Monday, Dec 06th

Last updateThu, 02 Dec 2021 7am

You are here: Home Article Plastiklerin ekonomi içindeki önemi

Plastiklerin ekonomi içindeki önemi

 

Türkiye plastik sektörü 2013 yılında 8,1 milyon ton ve 34 milyar dolarlık üretim değeri ile ekonomiye 14 milyar dolar katma değer sağlamış ve proses kapasitesi ile Avrupa Birliği ülkeleri içinde Almanya’dan sonra ikinci sıraya yerleşmiştir. Son 10 yılda GSMH büyümesini ikiye katlayacak bir büyüme hızı ile GSMH içinde % 4’ü aşan bir ekonomik büyüklüğe ulaşan sektörümüz 250.000 kişilik direk istihdam sağlarken, hammadde ve yarı mamul verdiği ihracatçı sektörler kanalı ile dolaylı olarak 1 milyon kişiye istihdam olanağı sunmaktadır.

2013 yılında hammadde ve mamul olarak 6 milyar dolara yakın direk ihracat yapan sektörümüzün, yarı mamul ve hammadde sağladığı ihracatçı sektörler kanalı 6 milyar dolarlık dolaylı ihracat gerçekleştirmekte ve sonuçta ülke ekonomisine yılda 12 milyar dolarlık döviz girdisi sağlamaktadır.

Temsil ettiğimiz plastik malzemenin kullanımı tüm dünyada olduğu ülkemizde de hayatımızın her alanında ve artan ölçüde artarken, plastikler büyük bir katma değer zinciri yaratarak sosyal ve ekonomik gelişmemize büyük katkıda bulunmaktadır. 

Plastiklerin çevreye olumlu etkileri:

Plastikler bir petrol türevi olmalarına rağmen hafiflik, yüksek ısı ve elektrik izolasyonu ve sağlamlık gibi özellikleri sayesinde otomotiv, inşaat ve enerji sektörlerinde üretimleri için harcanan petrol ve enerjiden kat kat fazlasının tasarruf edilmesini sağlamaktadırlar.

Gıdaların ve tüketim maddelerinin ambalajlanmasında plastik malzemeler kullanılarak çok yönlü tasarruf edilmektedir. Eğer plastik ambalaj malzemeleri olmasaydı ambalajların ortalama ağırlığı dört katına, bu ambalajların üretimi için harcanan enerji iki katına ve bu ambalajların hacmi de iki buçuk katına çıkacaktı. Oysa son on yılda plastik ambalajların ortalama birim ağırlığı teknolojik gelişmeler sayesinde % 28 azalmıştır.

Bugün dünyamızda az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayan bir çok insan temiz su kaynaklarına ulaşamamaktadır. Bu ülkelerdeki ölümlerin % 35’inin mikroplu sulardan kaynaklandığı bilinmektedir. Hafif, sağlam, uzun ömürlü ve ucuz plastik borular sayesinde temiz su dağıtımı kolayca gerçekleştirilmekte ve bu insanlar sağlıklı yaşam koşullarına kavuşabilmektedirler. 

Giderek artan dünya nüfusu daha çok tarımsal gıda maddesine ihtiyaç duymaktadır. Plastik malzemelerden üretilen tarımsal sulama boruları ve sera örtüleri sayesinde ürün verimi üç kat artmıştır.

İnsan sağlığı alanında da serum torbalarından tek seferlik şırıngalara, yapay kalp kapakçıklarından yapay eklemlere kadar geniş bir yelpazede plastik esaslı malzemeler sayesinde büyük ilerlemeler kaydedilmiştir.

Çevremizde giderek daha fazla gördüğümüz ve rahatsız olduğumuz plastik atıklar ise toplum olarak ürettiğimiz tüm atıkların %1’inden azını oluşturmaktadır. Ancak bu görsel çevre kirliliğinin asıl sebebi plastikler değil onları kullandıktan sonra sorumsuzca ortada bırakan kişilerdir. Çoğu kişinin seyir halindeki arabasının camından sigara paketini, sakızını, elma çöpünü, yediği büsküvinin jelatin ambalajını ve içtiği suyun PET şişesini fütursuzca fırlatıp attığı bir toplumda yaşıyoruz.

İnsanlarımızı bilinçlendirerek kaynağında ayrıştırmayı ve sistematik olarak toplamayı gerçekleştirdiğimiz sürece plastik, geri dönüşümü kolay ve ucuz olan, sağladığı enerji tasarrufu ile çevreyi koruyan ve üstelik ekonomik değer yaratan malzeme olmaya devam edecektir. 

