bir temsilci tarafından hizmet verilmesine karar verildiğini duyurdu. Plastik ve geri dönüşüm endüstrilerinde saygın Batı Avrupalı ekipman üreticilerini temsil eden P2B Makina, Türkiye'deki müşterilere CUTMETALL’in parçalayıcı (shredder) ve kırıcılar (granülatör) için yüksek kaliteli bıçak ve elekleri ile ilgili yerel destek ve uygulama tavsiyesi sağlayacak.

CUTMETALL, yenilikçi karbür çelikli sistemleri de dahil olmak üzere kesici takımlar için kanıtlanmış çözümlere ek olarak, bu bölgedeki müşterilerine teknik servis hizmeti de sunacak. CUTMETALL EMEA İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Jakob Mangold kurulan işbirliği hakkında şunları söyledi: "P2B Makina Genel Müdürü Mustafa Öztürk, Türkiye pazarını iyi tanıyor ve bu pazardaki müşteriler için uzun süredir güvenilir bir ortak. Kendisini bu yeni görev için kazanabildiğimiz için çok mutluyum."

CUTMETALL online mağazası: küresel satın alma için akıllı hizmet aracı

Müşterileri yerel olarak desteklemenin önemli bir bileşeni de CUTMETALL online mağazası olacak. Bu çevrimiçi mağaza yalnızca geniş bir ürün kataloğu içermekle kalmıyor, aynı zamanda 55'ten fazla tanınmış ekipman üreticisinin makineleri için ürünler de sunuyor. Müşterilere, 7/24 kullanılabilirlik, fiyatlar ve miktarlar dahil olmak üzere kendi parçalayıcıları ve kırıcıları için tüm yedek parçaları görüntüleyebilecekleri ve tüm ticari belgelere erişebilecekleri özelleştirilmiş bir web mağazasına erişim sağlamak, şirkete göre önemli bir katma değeri temsil ediyor.

CUTMETALL Hakkında

CUTMETALL, geri dönüşüm ve parçalama endüstrisi için endüstriyel bıçakların, eleklerin, yedek ve aşınma parçalarının, komple makine montajlarının önde gelen üreticilerinden ve distribütörlerinden biri olarak faaliyet gösteriyor. Şirket, Almanya ve ABD'deki beş lokasyondan 50'den fazla farklı ülkedeki müşterilerine destek veriyor.

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı