Saturday, Nov 25th

Last updateTue, 31 Oct 2017 9am

Buradasınız: Home Makale Türk plastik sektörü inceleme raporu (1)

Türk plastik sektörü inceleme raporu (1)

Tüm dünyada olduğu gibi plastik sektörü, Türkiye ekonomisi ve sanayisinin en önemli aktörlerinden biri konumuna yerleşti. Otomotivden inşaata, ambalajdan medikal ürünlere kadar birçok alanda kullanılıyor ve çok geniş bir ürün yelpazesi bulunuyor.  

İstanbul Ticaret Odası-İTO sitesinde yer alan, Eylül 2016 tarihli ve “Plastik Mükemmeliyet Merkezi katma değeri artıracak” başlıklı habere göre, Türk plastik sektörü 2015 yılında ulaştığı 8.6 milyon tonluk üretim kapasitesiyle Avrupa’da ikinci, dünyada ise altıncı sıraya ulaştı. Sektörün ihracatı ise aynı yıl 4.34 milyar dolar oldu. Üretimde üst seviyede olan Türkiye, katma değerli plastik mamul ihracatında ise dünya ortalamasının altında kalıyor. Dünya mamul ihracatını yönlendiren ülkeler ihracatta kilogram başına ortalama 5.3 dolar katma değer sağlarken; Türkiye’de bu rakam 2.8 dolar.

Bu konuya çözüm olabilecek bir girişimde bulunuldu. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) öncülüğünde, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın himayesinde kurulacak Türkiye’nin ilk PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi için imzalar atıldı. Yüksek teknoloji gerektiren ürünlerin üretimini sağlayacak merkez ile ilk aşamada ihracat birim fiyatının 4 dolara çıkarılması ve dış ticaret açığının azaltılması hedefleniyor. 

Küçükçekmece PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yerleşkesinde yapılacak merkez, toplamda 30 bin metrekare kapalı alana sahip olacak. Projenin ilk etabını oluşturan 3 bin 500 metrekarelik bölümün bir yıl içerisinde faaliyete geçirilmesi planlanıyor. 70 milyon liralık yatırım bedeline sahip projenin tamamının ise önümüzdeki dört yıl içinde tamamlanması hedefleniyor.

Haberde söz edilen Plastik Mükemmeliyet Merkezi için, PAGEV sitesine bakıyoruz. Sitede yer alan “PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi Nedir?” başlıklı yazıdaki veriler şöyle: “Hayatın her alanında kullanılan plastik malzemeler, üstün özellikleri nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de diğer alternatif ürünlerin hızla yerini alıyor. Tüm sektörlerde kullanımı artan plastikler, 21. yüzyılın vazgeçilmez malzemesi haline dönüşüyor. Ülkemizde genç olmasına rağmen en hızlı büyüyen sektörlerden biri olan Türk Plastik Endüstrisi, dünyada 6., Avrupa’da 2. sırada yer alıyor. Avrupa’da liderlik hedefiyle büyüyen Türk Plastik Sektörü, ürünlerinin sertifikasyon ve katma değerini arttırmayı amaçlıyor. Türk Plastik Sektörü’nün “Birleştirici Gücü” PAGEV, bu amacın gerçekleştirilmesi için PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi’yle sektöre öncülük ediyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayelerinde hayat bulan PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi, Türkiye’nin milli projelerinin temelini oluşturacak endüstriyel beceri ve yeteneklerin geliştirilmesini sağlayarak özelde plastik sektörünün, genelde Türkiye ekonomisinin gücüne güç katacak. Stratejik iş birliğiyle kurulacak PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi’ndeki; izlenebilir hedefleri olan, bilimsel nitelikli, ticarileşme potansiyeli yüksek araştırmalar ile plastik sektörünün daha hızlı büyümesi hedefleniyor. Tamamlandığında 30 bin m2’nin üzerinde bir alana sahip olacak Mükemmeliyet Merkezi, İstanbul Küçükçekmece’deki PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin hemen yanı başında yükseliyor. Türkiye’yi, dünyada plastik üretiminin üssü haline getirecek PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi, inovatif projeler yürütecek.

Test ve Laboratuar Hizmetleri: Plastik sektörünün ihtiyaç duyduğu test ve laboratuar desteğinin verileceği Mükemmeliyet Merkezi’yle; yüksek test maliyetleri, yurtdışına nakliye, gümrükleme, uzun test süreleri gibi zaman ve enerji kaybına yol açan birçok sorun ortadan kaldırılacak. Bunun yanı sıra yurtdışına ihraç edilen ürünlere ilişkin bir kontrol mekanizması oluşturacak Merkez, Türkiye’de üretilen plastik ürünlerin uluslararası pazarlardaki güvenirliğinin ve itibarının korunmasına da katkı sağlayacak. Diğer taraftan yurtdışından ithal edilen plastik ürünlerin, kesin ithalatı yapılmadan laboratuarlarda teknik uygunluğunun belirlenmesi ile ülkemize kalitesiz ve standart dışı mal girişi engellenecek.