Plastik olmasaydı daha fazla harcamak zorunda kalırdık

Plastikler bir petrol türevi olmalarına rağmen hafiflik, yüksek ısı ve elektrik yalıtımı, sağlamlık gibi özellikleri sayesinde otomotiv, inşaat ve enerji sektörlerinde üretimleri için harcanan petrol ve enerjiden kat kat fazlasının tasarruf edilmesini sağlamaktadır.

Plastik, öncelikle hafif bir malzeme olması sebebiyle ulaşım ve ambalajın çeşitli uygulamalarında ve binalara yapılan yalıtımda oynadığı rolle enerji israfının en büyük düşmanlarından biridir. Enerjinin aşırı tüketiminin önüne geçerek zehirli gazların atmosfere salınımını azaltılmaktadır.

Gıdaların ve tüketim malzemelerinin ambalajlanmasında plastik çok yönlü tasarruf sağlamaktadır. 

Plastik olmasaydı;

 Ambalajların ortalama ağırlığı 4 katına

 Ambalajların üretimi için harcanan enerji 2 katına

 Ambalajların hacmi iki buçuk katına çıkardı…

Oysa son on yılda plastik ambalajların ortalama birim ağırlığı teknolojik gelişmeler sayesinde yüzde 28 azalmıştır.

Plastik olmasaydı günümüzün otomobillerinin 200–300 kg daha ağır olacağı tahmin edilmektedir:

Bunun sonucunda sağlanan yakıt tasarrufu 100 km’de 0.5 litre, yani 150,000 km’lik ömrü olan bir araba için 750 litre olduğu civarında. Yakıt tasarrufu aynı zamanda küresel ısınmanın başlıca sebeplerinden olan karbon dioksit gazı miktarının da azalması anlamına gelektedir.

Plastik olmasaydı az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşanan su sıkıntısı artardı

Dünyanın az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerinde yaşanan su sıkıntısı, hafif, sağlam, uzun ömürlü ve ucuz olması dolayısıyla tercih edilen plastik borular sayesinde karşılanmaya çalışılmaktadır.

Ayrıca plastik malzemelerden üretilen tarımsal sulama boruları ve sera örtüleri sayesinde gıda ürünlerinin verimi üç kat artmış durumdadır.

Serum torbalarından tek seferlik şırıngalara, yapay kalp kapakçıklarından yapay eklemlere kadar plastik, insan sağlığı için de vazgeçilmez ve pratik bir malzeme haline gelmiştir.

Plastikler yılda 639 milyar 400 milyon kWh enerji tasarrufu sağlamaktadır

Avusturyalı bağımsız bir danışmanlık firması tarafından hazırlanan ve Avrupa Parlamentosu’na sunulan yeni çalışma, plastiklerle ilgili önyargıları toptan değiştirecek niteliktedir. Araştırma sonuçları, çevre kirliliğinin baş aktörlerinden biri olarak gösterilen plastikler olmasaydı, küresel ısınmanın sorumlusu olan sera gazı emisyonlarının yarı yarıya artacağını ve yüzde 46 oranında daha fazla enerji harcanacağını ortaya çıkardı. Plastik ürünleri kullanarak, karbondioksit emisyonunu Belçika’nın toplamı oranında azaltabilir ya da 194 ton tanker dolusu petrolden tasarruf edilmesini sağlayabiliriz.

Plastiklerin küresel ısınmayla mücadeleye sağladığı katkı Avrupa Parlamentosu’nda görüşüldü. Avrupa Parlamentosu’nun Finli üyesi Eija-Riitta Korhola’nun, Parlamento’ya sunduğu yeni sürdürülebilirlik raporuna göre, toplam yaşam döngüsü değerlendirildiğinde, plastikler yerine alternatif malzemelerin kullanılması halinde enerji tüketimi yüzde 46, sera gazı emisyonu ise yüzde 50 oranında artacaktır.

Avusturyalı bağımsız sürdürülebilirlik danışmanlığı şirketi Denkstatt tarafından yapılan çalışmada, plastik kullanımı ile yılda 639 milyar 400 milyon kWh enerji tasarrufu sağlandığı ortaya çıkmıştır. Plastik kullanarak, 50 milyon ton ham petrol ya da bir başka deyişle 194 tanker dolusu petrolden tasarruf edilebiliyor. 