Araştırma ve Geliştirme: Üstün bilgi altyapısı ile sektörün ihtiyacı olan önemli belgelendirmeleri daha ekonomik ve hızlı şekilde sektör oyuncularına sunacak Mükemmeliyet Merkezi ayrıca; Ar-Ge çalışmalarıyla sektörün gelişimini hızlandırarak, firmalarımızın rekabet gücünü artıracak ürün ve üretim teknolojilerinin geliştirilmesine odaklanacak.

Sertifikasyon: Sektörde bilgi ve birikim paylaşımını sağlayacak platformlar Merkez tarafından geliştirilecek ve detaylı eğitim programları hazırlanarak sektör yararına sunulacak.

Eğitim: En yeni teknolojiler üzerinde çalışmalar yaparken sanayi kuruluşları, üniversiteler, araştırma kurumları, mesleki birlikler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapacak Mükemmeliyet Merkezi, Ar-Ge ve inovasyona dayalı çalışmalarıyla Türk plastik sektörünün dünya lideri olması için çalışacak.

Yetkin Danışmanlık: Dünya plastik sektöründeki gelişmeleri takip ederek inovatif fikirler geliştirecek Mükemmeliyet Merkezi, uygun girdi malzemelerinin belirlenmesinden, üretim proses optimizasyonuna kadar bir çok alanda danışmanlık hizmeti vererek firmalarımızın rekabet gücünü arttıracak.”

Konuyla yakın ilgili olan PAGEV’in sitesinde yer alan Ağustos 2016 tarihli ve “Avrupa Birliği, Türk Plastik Sektörünün Önünü Kesiyor!” başlıklı haber ise şöyle: “İğneden ipliğe kadar hayatı kolaylaştıran ürünler üreten ve ihraç eden Türk plastik sektörü yılın ilk yarısında da büyüme trendini devam ettirdi… Plastik sektörünün 2016 yılının ilk yarısında mamul üretimi bir önceki yılın aynı dönemindeki seviyesini korudu ve miktar bazında 4,6 milyon ton olarak gerçekleşti. Değer bazında ise yüzde 8 artış ile 17,8 milyar dolarlık üretime imza atıldı. 2016 yılsonunda plastik üretiminin 9,2 milyon ton ve 25,6 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

2016 yılının ilk 6 aylık döneminde 4,6 milyon tonluk toplam plastik mamul üretimi içinde yaklaşık 1,85 milyon ton ile plastik ambalaj malzemeler ilk sırada yer aldı. Plastik ambalaj malzemeleri üretimini ise 945 bin tonla plastik inşaat malzemeleri izledi.

Plastik sektörü söz konusu üretimle kapasitesini yüzde 71 oranında kullandı. Sektörün ilk altı ayda iç pazardaki tüketimi 4,1 milyon ton ve 17,2 milyar dolara yükseldi. İç tüketimdeki artışın en önemli nedeni hane halkı harcamalarındaki iyileşme olurken; büyümede en büyük pay plastik ambalaj malzemelerinden geldi. Kamudaki başta altyapı ve inşaat projeleri olmak üzere plastik boru, kapı, pencere gibi harcamalardaki yükseliş de Türk plastik sektörünün iç piyasada büyümesine ciddi katkılar sağladı.

Üretim artışı ile birlikte plastik sektörü temsilcileri yılın ilk yarısında 443 milyon dolarlık makine teçhizat yatırımı gerçekleştirdi. Yatırımların aynı trendle devam etmesi halinde 2016 sonunda 886 milyon dolara yükseleceği ve geçen yıla kıyasla yüzde 6 artacağı tahmin ediliyor.

Türk plastik sektörünün mamul ihracatı 2016 yılının ilk altı ayında geçen yılın aynı seviyelerini korudu ve miktar bazında 784 bin ton, değer bazında ise 2,1 milyar dolar oldu. Ocak-Haziran döneminde plastik sektörünün en çok plastik mamul ihracatı yaptığı ülkeler; Irak, Almanya, İngiltere, Fransa ve İsrail olarak sıralandı. Geçen yılın aynı döneminde plastik mamul ihracatında ilk 10’da yer alan Rusya’nın, 2016 ilk yarıda 25’inci sıraya gerilediği görüldü. Türkiye ile Rusya arasındaki buzların erimesi ve ticaretin yeniden ivme kazanmasıyla birlikte plastik mamul ihracatının da eski seviyelere dönmesi bekleniyor.