Çalışmada ayrıca plastik ürünlerin kullanımı sayesinde bir yılda toplam 120 milyon ton daha az sera gazı emisyonu salındığı da ortaya çıktı. Bu rakam, Belçika’nın toplam karbondioksit emisyonuna veya 15 Avrupa Birliği ülkesinin Kyoto Protokolü’nde sera gazı emisyonlarının düşürülmesi için koyduğu hedefin yüzde 38’ine eşdeğerdir.

Rapor, Avrupa Birliği’ndeki 27 ülke ile Norveç ve İsviçre’de tüketici başına yılda ortalama 14 ton karbondioksit emisyonu yapıldığını, bunun ise sadece yüzde 1,3’ü gibi çok az bir kısmının plastik ürünlerin kullanımından kaynaklandığını ortaya koymuştur. 

Bu çalışmalar, yaşam döngüsü açısından bakıldığında plastiklerin ne kadar çevreci olduğunu ortaya koymaktadır. Küresel ısınmayla mücadelede plastikler kilit bir rol oynamaktadır. Plastikler pek çok noktada hayatımızı kolaylaştıran ürünler olmalarına rağmen şimdiye kadar bilimsel olmayan ve gerçekleri yansıtmayan suçlamalarla karşı karşıya gelmiştir. 

Derneğimiz her platformda, plastiklerin üretimlerinde harcanan enerjiden kat be kat fazla enerjinin tasarruf edilmesini sağlayarak sürdürülebilir ve çevreye katkısı olan bir malzeme olduğunu dile getirmektedir. 

Ülkemizde ve tüm dünyada var olan kısıtlı enerji kaynaklarının verimli kullanılmaması ve düşünülmeden tüketilmesi yaşanılan en büyük sıkıntılardandır. Bunun yanı sıra kontrolsüz ve yüksek oranlardaki karbon salınımları da popülâsyonumuzu olumsuz etkilemektedir. 

Plastikler enerji tasarrufu sağlarlar. Üretim, kullanım ve geri kazanım aşamalarında en düşük seviyede enerjiyi tüketen ve geri kazanılması alternatiflerine göre çok daha kolay olan malzemelerdir. Kullanıldıktan sonra yakılarak(enerji kaynağı) ya da geri dönüştürülerek ekonomik olarak ülkemize değer katmaya devam ederler. Plastik malzemelerin Kalorifik değerleri de oldukça yüksektir. Atık plastikler içindeki depolanmış gizli enerji, poşetlerin geri dönüşümü veya atıkların enerjiye dönüştürülme sistemlerinde tekrar geri kazanılır. (Kaynak: PETKİM)

Bugün plastikten üretilen ambalajlar eğer ahşap, tekstil, cam, kâğıt, karton veya alüminyumdan üretilseydi, ambalajların ağırlığı ve buna bağlı olarak nakliye giderleri 4 katına çıkacaktı. Bu ambalajları üretmek için iki katı enerji harcanacak ve çöpün hacmi de 2,5 kat artacaktı. (Kaynak: Almanya Ambalaj Piyasası Araştırma Kurumu)

Plastikler alternatif malzemelere kıyasla çevreci yönlerini bilimsel araştırmalar doğrultusunda ortaya koyan bilgiler;

Örnek Olarak Vermek Gerekirse;

 Kâğıt torba, plastik poşetten daha çevreci değildir. Kâğıt torbaların üretimi için harcanan enerji tek kullanımlık plastik torbalar için harcanan enerjinin 4,5 katıdır. ( Kaynak: ABD Progresif Torba Birliği )

 Kâğıt torbaların taşınmasında harcanan enerji plastik torbaların taşınmasında kullanılan enerjinin 3 katı. Toplamda ise kâğıt torbalar için 73 kWh enerji harcanırken, plastik torbalar için kullanılan enerji ise sadece 14 kWh. 

 Karşılaştırma yapıldığında 1 kamyonluk plastik poşeti taşımak yerine 10 kamyonluk kağıt torbayı taşımayı mı tercih etmeliyiz? (Kâğıt 6 kat daha ağırdır ve hacim olarak 10 kat daha fazla yer kaplamaktadır)

 Plastik poşetler maliyet bakımından alternatiflerine göre en ekonomik üründür. (94/62/EC) sayılı AB Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Direktifi Madde 15’e uygundur. (Madde 15- Ekonomik Araçlar: Üye ülkeler direktifin amaçlarına ulaşmak için ekonomik araçlar kullanabilirler. )

 Plastik poşetler daha az katı atık yaratır. 1000 adet plastik torba 4,7 kg katı atık oluştururken, aynı adetteki kâğıt torbalar ise bu rakamın yaklaşık 7 katı yani 33,9 kg katı atığa neden olur.

 Plastik poşetler için ağaç kesilmez… Doğamız için daha çok ağaca ihtiyacımız var. Plastik poşetleri üretmek için ağaç kesilmediğinden ekosistem korunur.

 Plastik poşetler daha az su tüketir. 1000 adet kâğıt torba üretimi için 3 bin 785 litre su, aynı adetteki polietilen plastik torbalar içinse sadece 30 litre su harcanır. (Kaynak: PETKİM)

 Araştırmalar gösteriyor ki sadece bez torba üretimi için Türkiye’de ve Dünya’da yeterli tarımsal alan bulunmamaktadır. Bez torba için tarım alanlarımızı kullanacaksak eğer insan yaşamı için son derece önemli olan gıda tedarikimizi nereden karşılayacağız? Plastiklerin avantajına ise yine tarım alanlarında rastlıyoruz. Plastik malzemelerden üretilen tarımsal sulama boruları ve sera örtüleri (plastik filmler) sayesinde gıda ürünlerinin verimi üç kat artmış durumda.

 Plastik poşetler daha hafiftir. Günümüzün plastik poşetlerinde, ilk kullanılmaya başlandıkları 20 yıl önceye göre yüzde 70 daha az plastik kullanılıyor. Hafif olmalarından dolayı lojistikte daha az enerji kullanılmasını sağlıyorlar.

 Plastik poşetler daha az sera gazı emisyonu (karbon salınımı) yaratır. Plastik poşetler, kağıt poşetlere kıyasla yüzde 60–79 daha az sera gazı emisyonu üretirler. 100 milyon poşet başına plastik poşetler 3097 ton, kâğıt poşetler ise 7621–14558 ton CO2 eşdeğeri sera gazı emisyonu üretirler. Ayrıca plastik poşetler alternatiflerine kıyasla en hafif olduklarından tüketim bölgelerine nakliyeleri sırasında daha az yakıt tüketirler ve daha az sera gazı emisyonu verirler. (Ek 1: Tablo, Farklı malzemelerin Sera Gazı Emisyonları)

 Plastik geri dönüştürülürken en az enerjiyi harcar. Sıcaklık değerleri;

Plastik: 120 ile 200 Derece 

Alüminyum: 650 Derece

Cam: 1400 Derece

 Plastik poşetler doğada çözünürken çevreye ve insana zarar vermez. Market poşetleri polietilenden üretilir. Polietilen, karbon ve hidrojen atomlarından oluşan organik bir yapıdır. Polietilene doğada doğal olarak bulunan bir mineral olan kalsiyum karbonat katılır. Organik olan plastik, doğada tüketildiğinde inorganik olan bu mineral geriye kalır. 

 Mikroorganizmalar, karbon bazlı maddeleri kendi hayatlarını devam ettirebilmek için enerji kaynağı olarak tüketir. Oksijen bulunan ortamlarda karbon hücre içinde biyolojik olarak okside edilerek karbondioksite dönüştürülür. Hidrojen ise suya dönüşür. Plastikler de bu şekilde mikroorganizmalar tarafından yavaş yavaş sindirilir.

 Plastikler doğada ne 400 yılda ne de iddia edildiği gibi 1000 yılda yok olmaktadır. AB ülkelerinde plastik poşet üreten büyük firmaların test laboratuarlarından edindiğimiz bilgilere göre içeriğinde katkı maddesi olmayan plastik poşetler doğada 8 – 10 yılda, biyo- veya oxo- bozunur katkı maddeli plastik poşetler ise 1 – 2 yıl aralığında çözünmektedir.

 Dünyadaki tüm plastik torbaların atıkları, toplam atıkların sadece yüzde 1’ini oluşturuyor. (Kaynak: Kanada Plastik Derneği) Dünya petrolünün sadece yüzde 4’ü plastik üretiminde kullanılır. Bunun da yalnızca yüzde 1’i ile plastik poşetler üretilir. Ne yazık ki, petrolün çoğunu ulaşım ve enerji için harcıyor, dünyamızı hızla kirletiyoruz.