Söz konusu dönemde plastik ev ve mutfak eşyaları ihracatı yüzde 11’lik oran ile en çok artış yakalayan ürünler oldu. Plastik sektörü ihracatının en önemli kalemlerinden biri olan plastik inşaat malzemeleri ise başta Ortadoğu olmak üzere ihracat pazarlarında yaşanan istikrarsızlık nedeniyle ilk altı ayda yüzde 8 düşüş yaşadı.

İç talebin yalnızca yüzde 13’ünü karşılayan yerli plastik hammadde üretimi Ocak-Haziran döneminde 507 bin ton oldu. Yılın ilk yarısında 3 milyon 414 bin ton ve 4 milyar 530 milyon dolarlık plastik hammadde ithalatı yapıldı. Miktar bazında hammadde ithalatının yüzde 57’sini Polietilen ve Polipropilen üstlendi.

Türk plastik sektörünün ilk yarı sonuçlarını değerlendiren PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, “Plastik sektörü temsilcileri olarak ülkemize sağladığımız katkıyı her geçen gün artırmaktan, daha fazla katma değer ve istihdam yaratmaktan dolayı gururluyuz. Sektörümüz plastik mamul ihracatı ile dış ticaret fazlası veriyor. Ancak petrokimya sektöründe ithalatımız, ihracatımızın çok çok üzerindedir. Bazen plastiğin hammaddesini üreten petrokimya sektörü ile plastik sektörü karıştırılmaktadır. Dış ticaret açığı veren petrokimya sektörüdür. Plastik mamul üretiminde Türkiye yüksek oranda dış ticaret fazlası vermektedir. Girişimci ruha sahip plastik sektör temsilcileri olarak ülkemize daha fazla istihdam, katma değer ve yatırım getiriyoruz… AB, sanayicilerinin rekabetçiliğini korumak üzere “Askıya Alma ve Tarife Kontenjanı” sistemi uyguluyor. Buna göre Türkiye ve AB’de üretimi bulunmayan hammadde ve ara mamul niteliğindeki ürünler için askıya, AB ve Türkiye’de üretimi bulunan ancak yetersiz olan hammadde ve ara mamul niteliğindeki ürünler için ise tarife kontenjanına (kota) tabi tutuluyor. Biz hammaddemizin yüzde 13’ünü PETKİM’den, yüzde 30’unu ise AB’den karşılıyoruz. Bu iki kaynaktan karşılayamadığımız hammaddeleri üçüncü ülkelerden vergisiz ithal etmek istiyoruz. Ekonomi Bakanlığı yerli sektöre bu desteği vermeyi kabul ediyor ancak AB’li üreticilerden izin alınması gerekiyor. Ekonomi Bakanlığımızla birlikte vergiyi sıfıra indiren Askıya Alma ve Tarife Kontenjanı için AB’ye başvuruda bulunduk. Ancak Türkiye’ye hiçbir ihracatı olmayan iki üreticinin itirazı nedeniyle bu kota verilmiyor. Yani izin alakasız iki firma kanalıyla engelleniyor. Üstelik gerekçesi yok. Yanlış gümrük birliği uygulamaları nedeniyle sektörümüz büyük bir haksızlıkla karşı karşıya. Ekonomi Bakanlığımızın AB’den bağımsız otonom kota için Bakanlar Kurulu’na tavsiye kararı almasını istiyoruz. Daha önce gıdada yapılan uygulamanın plastik sanayi için de yapılması gerekiyor. Çoğunluğu KOBİ’lerden oluşan sanayicilerimiz sıkıntıda. Başta TOBB Plastik, Kauçuk, Kompozit Sanayi Meclisimiz olmak üzere tüm sivil toplum örgütlerimizle bir an önce karar alınması ve sektörümüzün rekabetçiliğinin arttırması için çalışmalarımıza devam ediyoruz’ dedi.”

Dosyanın başında konu edilen PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi, belki de öncelikle KOBİ’ler için çok yararlı olacak. Bu noktada, KOBİ’lerin sektördeki yeri ve önemi açısından dikkate değer bulduğumuz, Ticaret Gazetesi’nde Ağustos 2016’da “Plastik sektörü KOBİ’lerle büyüyor” başlığıyla yayınlanan bir makaleyi aktaralım: “Çoğu küçük ve orta ölçekli firmalar olmak üzere 11 bin firmanın faaliyet gösterdiği ve yaklaşık 250 bin kişiye istihdam sağlayan plastik sektörü, İSO İkinci 500 listesinde istikrarlı bir şekilde ilerliyor. Listeye giren plastik sektörü firmalarının sayısı geçen seneye göre yüzde 10 artarak 22’ye ulaştı. PAGEV’in hazırladığı rapora göre; İSO İkinci 500’de sıralanan plastik sektöründeki büyük firmaların toplam sektör üretimi ve ihracatı içindeki paylarının azaldığı buna karşılık KOBİ’lerin paylarının arttığı görüldü.