 Plastik maddesi doğada da bulunur. Plastikler petrolün damıtılması ve doğal gaz gibi doğal kaynaklardan elde edilen hidrokarbonların polimerleştirilmesi ile elde edilen maddeler olup doğada da bulunurlar. 

 Sera filmleri plastik poşetlere kıyasla çok daha kalın plastiklerden yapılmış olmalarına rağmen güneş gibi doğal faktörler karşısında en fazla 2 yıl içinde erimektedirler. (Alman BASF Şirketi)

 Ancak ülkemizde gelişmiş ülkelerde bulunan alt yapıyı sağlamak yerine daha kolay bir çözüm olan yasaklama yoluna gidiliyor ki bu da Türkiye’yi çağdaş medeniyetler seviyesine taşıma hedefinin çok uzağındadır.

 Gelişmiş AB ülkelerinde ve ABD’de genel bir plastik poşet yasağı yoktur. Az gelişmiş ülkeler altyapıyı sağlayamadığı için yasaklama yoluna gitmişlerdir. Sizce Türkiye az gelişmiş ülkeleri (Hindistan, Tayvan, Kenya, Güney Afrika) mi yoksa gelişmiş ülkeleri mi örnek almalıdır? 

 Örneğin Almanya’da plastiklerle ilgili hiçbir tartışma gündeme dahi gelmemektedir çünkü bu ülkenin alt yapı sistemi son derece güçlü olup atıklar kaynağında ayrı toplanmakta ve geri dönüştürülmektedir. Bu uygulamalar ülkemizde başarılı bir şekilde uygulanırsa Belediyelerimizin gücüne güç katacaktır.

 Dünyadaki ürünlerin yüzde 50’sinden fazlasında plastik ambalaj kullanılır. Plastik dışındaki ambalajların ağırlığı ortalama 4 kat, imalat maliyetleri ve enerji tüketimleri 2 kat, atık hacimleri ise 1,5 kattır. (Kaynak: Kimya Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Dokuzuncu Kalkınma Planı (2007–2013) Plastik Ürünler Çalışma Grubu Raporu)

 Taşıma poşetlerinin bilinçli kullanılması çevrenin kirletilmemesi için Çevre ve Orman Bakanlığı ‘nda çalışmalar yürütülmekte ve bu kapsamda oluşturulan Ambalaj Komisyonu’nda yer almaktadır.

 Plastik hijyen sağlar. Plastikler olmasaydı sağlık sektörü modern yapısına kavuşamayacaktı. Bir bebek doğduğu andan itibaren plastiklerle tanışıyor. Doktor eldivenlerinden serum torbalarına, ilaç kaplarından tek seferlik şırıngalara, kuvözlerden diyaliz makinelerine, yapay kalp kapakçıklarından yapay eklemlere kadar plastik, insan sağlığı için vazgeçilmez durumdadır. Yine bir plastik ürünü olan poşetler yüzyılımızın en teknolojik ve pratik buluşlarındandır. Son on yılda plastik ambalajların ortalama birim ağırlığı yüzde 28 azaldı. Hiçbir malzeme teknolojisi bu kadar hızlı bir ilerleme kaydetmedi. 

Plastik poşetler geri kazanılıp tekrar kullanıldığında ise;

 Plastiklerin hammadde kaynakları korunur.

 Plastik üretiminde enerji tüketimi azalır.

 Depolama alanlarının ömrü uzar.

 Yeni iş alanları oluşur.

 Atıkların enerjiye dönüşümü artar.

Plastik geri dönüştürülüp enerji olarak kullanıldığında en yüksek kalorifik Değeri  (Kcal/kg) vermektedir.

 Plastikler:  Polietilen (PET) 11060  / Polipropilen (PP) 11030   / Polistiren (PS) 9900

 Lastik 9900

 Gazete 4800

 Deri 4000

 Odun 3750/Ort. 

 Çöp 2500

 Yard Atığı 1700

 Gıda Atığı 1450

 Fuel Oil 11600

 Linyit Kömürü 5330

Sonuç olarak, 

  Plastik üretimi ve geri dönüşümü safhasında katı, sıvı ve gaz atık yaratmaz ve alternatiflerine kıyasla en çevreci üründür.

  Sürekli gelişen, büyük istihdam sağlayan ve yeni teknolojik gelişmelere açık plastiklere karşı çıkmak yerine, dünyada plastiklerin yeniden kazanımına önem verilmelidir.

PAGDER