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme Eğitim Vakfı (PAGEV) tarafından yapılan açıklamaya göre; İSO ikinci 500 sıralamasına giren plastik firma sayısı geçtiğimiz yıla göre yüzde 10 oranında arttı. Buna göre 2011 yılında 26 firma listeye girerken bu rakam 2012 yılında 15’e kadar gerilemişti. Üretim, ihracat, istihdam verileri ile büyümeye odaklanan plastik sektörü 2014 yılına gelindiğinde ise 20 firma ile İSO ikinci 500 listesinde yer bulurken, 2015 yılında yüzde 10 artışla 22 firmaya ulaştı. Listede PAGEV üyesi 20 firma yer aldı.

İSO İkinci 500 listesine giren 22 plastik firmasının 2015 yılındaki üretimden satışları geçen yıla göre yüzde 9,2 artışla 2 milyar 876 milyon TL; net satışları ise yüzde 7 artışla 3 milyar 331 milyon TL’ye ulaştı. Ekonomiye 337 milyon TL katma değer sağlayan firmaların öz kaynakları 558 milyon TL, aktifleri ise 1 milyar 911 milyon TL olarak gerçekleşti.

Plastik sektörünün ciroları, özellikle petrol fiyatları ve dolayısıyla hammadde fiyatlarındaki nisbi düşüş sebebi ile azalıyor. Ancak ihracattaki ve iç piyasa cirolarındaki dolar bazındaki azalmalara karşı üretilen ürün miktarındaki ciddi artış devam ediyor. Listede yer alan 22 plastik firmasının üretimleri 1 milyar 55 milyon dolar, ihracatları ise 298 milyon dolar olarak gerçekleşti. İSO İkinci 500’de yer alan 22 firmanın, Türk plastik sektörünün 2015 yılında 32,9 milyar dolarlık plastik mamul üretimi içerisinde üretim payı yüzde 3,2 oldu. Firmaların plastik sektörünün geçen yıl ulaştığı 4,34 milyar dolarlık plastik mamul ihracatı içerisindeki payı ise yüzde 6,9 olarak gerçekleşti. Ayrıca 22 plastik firması 2015 yılında yaklaşık 5 bin kişiye istihdam olanağı sağladı.

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu yaptığı açıklamada; ‘ISO İkinci 500’e giren firma sayımızdaki artış sektörümüz adına sevindirici bir gelişmedir. Plastik sektörümüzü İSO 500 içindeki diğer sektörlerle karşılaştırdığımızda üretimden satışlar, ihracat ve brüt katma değer ile toplamda aldığı payda önemli bir artış söz konusu. Sektörümüzün ciroları, özellikle petrol fiyatları ve dolayısıyla hammadde fiyatlarındaki nisbi düşüş nedeniyle azalıyor. Buna rağmen firmalarımız başarılı bir performans sergiliyor ve çıtayı her geçen gün ileriye taşıyor. Öyle ki ihracattaki ve iç piyasa cirolarımızdaki değer bazındaki azalmalara karşı üretimimizi artırmayı başardık. Aynı şekilde sektörümüzde verimlilik çalışmaları da devam ediyor ve bu durum sektörün personel başı ürettiği cirolarda sürekli artışa yansıyor. Sektör emekçilerimizin kalifikasyonu ve ürettiği ciro otomasyonla artıyor. Plastik sektörü olarak, çalışanlarıyla dünya çapında verimli ve rekabetçi bir endüstri olma yolunda hızla ilerliyoruz’ dedi. Yavuz Eroğlu açıklamasını şu şekilde tamamladı: “Plastik sektörü Türkiye’nin girişimcilik fabrikasıdır. Sanayi Bakanlığı verilerine göre yıllık en fazla girişimci çıkaran sektörlerin başında gelmektedir. Nitekim KOBİ’lerin payındaki artışta bunu teyit ediyor. Plastik sektöründe özellikle yaratılan istihdam ve inovasyona açıklık sayesinde ülke ekonomisine ciddi katkısı var. Sektörün özellikle katma değerini arttırmaya ihtiyacı var. Bu konuda gerek PAGEV gerekse TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisimiz üyeleriyle yoğun çaba gösteriyoruz. 18 Ağustos’ta imzalayacağımız protokolle T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın himayelerinde PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi’ni kuruyoruz. Kg başına 3 USD’ler seviyesinde olan ihracat ortalama fiyat seviyemizi ilk planda 4 USD/kg’a çekmek arzusundayız”.

Kaynak: PAGEV verileri. 

Velox Türkiye

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı